Atsız Üzerine Araştırmalar

Ocak 2016 - Yıl 105 - Sayı 341



        ATSIZ ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR

        Aralık 2015, büyük Türkçü Atsız’ı sonsuzluk âlemine uğurlayışımızın 40. yıl dönümü. O, büyük sıkıntı ve zorluklarla, fakat büyük bir inanç gücü ile geçen 70 yıllık hayatını, 11 Aralık 1975’te yitirmişti. Aradan kırk yıl geçmiş olmasını kabul edebilmek zor. Ama hayat ve zaman insan algılarının dışında, kendi bildiğinden şaşmıyor. O büyük insanın unutulmuşluğa bırakılmış gibi olduğunu düşüncesinin doğru olmadığını, 2015’te yayımlanan iki değerli araştırma bize hatırlatıyor. Bir de onlara 2013 tarihli başka bir araştırmayı eklersek, geçen süre içinde Atsız’ın daima gönüllerde ve hatırlarda olduğunu hemen anlarız.

        Biz de büyük Atsız’ın uçmağa varışının bu 40. yılında, yayımlanan bu eselerden söz ederek, onu bir kez daha anmaya vesile olmak istedik. Şimdi o çalışmaları bilginize sunacağız.

        *

        Atsız, Hayatı – Görüşleri – Eserleri, Altan Deliorman, Ankara: Beri-kan Yayınevi, 2013. 265 s. [978-975-267-720-3]

        Bu kitabın üzücü bir yayınlanış öyküsü var. Türk Dil Kurumu’nun isteği üzerine Türk Diline Hizmet Edenler Dizisi’nde yayımlanmak üzere hazırlanmış. Fakat, uzun süre yayımlanmadığı için geri çekilerek, özel bir yayınevince yayımlanması yoluna gidilmiştir. Yazık ki, Deliorman eserini yayımlanmış olarak görememiştir.

        Adından da kolaylıkla anlaşılabildiği gibi, bu kitap Hüseyin Nihal Atsız’ın hayatını anlatan, görüşlerini ortaya koyan ve eserleri hakkında değerli bilgiler sunan bir çalışmadır. Ayrıca eserde, Atsız’a, ailesine ve dostlarına ait bazı belge ve fotoğraflar da yer almaktadır. Eser, Deliorman’ın Tanıdığım Atsız adlı değerli eserini tamamlar niteliktedir. Atsız’ı en iyi tanıtanlardan biri olan rahmetli Altan Deliorman’ın bu kitabı incelenmeye ve okunmaya değerdir.

        *

        Son Türkçü Atsız, Hayri Yıldırım, İstanbul: Yayıncılık, 2013. 632 s. [ISBN 978-605-5224- 38-7]

        Adından da anlaşılacağı üzere, bu eser Atsız’ı hayatı ve eserleri ile tanıtmayı erekleyen bir çalışmadır. Atsız’ın hayatı üzerinde bilinen ve bilinmeyen birçok bilgiyi bir araya getirmiştir. Birçok özgün bilgiler içeren kitap Atsız’ın hayatı, kişiliği, tarih ve düşünce eserleri, makaleleri, roman, hikâye ve şiirleri, Türk tarihine bakışı, Türk Tarihi Kongresi ile sürtüşmesi, 1940’lı yılları (Reha Oğuz Türkkan’la tartışmaları, Başbakan Saracoğlu Şükrü’ye açık mektupları, Sabahattin Ali dâvası, Irkçılık-Turancılık dâvası, Kürtçülerle olan dâvası ve hayatı boyunca ilgilendiği veya ilgilendirildiği başka olaylar, vb. üzerine bilgiler sunulmaktadır.

        *

        Her Devrin Menkubu: Atsız, Kağan Bahadır Küçükalcan, İstanbul: Aygan Yayıncılık, 2015. 538 s.  [ISBN 978-605-84961-7-0]

        28 bölümden oluşan bu kitap, Atsız’ın yayımladığı ve yazdığı dergilerde çıkmış bütün makalelerin özetleyen, ayrıca bu makalelerin toplu listesini veren ve şiirlerinden bölümler sunan dev bir çalışmadır. Eserin 1. bölümü Atsız’ın hayatı anlatılır. Daha sonra Atsız Mecmua, Orhun, Çınaraltı, Orkun dergileri ile başka Türkçü yayın organlarında yayımlanmış yazılarının kısa özetlerini verilir. Ayrıca, Çanakkale’ye Yürüyüş, Irkçılık-Turancılık Davası Kürtçülük Dâvası gibi Atsız’ın hayatında önemli rol oynayan olaylardan söz edilir. Son olarak makalelerinin toplu bir listesi sunulur. Bu kitaptaki özel bir ayrıntı da Atsız ile Reha Oğuz Türkan arasındaki bir görüşmenin, uzun süre internette dolaşan bir ses bandının indirilip yazılaştırılması, kitabın eki olarak verilmesidir. Bu banttan, Atsız’ın bir hafta süreyle konulduğu “mezarlık” adlı yer altı hücresine Türkkan’ın da sorgusu bittikten sonra iki gün konulduğu belirtilmekte, ayrıca ünlü Sansaryan Hanı hakkında da bilgi verilmektedir.

        Bütünü ile yararlı bir araştırmayı sunan bu kitap, yayıncılık tekniği açısından bazı önemli eksiklerle yayımlanmıştır: Eserin başında bir “İçindekiler Tablosu” verilmemiştir. Bölümlere ilişkin dipnotlarına ait numaralar küçük dipnotu rakamları ile değil, metnin dizildiği puntolarla verilmiştir. Bu yüzden dikkat edilmedikçe onlara anlam vermek zorlaşmaktadır. Ayrıca bu numaraların işaret ettiği dipnotları onların yer aldığı sayfanın altında veya bölümün sonunda değil, kitabın sonundaki 496-531’nci sayfalarda, bölümlerin tekrarlanan başlıkları altında, topluca verilmektedir. Dipnotlarının yer aldığı bu kesimin tepesinde de “Kısaltmalar” başlığı bulunmaktadır. Bunlar dipnotlarına ulaşımı ve onlardan yararlanmayı zorlaştırmaktadırlar. Anlaşılan o ki, yeni kurulduğu sanılan yayınevinin bir “editörlük” görevlisi veya ekibi yoktur ve büyük emeklerle hazırlanmış olan çalışma, bu eksikliğe kurban edilmiştir. Buradaki kusur, yazardan çok yayınevine aittir ve kitabın değerini azaltmaktadır. Dileğimiz, eğer eserin yeni bir baskısı yapılırsa bu önemli eksiklik ve aksaklığın giderilmesidir.

        *

        Hüseyin Nihal Atsız: Harşitin Hırçın Sesi, Talat Ülker, İstanbul: Bilgeoğuz, 2015. 373 s. [ISBN 978-605-9960-41-0]

        Kitabın adındaki “Harşit,” Atsız’ın memleketi Midi köyünden geçen aynı adlı bir çayın adıdır. Yazara göre Atsız, Gümüşhane’nin, “Coştu mu Harşit gibi hırçın, ekmeğini taştan çıkaran cetleri kadar yiğit ve çalışkan, dünyayı yeniden kurmaya kalkışacak kadar inançlı ve dürüst bir kalem ustasıdır.”

        Eserin ilk bölümleri; Atsız’ın Hayatı ve Mücadelesi, Eserleri, Ailesi ve Soyadı, Eğitim ve Memuriyet Yılları, Yargılanmaları ve Mahkûmiyetleri, İlgili Eserler ve Arkasından Söylenenler ve Mücadelesi ana başlıklı bölümlerde veriliyor. Bunları, Atsız’ın Dergileri, Nüktedanlığı, Dünya Görüşü, İslâm Karşıtlığı İddiası, Fikir Dünyasında Gezinti, Tarih Bilimine Katkıları başlıklı bölümler geliyor. Bu ana başlıkların her biri altındaki, onlarla ilgili olan alt başlıkların öngördüğü bilgiler sunuluyor. “Tarihi Romanlaştıran Adam” başlığı altında, Dalkavuklar Gecesi, Z vitamini, Bozkurtlar, Deli Kurt, Ruh Adam adlı romanlarını, Her romanın Özeti, Tertibi, Tezi, Bakış açısı, Zaman, Mekân ve Değerlendirme alt başlıkları altında çözümlüyor. Ardından, “Kavgaların Gölgesi Atında Kalan Şair” ana başlığı altında Atsız’ın şiir temalarını Ülkü, Aşk, Yalnızlık ve Ölüm şiirleri olarak irdeliyor ve şiirlerinden örnekler veriyor. Kitap bir “Son Söz” ile tamamlanıyor. Bütün bu ana ve alt başlıkları, uzun “İçindekiler” tablosunda bulabiliyoruz. Kısaca söylemek gerekirse, Talat Ülker mükemmel bir araştırma ortaya koymuştur.

        Çalışmanın bize göre tek eksiği kitap içindeki dipnotlarını eserin sonunda “kaynakça” durumuna da getirmemiş olmasıdır.  

        Eserin Atsız’ın uçmağa varış yıldönümü günlerinde yayımlanmış olması da kuşkusuz, anlamlı bir rastlantıdır.

        Bu yazıda tanıtmağa çalıştığımız bütün kitapların yazarlarına teşekkür borçluyuz. Yazarlarımıza sağlıklar, Atsız’a rahmetler dileriz.