Hasan Oraltay

Mayıs 2010 - Yıl 99 - Sayı 273



                    Doğu Türkistan Kazaklarından ,Çin sınırları içinde kalmış olan Tarbağatay’ın Emil bölgesinde  1930 yılında dünyaya gelen Hasan Oraltay’ın bir fani için oldukça  maceralı ve değişik ortamlarda önce sıkıntılı,   vatanının esaret altında kalmasından  dolayı duyduğu  elem ve üzüntüyü her daim içinde taşımakla birlikte daha sonraları rahat ,mücadeleli ve  verimli geçen ömrü  14.4.2010’da  Almanya’nın Münih şehrinde   sabah saatlerinde nihayete ermiştir. Sağlığının uzun süredir düzenli olmamasına rağmen  Almanya,Türkiye ve Kazakistan arasında seyahat ,  çeşitli toplantı ve etkinliklere katılmaya devam etmekte idi.  

         

                    Namık Kemal’in Türkistan-ı Sagir(Küçük Türkistan) olarak nitelendirdiği  Türkiye,  Osmanlı ve  cumhuriyet  döneminde geniş bir coğrafya üzerinde dağılmış bulunan Türk milletinin değişik uruglarının  siyasi kıblesi olmuş, buralardaki  aydınların ,siyasi önderlerin ilim aldıkları ve müşaverede bulundukları ,çaresiz kaldıklarında ise ikinci vatan olarak sığındıkları bir yuva olmuştur.Önce Sovyetler,daha sonra kızıl Çin yönetimlerinin baskı ve tasfiyelerinden kaçarak  Türkiye’ye gelen , mücadelelerini zaman zaman olumsuz şartlara rağmen sürdüren siyasi önderlerin ikinci neslinden ve mücadele çizgisini değiştirmeden sürdüren son isimlerden biridir.

         

                    Babası Alibeg Hakim ,annesi Hanımşa hanımdır.Ailesi onun doğumu sırasında  Tanrı Dağları’nın  yamaçlarındaki Manas nehrinin batısına düşen  Kızılözen nehrinin batı kesiminde ikamet etmekte idi.Buraları tarihi Türk ata yurdudur.Babası Alibeg Hakim  gençlik döneminden itibaren  milli meselelere ilgi duyması sebebiyle  zaman zaman hapsedilmiştir.Oraltay , çocukluk yaşlarından itibaren bu mücadeleyi yakından takip etmiş , kişileri tanımıştır.

         

                    Babası  Doğu Türkistan’da dönem dönem ortaya çıkan bağımsızlık hareketlerine katılmış,milli ayaklanma önderlerine  yardımcı olmuştur.Alihan  Töre’nin hareketine destek olmuştur.1945 yılında kurulan Şarki Türkistan Cumhuriyeti yönetimi tarafından  Manas’a kaymakam tayin edilmiştir.Bağımsızlık dönemi fazla uzun sürmemiş,Kazakların bir kolu 23.1.21949 tarihinde güneye doğru göç etmeye başladığında liderlik yapmştır.Kışın sert geçtiği bölge ve Gobi Çölü geçilerek Himalaya Dağları’nda bulunan Gas Göl’e Şubat  1950’de geldiler.Yüksek dağlarda olumsuz şartlarda  yapılan yolculukta kafile büyük  kayıplar veriymiş ,açlık tehlikesiyle karşı karşıya kalmışlardı.Toplu avcılıkla  yabani at kulanları avladılar.Oraltay bazı kardeşlerini bu yolculuk sırasında kaybetti.1951 yılı Kasım’ında Keşmir’e ulaştılar.Türkiye’ye kabul edilmelerine kadar burada barındılar.1954’de Nusaybin üzerinden Türkiye’ye gelerek bir süre  Tuzla  misafirhanesinde kaldılar.Türkiye’ye kabul edilmelerinden dolayı babası ve Hamza Uçar ile birlikte Ankara’da Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ı ziyaret ettiler.Daha sonra Salihli’de iskan edildiler. Oraltay,ailenin geçimine yardımcı olmak için bir süre tarım işçiliği yaptı. Kazaklar,kısa sürede çevreye uyum göstererek ekonomik durumlarını düzelttiler.Salihli’de ziyaretlerine gelen gazeteci Godfrey Lıas onlarla yaptıkları görüşmeyi daha sonra Büyük Kazak Göçü adıyla kitap olarak neşretmiştir. [i]

         

         

                    Salihli Türkistanlılar Kültür ve Dayanışma Derneği’ni kurdular,[2]milli meselelerini tanıtmak gayesiyle dergi ve kitap neşrettiler.Oraltay,bu faaliyetlerde öncü rolü üstlendi.Hürriyet Uğrunda Doğu Türkistan Kazak Türkleri isimli ilk eserinde  vatanında meydana gelen siyasi olayları  ve göç hadisesini işlemiştir.[3] Eser Türkiye’de ve dışarıda olumlu karşılanmış , tanınmış kalemler tanıtım yazıları neşretmişlerdir. Oraltay,1962 yılında  sahipliği altında İzmir’in tanınmış Türkçü isimleri  Burkay Kaynak’ın sorumlu ,Ruhi Cebeci’nin idare müdürlüğünü yaptığı Büyük Türkeli’yi aylık  milliyetçi bir fikir dergisi olarak 10 sayı halinde neşretmiştir.Büyük Türkeli’nde dönemin bütün Türkçü kalemlerinin yazıları bulunmaktadır.Süreli yayın neşretme faaliyetini Komünizmle Savaş isimli  aylık gazeteyi 1965’te sekiz sayı çıkararak devam ettirmiştir.Gazete aylık dergi halinde  14 üncü sayıya kadar yayınını sürdürmüştür.Salihli Türkistanlılar Kültür ve Yardımlaşma Derneği  onun yolundan giderek Mayıs 1968 ‘den itibaren Türkeli dergisini  İzmir’de  12 sayı halinde neşretmiştir.Bu dernek Aydın’da bulunan Türk yayın Derneği ile müştereken 1972 yılında  Milli Şiirler Antolojisi isimli bir kitap neşretmiştir.

         

                    Kazakların tanınmış şairi Mağcan Cumabayoğlu’nun tanıttığı risalesi alanında Türkiye’deki ilk çalışma olarak bilinmektedir. [4]

         

                    Oraltay, hayatını kazanmak için İzmir’de bulunan Nato karargahında çalışmaya başlamıştır. 1961 Anayasası’nın getirdiği fikir özgürlüğünü perde olarak kullanan kesif bir komünizm propagandasının kendisini göstermesi üzerine İzmir merkezli olarak kurulan Komünizmle  Mücadele Derneği’nin  çalışmalarına iştirak etmiştir.

         

                    Salihli’deki evleri Turan Palas adı ile anılmaya başlamış,her kesimden Türkiye ve dışarıdan gelen misafirleri ağırlamışlardır.Ziyaretçilerinden Zeki Velidi Togan   memleketinden alışkın  olduğu kımız kürünü devam ettirmiştir.

         

                    1966 yılında Zeki Velidi ,Oraltay’ı Münih’te faaliyette bulunan  Hürriyet Radyosu’nun başında bulunan Amerikalı Robert Kelly’e bir mektup yazarak  takdim etmiş ,görev talebinin kabul edilmesi üzerine Almanya’ya yerleşmiştir.Almanya’da II.Dünya Savaşı sırasında  esir düşen ,Türkistan Lejyonu’nda görev alanlar tarafından kurulan ve savaştan sonra varlığını bir müddet devam ettiren Kazak mühendis  Kares Kanatbay’ın Türkeli Komitesi’ni  genç bir ekibe teslim etmesine  öncülük yapmıştır.Komite Sovyetlerin dağılmasına kadar  faaliyetini sürdürmüştür.

         

                    Türkistanlılar arasında birliği tesis etmek gayesiyle 1969 yılında Almanya’da yapılan görüşmelere katılmış,Prof. Dr. Tahir Çağatay, Kares Kanatbay  , Murat Taşmurat ile birlikte hazırladıkları  metni bizzat yazmış ve   bir deklarasyon  halinde kamuoyuna açıklanmıştır.

         

                    Oraltay,1988 yılında Hürriyet Radyosu’nun Kazak bölümünün başına getirilmiş ve ekonomik sebeplerle   radyonun merkezinin 1995 yılında Prag’a taşınmasına  kadar görevini sürdürmüştür.

         

                    Oraltay’ın Almanya’da bulunması milli meselelerle araştırmalarının bilgi ve belge açısından zenginleşmesine vesile  olmuştur. Görev yaptığı kurumun bütün Sovyet neşriyatını takip etmesi , Demirperde gerisindeki olayları izlemesini kolaylaştırmıştır.II.Dünya Savaşı döneminde Almanya’daki Milli Türkistan Komitesi’nce 1943 yılında Berlin’de neşredilen Abılay Destanı’nın elde kalan bir nüshasına dayanarak yeni basımını yapmıştır.[5]  Yine Sovyet kaynaklarından istifade ederek  ‘Alaş  Türkistan Türklerinin Milli İstiklal Parolası’ eserini neşretmiştir.[6] Oraltay’ın sağlığında en hassas olduğu konuların başında babasının hukukunun korunması ve Doğu Türkistan’ın bağımsızlık mücadelesindeki  hatalı  siyasi davranışlarla  mücadele gelmiştir.Bu konularda oldukça keskin davranmış ve gerektiğinde geçmişte birlikte hareket ettiği kişilerle yollarını ayırabilmiştir.[7]

         

                    Göçten Sonra isimli eserini  müstear imza ile neşretmiştir.1983 , 1984 ve 1985-1986 yıllarında  İzmir ve İstanbul’da Türkeli Komitesi’nin organı olarak Türkeli isimli makaleler derlemesi olan   üç  kitap onun önderliğinde çıkarılmıştır.Bunlardan sonuncusu 1985 yılında vefat eden babası Alibeg Hakim’e hasredilmiştir.

         

                    1986 yılında Kazakistan’da komünist idare gençlere karşı şiddet kullanmış ve ölümle sonuçlanan ülkede çok derin izlen bırakan ve Jeltoksan  hareketiyle ilgili olarak bir risale neşretmiştir.[8]

         

                    1984 yılında eşi ile birlikte davet üzerine Pekin üzerinden ata toprağı Doğu Türkistan’ı ziyaret etmiştir.Bu seyahatinde hayatta bulunan akrabalarıyla yeniden görüşmek imkanı bulmuştur.1988’de ata yurdunu ikinci defa ziyaret etmiştir.[9]Memleketine son  yolculuğu 1992 yılında yapmıştır.

         

                    1990 yılında Sovyetlerin dağılmasından sonra Kazakistan’ın bağımsızlığını kazanmasıyla Oraltay’a yeni bir kapı açılmıştır.Burada bulunan dostlarını, akrabalarını ziyaret ve çeşitli vesilelerle yılda birkaç defa Kazakistan’a gitmiştir.Burada bulunan Türkçülük fikrine yakın duran bilim ve fikir adamlarıyla münasebetlerini geliştirmiştir.Onun yakın dostlarından  ve geçtiğimiz yıllarda trafik kazasında hayatını kaybeden Batırhan Derimbet [10]Mustafa Çokayoğlu Vakfı’nı kurmuş,onun 1929-1939 yılları arasında Berlin’de neşrettiği Yaş Türkistan’ın  devamı olan  Cas Türkistan dergisini  uzun süre çıkarmıştır.Derimbet’e bu çalışmalarında maddi ve manevi destek sağlamıştır.

         

                    Hatıralarını 1999 yılında  İstanbul’da Elimay-lap Ötken Ömir(Ah Vatanım Diye Geçen Ömür) adıyla  neşretmiştir.Kazak Türkçesi ve Kiril alfabesiyle basılan  bol resim ihtiva eden  hatıraları Kazak münevverlerine yöneliktir.Çok ilgi gören eserin   Kazakistan’da iki baskısı  daha yapılmıştır.Hatıralarında  babasını merkezde tutmakla   birlikte ,görüp geçirdikleri,yaptıklarını işlemiştir.Hatıralar  hadiselerin tespit edilmesi bakımından son derece önemlidir.Eser  ,tanıdığı ve dost olduğu siyaset ve fikir adamları,Abdülkadir İnan,A.Z.V. Togan,H.Nihal Atsız ,Alparslan Türkeş,Mehmet Eröz,Kemal Fedai Coşkuner,Orhan Türkdoğan,Turan Yazgan ,Kemal Kaçar ile ilgili hatıra ve gözlemlerini ihtiva etmektedir.

         

                    Dostlarına  karşı daima vefalı olmuştur.Türkistan Lejyonu’ndan Türkiye’ye savrulan Kazak hemşehrisi Mecit Ayappek’in verdiği şiirleri yıllar sonra Kazakistan’da bastırmış ömrünü vatanından uzaklarda tamamlayan dostunun sesinin doğduğu topraklarda yankılanmasına vesile olmuştur.

         

                    Kazakistan’da Uluslararası Alaş Ödülü,basının en önemli ödüllerinden biri olan Altın Samuruk(2007) gibi ödüller yanında çeşitli üniversiteler tarafından fahri profesörlükler tevdi edilmiştir.

         

                    Oraltay’ın son yıllarda en büyük emeli babası Alibeg Hakim’in doğumunun 100 yılının büyük etkinliklerle kutlanmasını gerçekleştirmekti.Bu arzusunu sıkı takipçiliği ile gerçekleştirmiştir.Bu konuda bir kitap hazırlamak için Türkiye’deki dostlarından babası ile ilgili yazılar toplamış,Kazakistan’da ise resmi seviyede 2008 yılında bir toplantı düzenlenmiştir.Bu toplantıda Kazak bilim adamlarının yaptıkları konuşmalar kitap haline getirilmiştir.[11]           Yakınları, Türkiye’den toplanan yazıların kitaplaştırılması çalışmalarını sürdürmektedirler.Özelde Kazak toplumunun genelde Türk milletinin hürriyet içinde varlığını sürdürmesi yolunda bir ömür boyu emek sarfeden,samimi bir Türkçü olan  Oraltay son demlerine kadar heyecanını yitirmemiştir.Üç kız iki erkek çocuk ve torunları bulunan Oraltay,16.5.2010 günü Salihli’de toprağa verilmiştir.Onun bıraktığı yerden mücadele bayrağının dik tutulacağını ümit ederiz.

         

         

        1968 Münih (Soldan) Buğra Atsız, Devlet Tağı-berdi (Kazak), Talat Koçyiğit,H.N. Atsız, Hasan Oraltay,(önde) Canıbek Oraltay

         

        

         

        1990 Kemalpaşa Alaş Kımız Çiftliği (Soldan) Ziya Uğur, Ömer Özcan, Hasan Oraltay, Musa Demirci


        


        

        [i] Lıas’ın kitabı ‘Kazak Exodus’ adı ile 1956’da  Londra’da  ,1959’da Newyork’ta basılmıştır.Kitap aynı yıllarda küçük bir risale halinde Nebioğlu Yayınevi tarafından Tükrkçeye çevrilerek neşredilmiştir.Eser sonraki yıllarda İsmet Tümtürk tarafından Mehmet Çağrı müstearı ile yeniden çevrilerek basılmıştır:Göç,İstanbul 1977,Boğaziçi Yayınları.Tümtürk,esere  önsöz ve son söz yazmıştır.Önsözde ,Lıas’ın Kazakların mücadelesini diğer Türk boylarının mücadelesinden ayrı ele almasına getirdiği eleştiriye Oraltay’ın tilmizlerinden Muhabay Engin verdiği cevapta  onu tarafsızlığına gölge düşürmekle suçlamıştır:Türkistan Davası ve Göç  Üzerine,Bizim Anadolu,7-8 Ağustos 1973


        

        [2] Salihli Türkistanlılar Kültür ve Yardımlaşma Derneği Faaliyet Programı, İzmir 1963


        

        [3] Hürriyet Uğrunda Doğu Türkistan Kazak Türkleri,İzmir 1961.Bu eserin ikinci baskısı  Kazak Türkleri adıyla  1976’da İstanbul ’da yapılmıştır.


        

        [4] Büyük Türkçü Mağcan Cumabayoğlu,İzmir 1965,Salihli Türkistanlılar Kültür ve Yardımlaşma Derneği yayını.


        

        [5] Qobızcı Qorqıt,Abılay ,Münih 1971.


        

        [6] İstanbul 1973.Esere Atsız geniş bir önsöz yazmıştır. Türkiye’de fazla  bilinmeyen Türkistan’daki Alaş Orda hareketi hakkında öncü bir çalışmadır.Sovyetlerin dağılmasından sonra Kazakistan’da bu konuda değerli eserler neşredilmiştir.


        

        [7] Bu konuda  bazı risalelerin neşrine öncülük yapmış ve bazılarını  C.Tarbagataylı imzası ile reşretmiştir.Kazak Türklerinin İstanbul’daki Yeni Kenti ve Bazı Gerçekler.İzmir 1973,Doğu Türkistan Tarihindeki Bazı Meseleler ve İthamlara Cevaplar,İstanbul 1975,Doğu Türkistan Tarihindeki Bazı Meseleler ve Çin’ciler,İstanbul 1976.


        

        [8] C.Kazakbalası,17-18 Aralık 1986 Kazakistan Olayları,İstanbul 1988


        

        [9] Hasan Oraltay,1988 Senesindeki Doğu Türkistan Seyahatı,Türk Kültürü,sayı 317, 1989.


        

        [10] Hk.bk.Ömer Özcan,Türk Birliğinin Yılmaz Takipçisi Batırhan Derimbet Bozkurt,Türk Yurdu,sayı 219,Kasım 2005,s.55-56


        

        [11] Galibeg Hakim Turalı Estelikler,Almatı 2009.