TÜRKLÜK VE TÜRKÇE BİR UĞRAŞ İÇİNDEDİR

Şubat 2022 - Yıl 111 - Sayı 414



Saygıdeğer Türk Yurdu Okuyucuları,

Türklüğün sorumluluk alanına kendi sınırları içinden başlamak üzere bütün dünyanın girdiğini, geçen sayımızın takdim yazısında söylemiştik. Bu sorumluluk ve yükümlülüğün gereklerini günümüzde, ne yazık ki sadece Türkiye yerine getirmek zorunda kalmıştır. Diğer Türk cumhuriyetleri de bu sorumluluk ve yükümlülükten paylarına düşeni almalıdır, ama bunun için zamana ihtiyaçları vardır. Sadece Kazakistan ve burada geçen ay meydana gelen olaylar ve otuz yıllık süre içinde Türkistan’ın diğer bölgelerinde yaşanan çeşitli çaptaki çatışmalar, zaman ihtiyacının hâlâ devam ettiğini göstermektedir. Zamanla tarihî zemini ve sebepleri olan cüzler, boylar ve devletler arasında geçen, Türklerin kendi içlerindeki mücadele artık sona ermelidir. Vaktiyle kurulmuş olan büyük Türk devletleri bunu sağlamıştı. Birkaçının adını sayalım: Hunlar, Göktürkler, Selçuklular, Altınordu, Osmanlılar. Günümüzde de bağımsız yedi Türk Cumhuriyeti bunu sağlamalıdır. Bu amaçla kurulan TÜRKSOY, TİKA, Türk Keneşi, Türk Devletleri Teşkilatı gibi kuruluşlar, sağlayacakları güçlü birliklerle hem Türk dünyası hem İslam dünyası hem de bütün dünyaya huzur ve güven sağlamalıdır. Ancak şu anda bu mümkün değildir. Yedi Türk Cumhuriyeti hem içeride hem dışarıda kendi sorunlarını çözememiş; coğrafya, ekonomi, teknoloji, tarım, sağlık, eğitim, siyaset vb. alanlarda kendi kendine yeterli, dışa bağımlı olmayan bir güce ulaşamamıştır. Türkiye ve Kazakistan’ın son aylarda yaşadıkları, bunu açıkça göstermiştir. Kurtuluş; sorunları çözmek, güce ulaşmak amacıyla çalışan kişi, kurum ve kuruluşlardaki liyakati gözetmek, onlara imkân vermek ve uygun ortamı sağlamaktır; böylece insan, zaman, para ve umut israfından da kurtulmuş oluruz.

Ülkemizde, son yıllarda Türkçe hakkında çeşitli toplantılar yapılmakta; buralarda Türkçenin korunması gerektiği söylenmekte; bazı kararlar alınmakta, ödüller verilmektedir. Bunlar olumlu gelişmelerdir ama yeterli değildir. Türkçe; basın yayın organlarında; filmlerde; dergi, gazete ve kitaplarda sözlü ve yazılı olarak “doğru” kullanıldığı sürece kendi özelliklerini korur ve gelişir; güzellik, bunun ardından kendiliğinden gelir. “Doğru Türkçe”nin ne olduğu ise ayrı bir konudur. Türk dünyasında “Ortak Türkçe”, bu şekilde oluşur. 

Yeni sayılarda buluşmak üzere hoşça kalın.