Türk Yurtları ve Türk Yurdu

Şubat 2019 - Yıl 108 - Sayı 378

        Türklerin tarihî süreçte ve geniş bir coğrafyada var olma mücadelesi, farklı mekânları yurt edinmelerine sebep oldu. Türklerin ana yurdu olarak kabul edilen Ötüken ve Türkistan, tarihî köklerimizin en önemli sembolleridir. Tarihî yolculuk, farklı güzergâhlarda batıya doğru sürdü. Bu yolculukla, örgütlü devlet sistemleri ile gerçekleşirken geriye zengin tarihî miraslar bıraktı. Çok sayıda Türk devleti ve Türk yurdu ortaya çıktı. Çağımızda sıklıkla bu gerçekliğe dayalı sorunlar ile karşılaşıyoruz. Osmanlı Devleti’nin çözülme sürecinde, yıkılışı engellemek ve yeni bir güç oluşturabilmek için çırpınan aydınlar ve yöneticiler, bu şuur üzerinden hareket ettiler. Rus emperyalizmine boyun eğmek zorunda kalan Kazan, Kırım ve Azerbaycan gibi kadim Türk Yurtları öksüz ve sahipsiz kaldı. En son fethedilerek yurt edinilmiş Balkan toprakları, isyancı çeteciler tarafından talan edildi. Gariban ve sahipsiz Türkler (Müslümanlar) çaresiz, yurtlarını terk etmek zorunda kaldı. Irak ve Suriye’de yaşamakta olan Türkler, devletin oralardan çekilmek zorunda kaldığı dönemde, boyunları bükük şekilde kaderlerine terk edildi. Türkistan bölgesinde kalan Türklerin durumu da iç açıcı değildi. 

        Türk olduğunun farkına varan ve Türklük şuuru kazanan aydınlar, milletin derdiyle dertlenmeye başladı. Adlarına “Türkçü” sıfatı eklenen bu aydınlar, Türklerin makûs talihini çevirmek için yeni bir birlik kurmanın önemini fark ettiler. Türk Yurtlarında çaresiz kalan Türklerin birbirlerine sahip çıkmasının gereğini hatırlattılar. Türklük, büyük bir milletin parçası olma idraki olarak milliyetçiliği gerektiriyordu. Bu milliyetçiliği yükseltmek, Türklüğün ve Türk yurtlarının geleceğini aydınlatmak anlamına geliyordu. Özellikle II. Meşrutiyet sonrası ortaya çıkan ortam, Türklerin geleceğini kurtarma ve Türk yurtlarına sahip çıkma isteğini somutlaştırdı. Önce Türk Yurdu Derneği kuruldu, sonra 1911 yılında Türk Yurdu dergisi doğdu. 1912 yılında Türk Ocakları açıldı ve derginin yayınını üstlendi. O gün bu gündür gönlünü Türklüğe vermiş insanlar, Türk Ocağı’nı tüttürmekte, Türk Yurdu’nu yaşatmaktadır. Kimseye muhtaç olmadan ayakta kalmanın yolu gönüllü dayanışmadır. Bu dayanışma olmazsa Türk Yurdu, bağımsız ve güçlü bir ses olamaz. Türk milliyetçiliğini kendisine ülkü olarak benimsemiş gönül erleri sayesinde bu görev sürecektir. Buralarda görev yapanlar geçicidir. Asıl olan Türk Yurdu ve Türk Ocağı’dır. 

        Gelecek sayılarda buluşmak temennisiyle sağlıcakla kalın…


Türk Yurdu Şubat 2019
Türk Yurdu Şubat 2019
Şubat 2019 - Yıl 108 - Sayı 378

Basılı: 15 TL

E-Dergi: 10 TL

Sayının Makaleleri İncele