VEFATININ 30. YILINDA KERKÜK’ÜN KÜLTÜR ELÇİSİ SİNAN SAİT

Eylül 2021 - Yıl 110 - Sayı 409



Hayatı

Ressam, gazeteci, şair, sanatçı, mütercim, radyocu, televizyoncu ve akademisyen olan Dr. Sinan Sait[1], 1934 yılında Kerkük’te doğdu. Babası halk tarafından sevilen ve sayılan bir kişiliğe sahip olan, Kerkük Kaymakamlığı yapan Sait Abdülkadir Molla Abdülgani Ağa, Abdürrahman Terzibaşı’nın da kardeşidir. Sait Ağa’nın dört erkek, bir kız çocuğu vardı. Sinan, ailenin ikinci oğludur. Sinan’ın küçüğü Kenan Sait de Irak Türklerinin aydınlarındandı; serbest şiirde, Irak Türkmen Edebiyatı’nın öncülerinden sayılırdı. Kerkük’te “Terzibaşı” ailesine mensup olan Sinan Sait, Türk dünyasının tanınmış edebiyat araştırmacısı, yazar Ata Terzibaşı’nın da amcasının oğludur. Ayrıca Sinan Sait’in babası, Erbilli Prof. Dr. İhsan Doğramacı ile kardeş çocuklarıdır.[2]

Sinan Sait, ilkokul ve ortaokulu Kerkük’te bitirdi. Daha sonra “öğretmenlik enstitüsü”ne girerek 1952 yılında resim öğretmeni olarak mezun oldu. Aynı yıl Kerkük Kalesi’nde bulunan Tahire İlkokulunda öğretmen olarak göreve başladı. Daha sonra Garbiye Ortaokuluna atanarak 1959 yılına kadar orada çalıştı. Şubat 1959’da, Bağdat Radyosu Türkmence Bölümü açılınca burada spiker olarak göreve başladı.

Ressamlığı

Sinan Sait, küçük yaşlarda resim meraklısıydı. Bundan dolayı liseden sonra resim eğitimi aldı ve Kerkük’ün üstat resim hocası Mehmet El-Ubaydi, onu resim öğretmenliğine yönlendirdi.[3] Kerkük’te yaşadığı 1952-1959 yıllarında sanatçılara çok yakın olmuş, her zaman yenilikten yana durmuş, bir grup sanatçıyı bir araya getirip 1952’de “Yeni Sanat Topluluğu”nu kurmuştur. Toplum içinde saygı gören bir kişiliği vardı. Hikâyecilerle hikâyeci, şairlerle şair, ressamlarla ressam, filozoflarla filozof diliyle konuşarak üstün zekâsını alçak gönüllülükle topluma yansıtmıştır. 1950’li yıllarda Kerkük’te açılan bir resim sergisinde Sinan Sait’in tabloları çok ilgi görmüş ve geleceğe yönelik olumlu adımlar attığını fırçasına yansıtmaya çalışmıştır.[4]

Şairliği ve Yazarlığı

Sinan Sait, daha lisedeyken kalemi eline almış; duygu ve düşüncelerini şiir, hikâye ve deneme ile ifade etmeye başlamıştır. Bu dönemde Arapça yazdığı bu edebî metinler, yurtiçi ve yurtdışı yayın organlarında yayımlanmıştır. Sinan Sait’in beğenilen klasik tarzdaki Arapça şiirleri, o dönemde şiir servilerinin hafızalarına kazınmıştır. Bu şiirlerin bazıları şunlardır: Şuruq, İptesim, Avdet Kopid, Yaleyteni. Sinan Sait, kendine has bir uslupla yazmış olduğu serbest şiirlerle de bambaşka bir yol almıştır. Çünkü Sait, kuralların dışına çıkarak kendi akımını oluşturmaya gayret etmiş ve bunu başarabilmiştir. Bu tarz şiirlere Avde, Kalbi, Saiyul berid, Kibriya örnek olarak verilebilir.[5]

Sanatçılığı ve Spikerliği

Bağdat radyosu Türkmence bölümünde çalıştığı 1959’lu yıllarda Sinan Sait’in o gür ve etkili sesi, bütün Irak’ta Türkmence yankılanırdı: Burası Bağdat Radyosu Türkmence Bölümü… Yıllarca yayımlanan bu anons, Sinan Sait’i Irak Türklerinin vicdanına altın harflerle yazmış ve kazımıştır.[6] Sinan Sait, Bağdat Türkmence radyosunda kendi sesiyle bazı Kerkük Türkülerini kayda aldı. Sakin, solo sesiyle bilinen, Sait’in icra ettiği türküler, halk tarafından dillere destan olacak kadar izlenir ve okunurdu. İlkin kendi yazıp okuduğu “Her gün ahşam olu dallam” ve “Musalla’dan Şaturlu’ya Yol gider” türkülerini de halk arasında dedikoduya yol açmasın diye “Terzibaşı” adıyla yayımladığını görüyoruz. Uzun yıllar “Terzibaşı kimdir?” sorusu Türkmenler tarafından sorulmuştur.

Ancak daha sonra anonim olan “Oyana Dönder Meni”[7], “Köylüyem harmanın Yoh”, “Evlerinin ögü yonca”, “Altun üzük yeşil kaş” türkülerini kendi adını vererek seslendirdiğinde her şey ortaya çıktı. Diyebiliriz ki, Irak’ta Sinan Sait’i sanat alanında şöhrete uşaştıran, “Her gün akşam” ve “Musalla’dan Şaturlu’ya” türküleri oldu. Bu türküler, Irak’ta Sinan Sait’in kimliği hâline gelmiştir. Azerbaycan’da ise, “Evlerinin Ögü Yonca”[8] türküsü, kimliği hâline gelmiştir. Sinan Sait, radyoda çalıştığı kısa sürede radyonun bütün programlarına katkıda bulunmuş; radyoda yayımlanan “Fettah fal” adlı tiyatro oyununda da önemli bir rol almış ve rolünü başarıyla oynamıştır.[9]

Gazeteciliği

(BURADA) Sinan Sait’in 10 parmağında 10 marifet misali her dalda başarılı bir kişiliğe sahip idi. Gazetecilik dalında da yazdığı haberler, yaptığı görüşmeler ve zaman zaman eleştiri yazılarıyla da o dönemde dikkat çekmiştir. 1950’lı yıllarda Şakir Hürmüzlü’nün “Afak” gazetesinin editörlüğün yapar, Nasır Cercis’in “Nedim” ve Cibran Melekum’un “Ahbar” gazetelerinde sürekli haber, hikâye ve tercüme yazıları yayınlanır. Özellikle de Türkçe ’den tercüme ettiği “Secin-Tutuklu, Sayf-Yaz, hiyane zevciyye-Kadının hıyaneti ve yaqiyudi- Ey sınırlamalarım” gibi hikayeleri “Aşikat ve Miskin ve 50 Fils- Aşıklar ve Miskin ve elli Filis” başlığı altında yayınlayarak çok dikkat çekmiştir. Arap Hikayeci Abdullah Niyazı Sinan Sait’i intihal ile suçlamıştır. Nedeni de onun Cafer Halili’nin çıkarmış olduğu “Hatif” gazetesinin ekinde yayınlanan “Dirhem” adında bir hikayesinden esinlendiğini öne sürmüştür. [10] Ancak Sinan Sait bu kıskançlığa aldırış etmeyerek hedeflerine doğru yürümeye çalışmıştır.  Projelerini ve hedeflerini uzun yıllar planladığı Hayalini gerçekleştirmiştir. 1955-1956 yıllarında “Sada El-Şabab- Gençliğin Rezonansı” dergisini başarıyla çıkardır. Bu da okullar arasında bir resim öğretmeninin başardığı en büyük bir çalışma unvanını kazanmasına vesile olur.[11]

Bakü Sovyet Radyosu Arapça Bölümünde Çalışması

Bağdat radyosu Türkmen Bölümünde kısa bir süre yaklaşık 6-7 ay çalıştıktan sonra Azerbaycan’da Bakü Sovyet Radyosu, Arapça bölümünde çalışmak için Irak devlet tarafında resmi olarak gönderildi. Bakü’de Arapça bölümünün kurulmasında büyük emeği geçen Sinan Sait, Azerbaycan edebiyatını Arapçaya tercüme dereke, binlerce Azerbaycan edebiyatı ürünlerini Arapçaya tercüme etti ve seslendirdi.

Gazetecilik Fakültesinde Tahsili

Sinan Sait Bakü Sovyet Radyosunda çalıştığı yıllarda; 1961-1965 yılları arasında Bakü Üniversitesi Gazetecilik Fakültesinden mezun 1965 yılında mezun oldu. 1969 yılında Azerbaycan İlimler Akademisi Yakın ve Orta Şark Halkları Enstitüsünde; “Irak’ta Türk Matbuatı ve Edebi Meseleler (1954-1966)”. Hazırladığı bilimsel tezini başarıyla savunduktan sonra doktora diplomasını aldı.[12] Yaklaşık 20 yıldır bu teze ulaşamak istedik ancak bir türlü ulaşamadık. Bu konuda Gazanfer Paşayev diyorki, “Tez kiril harflarında yazıldığı için Moskova’ya gönderildiğini ve oarada muhafaze edilmektedir”.[13] Böylece günümüze kadar bu tezin içeriği ile ilgili bilgi edinemedik…

Tercümanlığı

Sinan Sait’in tercümanlık konusunda büyük bir yeteneğe sahip idi. Bakü’ye geldiği zaman Radyonun Arapça bölümünde ilk editör olarak literatüre geçmiştir. O yüzlerce haber, hikâye, şiir vs. konularda edebi ve sanat konularını tercüme etmiştir.  Gazanfer Paşayev diyor; Sinan Sait Azerbaycan edebiyatını Arapçaya tercüme eden Dünya’da ilk şahıstır. Ve şüphesiz en çok tercüme eden kişidir.[14]

Bakü’de Evlendi

Sinan Sait Bakü’de çalıştığı sırada aynı zamanda okuduğu Gazetecilik Fakültesinde daha öğrenciyken kendisi gibi ressam olan Azerbaycanlı Hanımefendi “Raide Bağırqızı” ile 1963 yılında hayatını birleştirdi. Evlendiği Azerbaycanlı ressam ile tanışmasını kızı Emel şöyle anlatıyor “Annem Bakü Üniversitesinde Arapça bölümünde öğrenciyken, ek olarak Bakü Radyosu Farsça bölümünde de sunuculuk yapardı. Babam Sinan Sait aynı Radyoda Arapça bölümünde çevirmen ve sunucu, spiker olarak çalışırdı. İki bölüm sırayla aynı kayıt odasını paylaşırdılar. Annem babamın Iraklı bir Arap olduğunu biliyordu, ancak ilk konuştukları güne kadar konuşma fırsatı bulamamışlardır. Annemle Babam birbirleriyle İngilizce konuşurken, radyo çalışanlarından biri geçip Azerice babamı selamladığında, Babam ona Azerice de cevap vermiş, Annem de bu Arap'ın Azerbaycan diline nasıl hâkim olabileceğine hayret etmiştir… Bu olaydan sonra Annemle babam arasındaki sohbetleri sonsuza dek süren bir evlilikle son bulmuştur”.[15] Evliliğinden 1964 Bakü doğumlu “Ümit” adında bir erkek çocuğu ve 22 Ekim 1966 Bakü doğumlu “Emel” adında bir kız çocuğu oldu. Böylece Sinan Sait, birisi oğlan diğeri kız, iki çocuk babası idi.

Sinan Sait ve Nermine Memmedova ile düet yaptığı Kerkük Türküleri

Azerbaycan’da bulunduğu dönemlerde Azerbaycan’ın meşhur kadın sanatçılarından Nermine Memmedova ile Bakü Devlet radyosunda tanıştıktan sonra onunla bir takım Kerkük türkülerini düet yaparak banda almıştır. Bu türküler hala Azerbaycan radyosundan “Kızıl Fonda” arşivde inayetle tutulmaktadır. Güzel bir sesle ve hevesle ifa edilen bu Türküler her platformda övgü ile yayınlanıp ve Sinan Sait ile Nermine Memmedova’nın güzel seslerinde bahsedilmektedir. “Evlerinin Ögü Yonca”, “Hergün Akşam Olu Dallam”, “Altun Üzük Yeşil Kaş” ve diğerleri…

Irak’a Dönüşü

Dr. Sinan Sait 1969 yılında doktora payesini başarıyla aldıktan sonra, hayatının en güzel 11 yılını Azerbaycan’da edebiyat ve medeniyet erbaplarıyla geçirdikten sonra Doktora diploması yanında Azerbaycan’ın güzel kızı Raide Bağırqızı Hanım ile oğlu Ümit ve annesine çeken şirin tatlı kızı Emel ile 4 kişilik bir aile olarak doğup büyüdüğü topraklara yurda (Irak)a 1970 yılında döndü. Bağdat Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Gazetecilik bölümünde asistan olarak yeni resmi görevine başlamıştır.[16] 

Irak Gazetecilik Fakültesi Kurucusu ve Dekanı

Bağdat Üniversitesi gazetecilik bölümünde aktif, verimli ve önemli çalışmalara imza atan Sinan Sait Bağdat Üniversitesinden Gazetecilik bölümünü başına geçer, 1975-1980 yılları arasında bölüm başkanlığı yapar. Daha sonra Bölümü Fakülteye dönüştürerek, kurmuş olduğu Fakültenin Dekanı oldu.[17] Bu fakültede yüzlerce öğrenci, gazeteci, yazar, radyocu, televizyoncu, sunucu ve iletişim uzmanı olarak yetiştirdi. Bugün onun öğrencileri Irak’ta ve dünyada isim yapmış gazetecilerdir… Ayrıca Bağdat Üniversitesi Gazetecilik Fakültesinin en önemli büyük toplantı salonu “Sinan Sait Salonu” olarak hala hatırlardan silinmeyen bir iz olarak yad edilmektedir. Sinan Sait varlığını arkadaşlarına borçlu olduğunu her defasından söylemekten kaçınmazdı. “Benim Kültürel ve sanatsal gelişmemi arkadaşlarıma borçluyum” derdi.[18]

Sinan Sait: Yurt Gazetesi, Türkmence Radyosu ve Televizyonunda

Sinan Sait Azerbaycan’da Yurda kesin dönüş yaptıktan sonra Türkmenlere de 1970 yılında Irak Devleti tarafından Kültürel Haklar tanınmıştı. Dolayısıyla Türkçe haftalık ilk sayısı 24 Haziran 1970 tarihinde çıkan “Yurt” gazetesinin yazı işleri sekreteri olarak görev yaptı. Yurt gazetesinde; 20 Temmuz 1972 ile 15 Şubat 1973 tarihleri arasında sayı (108’den 136’ya kadar) yazdığı Türkçe yazıları takdirle karşılanmıştır.[19] Sinan Sait’in edebi makalelerinden; Mehmet Sadık, Hıdır Lütfü ve Nesrin Erbil ile ilgili yazdığı makaleler ilgiyle takıp edilmiştir.[20]

Sinan Sait’in Bağdat radyosundan 10 yıl süreyle sunduğu radyo programlardan; “Yedi Günde Bir” haftalık radyo programı o dönemde en çok izlenen program idi. Kültür, sanat ve edebiyat konularını içeren program yediden yetmişe her kesin gönlünde taht kurmuştur. Ayrıca sunmuş olduğu “Haftanın Kitabı” programı tüm aydın Türkmenleri o saatte radyoya kilerdi.  Her kes işini gücünü bırakıp Sinan Sait’in sesine kulak verirdi. Bu programlar sayesinde Sinan Sait tüm aydın Türkmenlerin gönlünde taht kurup, sevilen, sayılan ve sözü dinlenen daha da tanınan bir aydın olarak bilinmekteydi…

Irak Yazarlar ve Edebiyatçılar Birliği Genel Sekreteri

Sinan Sait, Irak döndükten sonra Türkmen Kültür Müdürlüğüne bağlık yurt gazetesi yazı işleri sekreteri dışında 1972 yılında Irak yazarlar ve edebiyatçılar Birliğinin de genel sekreteri olarak seçildi. Sait yazdığı Arapça, şiir, makale ve tercümeleri onu Arap edebiyat dünyasında da ünlü bir yazar kılmıştır. Bu vesileyle de genel ilişkileri iyi derecede, İletişim konusunda uzman olduğundan dolayı kendisini genel sekreter görevine seçmişlerdir.

Birden Fazla Lisan Bilen

Arapça, İngilizce, Türkçe, Rusça, Azerice, Kürtçe ve Farsça dillerini bilen Dr. Sinan Sait; çok sayıda uluslararası basın ve tanıtma konferanslarına katılmış ve bildirirler sunmuştur.[21] Tanıtma ve basın alanında ileri sürdüğü canlı düşünceleri basın uzmanları tarafından özenle karşılanmış, hale de düşünceleri öğrencileri tarafından benimsenmektedir.

Hastalığı ve Vefatı

Sina Sait; Birinci Körfez Savaşı esnasında 1990 yılında Bağdat’ta beyin kanaması geçirerek, yaklaşık 2 ay yoğun bakımda yattı. ABD’nin Irak’a uyguladığı Ambargo nedeniyle Irak’taki kötü durum, elektrik, su vs. hizmetlerin yok olduğu bir dönemde hastaneden çıkarılarak evde tedavicinse devam edildi. 16 ayda zor şartlarda evde tedavi gördükten sonra ailesinin tüm çabalarına rağmen ne yazık ki fazla direnemedi. Ailesi ve severlerini göz yaşına boğarak, Çarşamba, gece saat 22.30’da 12 Haziran 1991 tarihinde aramızdan ebediyete ayrıldı. Ardından gözü yaşlı eşini Raide Hanımı ve Kızı Emel’i ve oğlu Ümit’i severlerine emanet etti… Bağdat Karh Mezarlığında toprağa verilen Sinan Sait’in ailesi ardından Türkiye’ye yerleşir, 2015 yılında da ailece Almanya’ya göç ederler. Eşi Raide Hanım Almanya’da 2018’de vefat ettikten sonra Kızı Emel ve Oğlu Ümit Kerkük, Bakü ve Türkiye’den uzakta, gurbet ellerde yaşamlarını sürdürmektedirler.

Eserleri

Sinan Sait, Arapça Hikâye ve Yazılarını Irak ve Arap ülkeleri gazete ve dergilerinde yayınlardı. Özellikle de Hedef, Edip dergilerinde ve Türkmence yazılarını “Yurt” gazetesinde yayınlardı. Sinan Sait yaşamı boyunca hazırlayıp, yazıp ve tercüme ettiği tüm kitaplarının Arapça olduğu dikkat çekiliyor. Araştırmalarımız neticesinde, Sinan Sait Irak Türkmen edebiyatı ile Azerbaycan edebiyatına Arap dünyasına tanıtılmasını amaçlandığı kanaatine vardık.

Azerbaycan ve Irak’ta yayınladığı kitapları ise:

  1. Irak hikayeleri. Beyrut 1956 Arapça
  2. Mirza Ali Ekber. Türkçeden Arapçaya tercüme. Kızıl Şark Matbaası Bakü 1962. Arapça
  3. Süleyman Rahiov’un “Baba ve Oğlu”. Roman, Rusya’dan Arapçaya Tercüme. Takaddum Yayınevi, Bakü 1966 Arapça[22]
  4. Vaqıf’in Seçilmiş Şiirleri. Kırıl Harflerinden Arapçaya Tercüme. Bakü 1968 Arapça
  5. Celil Mehmet Kulizade Şiirleri. Kırıl Harflerinden Arapçaya Tercüme. Bakü 1978 Arapça
  6. Arap Ülkelerinde Azerbaycan Türküleri. Bağdat 1971 Arapça
  7. Irak Basını Hakkında Araştırmalar. Bağdat 1972 Arapça
  8. Kanuna karşı Çocuk Basını. Araştırma, Genel Polis Müdürlüğü Yayınları, Bağdat 1979 Arapça
  9. Dünden Bugüne Savaş Basını, Araştırma, Cemahir Basım Evi. Bağdat 1979 Arapça
  10.  Arap ve Irak Basınında Spor Editörlüğü. Araştırma, Bağdat 1980 Arapça

Sinan Sait’in “Şairler Vicdanında”

Usta Sanatçı, ressam, gazeteci, şair, yazar ve akademisyen Sinan Sait’in ardından severleri ve öğrencileri onu anılarıyla yaşamaya başladılar. Duygu, düşünce ve anılarını kimi şiire kimi yazıya kimi de içiniçin yanarak acısını kalbine gömdü. Sinan Sait’in yakın arkadaşları Ahmet Mehmet Kerküklü ile Behçet Gamgin 48 sayfalık “Sinan Sait Şairler Vicdanında” bir kitapçık hazırladılar. 1991 yılında Irak’a ambargonun uygulandığı yıllara tesadüf ediyordu. Bu nedenle de kitabın tamamı el yazısıyla yazıldı ve fotokopi ile de çoğaltıldı ve dağıtıldı. Kitap her ne kadar küçük çaplı olsa da Irak Enformasyon Bakanlığı, İÇ Basın Dairesi’nin 408 nolu ve 27 Ağustos 1991 tarihli onayla kitap Kerkük Fidan Evinde basılmıştır.[23]


         

[1] Sinan Sait hakkında bk. Abdüllatif Benderoğlu (1989), Irak Türkmen Edebiyatına Bir Bakış; Fazıl Mehdi Bayat (1984), Irak’ta Türkmen Edebiyatı Tarihi; Kasım Sarıkahya (1998), Irak Türkmen Edebiyatı Tarihi; İbrahim Halil Sait (2012), Kerkük İnsan ve Tarih Panoraması (Arapça); Şemsettin Küzeci (2019), Irak Matbuatı 150 yaşında (Arapça).

[2] Hale Terzibaşı, Sinan Sait’in Yeğeni, Mülakat, 18 Mayıs 2021. Sosyal Medya.

[3] Birlik Sesi dergisi, S: 38, Bağdat, 1986 (Arapça).

[4] Karendel dergisi, Sadık Azeri, S: 23, 24, 25, Bağdat 1957 (Arapça).

[5] Vahdettin Bahattin (2008), Basın ve Kültür Platformunda Türkmence Yüzler, Bağdat Türkmen Kardaşlık Ocağı Yay. s. 72 (Arapça)

[6] Nebil Küzeci, Kültür Pınarı Programı, Irak İletişim Ağı, Kerkük TV, 2 Temmuz 2007.

[7] Azerbaycan’da Ses Sanatçısı Zakir Aliyev tarafından 2000 yılında, AZTV’de def ile icra edilmiştir.

[8] Bu Kerkük türküsü, Kerkük’ün millî ve efsane sanatçısı Abdülvahit Küzeci tarafından ilk kez taş plağa okunmuş; daha sonra TRT’nin Ankara ve İstanbul radyolarında, 1960’lı yıllarda Nida Tüfekçi eşliğinde kayda alınmıştır.

[9] V. Bahattin (2008), s., 74.

[10]  Cafer El-Halili, Hatif gazetesi eki, Sayı:1482 tarih: 1 Kasım 1953 Arapça

[11] Vahdettin Bahattin (2008). S,74 Arapça

[12] Gazanfer Paşayev (2019). İraq-Türkmen Poezya Antologiyası, İlim ve Tahsil yayınları, Bakü s, 279-283

[13] Şemsettin Küzeci, Gazanfer Paşayev ile TV görüşmesi, Bakü 2006

[14] Gazanfer Paşayev, “Yine Efirdesen” Hazırlayan ve sunan Günay Novruz, AzTV radyosu. Yayın tarihi: 24 Mayıs 2021, Azerbaycan saat, 15.05

[15] Emel Sinan Sait, Görüşme, AZERTAÇ, Arapça https://azertag.az/ar/xeber/arabic-911628  16 Aralık 2015

[16] Kardaşlık dergisi, Sinan Sait Yurda döndü. Sayı 9-10 yıl:10 tarih: Ocak-Şubat 1971

[17] İbrahim Halil Sait (2012). Kerkük İnsan ve Tarih Panoraması, s, 501 Arapça

[18] Sawra gazetesi, Sinan Sait’in Tabloları, Sayı:6132, 1987 Arapça

[19] Abdüllatif Benderoğlu, Irak Türkmen Edebiyatına Bir Bakış, Cilt 2; 1989 Bağdat, s, 78-79 Eski Harf

[20] Fazıl Mehdi Bayat (1984). Irak’ta Türkmen Edebiyatı Tarihi 1958-1968, Bağdat, s, 364-365 Eski Harf

[21] Hamit El-Matbaaçi (1998). Mevsuat İlam Irak fi karin İşrin> 20. Yüzyılda Irak Aydınları Ansiklopersidi>, Cilt 3, Bağdat Arapça

[22] Iraq bize iraq deyil, Milli Elmler Akademiyası, Nizami Gencevi adına Azerbaycan Edebiyatı Muzeyi, Bakü 2002, s,30

[23] A.M. Kerküklü ve B. Gamgin (1991). Sinan Sait Şairlerin Vicdanında. Kerkük