Hasan Kallimci’nin Üç Eseri

Ocak 2013 - Yıl 102 - Sayı 305

        Emekli Öğretmen Hasan Kallimci’yi Nazilli Öğretmen Lisesi’ndeki öğrenciliğinden tanıyorum. İlk gençliğinden itibaren kalemi elinde bırakmadı. Uzun meslek hayatında elbette kalem beraberinde olacaktı. Emekli olduğunda da ondan vazgeçmedi. Kaleme yakınlığının sevgisinin ürünleriyle sık sık karşılaşıyoruz. O meslek itibariyle çocuğu tanıdığı, onun seviyesini, arzularını, isteklerini çok iyi bildiğinden edebi ilgisinin ağırlığını çocuk edebiyatı teşkil etti. Bu vadide belki kendisinin de sayısını unuttuğu kadar çok eser verdi, vermeye devam etmektedir.

         

         

        Kallimci, hikâye, şiir, roman ve tiyatro ile de meşgul oldu. Sanatın bu kadar farklı dallarında kalem oynatması belki ilk gençlik hevesiyle izah edilebilir. Son çıkan eserleri arasında bir romanın da olması, bu dala ilgisinin salt hevesle açıklanamayacağını gösterir. Türk Ocağı Denizli Şubesi faaliyete geçtikten sonra 1988 yılında, şehrin yetiştirdiği tanınmış bilginlerden Merkez Efendi ile ilgili bir sempozyumu düzenlemiş ve tartışılan tebliğleri kitap halinde neşretmiştir. Denizli’den yetişmekle birlikte esas ününü İstanbul’da kazanan Merkez Efendi’nin türbesi, Zeytinburnu ilçesi hudutlarında bulunan ve adını taşıyan en eski kabristanlıktadır. Kallimci, bu bilim adamının hayatını romanlaştırmıştır.[1]

         

         

        1932 yılında ilk şubeleri kurulan Halkevlerinin neşrettiği kitaplar ve dergiler yakın dönem mahalli tarih ve kültürümüzle ilgili araştırmalarda temel kaynaklar özelliğini muhafaza etmektedir. Günümüzde Anadolu’ya yayılan üniversiteler, mülki ve yerel yönetimlerce önemsenen ilmi toplantılar yapılmakta çok yönlü eserler neşredilmektedir. Bazı yerel yönetimlerin neşrettikleri mükemmel albümlere sık sık rastlamak mümkündür. Bu kültür eserlerinin ana kaynakları halkevlerinin ürünleridir. Şimdi Anadolu’da geçmiş, bu yönüyle yeniden yaşanmaktadır. Süratle kabuk değiştiren toplumda unutulanları tespit etmekte eli kalem tutan aydınlarımızın payı büyüktür. Kallimci, uzun yıllar görev yaptığı ve ikamet etmekte olduğu Denizli ile ilgili birikime dayanan gözlemlerini, araştırmalarını ve derlemelerini şehirde çıkan gazete ve dergilerde neşretmiştir. Bunlardan bazıları ile henüz neşredilmemiş yazılarını Denizli ile İlgili Yarına Miras Yazılar’ [2] başlıklı bir kitapta toplamıştır. Bu yazıların bazıları çevre ilçelerle ilgilidir. Makaleler toplusunda ki yazıların konuları; tarih, edebiyat, folklor ve sanat tarihini alakalandırmaktadır.

         

         

        Kallimci’nin elimizde ki son eserinde; doğup büyüdüğü, yetiştiği Sarayköy ile ilgili yazılarını toplamıştır. Sarayköy Yazıları[3] isimli eseri üç bölümden meydana gelmiştir. ‘Sarayköy’le İlgili Yazılar’, ‘Tarih İçinde Sarayköy ve Köyleri’, ‘Sarayköy’le İlgili Eserler’ başlıklarını taşıyan bölümler, araştırma ve emek mahsulü yazıları ihtiva etmektedir. İçinde yetiştiği çevreyi çok iyi bildiği, hadiselere yakından tanıklığı ve iyi bir derlemeci oluşu yazılarına yansımıştır. İlk başta günlük sohbet tadını veren yazılar, bütün olarak değerlendirildiğinde tarihe tanıklık etmesi açısından ileride önemli bir başvuru kaynağı olacaktır. Bu tür çalışmaların birikimi olan şahısları da heveslendireceği ve ortaya yeni eserlerin çıkacağını düşünmek, iyimserlik olarak kabul edilmemelidir. Kendini sıkmadan rahatça yazabilen Kallimci’den başka eserler de beklediğimizi belirtmek isteriz.


        


        

        [1] Merkezefendi, Denizli 2012, Denizli Belediyesi Yayını.


        

        [2] Denizli 2012, Denizli Belediyesi Yayını.


        

        [3] Sarayköy Yazıları, Denizli 2012, Sarayköy Belediyesi Yayını.


Türk Yurdu Ocak 2013
Türk Yurdu Ocak 2013
Ocak 2013 - Yıl 102 - Sayı 305

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele