Tarihten Bugüne Suriye Türkleri

Ocak 2019 - Yıl 108 - Sayı 377



        Oğuz Türklerinin Suriye’ye Göçü

        Türkler Halep’e ilk 9. yy İhşidiler ve Ahmet bin tolun ile girer. Ahmed bin tolun Bizanslara karışı savunma bahanesiyle Suriye ve Haleb’i ele geçirerek bağımsızlığını ilan eder. Ahmed bin tolun öldükten sonra bölgenin hâkimiyeti Abbasilere geçer. Daha sonra İhşidiler kısa bir süre olsa da bir Türk devleti kurarlar. Bu devletler yıkıldıktan sonrada Türkmenler Halep ve çevresine yerleşmeye devam ederler. Türkmenlerin Suriye tarafına göçlerini başlatan olay, 1040 yılında Selçukluların Gaznelileri yendiği Dandanakan savaşı olarak kabul edilir.Bu tarihten sonra birçok Türkmen boyu Kuzey Suriye bölgesine Türkmen beyleri idaresi altında yerleşmeye başlamıştır.

        Dandanakan Savaşı

        1040 yılında Büyük Selçuklu devleti ve Gazneliler arasında meydana gelmiştir. Büyük Selçuklu Devleti savaşı kazanarak Suriye ve Halep’e yerleşmiştir. Dandanakan Savaşı’nı kazanmasından sonra, XI. yüzyılın ikinci yarısında pek çok Türkmen boyu Suriye’ye yerleşmiştir. Büyük Selçuklu Devleti, Anadolu ve Suriye yönünde büyük bir hızla gelişmeye başlamıştır. Selçuklu emirleri ve Türkmen beyleri, XI. yüzyılın ikinci yarısından itibaren birçok defa kendilerine bağlı kuvvetlerle Kuzey Suriye’ye akınlar yapmışlar.

        Bölgenin Osmanlı Devletine Geçişi

        Suriye bölgesinin Osmanlı hâkimiyetine girmesi, 1516 yılındaki Mercidabık Savaşı ile olur. Yavuz Sultan Selim’in 1516’da Memluk sultanı Kansu Kavri’yi Mercidabık’ta yenmesiyle bölge Osmanlı Devleti idaresine geçmiştir. 1918 yılına kadar bölge Osmanlı hâkimiyeti altında kalmıştır.

        Kimlik ve Nüfus

        Halep Türkmenleri adlandırması ilk olarak Osmanlı tahrir defterlerinde görülür. 1536 tarihli tahrir defterinde yörede yaşayan Türkmenler Tavâif-i Türkman-ı Liva-i Halep ifadesiyle kaydedilmişlerdir ve toplam nüfusları 12.707 haneden oluşmaktadır Osmanlı tahrir defterlerinde her beş kişi 1 hane teşkil etmektedir. Buda 1536 yılda Türkmenlerin nüfusunun 65.000 civarında olmalıdır. ,Bu adlandırma bütün Halep ve civarı için kullanılmıştır. Buna Hama, Humus, bayır bucak ve Şam dâhildir. Göçebe bir hayat yaşayan Türkmenler 17. yy sonlarına kadar Anadolu’nun Sivas’a kadar uzanan orta ve güney kesimlerini yaylak olarak kullanmışlardır 

        Halep ve Çevresine İlk Türkmen Yerleşimleri

        Halep Türkmenleri üzerine tarih doktora tezi hazırlayan A. Emin Dağ1  şöyle sınıflandırıyor:

        1-Türk komutanların Kuzey Suriye’ye girişinden Selçuklu Sultanı Melik şah’ın saltanatının ikinci yarısına kadarki dönem.

        2- XIII. asırda Moğol istilası nedeniyle Türkistan, Horasan ve Anadolu’dan göç ederek gelen yerleşimcilerin bölgeye iskân edildikleri dönem.

        3- Bölgenin XVI. yüzyılda Osmanlı Devleti’nin denetimine geçmesinin ardından Bölgede iskân edilen boyların yerleştikleri dönem.

        Günümüzde Suriye Türkmenlerinin Coğrafi Dağılımı

        Suriye  Türkmenleri Suriye’nin birçok bölgesine dağılmıştır. 

        Halep: En çok Türkmen nüfusu buradadır. Halep şehri ile beraber, Halep kırsalında yaklaşık 142 Türkmen köyü var.

        Hama, Humus: İkinci büyük yerleşme alanı burasıdır. İkinci kalabalık bölge Hama- Humus-Tartus hattı. Bu alanda 80’e yakın Türkmen yerleşim yeri bulunuyor.

        Bayır Bucak: Burada yerleşim yeri dağ ve sahil olarak ikiye ayrılır. Bayır-Bucak bölgesinde dağ ve sahil olamak üzere ikiye ayrılır. Bayır dağlık bölge, Bucak sahil bölgesi 

        Şam, Golan: İsrail işgali altındaki Golan’da 25’e yakın köyde Türkmen ya da Araplaşmış Türkmen yaşıyor Başkent Şam’da sadece Türklerin yaşadığı bir mahalle (Hayyü’l-Etrak) var.

        Rakka: Rakka bölgesinde de 20 civarında Türkmen yerleşimi var. Arap-Türk karışık olduğu için tam olarak Türkmen köyü denilemiyor.

        Baba Esat Döneminde Türkmenler

        1970’te kansız bir darbeyle iktidarı ele alan hafız Esat çeşitli kanunlarla devrim bahanesiyle ülkeyi çiftliğe dönüştürdü.1972 yılında İsrail ile yaptığı sahte savaş da sahte zaferle kendini halkın gözünde kahraman ilan etti.  Hemen hemen bütün devlet kurumlarını kendine bağlayan Esat tam bir dikta olarak ülkeyi yönetmeye başladı. Kendine muhalif olan kimseleri ya Müslüman kardeşler örgütüne mensup olmaktan ya da Türkiye ajanı diye idam etti.Arap milliyetçiliğinin yoğun olduğu bu dönem Türkmenler açısından çok sıkıntılı bir dönemdir.Türküm demek suç Türkçe konuşma yasaktır. Hele de devlet kurumlarında Türkçe konuşmak sizi hapis etmeye yeter. Düğünlerde beyaz bir hasanın üzerine ay yıldız çizilip bayrak dikmek yasak. Yerine rejimin bayrağını dikeceksiniz Türkçe türkü söylemek yasak. Siyaset konuşmak hapiste çürümenize yeterlidir.Bir derneğe üye olmak yasak kanaryaları sevme derneği olsa bile. Bir Türkmen Derneği kurmak veya üye olmak idamınız için yeterli sebep olabilir. Baskı, korku ve endişe her yerde.

        Başar Esat Dönemi

        Babası öldükten sonra yaşı ve medeni durumu tutmadığı hâlde, bir gecede anayasa değiştirilerek tahta oturtulan başar Esat’ın döneminde de pek fazla bir şey değişmedi.2007 yılına kadar süren baskı 2007 yılından sonra biraz azalmaya başladı. Tabi bu Türkmenlerin tam haklarını aldığı anlamına gelmiyor. Kendi aranda Türkçe konuşmak serbestti ama devlet kurumlarında yasak; Askerlikte Türküm demek, Türkçe konuşmak yasaktır.

        El muhaberat.

        “Yerin kulağı var” Suriye de eğer rejime veya Beşar Esat’a bir şeyler söylediyseniz veya eleştirdiyseniz bunu mutlaka muhaberat duyar. Kendi kendinize mırıldandıysanız bile. Her yerde ve her zaman bir muhaberat elemanı veya casusları vardır. Yani her yerde bu arkadaşlar bulunur. Pazar da, okulda, handa, camilerde, minberlerde ve hatta kendi evinizde. 

        2011 Devrimi

        15.3.2011 yılında Suriye’de başlayan protestolar bir süre sonra silahlı mücadeleye döndü. Tabi bu rejimin lehine oldu çünkü göstericileri terör diye yaftaladı.

        Türkmenlerin Askeri Faaliyetleri

        Bu olaylar baş gösterdikten sonra Türkmenlerde silahlı mücadeleye dâhil oldular. İlk kurulan Türkmen tugayları arasında “Fatih Sultan Mehmet Tugayı” ve “Sultan Murat Tugayı” oldu. Tabi askerlerinin çoğunun Arap olduğu, komutanın Türkmen olduğu tugaylar da var “Livai Tevhit” gibi Şehit Abdülkadir Salih gibi. Türkmen Tugaylar iki grupta toplanabilir: Halep Türkmen Tugayları, Bayır-Bucak Türkmen Tugayları.

        Tamamı Türkmenlerden oluşan “Fatih Sultan Mehmet Tugayı “2012 yılında şehit Muhammed Süleyman tarafından kuruldu kısa bir süre sonra da kendisi şehit düştü. Muntasir Billah Tugayı Firas Paşa tarafından 2014 Tarihinde kuruldu. Firas Paşa 2016 da rejimin ve PKK’nın Haleb’i kuşatmasında, büyük mücadeleler verdi. Halep’ten en son çıkan kendisi ve askerleri oldu.

        Siyasi Faaliyetler

        Olaylar baş gösterdikten sonra silahlı mücadele çabasına düşen Türkmenler siyasi alanda da faaliyet göstermeye başladı. Parti, topluluk, Meclis gibi çatılar altında siyasi aktivitelerde bulunmaya başladılar. Bunların öne çıkanları: Suriye Türkmen Meclisi, Suriye Türkmen Hareket partisi, Suriye Türkmen Kitlesi, Türkmen kalkınma partisi, Suriye Türkmen Gençlik Topluluğu’dur. 

        Suriye Türkmen Meclisi

        Suriye Türkmen Meclisi 2012 yılında cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımlarıyla Anakarada açıldı. Suriye Türkmenlerinin siyasi çatısını teşkil eder. Tüm siyasi teşkilatlanmalar meclise bağlıdır. Suriye Türkmen Meclisinin şimdiki başkanı: Muhammed Vecih Cuma’dır. 

        IŞİD Dönemi (2014)

        Baskı kavramının mana ve beden bulduğu bu dönem Türkmenler acısından çok sıkıntılı bir süreçti. İnsanlar sokağa bile çıkarken bir adım ileri iki adım geriye dönüyordu. Bizzat kendim görüp konuştuğum insanların anlatımları şeyler insanı delirmeye yetiyordu. Zekat maksadıyla insanları çalıyor ve bunu meşru gibi gösteriyorlar. Sigara içen birini görürse hemen kimliğini alıyor ve para cezası kesiyor. Bir muhalifle irtibatını bulursa  veya birileri şikayet ederse hemen kelleni vuruyor.Düzenli olarak devriye geziyorlar insanların açığını arıyorlar. İnsanların giyim kuşamlarına karışıyorlar, uymayanı ise en ağır cezalarla cezalandırıyorlar.

        Fırat Kalkanı Harekâtı Dönemi (2016)

        2011 yılından bu yana Suriye’de Türkmenlerin ve bütün Suriyelilerin en güven içinde yaşadığı süreç ve yer olmuştur. Fırat kalkanı bölgesinde İnsanlar artık savaşı değil, Ticareti, inşaatı, yatırımı, havancılığı ve hatta kültürel aktiviteleri düşünür oldu. Can güvenliği kaygısının yerin ticaret ve sosyal faaliyetler aldı.

        Zeytin Dalı Harekâtı (2018)

        Ocak 2018 de başlayan zeytin dalı harekâtı Fırat kalkanı gibi bölge insanını PYD denen terör zulmünden kurtardı. Yalınız bölgede bulunan Türkmenlere değil Kürtlere de zulüm eden PYD bölge insanını zorla alıkoyuyor ve askere çekiyordu.

         

        * Suriye Türkmen Gençlik Topluluğu

        1 Bu konuşma metninde temel olarak Ahmet Emin Dağ, Emeviler’den Arap Baharı’na Halep Türkmenleri, Taş Mektep Yayıncılık, 2015 eseri kullanılmıştır