Türkiye’de Darbeler, Abd Ve Türk Milliyetçileri

Şubat 2015 - Yıl 104 - Sayı 330



Gazi Üniversitesi öğretim üyesi ve Türk Ocakları Merkez Yönetim Kurulu üyesi Doç. Dr. Mehmet Akif Okur ile 12 Eylül darbesi sırasında Amerikan yönetiminin tutumu ve milliyetçilere bakışı üzerine konuştuk. İlginizi çekecek önemli belgeleri değerlendirdik.

         

        - Uluslararası Hukuk ve Politika dergisinde neşredilen ve Amerikan belgelerine göre 12 Eylül darbesini anlatan makaleleriniz çok büyük yankı uyandırdı. Ciddi bir arşiv çalışmasının ürünü olduğu açık olan bu makalenizde; ABD’nin, Türkiye’nin hızla darbeye sürüklenişini adım adım takip ettiğini, ortaya koyuyorsunuz. Hem bu bağlamda hem de çalışmalarınızın nihayetinde ulaştığınız kanaat bakımından ABD Türkiye ilişkilerinde en dikkat çeken unsurlar nelerdir?

        - Arzu ederseniz, makalede kullandığımız belgeler hakkında konuşarak başlayalım. Bunlar, 12 Eylül darbesi sırasında Amerikan yönetiminin en üst düzey isimleri arasındaki yazışmalardan ve diğer devlet organları tarafından yine yönetime sunulan raporlardan oluşuyor. 12 Eylül 1980’de, Amerika Başkanı Jimmy Carter’dı. Türkiye ile ilgili önemli kararlar alınırken danıştığı isim Ulusal Güvenlik Danışmanı Zbigniew Brzezinski idi. Washington DC’de dinlediğim Brzezinski, çalışma sistemini şöyle anlattı. Beyaz Saray’da, dünyanın muhtelif bölgelerinden ve önemli meselelerden sorumlu kırk tane yardımcısı varmış. Bunlarla her gün ya yüz yüze görüşüyormuş ya da yazdıkları günlük raporları okuyormuş. O dönemde Brzezinski’nin Türkiye’den sorumlu yardımcısı Paul Henze idi. Henze, daha önce Ankara’daki ABD Büyükelçiliği’nde çalışmış, CIA’in istasyon şefliğini yaptığı bilinen bir isim. 12 Eylül’le ilgili yayımladığım makalede, Henze’nin Brzezinski’ye, Brzezinski’nin de Başkan Carter’a sunduğu raporlardan alıntılar var. 12 Eylül’den yaklaşık üç yıl önce Beyaz Saray’da darbe ihtimali konuşulmaya başlamış. 1979’da da Türkiye’nin sonraki on yılıyla ilgili bir yol haritasını andıran önemli bir CIA raporu var. 12 Eylül günü Beyaz Saray’daki iç yazışmalar, Carter yönetiminin darbenin Amerikan çıkarları açısından hiçbir sıkıntı yaratmayacağına ne kadar ikna edildiğini gösteriyor. Kenan Evren’in Carter’a yazdığı teşekkür mektubu da yakın tarihimizin kamuoyu tarafından bilinmesi gereken önemli noktaları arasında.