Bengü Taşların Dili: Sergey Grigoryeviç Klyaştornıy’in Türk Tarihi Ve Kültürüne Katkıları Üzerine

Şubat 2015 - Yıl 104 - Sayı 330



        Türk tarihinin ve kültürünün, özellikle İslam öncesi devri için, en kıymetli Türkçe kaynakları Bengü taşlar denilen Runik alfabeli yazıtlardır. Bu metinlere günlük işlerde kullanılan eşyalar üzerinde rastlandığı gibi, bir kaya üzerine yazılan mezar taşları olarak da devlet yazıtları biçimiyle karşımıza çıkmaktadır. Bengü taşların keşfedilerek ilim âlemine kazandırıldığı günden bu yana yapılan çalışmalar, Türk tarihini, dilini, kültürünü daha iyi anlamamızı sağlamaktadır. Bu anlamda yaptığı çalışmalar ile Türklük bilimine büyük katkı sağlayan Prof. Dr. Sergey Grigoryeviç Klyaştornıy’i 21 Eylül 2014 tarihinde2 kaybettik.

         

        Rusya Bilimler Akademisi Doğu Elyazmaları Enstitüsü, Merkezî ve Güney Asya Araştırmaları Bölümü Başkanı, Türk bilimci olarak bilinen Klyaştornıy, ilk ve ortaçağ Türk tarihi üzerine yayımladığı 16 kitabı ve 300’den fazla makalesiyle Türk tarihi ve kültürü araştırmalarının Rusya’daki en önemli temsilcilerinden biri olmuştur. 1962 yılında A. N. Bernştam ve S. YE. Malov’un danışmanlığında savunduğu Orta Asya Tarihi Kaynağı Olarak Eski Türk Runik Anıtları adlı doktora tezi ile Runik metinler üzerine başlayan ve vefatına değin süren akademik yolculuğu sırasında araştırmalarda bulunmuştur. Kaleme aldığı yazılarını daha çok Runik metinler üzerine atfeden Klyaştornıy, Yenisey, Bugut, Uybat, Tes, Terhin, Çoyr yazıtları gibi Türk tarihinin ve kültürünün önemli yazılı kaynaklarına yoğunlaşmıştır. Çalışmalarının önemli bir kısmını Runik metinlere yoğunlaştırması ve bu alanda önemli bir otorite olarak görülmesi, kendisini “Bengü Taşların Dili” olarak nitelendirmemizde en önemli etkendir.