2017 Yılı Anayasa Değişiklik Metninin Dili

Aralık 2017 - Yıl 106 - Sayı 364



Bilindiği gibi 6771 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” 21 Ocak 2017 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edildi ve 11 Şubat 2017 Cumartesi günkü 29976 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandıktan sonra 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan halk oylamasının Yüksek Seçim Kurulu tarafından 27/04/2017 tarihinde resmen ilanıyla yürürlüğe girdi.

Anayasa’da yapılan değişikliğin içeriği ve kapsamı, ilgili kişi ve kurumlar tarafından gerek Meclis’teki görüşmeler esnasında gerekse halk oylaması aşamasında tartışılmış ve hâlen tartışılmaya devam edilmektedir. Bizim bu yazı ile amacımız, ilgili kanun değişikliğini dil ve yazım yönünden incelemektir. Her ne kadar söz konusu değişiklik kanunlaşmış olsa da burada dile getireceğimiz yanlışların, bundan sonraki çalışmalarda dikkate alınacağını umuyoruz.

Kanunların; bir milletin yönetilme düzeninin temel metinleri olmak bakımından mümkün mertebe net ve anlaşılır metinler olması gerekir; bunun yanı sıra o milletin dilinin en güzel örneklerini sergilemesi gereken dil yadigârları arasında yer alması da beklenir. Bu açıdan bakıldığında, üzülerek görüyoruz ki kanunlarımız ve Anayasa’mız, Türkçenin kullanımı bakımından eleştirilerden kendisini kurtaramıyor. Anlatım kusurlarının yanında yazım yanlışlarının çokluğu, eleştirilerin odak noktasını oluşturuyor. Bu durum, yönetmelik, yönerge gibi ikincil mevzuata dair metinler için de geçerlidir.

Burada da anlaşılıyor ki yabancı dil öğretimindeki sıkıntılar, ana dilimiz Türkçenin öğretilmesi, doğru ve güzel kullanılmasında ortaya çıkan sorunları gölgelemeye yetmiyor. İtiraf edelim ki bu durum, toptan eğitim sistemimiz ya da daha doğru ve gerçekçi bir bakış açısıyla eğitimdeki sistemsizliğimizin en açık göstergeleri arasında yer alıyor.

Türkçenin doğru ve örnek kullanımını görmeyi umduğumuz mecraların başında gelmesi gereken kanun metinlerinin sonuncusu olan 2017 Anayasa Değişikliği Metni’nde (Bundan sonra “Metin” olarak anılacaktır.) de çoğu yazımla ilgili olmak üzere, maalesef bol miktarda dil yanlışı bulunmaktadır.

Aslında yazım konusunda benimsediği kuralların bazılarına katılmasak da dilin doğru kullanımı söz konusu olduğunda, birliğin sağlanması için, elden geldiğince Türk Dil Kurumunun Yazım Kurallarına uymaya çalışılmalı; bu tutum, aydın olmanın gereklerinden sayılmalıdır. Bu açıdan bakıldığında, toplam yedi sayfa tutarındaki son değişiklik Metninde görülen yazım yanlışlarının, ortalama lise öğrencisinin yazılarında rastlanabilecek hatalardan daha fazla olduğunu itiraf etmemiz gerek.

Aşağıda, söz konusu Metinde tespit ettiğimiz yazımı yanlış olan kelimeler ve anlatım kusurları birlikte alınmaktadır. Yanlış yazılan kelimelerin yanında ayraç içinde doğrusu verilmiştir. Sayılardan ilki Metnin madde numarasını, ikincisi ise ilgili kelimenin madde içindeki satır numarasını göstermektedir. İncelenen Metin, Resmî Gazete’nin ilgili sayısından alınmıştır.

a) Yazımı yanlış olan kelimeler

Yazım hataları arasında düzeltme işaretinin (^) yerinde kullanılmaması ile ayrı yazılması gereken kelimeler öne çıkmaktadır.

adlî (adli) 14-7

anamuhalefet (ana muhalefet) 16-31

andiçerler (ant içerler) 10-14

andlaşma (antlaşma) 8-16

askeri (askerî) 16-36

başgöstermesi (baş göstermesi) 12-4

carî (cari) 15-20; 15-20

ciddî (ciddi) 12-7

hal (hâl) 12-3; 12-9; 12-10; 12-24; 11-4; 12-25; 8-28; 12-13; 12-13; 12-19; 4-5; 7-12; 7-14; 7-15; 7-17; 8-27; 9-6; 9-9; 10-4; 10-20; 10-23; 11-6; 11-8; 13-2; 14-5; 14-16; 14-20; 15-11; 17-4; 17-15; 17-16; 18-14; 12-16; 12-19; 12-25; 10-10; 12-8; 12-15

hükümet (hükûmet) 16-36

içtüzük (iç tüzük)  6-13; 17-7

idarî  (idari) 14-8

ilân  (ilan) 5-3; 5-5

kesinhesap (kesin hesap) 5-3; 15-2; 15-22; 15-24; 15-25; 15-28

malî (mali) 15-5; 15-8; 15-10; 15-21; 15-22; 17-35

merkezi (merkezî) 15-5

onyedincifıkrasının (on yedinci fıkrasının) 12-20

tabiî (tabii) 12-8; 14-6

tamsayı (tam sayı) 5-4; 9-4; 9-5; 9-12; 10-19; 10-26; 14-14; 14-15; 14-16; 14-19; 14-20; 17-14

Bununla birlikte yukarıdaki kelimelerden bazılarının doğru yazıldığı yerler de var:

adli 17, 22; 16, 35

hâli 12, 23

merkezî 15, 22

b) Sayıların yazımında görülen yanlışlar

Metinde sayıların yazımında da yanlışlar göze çarpmaktadır. Örnek olarak yazıyla yazılan birden fazla kelimeli sayılar, her zaman bitişik yazılmıştır:

beşyüzelli 2- 1

altıyüz 2- 1

Yirmibeş 3- 1

Onsekiz 3- 1

kırkbeş 10- 4

onyedinci 12- 20

onüç 14- 5

yetmişbeş 15- 8

ellibeş 15- 9

Türk Dil Kurumunun Yazım Kılavuzuna göre birden fazla kelimeden oluşan sayılar ayrı yazılırken (iki yüz, üç yüz altmış beş, bin iki yüz elli bir vb.), para ile ilgili işlemlerle senet, çek vb. ticari belgelerde geçen sayıların bitişik yazılacağı söylenmektedir (altıyüzelliTL,otuzbeşkr. gibi). Birden fazla kelimeli sayıların bitişik yazılacağına dair herhangi bir imla kuralı yoktur.

Metinde sıra sayılarının yazımında uyulan kuralın kim ya da hangi kurum tarafından ortaya konduğu belli değildir. Sadece Anayasada değil, diğer kanun, yönetmelik, yönerge metinlerindeki sıra sayılarında da, garip bir şakilde sıra bildiren ek ayrı yazılmakta, daha önce Kâhya’nın (2012) tespit ettiği ve Çağbayır’ın (2010) da eleştirdiği gibi “75 inci” “9 uncu” gibi ilginç ifadeler ortaya çıkabilmektedir. Metinde bununla ilgili tespit ettiğimiz 70’ten fazla örnekten birkaçını aşağıda veriyoruz:

9 uncu  1-1 , 75 inci  2-1 , 76 ncı   3-1 , 77 nci   4-1 , 101 inci  4-5 , 87 nci   5-1 , 98 inci  6-1 , 106 ncı   6-8 , 101 inci  7-1 , 104 üncü  8-1 , 105 inci  9-1 , 106 ncı   10-1 , 81 inci  10-13 , 116 ncı   11-1 , 119 uncu  12-1 , 27’nci  17-2 , 27’nci  17-4.

Türk Dil Kurumunun Yazım Kılavuzuna göre sıra sayılarının rakamla gösterilmesi durumunda ya rakamdan sonra bir nokta konur ya da rakamdan sonra kesme işareti konularak derece gösteren ek yazılır: 15., 56., XX.; 15’inci, 56’ncı, XX’nci vb.

Bununla birlikte aynı Metinde bu şekildeki sıra sayılarından biri, Yazım Kılavuzunda belirtilen kurala uygun olarak iki yerde doğru biçimde yazılmıştır: 27’nci (17-2), 27’nci (17-4).

Anlatım kusurları

Metnin 17’nci Maddesi ile 2709 sayılı Kanuna eklenen geçici 21’inci Maddesinin 3’üncü cümlesinde anlatım kusuru bulunmaktadır: “Meclisin seçim kararı alması halinde, 27’nci Yasama Dönemi milletvekili genel seçimi ve Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır.” Bu cümlenin doğru anlaşılabilmesi için “Meclisin” kelimesinden önce veya sonra “bu maddede belirtilen tarihten önce” ifadesinin eklenmesi gerekirdi. Hatta daha doğrusu şöyle bir cümle kurulabilirdi: “Seçimin bu tarihten önce yapılmasına dair Meclisin karar alması hâlinde, 27’nci Yasama Dönemi milletvekili genel seçimi ve Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır.” Böyle ifade edildiği takdirde seçim tarihi, Meclisin karar alma tarihiyle karıştırılmamış olurdu.

Metnin 17’nci Maddesi ile 2709 sayılı Kanuna eklenen geçici 21’inci Maddesinin (G) harfiyle gösterilen fıkrasında da anlatım kusuru bulunmaktadır: “G) Kanunlar ve diğer mevzuat ile Başbakanlık ve Bakanlar Kuruluna verilen yetkiler, ilgili mevzuatta değişiklik yapılıncaya kadar Cumhurbaşkanı tarafından kullanılır.” Bu fıkradaki hükme bakılırsa, yeni Anayasanın hükümlerine göre seçilmemiş olan mevcut Cumhurbaşkanı, Başbakanlık ve Bakanlar Kuruluna verilen yetkileri kullanabilecektir.

Metnin 15’inci Maddesi ile değiştirilen 2709 sayılı Kanunun 161’inci maddesinin 6’ıncı fıkrasında da anlatım kusuru vardır: “Genel Kurulda kamu idare bütçeleri ile değişiklik önergeleri, üzerinde ayrıca görüşme yapılmaksızın okunur ve oylanır.” Bu cümleye göre hem “kamu idare bütçeleri”nin hem de “değişiklik önergeleri”nin üzerinde ayrıca görüşme yapılmaksızın okunacağı ve oylanacağı anlamı çıkmaktadır. Belki de maddenin doğru biçimi şu şekilde olacaktı: “Genel Kurulda kamu idare bütçeleri ile ilgili değişiklik önergeleri, üzerinde ayrıca görüşme yapılmaksızın okunur ve oylanır.”

8’inci Madde ile değiştirilen 2709 sayılı Kanunun 104’üncü maddesinin 9’uncu fıkrasındaki cümlede kullanılan “atar” fiili, “atmak” eylemini çağrıştırdığından yakışık almamış; bunun yarine “tayin eder” ifadesi daha uygun olurdu: “(Cumhurbaşkanı) Üst kademe kamu yöneticilerini atar, görevlerine son verir ve bunların atanmalarına ilişkin usul ve esasları Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenler.” Bu cümledeki “üst kademe kamu yöneticileri” ifadesinde geçen “üst kademe”nin derecesi ile neyin kast edildiği de belli değil. Madde bu hâliyle geçtiğine göre, Cumhurbaşkanının bu fıkrada ifade edildiği gibi düzenleyeceği bir kararname ile “üst kademe”yi de belirlemesi gerekecek.

Metnin 10’uncu Maddesi ile değiştirilen 2709 sayılı Kanunun 106’ncı maddesinin 2’inci fıkrasının “Yenisi seçilene kadar Cumhurbaşkanı yardımcısı Cumhurbaşkanlığına vekâlet eder ve Cumhurbaşkanına ait yetkileri kullanır.” şeklindeki ikinci cümlesinde de anlatım kusuru vardır. Yeni Anayasaya göre muhtemelen birden fazla Cumhurbaşkanı yardımcısı olacağına göre, hangi yardımcı Cumhurbaşkanlığına vekâlet edecektir? Başka bir deyişle yardımcılardan hangisinin Cumhurbaşkanlığına vekâlet edeceğine kim karar verecek?

Sonuç olarak bir kanun metni daha dil yanlışlarıyla dolu olarak yürürlüğe girmiş oldu. Bu sonuçla birlikte sadece milletvekillerimiz değil, Ülkenin bütün aydınlarıyla birlikte biz dilciler de sınıfta kalmış olduk!

Kaynaklar

ÇAĞBAYIR, Yaşar (2010), "Anayasa değişikliği yasası metnindeki yazım yanlışları", Türk Yurdu, 2010-2 (277, Eylül 2010): 187-188.

KAHYA, Hayrullah (2012), “Anayasanın Yazım ve Noktalama Özellikleri”, Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, C: 5, S: 23, Güz: 298-316.

Resmî Gazete, “Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, 11 Şubat 2017, S: 29976.

TDK, Yazım Kılavuzu (2005), TDK Yay., Ankara, (http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_ content&view=cate gory&id=50) (Erişim tarihi: 05.05.2017).