Türk Ocaklarını Doğru Algılamak Yahut Kavga Değil Birlik Zamanı

Ocak 2014 - Yıl 103 - Sayı 317



        Türk varlığının, Rumeli’den sonra, Anadolu’dan da tasfiyesine çalışıldığı bir dönemde milli varlığımızı korumakta kararlı olan dönemin genç ve yaşlı Türk milliyetçileri 1912 yılında bir araya geldiler. Bir teşkilat kurmanın, birlikte çalışmanın zarurî olduğunu gördüler; bu maksatla Türk Ocağı’nı kurdular.

         

        Türk Ocağı’nın amacı,hedefi ilk günden itibaren tüzüğünde açıkça belirtilmiştir: “Türk kültürünün gelişmesine, Türk tarihinin öğrenilmesine, Türk milliyetçiliği düşüncesini benimseyen vatansever gençler yetiştirilmesine; Türk halkının milli şuur ve duygularının yükseltilmesine çalışmak.”

         

        Türk Ocağı bu gayesine ulaşabilmek için rahmetli genel sekreterimiz Abdülhak Şinasi Hisar’ın çok güzel anlattığı gibi, tam bir “milli mektep” hüviyetiyle faaliyetlerini yürütmüştür. Bunun ne kadar doğru ve yerinde olduğu kısa zamanda ortaya çıkmıştır. Çanakkale Savaşlarında, Cihan Savaşı’nın diğer cephelerinde, Milli Mücadele’de bu “milli mektep”ten yetişen, feyz alan subaylar, askerler, aydınlar canları pahasına vatan topraklarını savunmuşlardır.