“Türki Bakış”a Moskova - Ankara Çatışması Darbesi

Mart 2016 - Yıl 105 - Sayı 343



        “TÜRKİ BAKIŞ”A MOSKOVA- ANKARA ÇATIŞMASI DARBESİ

        Rus Avrasyacılarına göre, Türkiye İslam’ı ve Türkçülüğü ideolojik silah olarak kullanıyor. Avrasyacı ideologlardan Alem Grekov, “Rusya, Türkiye ile ilişkileri bozulunca ancak Türkiye’nin Bizans entrikalarını reddetmeye başladı.” diye yazıyor.

        Tanınmış Avrasya ideoloğu Aleksandr Dugin’in çıkardığı “Yevraziya” web dergisinde yayımlanan makalesinde Grekov, Pantürkizm’i düşman bir politikanın “yumuşak gücü” olarak anlamak gerektiğini vurguluyor.  “Rusya Türkiye için her zaman düşman ve jeopolitik rakip idi. Şu andaki işbirliği ise ekonomik menfaatler göz önünde tutularak gerçekleştirildi. Ancak daha kötüsü Türkiye bu işbirliğini, “yumuşak gücü”yle yani zararlı Pantürkizm ideolojisi ile istismar etti.” (evrazia.org/article/2803).

        Moskova da böyle görmüş olmalı ki, Ankara’ya karşı alınan ekonomik ve sosyal yaptırımlara kültürel yaptırımlar da eklendi. Rus üniversitelerindeki Türkçe öğrenme merkezleri kapatıldı, Kazan’daki Yunus Emre Enstitüsü şubesinin faaliyetlerine son verildi. Bilhassa son birkaç yılda bu şube, Türkiye’den onlarca öğretim üyesini davet etmiş ve değişik toplantılar düzenlemişti. TÜRKSOY ise Rusya Federasyonu’ndaki Türk asıllı cumhuriyetleri gözlemci üye olarak kabul edilmişti. Onların da TÜRKSOY ile ilişkilerine son verildi. Aynı şekilde Rus ve Türk üniversiteleri arasında imzalanan protokol veya antlaşmalar çerçevesinde öğrenci ve öğretim üyesi değişimleri sonlandırıldı. Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin hemen her alanda artmasından cesaret alanlar Avrasya konsepti çerçevesinde Türkilerin birliği konusunu da gündeme getirmeye başlamışlardı.

        “Türki Bakış” (Türk Vizyon) Adlı Aylık Gazete Kazan’da Yayımlanmaya Başladı

        Bu başlığı okuyanlar şaşırmıştır. Nasıl oluyor da Türkiye ile Rusya arasında ciddi bir siyasi kriz patlak verdiğinde Rusya’da böyle başlıklı bir gazete çıkıyor diye soranlar olabilir.

        Gazete Тюрский бзгляд (Türki Bakış), başlığın arka planında altında Türk Vizyon adı gözüküyor ve Rusça olarak çıkıyor. Gazetenin baş redaktörü “Azatlık (Özgürlük)” Tatar Gençleri Birliğinin Başkanı Nail Nebiullin. 5 bin nüsha basılan gazetenin masrafını bu teşkilat karşılamış.

        Kasım 2015 tarihli ilk sayısında gazetenin adının yanında slogan olarak Tatarların devrim döneminden tanıdığı Ayaz İshaki’nin “Okuyun ve Düşünün!” sloganı kullanılmış. Adın etrafı ise 32 değişik Türki devlet ve topluluğunun bayrağı ile çevrelenmiş.

        Gazetenin ilk sayısının 1. sayfasında Nail Nebiullin’in “Birlik için aydınlanma” adlı başyazısı ve “Kazak tebriki” adlı kutlama yazısı yer almış. İkinci sayfada “İshaki ile ilgili düşünceler” adlı bir makale var. Türkiye’nin ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk ve Yusuf Akçura’dan kısaca bahisler var. Üçüncü sayfada “Türkçülük ideoloğu Nihal Atsız” ve gazetenin bilimsel-sosyal şurasının başkanı, Tarihçi Rafael Muhammetdinov’un ilk sayı ile ilgili yazısı ile “Çuvaş dilinin 10 ilginç faktörü” adlı bir inceleme bulunuyor.

        Ayrıca “Tatar aydınlarının Türkiye’ye katkıları” adlı bir makale eklenmiş. 4. sayfada baş redaktörün “Kaç tane Türki ulusu tanıyorsunuz?” başlıklı yazısı ilginç. Beşinci sayfada Türki diller arasında mukayese yapılan bir deneme yerleştirilmiş: Anne, ay, süt, göz, akşam ve düşman sözcüklerinin değişik Türki dillerdeki karşılıkları verilmiş. Aynı sayfada “Türk Devletinde Hâkimiyet” adlı Sadri Maksudi Arsal’ın bir yazısı yerleştirilmiş.

        6. ve 7. sayfalarda ise Kazan’da Şihabetdin Mercani Tarih Enstitüsü öğretim üyesi ve Türkçülük ideoloğu Rafael Muhammetdinov’un, aslında bu gazetenin maksadını açıkladığı “Türki Dünyası ve Dünya Görüşü (veya XXI Yüzyıl Türkçülük Manifestosu)” adlı felsefi makalesi yer alıyor. Türkçeye çevrilse hayli okuyucusu olurdu. 

        Sekizinci sayfa şiirlere ayrılmış; birkaç Tatarca şiire de rastlıyoruz. Dokuzuncu sayfada ise Sibirya’da yaşayan küçük bir Türki topluluk olan Tofalar hakkında bir makale görüyoruz. Onuncu sayfada “Türklerin Güreş Sanatı” ve yeni bir caminin açılışı hakkındaki yazılara ek olarak “Türki Bakış” gazetesinin bilimsel-sosyal şurası üyelerinin sıralandığı bir bölüm yer alıyor. 

        Gençler tarafından çıkarılan bu Pantürkist gazeteyi kimler desteklemiş acaba? İşte cevabı:

        1. Şura Başkanı: Muhametdinov Rafael Fardieviç: Tarihçi, tarih bilimleri adayı, Türki Halklar Genel Kurulu Koordinasyon Şurası üyesi (Tataristan).

        2. Sultanmurat Ermentay: Türki Halklar Genel Kurulu Başkanı, akademisyen, siyaset bilimcisi, ekonomist (Kazakistan).

        3. Aliev Kamil Mogamedsalihoviç: Etnopolitolog, tarihçi, “Yoldaş” gazetesi baş redaktörü (Kumukça), felsefe ve tarih doktoru (Dağıstan).

        4. Nadir Devlet: Marmara Üniversitesinden emekli profesör, siyaset bilimcisi, Tataristan Bilimler Akademisi yabancı üyesi (İstanbul, Türkiye).

        5. Burganov Agdas Husainoviç: Profesör, tarih doktoru, Tataristan Bilimler Akademisi üyesi (Moskova).

        6. Gilyazov İskander Ayazoviç: Tarih doktoru, Tataristan Bilimler Akademisi üyesi, aynı akademinin Tatar Ansiklopedisi Enstitüsü Başkanı, Kazan (İdil boyu) Federal Üniversitesi Uluslararası İlişkiler, Tarih ve Şarkiyat Enstitüsü Tataroloji ve Türkoloji Kürsüsü Başkanı (Kazan, Tataristan).

        7. Askar Kumıran: KazBusinessMedia Sosyal vakfı başkanı ve turk-media.info kurucusu (Kazakistan).

        Gazetenin 11. sayfasında “Türki Bayrağı” başlığı altında Saha (Yakut) cumhuriyeti bayrağı, “Kırgızistan arması”, “Çuvaş tarihi için önemli gün” ve “Kurt: bütün Türkilerin sembolü” adlı açıklayıcı yazılar konulmuş.

        Son 12. sayfada ise “Türki Ruhtaki Otomobil” başlıklı yazıda Nissan Kaşkay (bir Türk boyunun adı) anlatılıyor. “Türki Mutfağında” ise Karaçay yemeği Turşa’nın hazırlanışı anlatılmış. “Tatarlar ve Tataristan Hakkında İlginç Bilgiler” başlığı yazısında ise değişik örnekler verilmiş. “Türki internet kaynakları” iyi niyetli fakat oldukça zayıf bir sayfa olmuş.

        Kısacası Türk Dünyası ile ilgilenenler için ilginç bir yayın ile karşılaşmış oluyoruz. 

        Rusça olmasının nedeni ise oldukça pratik bir sebebe dayanıyor: Çünkü Rusya Federasyonunda yaşayan bütün azınlık gençleri kendi ana dillerinden ziyade Rusça eğitim alıyorlar ve gündelik hayatlarında da bu dili kullanıyorlar. Gerçek şu ki, anadil mutfak dili olmuş. Kendi anadillerinde istediklerini ifade edemiyorlar. Türkçülüğü Rusça yaşatmak mümkün mü, sorusuna gelirsek, o coğrafyada belki de mümkün. Nasıl camilerde imamlar Rusça vaaz veriyor ve Müslümanlara hitap ediyorsa, değişik Türkiler arasındaki ilişkilerin de Rusça yürütülmesi gayet mümkün olacaktır. Yahudiler kendi devletlerini kurmadan önce her Yahudi bulunduğu ülkenin dilini kullanıyordu. 

        Ancak başta da bahsettiğimiz üzere gazete şanssız bir zamanda yayın hayatına başladı. 24 Kasım’dan sonra FSB, baş redaktörü sorguya çekmiş. “Nasıl oluyor da siz düşman Türklerin bakışlarını yayıyorsunuz?” demişler. Ancak gazete yönetimi yılmadı, ikinci sayısını da çıkardı. Bu sayıda ise 2016 yılını Sadri Maksudi yılı ilan etti.

        Daha aramız bozulmadan önce Kazan’daki İstanbul caddesine bir heykel konulması konusu gündeme gelmişti. Kazan’daki Başkonsolosumuz Turhan Dilmaç Beyefendi bana danışınca, bir zamanlar Ufa’da İç-Rusya ve Sibirya Müslüman Türk-Tatarları Millet Meclisi reisi olan Sadri Maksudi (Arsal)’nin heykeli yakışır demiştim. O da bu heykeli yaptıracak İBB’ni ikna etmişti. Hatta açılışı Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan yapacaktı. Ama olmadı. Ancak gençler bu gelişmelerden haberdar olmuşlar ki, 2016 yılını Sadri Maksudi’ye ithaf ettiler.

        Tabii bu gazetenin fazla destekçisi yok, satış durumunu da bilmiyoruz. Ayrıca gerek Tatar gerekse Rus yönetiminin bir takım engeller getirmesi de kuvvetle muhtemel. Fakat ne olursa olsun Kazan’daki Azatlık Gençlik Hareketi ve Rafael Muhammetdinov büyük bir tarihi olay gerçekleştirmiş oldular. Rusya’nın neredeyse hassas karnında Türk Birliği konusunu işleyen bir yayını hayata geçirdiler. Ümit edelim ki gazete yaşamını sürdürsün. Çünkü artık bizlerin Rusya’ya, onların buraya gelme şansı neredeyse sıfırlandı.