Ankara’da Şehir Kimliği ve Mimariye İlişkin Bazı Görüşler

Temmuz 2015 - Yıl 104 - Sayı 335




 

“Ankara artık ne bir Roma,

 ne bir Osmanlı, ne de bir Selçuk Şehri’dir.

Ankara, Türkiye Cumhuriyeti’nin başşehridir.”

 

        Ankara binlerce yıllık birikim sonucu oluşmuş bir şehirdir. Şehir içindeki ve çevresindeki arkeolojik buluntular, höyükler zengin bir tarihi kültür katmanlarının üzerinde bulunduğumuzun göstergeleridir. Bu birikim, Ankara’nın tarihi şehir dokusu olan Kale ve çevresindeki Eski Ankara’da yoğunlaşmıştır. Öncelikle ve ağırlıklı olarak Ankara (Ancyra) önemli bir Roma şehridir. Günümüze kadar ulaşabilmiş Augustus Mabedi, Roma Hamamı, Kale önünde son yıllarda ortaya çıkarılan Odeon ve Ankara Kalesi’nde kullanılan devşirme anıtsal yapı kalıntıları, başlıklar, heykeller Ankara’nın Roma (ve daha sonra Bizans) kimliğinin göstergeleridir.

         

        Ankara’da Sultan Alaeddin Keykubat tarafından Kaleiçi’nde yaptırılan Alaeddin Camisi dışında Selçuklu eseri yoktur.

         

        Ankara›da Ahiler tarafından yaptırılan en büyük eserlerin, şehrin en eski merkezi olan Atpazarı›nda konumlandığı görülmektedir. Atpazarı, Koyunpazarı ve Samanpazarı geleneksel zanaatkârların yer seçtiği sokakların açıldığı ve bir kısmı Vakıf eseri olan Hanların yer seçtiği önemli bir merkezdir. Bu alış-veriş ve konaklama mekânlarının mimarisi de geleneksel Osmanlı-Türk “Çarşı” mimari tipolojisine özgü özellikler taşımaktadır.1

         

        Ankara’nın 20. yüzyıldaki en önemli şehirsel ve mimari birikimi 1923 sonrasında Cumhuriyet ile özdeşleşmiştir. Ankara bir Cumhuriyet başşehri olarak eski ve yorgun bir bozkır kasabasının yanında yeniden inşa edilmiştir. Ankara’da zengin bir kültür birikimi bulunmaktadır ve Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaş, modern bir “başşehir” oluşturma idealinin gerçekleştiği mekândır.

         

        Ankara ile birlikte düşünülen en önemli iki sembolik öğe Kale ve Çankaya’dır. Biri tarihi geçmişi, öbürü ise Cumhuriyet Türkiye’sini sembolize eder. 1923 sonrasından planlı gelişen Atatürk Bulvarı ve Yenişehir Batılı anlamda şehirleşme ve çeşitli mimari üslupların sergilendiği en önemli mekânlardır.

         

        Frig, Galat, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti dönemleri üst üste birikerek günümüz Ankara’sını oluşturmaktadır. 

         

        Bu yazıda günümüz Ankara’sında “Şehir Kimliği”nin oluşumu ve değişimi özetlenecek, özellikle Eskişehir ve Yenişehir’e yönelik olarak şehir kimliğinin değişimleri verilmeye çalışılacaktır. Şehir kimliğinde önemli bir yer tutan mimari uygulamalar özetlenecektir. Ayrıca, son yıllarda Ankara için mimaride oluşturulmak istenilen “Selçuklu” ve “Osmanlı” kimliği hakkında görüş geliştirilecektir.

         

        Yeni planlanacak şehirsel dokularda ve mimaride geçmişten gelen sosyal ve kültürel birikimin göz önünde bulundurulması “Geleneğin Sürdürülmesi” açısından büyük önem taşımaktadır.

         

        

Fotoğraf 1. Ankara Kalesi Ankara Şehir Kimliğini Oluşturan En Önemli Ögelerden Biridir

         

         

  1. I.                Şehir Kimliği Nedir ve Hangi Öğelerden Oluşur?

         

        Genel olarak; bir şehrin kimliğini oluşturan en önemli öğelerden biri “mimari öğelerdir”. Bunları “çevresel öğeler” ve “tek yapı öğeleri” olarak iki grupta incelemek olasıdır.2

         

 Fotoğraf 2. Ogüst Mabedi Ankara Şehir Kimliğini Oluşturan Önemli Anıtsal Yapılarından Biridir. 

         

         

        I.1. Çevresel ve Yapısal Öğeler

         

        Şehrin topografyası (Kale ve Çankaya), mikro klima, doğal yapısı, bitki örtüsü (Ankara armudu) ve hayvan türleri (Ankara keçisi, kedisi), şehrin doğal çevresini oluşturur. Ankara dahil binlerce yıllık geçmişe sahip Anadolu şehirlerinde, şehrin kültür mirasını oluşturan, şehirlere kimlik kazandıran yapısal ve mimari öğelerdir.

         

        İnsan yapısı çevresel öğeler olarak; şehri oluşturan sokak dokusu (çıkmazlar, meydanlar, topografyaya uyum, vb. ) (Eski Ankara dokusu), panoramik bakı noktaları (Çankaya, Kale, Anıtkabir, Atakule vb.),  Vista noktaları, anıtsal yapılar (han, hamam, cami, kilise vb.) (Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Hacıbayram Camii, Augustos Tapınağı, Roma Hamamı, Çukur ve Çengel Hanlar, Atakule, İş Bankası, Ziraat Bankası, Meclis ve Bakanlıklar Binaları vd.) sayılabilir.

         

         

Fotoğraf 3. Yenişehir Ankara Şehir Kimliğini Oluşturan ve Cumhuriyet Dönemini Vurgulayan En Önemli Kesimdir. 

         

        I.2. Anıtsal Yapılar

         

        Şehre kimliğini veren ve yeni mimari arayışlarda süreklilik aranması gereken anıtsal yapılar Ankara’da antik çağlardan bu yana inşa edilmiştir. Bu yapılar Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet Türkiye’si Devirleri boyunca inşa edilmiş, büyük ölçekli, genellikle sosyal-kültürel ve dini nitelik taşıyan yapılardır.

         

        Bu yapılar; tapınaklar, tiyatrolar, stadyumlar, odeonlar, agoralar, kiliseler, vb. antik çağ yapıları; hanlar, hamamlar, bedestenler, camiler, külliyeler, imarethaneler, arastalar, kapalı çarşılar vb. Selçuklu ve Osmanlı Dönemi yapılarıdır.

         

        Ankara’da Yukarı Yüz denilen Atpazarı ve Samanpazarı arasında yoğunlaşan geleneksel çarşılar ve hanlar arasında en önemli yapılar arasında; Pirinç Hanı, Bala Hanı, Hayret Hanı, Kıbrıslı Hanı, Yıldız Han, Yeni Saray Hanı, Rençber Hanı, Ağazade Hanı, Allem Kallem Hanı, Muslu Han (Muslı Paşa Hanı), Pilavoğlu Hanı, Penbe Hanı vd. sayılabilir. Bu kesimdeki en önemli ticari yapılar da Mahmud Paşa Bedesteni ve Kurşunlu Han’dır. Aşağı Yüz’de yer alan hanların en önemlisi de 16. yüzyıl başlarında yapılmış Hasan Paşa Hanı (Sulu Han)’dır3.

         

        Ayrıca, okul, hükümet, gar, belediye binası vb. kamu yapıları ile çeşitli kamu yatırımları (sağlık, kültürel, mali, idari yapılar) gibi Cumhuriyet Dönemi yapıları olabilir.

         

        Ankara Şehir Kimliğinin “Erken Cumhuriyet Dönemi Batılılaşması” denilebilecek öğelerini, Atatürk Bulvarı üzerinde ve Yenişehir çevresinde bu günlere kadar gelebilmiş Erken Cumhuriyet Dönemi yapıları ve çevreleri oluşturmaktadır. Jansen 1928 yılında uluslararası Ankara İmar Planı yarışmasıyla birinciliği kazandıktan sonra, alınan en önemli kararlardan biri, “Eski Şehrin Korunması” ve “Yeni Şehrin Planlanması”dır. “Yeni Şehir”; Cumhuriyet fikrinin ve uluslararası düzeyde Atatürk’ün yeni bir başşehir oluşturma olgusunun en önemli göstergelerinden biridir4.

         

Fotoğraf 4. Geleneksel Ankara Evleri Şehir Kimliğini Oluşturan Sivil Mimarlık Örnekleridir.  

         

         

        I.3. Geleneksel Alışveriş Mekânları ve Sivil Mimarlık Örnekleri

         

        Anadolu şehirlerinde şehir kimliğini oluşturan, korunması ve geliştirilmesi gerekli dokular ve geleneksel mimarlık örnekleridir. Hemen her şehirde o yöreye özgü mimari tarz ve malzeme ile yapılmış, konaklar, evler ve daha mütevazı ölçeklerde bazen bir doku oluşturan yapılar bulunmaktadır. Ankara’da Hacıbayram çevresinde, Hamamönü’nde ve Kaleiçi’nde bulunan Eski Ankara Evleri, Ankara şehri geleneksel şehirsel ve mimari kimliğini oluşturan taşınmaz kültür varlıklarıdır.

         

        Ankara’da Ahiler tarafından yaptırılan en büyük eserlerin, şehrin en eski merkezi olan Atpazarı›nda konumlandığı görülmektedir. Bu yapıların inşa edilmesi, bu bölgede yer alan mahalleler ile ticaret merkezinin gelişmesini çok yakından etkilemiş olmalıdır.

         

        Ahiler Devrinde (13. ve 14. yüzyıllarda ) başlangıçta sadece debbağ, saraç ve kunduracıları kapsayan Ahi Örgütlerinin, giderek 24 üretim dalını kapsayacak biçimde genişledikleri saptanmıştır.

         

        Ahi Örgütlerinin üretimde bulunduğu zanaat dalları şunlardır:

         

  1. Çiftçiler 6. Çulhacılar 11. Bezzazlar 16. Aktarlar 21. Ekmekçiler 2. Debbağlar 7. Hallaçlar 12. İpekçiler 17. Pabuççular 22. Berberler 3. Haytaplar 8. Sandıkçılar 13. Şekerciler 18. Göncüler 23. Keresteciler 4. Nalıncılar 9. Nalbantlar 14. Demirciler 19. Bıçakçılar 24. Yorgancılar 5. Dokumacılar 10. Destegâhçılar 15. Leblebiciler 20. Kuyumcular

         

        Bu üretim ve servisler, her biri belirli sokakta yoğunlaşmışlar ve sonraları gelişerek yayılmışlardır. Bu sokaklardan bazıları günümüze kadar ulaşmış ve belirli mimari tipoloji analizleri yapmaya olanak sağlamıştır.

         

         

  1. II.              Ankara’da Cumhuriyetin İlk Yıllarında Mimarlık Akımları

         

         

        II.1. I. Ulusal Mimarlık Akımı