İran’da Pehlevi Hükûmeti Kaldırıldıktan Sonra Güney Azerbaycan’da Türkçe Yayınlanan Gazeteler ve Dergiler Hakkında Genel Bakış

Temmuz 2019 - Yıl 108 - Sayı 383



        Pehlevi rejimi 53 sene süren diktatörlüğünde İran Türklerinin dil ve kültürlerini yasak etmişti. İran rejimi, başta Amerika olmak üzere Batı devletlerinin ve Hristiyan, Zerdüştlük inançlarının yardımı ile elinden gelen zulmü İran Türklerine ve İslam dinine yapmıştı. Bu uzun seneler boyunca Türk milleti ana dilleri uğrunda binlerce şehit vermişti. O yüzden İran’ın her yerinde Müslümanlar İslam inancının özgürlüğünü, İran Türkleri ise hem Müslümanlığın hem de ana dillerinin yasaktan kurtulmasını bekliyorlardı. İran Türklerinin, nüfusun tahmini yüzde ellisini oluşturmasına rağmen, nüfusun tahmini binde birini oluşturan Ermeni halkı kadar dillerini ve inançlarını yaşama hakları yoktu.

        17 Ocak 1979 saat 14:00 de İran devlet radyosu Şah’ın İran’dan gittiğini ilan etti. 53 senenin sonunda artık İran’da yaşayan tahmini 18 milyon Türk’ün beklediği zaman gelmişti. Ana dilleri uğrunda çalışmaları gerekiyordu. Mesleği matbaacılık olan Ahmadzadeh ailesinin üç kardeşi (başta İbad olmak üzere Noruz ve Hamid Ahmadzadeh) o gün bu radyo yayınının ardından Tebriz’de bu haberi ve ana dillerinin yasaktan kurtuluşunu gazete hâlinde yayınlamaya çalıştı. Bu iş çok kolay değildi. Çünkü Pehlevi askerleri, Şah’ın kaçmasına rağmen Şah karşıtı herkesi (devrimcileri, Türk halkını) öldürmekteydi. Şah’ın kaçtığı gün bu üç kardeş radyo yayınının ardından sabaha kadar gözünü kırpmadan çalıştı. Sabah olduğunda “Ulduz” gazetesi 4 sayfa olarak “Türkçe dilinde” yayınlanacak hâle gelmişti. Gazetenin ilk sayfası olan köşe yazısı aşağıdaki şekilde başlamaktaydı:

        “Haray eller haray

        Eli belliler haray

        Veryanı su apardı

        Eli belliler haray”

        [Haydi halkım haydi,

        Eli belliler haydi,

        Su seti kırıldı,

        Eli belliler haydi.]

        “İmdat qardaşlar 50 sene den artıq yasğlanmış ana dilimiz artıq basğıdan qurtulmuşdu.”

        [Haydi kardeşler 50 senedir yasaklanmış dilimiz artık baskıdan kurtulmuştur.]

        “Ulduz”un köşe yazısı böyle başlamaktaydı. “Ulduz” basılır basılmaz Türk halkı tarafından büyük ilgi gördü. Gazetede “Şah getti” yazıyordu. Türk milletinin ana dili özgürlüğünü kazanmıştı. Herkesin şaşkınlıktan ve mutluluktan gözlerinden yaşlar dökülüyordu. “Ulduz” gazetesinin ilgi görmesi İran’da yaşayan Türk aydınlarının çok ilgisini çekmişti. İran’ın her köşesinden gazeteye beğeniler geldi. “Ulduz” gazetesinin yazarları arasında şu isimler vardı: İbad Ahmadzadeh, Noruz Ahmadzadeh, Hamid Ahmedzade, Habib Saher, Mehmed Ali Ferzaneh, Ali Tabrizli, Mecidzadeh Savalan, İbrahim Ezimpur, Mecid İrevani, Mehmed Hüseyin Şehriyar, Meftun Emini, Yahya Şeyda, Eyüp Şehbazi (Ildırım) ve birçok Türk yazar….

        “Ulduz” gazetesi 10. sayısında sonra yasaklandı. “Ulduz” gazetesinin ardından Türkçe yazılan gazete ve dergiler art arda yayınlanmaya başladı. Örneğin Mart 1979’da Tahran’da “Yoldaş” dergisi, yayın yönetmeni Mehmed Hüseyin Sedig tarafından yayınlanmaya başladı. “Yoldaş” dergisi Türk aydınları tarafından büyük ilgi gördü ve Türk aydınlarını bir araya getirdi. Bu aydınlar: Mehmed Hüseyin Sedig, Mehmed Ali Ferzaneh.  Hasan Ildırım, Dr. Bakir Sedri, Genceli Sabahi, Haşim Terlan, Neki Berahani, Cemal Reus, Hamid Mahemedzadeh, Şeyhavendı, Holam Reza Mecdifer, Morteza Mecdifer, Habibi Sahir, Qaflantı, Ümran Selahi, Mahemed Reza Kerimi, Firidun Karacaoğlu (Çayoğlu), Süleyman Cudi (Salis), Yehyevi, Seyid Bezli (Aydın Tabrizli), Coşkun.

        “Yoldaş” dergisi 22. Sayısını yayınladıktan sonra yasaklandı.“Yoldaş” dergisi arkasından “İnkilap Yolunda” dergisi 14. Sayısında ve ardından “Yeni Yol” dergisi 4. Sayısında yasaklandı. Ama bu zorluklar o zamanki 18 milyon nüfuslu İran Türklerini yıldırmadı ve Nisan 1979’da “Varlık” dergisi yayınlandı. Rahmetli Dr. Cevat Heyet Türk dünyasında önemli bir harekete sebebiyet verdi. Dr. Heyet ana diline layık olan adımı attı ve “Varlık” dergisini yayınladı. Günümüze kadar yayınlanan “Varlık” dergisi sayesinde Türk dilinin korunmasında önemli bir başarıya imza atmıştır. “Varlık”’ın yazarları arasında İran her yerinden Türkler yer almaktaydı. Yani Kaşkay Türkleri, Türkmen Türkleri, Heleç Türkleri, Sava Türkleri, Azerbaycan Türklerini bir araya getirmiştir. “Varlık” bugüne kadar Türk dilini koruyan eşsiz bir dergi olmuş ve Türk dilinin gelişmesinde takdire layık adımlar atmıştır. Dr. Heyet’in “Varlık” dergisi yazarlarının bir kısmı; Dr. Hamid Nutki, Dr. Heyet, Dr. Serdar Niya, Menzuri Hamnei, Pir Haşemi, Haşim Terlan, Dr. Huseyin Feyzolahi, Dr.Habib Sahir, Valeh, Müh. Serrafi, Dr. Refref,  M.Kerimi, (Tilimhanlı) Hamid Ahmadzadeh, Dr. Ali Kemali, İsmail Hadi, Dr. Mir Hedayet Hesari, Reza Hesari, Firidun Hasarlı, M.Reza Heyet, Eloğlu, Kerim Meşruteci, Negavi, Muğanlı, Dr. Mubeyen, Nazir Şerefhaneli. Dr. Güneyli, Dr. Akkemerli, Müh. Hasan Raşedi, Gulami Guşçulu, Muhammed Ali Ferzane, Hasan Mecitzadeh (Savalan), Prof. Kulam Reza Beydeli, Dr. Muhammedzade, Terzemi, vb. “Varlık” üstün başarısıyla yalnız İran’da değil diğer ülkelerde yaşayan Türklerin de saygısını kazanmıştır.

        Mayıs 1979’da Tebriz’de yaşayan ünlü yazar Dr. Hüseyin Feyzullahi, ana dili uğrunda yedi sene hapiste kaldıktan sonra, devrim sırasında özgürlüğüne kavuşmuş ve “Köroğlu” dergisini yayınlamıştır. “Köroğlu” dergisi 3. Sayısı yayınlandıktan sonra yasaklanmıştır.

        1979 yılında başta Dr. Feyzullahi olmak üzere Hamid Ahmadzadeh, Aliriza Zihek ve F. Hasarlı ile birlikte (Hamid Ahmadzadeh’nin matbaasında) “Dede Korkut” dergisini yayınladılar. “Dede Korkut” dergisi tamamiyle Türk milliyetçiliği üzerineydi ve yayınlanan konular Türk kültürü, Türk kimliği ve millî hareket ile ilgiliydi. “Dede Korkut” dergisi 20. Sayısından sonra yasaklanmıştır. Bu dergi sayesinde İran Türkleri kendi tarihlerini ve medeniyetlerini daha iyi tanımışlardır. Dergideki yazarlar: Dr.H.Feyzullahi, Hamid Ahmadzadeh, F.Hasarlı, R. Urman, A. Zihek,  Sedyar Vezife, Çöloğlu, Ali Şerifdelcuyi (Adsız), Süleyman Salis, Neccaroğlu, B. Elçin, A. Ferdi, Mir Ali Menafi, Rahime Mohemmedi, Feride Mekamislami, Kazım Mekamislami, Aşık Aslan, Aşık Ali Feyzullahi. Aşık Ebdülali,  Aşık Hasan İskenderi, Aşık Geşem, Şehit Aşık Beşir, M. Güloğlan, Kulamrıza Mecdifer, Murteza Mecdifer, Semed Zuhuri, Mahmut Şami, Urmuoğlu, Haydar Kahraman Hatibi, H. Terlan, H. Yıldırım, Hidayet Hesari, Işraki, Habib Ferşbaf, Kaflantı, Alışık, Sattar Gülmohammedi, Dr. Mübeyyen, Dr. Semed Serdariniya, Dr. Sedik, Hamidehu, Dr. Habib Azersina, Hüseyin Riyahifer, Mehdi Allahyari Tebrizli,  Noruz Ahmadzadeh, İbad Ahmadzadeh, Dr. Yahya Şeyda, Üstad Şehriyar, Üstad Ressam Necibi Nigabiç ve Kuzey Azerbaycan’dan: Söhrab Tahir, Prof. Abas Zamanof, Bahtiyar Vahabzade, Prof. Mirza İbrahimof, Süleyman Rüstem.

        Ekim 1979’da, “Odlar Yurdu” gazetesi, Davut Mustofi, Davut Zülali ve Türkiye’de eğitim alan alim Mehmet Ali Nikabi ile beraber 3 sayı olarak Tebriz’de yayınlamıştır.

        “Ülker” dergisi, Tebriz Yazar Birliği tarafından Hamid Ahmadzadeh’nin matbaasında 3 sayı olarak yayınlandı. “Ülker”’in yazarları: Hilal Nasıri, Aheni, Muhammed Hüseyin Tehmasibpuri Şehrek, Saberi, Şeyda, Dr. Mobayyen, Dr. H. Feyzullahi (Ulduz), Hamid Ahmadzadeh (Tilimhanlı), A. Akçaylı, Salisü Barışmaz, Milhi, Hacı Ali Neccaroğlu, Noruz Ahmadzadeh, Mehdi Allahyari Tebrizli, F. Hasarlı, Sedyar Eloğlu, Muhammed Hüseyin Huşi, M. İftihar, Habib Sahir, Nafiz, Güloğlan, Samed Zuhuri, Dr. Cavid, Nahavendi, Manus, Savalan, Şimşek, Abbas Bariz, Beytullah Caferi, Afhem, Sarraf, Kahraman Hatibi, Zülfükar Kemali, Taşkın, Ildırım, Hazin, Musevi Eheri, Muhammed Ali Nikavi ve diğerleri.

        1980’de Tebriz’de Azerbaycanlı yazarlar derneğine baskın yapıldı, yazarları linç ettiler. Üstad Şeyda şiir dersi verirken darp edildi. Bu olayların ardından “Ülker” dergisi 3. Sayısında yasaklandı.

        1979 tarihinden basım yeri beli olmayan, “Settarhan Bayrağı” adında bir gazete, mühendis Mehmet Bağır Murtezevi tarafından yayınlandı. Bu gazete Çin devletinin o dönemki Maoist düşüncesini Türkçe olarak yayınlamaktaydı.

        1980 yılında Tebriz’de Hamid Ahmadzadeh’nin Ana Gülşen matbaasında “Muştuluk” adında bir dergi İşragi Bey tarafından yayınlandı. “Muştuluk”’un ömrü uzun sürmedi.

        1980’de “Firug-i Azadi” gazetesi Tebriz şehrinde rahmetli Seyid Cevad Peyman tarafından yayınlandı.* Gazatenin bir sayfası Dr. Şeyda yöneticiliğinde Türkçe olarak yayınlanmaktaydı. Seyid Cevad Peyman vefat ettikten sonra bir dönem kardeşi Seyid Mesut Peyman tarafından yayınlandıktan sonra ismi “Mahd-i Azadi” olarak değiştirildi. Günümüze kadar yayını devam etmektedir. 2012 yılında Dr. Şeyda’nın vefatından sonra,Türkçe bölümü, Üstad Nesir Payegüzar editörlüğünde iki yıl kadar yayınına devam etti ve 2014’ten beri bu bölüm Hamide Balayi ve Sefai Hanım editörlüğünde yayınına devam etmektedir. Günümüze kadar “Mahd-i Azadi”’nin yayınına devam edebilmesinin en önemli nedeni İran devletine yakın görüşü olabilir.

        1990’da Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla, İran devleti dini propaganda amacıyla Türkçe gazeteler ve dergiler yayınlamaya başladı. Bu politika doğrultusunda “Keyhan” gazetesinin eki olarak önce “Yürekten Yüreğe” sonra adı değişerek “Yol” dergisi, devletin bütçesiyle Abbas Selimi Nemin editörlüğünde yayınlandı. “Yol” dergisinin bazı yazarları: Dr. Eyvaz Taha, Emin Sedigi, Asgar Ferdi, Dr.Hamid Mohemmedzadeh, Behruz İmani, Ekber Azad, Müh. Hasan Raşidi, Rahime Mohammedi, Aşık Vahid Hakkı, Müh. Ildırım Ahmadzadeh Geramı, vb…. Bence bugüne kadar hiçbir dergi İran Türkleri arasında “Yol” dergisi kadar yayılamamıştır. “Yol” dergisi 47. sayısınının yayınından sonra yasaklandı.

        *Peyman ailesi üç neslidir ki Tebriz’de gazete yayınlamaktadır. Bu gazetenin temeli, 1949 yılda “Mahd-i Azadi” olarak Seyid İsmail Peyman tarafından atılmıştır. İlk olarak 1965’te, Türk dünyasının tanınmış yazarı, Samed Behrengi tarafından “Mahd-i Azadi”’nin eki olan “Adine” Türkçe ve Farsça yayınlandı. Aslında 1945-1946 yıllarından sonra, yani Azerbaycan Millî Hükûmeti devrildikten sonra, ilk kez Türkçe olarak bir gazete yayınlanıyordu. Gazetedeki Samed Behrengi’nin yazar arkadaşlarının adları: Ali Rıza Nabdel, (Oktay), Behruz Dehgani (Aydın Tebrizli), Menaf Feleki Tebrizli, Kazım Sadeti, İbad Ahmadzadeh, Ferec Serkuhi, İbrahim Azimpur, Abdul Hüseyin Nahidazer, Dr. Rahim Reisniya, Dr. Gulam Hüseyin Sayidi, Dr. Rıza Berahani, Dr. Fernud, Dr. Dağıstani, Noruz Ahmadzadeh, Müh. Mesut Peyman, Mecid Tebriziven, Maksut Rapel, Hamid Ahmadzadeh, Migadir Haşemi. 1965 yılında “Adine” gazetesi 17. sayısı yayınlandıktan sonra yasaklandı. 1968’de Samed Behrengi şüpheli şekilde Araz Çayı’nda boğuldu. Bu olaydan sonra Samed Behrengi’nin yoldaşları devlet aleyhine örgüt kurdular. Yukarıda adı geçen yazarlardan Ali Rıza Nabdel, Behruz Dehgani, Kazım Sadeti, Menaf Feleki Tebrizli idam edildiler. İbad Ahmadzadeh muabbet; Ferec Serkuhi 15 yıl; Noruz Ahmadzadeh 5 yıl; Dr. Sayidi, Dr. Reisniya, Dr. Berhani, Nahidazer, Dr. Dağıstani, Hamid Ahmadzadeh ve Maksut Rapel 1 yıl hapse mahkûm edildiler.

        1968’de “Mahd-i Azadi”’nin eki bu sefer “Hüner-i İctima” olarak Dr. Hüseyin Muhammedzadeh Sedig editörlüğünde yayınlandı. Bu ek gazete Azerbaycan Millî Hükûmeti devrildikten sonra ilk kez Türkçe olarak millî konular hakkında yayınlar yapan gazete olmuştur. “Hüner-i İctima” 9. Sayısı yayınlandıktan sonra yasaklandı, gazetenin yayın izni iptal edildi ve Dr. Sedig, Seyid İsmail Peyman, Seyid Cevad Peyman tutuklandı.

        Birinci Bölümün Sonu