“Logos”tan “Ratio”Ya Batı Düşüncesindeki Akıl Üzerine Birkaç Söz

Nisan 2015 - Yıl 104 - Sayı 332



        Alfred Weber, Felsefe Tarihi isimli eserinde Antik Yunan’da felsefenin çok tanrılı geleneksel yapısına ilk ve kuvvetli itiraz sahibi olarak Ksenophanes’i gösterir ve şöyle der: “Ulusal mitolojinin amansız düşmanı olan Ksenophanes, mitoloji karşısında, politeizme ve onun görüşlerinin boşluğuna karşı güçlü seslerini yükselten İbranî peygamberlerinkine benzer bir rol oynamaktadır. Sözleriyle ve yazılarıyla, ona göre panteizmle aynı şey olan felsefi monoteizmin gerçek yaratıcısıdır. Bazı parçaları bize kadar gelmiş hicivlerinde, tanrısal varlığı sonsuz çoğaltan, ona insan biçimini (antropomorfizm) ve insan tutkularını (antropopatizm) veren insanların hatasıyla, alayla dolu bir belâgatle mücadele etmektedir. Bir Tanrı vardır diye bağırıyor; ne bedence ne zekâca Homeros’un tanrılarıyla veya insanlarla mukayese edilemeyecek bir tek ve yüksek Tanrı vardır. Bu Tanrı bütün gözdür, bütün kulaktır, bütün zihindir. Değişmez ve hareketsizdir; iradelerini yaptırmak için sağa sola gitmeye ihtiyacı yoktur; yalnız düşüncesiyle her şeyi zahmetsizce idare eder. Gerçi ölümlüler, Homeros ve Hesoidos’un sözü üzerine, tanrıların kendileri gibi doğduklarını, kendileri gibi duyguya, sese ve bedene sahip olduklarını sanırlar ve insanlar arasında ayıp ve rezalet sayılan her şeyi onlara yüklerler; hırsızlık, iffetsizlik, yalan.”

        
Akıl (logos), Aydınlanma dönemine kadar deneyden (tecrübeden) önce ve ondan bağımsız, bilgi edinmenin yegâne aracı olarak kullanılıyordu. Bu nedenle Aydınlanma öncesinde akılcılık/rasyonalizm metafizikle; yani idealizmle aynı anlama geliyordu. Antik dönemin geleceği tohumlayan tüm filozoflarının, aklı bu hâliyle kullandıkların görürüz. Yaptıkları felsefe, kaçınılmaz olarak metafizikti ve bu felsefe -birkaç istisnayı görmezden gelirsek- hemen hepsinde bir Tanrı’nın varlığını, gerekli kılıyordu. Parmenides de Sokrat da Platon da Aristo da böyledir. Tanrı’nın içkin bir varlık ya da “sanatkâr bir yaratıcı” olması sonucu değiştirmez. Bir Tanrı gereklidir ve vardır. Bu fikri onlara akılları söylüyordu; yani logos olan akıl.