AVRUPA’DAKİ TÜRK İŞLETMELERİ

Nisan 2006 - Yıl 95 - Sayı 224

         

Avrupa’daki Türk İşletmelerinin durumunu değerlendirmeden önce, Avrupa’daki geçmişimize kısa bir değinmekte fayda görmekteyim.

Bilindiği gibi Avrupa’da en fazla nüfuzumuzun bulunduğu ülke Almanya’dır. Avrupa’ya genel göç Almanya ile başlamış ve diğer Avrupa ülkeleri bunu takip etmiştir.

Göç tarihimizin üzerinden 45 yıl gibi bir zaman geçmiş ve bu süre içerisinde, geri  dönüşler olduğu gibi aile birleşimi ve evlilikler yoluyla yeni göçler de devam etmiş ve de etmektedir. Bugün tüm Avrupa ülkelerinde 4 milyona yaklaşan bir nüfusumuz vardır. Bu ülkeler içerisinde yine en çok nüfusumuz 2,5 milyonla Almanya’dır. Bu nüfus oranına paralel olarak 60 bin civarında işletmelerimiz olduğu söyleniyor.

Göç tarihimizin üzerinden 45 yıllık bir zaman geçtiğine bakılırsa, işletmelerimizin geçmişi bundan daha az bir zamana dayanır.

Almanya ve diğer Batı Avrupa ülkelerindeki işletmelerimizin  büyük bir çoğunluğunu  küçük ve orta ölçekli işletmelerimiz teşkil etmektedir.

Son yıllarda doğu Avrupa ülkelerinde , Polonya, Macaristan, Romanya gibi ciddî Türk işletmeleri oluşturulmuştur. Tabi bunlar daha çok Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Türkiye’den bu ülkelere giden iş adamlarımızın kurduğu işletmelerdir.

Batı Avrupa’daki işletmelerimiz ise %95 itibarıyla, burada işçi olarak gelmiş insanlarımızın oluşturduğu işletmelerdir.

Başlangıçta daha çok buradaki kendi insanımızın ihtiyaçlarını karşılamak için oluşturulan işletmeler  zaman içerisinde ciddî bir değişime de uğramıştır.

Şu an itibarıyla 90 değişik sektörde çalışan Türk kökenli insanlarımızın kurduğu işletmelerimiz mevcuttur.

Ağırlıklı olarak çalıştığımız sektörlerin başında, gıda sektörü, inşaat sektörü, transport sektörü, tekstil sektörü artı gastronomi gelmektedir.

Son yıllarda bakkal durumunda olan gıda işletmelerimiz büyük marketlere dönüşmeye başladı. En güçlü sektörümüzden, döner imalathaneleri gelişti ve gereğinden fazla ayak üstü lokantalar oluştu. Sağlıksız rekabet sebebiyle ekmek arası döner , bir Avro’nun altına kadar düştü. Bu kendilerine zarar verme rekabeti bir çok işletmeyi ayakta duramaz hâle getiriyor.

Tekstil, ayakkabı, mobilya gibi sektörlerimizde Çin alternatifi devreye girdiğinden beri rekabet zorlukları çekilmeye başlandı.

Türkiye’den de görülebileceği gibi, hemen hemen bütün Avrupa ülkelerinde ekonomik bir tıkanıklık, hatta gerileme söz konusudur.

Almanya bundan en fazla etkilenen ülkelerin başında gelmektedir. Yüz binlerce firma iflas etmekte veya kapanmaktadır. Bu durumdan bizim işletmelerimizde nasibini almaktadır.

İşletmelerimiz arasında iş birliğini sağlamak, müşterek iş birlikteliklerine teşvik etmek ve hatta işletme evlilikleri oluşturabilmek için iş adamlarımızla dernekler oluşturduk.

Bu dernekler 1993 yılında Federasyonlaşarak TİDAF Türk İş Adamaları Dernekleri Avrupa Federasyonunu kurdular.

Şu anda 16 sı Almanya’da olmak üzere, 23 dernek bu Federasyonun çatısı altında toplanmış bulunmaktadır.

Ayrıca bundan 2 yıl önce Ankara temsilciliğini de hizmete açmıştır. Nihaiyi hedef Türkiye’deki firmalarla Almanya ve diğer Avrupa ülkelerindeki firmaların daha yakın diyaloğunu geliştirmek ve bir köprü oluşturmaktır.

Gelişen dünya ekonomik şartlarında başka türlü ayakta kalmak pek mümkün görünmemektedir. Eğer bu işletmeler arası ilişkiler sıhhatli bir şekilde geliştirilebilirse, Türk işletmelerinin Avrupa’ya açılımı daha da kolaylaşır ve Avrupa’daki işletmelerimizde güçlenmiş ve kendilerini geliştirmiş olurlar.

Bu aynı zamanda Türkiye’deki işletmelerin de gelişmesine ve ihracata yönelmesine vesile olur. Özellikle son yıllarda sadece Almanya’da otuz bini aşkın gençlerimizin yüksek okullardan mezun olmuş olmaları, iki ülkenin de dil ve mantalitesini biliyor olmaları ciddî bir avantaj gibi görünmektedir.

Aynı durum Hollanda, Belçika, Fransa ve İngiltere gibi ülkeler için de geçerlidir.

Bu avantajlardan istifade edebilmek için, Federasyonumuz TİDAF ile Türkiye’deki Ticaret ve Sanayi Odalarının daha ciddî iş birliklerine girmeleri gerekmektedir. Belli diyaloglar başlasa da bu arzu edilen noktaya ulaşmış değildir.

Bütün mevcut sıkıntılara rağmen işletmelerimize ve ülkemize hizmet alanı fazlasıyla mevcuttur.

Şeker, yağ,un hazır, ama bunları helva yapacak kişiler demek ki, henüz bulunabilmiş değildir.


         

 


Türk Yurdu Nisan 2006
Türk Yurdu Nisan 2006
Nisan 2006 - Yıl 95 - Sayı 224

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele