Hem İsmen Hem Cismen Tanburun Kökeni

Temmuz 2015 - Yıl 104 - Sayı 335



        Tanbur bilindiği üzere klasik Türk müziğinin vazgeçilmez bir sazıdır. Eski kaynaklarda adı طنبور (Tanbûr) olarak geçmektedir. Kimi zaman “tambur” biçiminde de yazılmakta olan tanburun kökeni hakkında pek çok görüş mevcuttur. Bu görüşlere bakacak olursak;Henry George Farmer, CurtSachs ve Galpin gibi müelliflere göretanbursözünün kökeni “küçük yay” anlamındaki Sümerce panturdur.

         

        Bu pantur menşeinden olarak çeşitli söyleyişler mevcuttur. Bunlara göre Eski Yunancaya Asurcadan geçtiği düşünülen pandouros, Nikomakhos’a göre phandouros, İskenderiyeli Hesykhios’a göre pandourion ve pandouris adıyla anılır. Genel görüşe göre Slav dillerindeki pandora ve Avrupa dillerindeki bandurria, pandore, mandore, mandole gibi kelimeler de panturuntürevleri sayılır.

         

        Kimileri pantur sözünü Kafkas çalgısı olan pandur/panduri ile ilişkilendirerektanburun kökeninin panturdan geldiğini muhkemleştirmeye çalışmışlardır.Fakat OsetyalıVasiliy I. Abayev, Kafkas çalgısı olanpandurun adının İskit dilinden geldiğini söyler. Bu tür çalgı Ermenistan’da pandir (bambirn), Çeçenistan’da pondur adıyla bilinir. Mamafih bir başka Gürcü çalgısı olan çonguri adlı müzik aleti de Türk kökenli olup ad olarak eski bir Türk sazı olan çöğürden bozulmuştur. Bu konuya ileride değineceğiz.

         

        Henry Reynaud,tanbur sözünü Keldanicetabâur sözüne bağlıyor. Bu sözün anlamı “at derisiyle şarkı söylemek” biçiminde Türkçeye çevrilmiştir. Başka bir Fransız görüşüne göre tanbur sözü İspanya’da söylenen tebeul, atabel gibi sözlerden gelmiştir. Bu sözlerin kökeni de Arapça et-tabl sözüne bağlanmıştır.

         

        Arap yazarlar ise tanbur sözünün kökeninin dunba-i barra sözü olduğunu ileri sürmüşlerdir. Dunba-i barra, Farsça dünbe-i bere sözünün Arap söyleyişindeki biçimi olup anlamı “kuzu kuyruğu”dur.

         

        Esasen tanbur sözünün kökenini başka dillerde aramak pek doğru değildir. Bize göre tanbur sözünün kökeni dombıra sözü olmalıdır. Eski Kıpçak Türkçesi sözlüğü CodexCumanicus’tatombur sözü davul anlamıyla verilmiştir. Bahaeddin Ögel, Radloff’un notlarında çan ve zil manasıyla geçtiğini söyler. Yeni tarama sözlüğünde ise tanburdı sözünün anlamıdımbırtı, tıngırtı olarak kaydedilmiştir. Bu sözler diğer başka kökenli sözler gibi müzikle bağlantısız değil, bilakis müzikle ve tanburla ilgilidir. Dombıra Çin sınırlarından Kazan’a kadar geniş bir sahada çalınan Türk sazı olup dombıraya bugün Kırgız Türkleri dombura, Kazan Türkleri Dumbra demektedirler. Ayrıca Kahramanmaraş, Malatya ve Tunceli’ye kadar Dombıra sözü dambra, dambura, damdıra olarak söylenmektedir. Erzurum bölgesinde ise dambıra söyleyişine rastgelinir. 

         

        Dumbura sözü Dede Korkut ile de ilişkilidir. Efsanelerde geçtiğine göre: Korkut Ata bir dağda gezerken bu dağda dumburasını unutmuştur. Bundan ötürü bu dağa Dumburalı adı verilmiştir.

         

        Peki dombıra nedir?

         

        Dombıra, Bugün Türk dünyasının tümünde yaygın olan özellikle Kazak Türklerinin çaldığı bir saz olup kopuz (burada kopuz sözünden kasıt yaylı kopuz olmayıp telli kopuzdur) olarak bildiğimiz iki telli bir sazdır; bağlamanın da tanburun da atasıdır. Ve temelde iki türü vardır:

         

        1)Batıs (Batı) Kazakistan Dombırası: Öbür adı da JambılDombırası olan dombıra genelde küy adı verilen sözsüz bestelerin çalımı için uygundur.

         

        2)Arka Dombırası: Kazakistan’ın genellikle doğu bölgesinde kullanılan dombıra türü olup genelde sözlü bestelerin çalımı için uygundur. Diğer bir adı da Abay Dombırası’dır.

         

        Yukarıda değindiğimiz panduri ve çonguri şeklen Arka Dombırası’ndan gelmektedirler.

         

        Dombıra sözünün tanbur sözüne doğru değişimini etimolojik olarak gösterecek olursak:

         

        Dombıra/ Dombura / Dambura / Tanbura/Tanbur, biçiminde olup sözcüğün dilsel seyri gözle görülmektedir.

         

        Dombıra’nıntiyek adı verilen eşiği sabit değil, aynen tanburdaki gibi hareketlidir. Tellerin yaptığı baskıyla göğüs üzerinde durur. Eşiğin hareketli olmasından dolayı kimi zaman tanburun akordu bozulabilir aynı sorun dombırada da bulunmaktadır.

         

        Her iki sazın göğsü de çam ağacından ya da çam cinslerinden (Kazak Türkleri çam ağacına “şırşa” adını vermektedirler) yapılır. Tanburun göğsüne cila vurulmaz. Bugün Kazakistan’da çıkan TabiğiDombıra (Tabii, doğal Dombıra) akımında da dombıraya cila vurulmaz.

         

        Kimi görüşe göre tanburun atası sayılan panturMÖ 2000’lere dayanmaktadır. Bu da aşağı yukarı 4.000 yıl yapar, ama Kazakistan’ın Maytöbe bölgesinde bulunan bir kaya resmine göre dombıra yaklaşık 6.000 yıllık bir sazdır. Önce var olan, sonra var olandan daha çok “ata” sayıldığından basit bir hesapla tanburun atasının dombıra olduğu anlaşılabilir.

         

        Ayrıca Türk kökenli olduğu bilinen Macarların tambur adlı eski bir dans şarkısı vardır. Buradan da tanbur sözünün bütün Türk dünyasında yayıldığını ve kullanıldığını görebiliriz. Türk dünyasında bu kadar yayılan tanbur sözü İslam toplumlarına da etki etmiş, bu söz İslam toplumlarında da kullanılmaya başlanmıştır.

         

        Kaynakça

        Akan, Emin; Tanbur Metodu Türk Mûsıkî Nazarî Bilgileriyle, B.Ü. Devlet Türk Musıkîsi Konservatuarı Yayınları, İzmir 1989.

        Devellioğlu, Ferit; Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat(Eski ve Yeni Harflerle), Aydın Kitabevi Yayınları, Ankara 2008.

        Dilçin, Cem;Yeni Tarama Sözlüğü, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara 2009.

        Gülensoy, Tuncer; Türkiye Türkçesindeki Türkçe Sözcüklerin Köken Bilgisi Sözlüğü (Etimolojik Sözlük Denemesi), I, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara 2007.

        Karakaya, Fikret; “Tanbur”, Diyanet İslam Ansiklooedisi, C.39, s.553-556.

        Koç, Kenan; Bayniyazov, Ayabek; Başkapan, Vehbi; Kazak Türkçesi Türkiye Türkçesi Sözlüğü, Akçağ Basım Yayım Pazarlama A.Ş., Ankara 2003.

        Ögel,Bahaeddin;Türk Kültür Tarihine Giriş Türk Halk Musîkîsi Aletleri (Uygur Devletinden Osmanlılara)IX, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1987.

        Yudahin, K. K; Kırgız Sözlüğü,I,,( çeviren; Abdullah Taymas) Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara 1998.