Dersu Uzala

Ekim 2014 - Yıl 103 - Sayı 326

        

         

        Dersu Uzala Akira Kurosava’nın yönetmenliğini üstlendiği bir film. Rus askeri haritacı bir ekip araştırma yapmak için Mançurya ormanlarına gider. Araştırmacılar, yaşlı bir yöre avcısıyla tanışır. Dersu Uzala adındaki bu bilge avcı ile araştırma ekibi arasında derin bir dostluk oluşur ve araştırma ekibi bu yaşlı adamdan hayata dair önemli dersler alır.

         

         

        Yönetmen: Akira Kurosava

         

        Oyuncular: Dimitri Korşikov, Maksim Munzuk, Yuri Solomin, Svetlana Danilçenko

         

        Görüntü Yönetmeni: Fyodor Dobronravov, Yuri Gantman, Asakazu Nakai

         

        Senaryo: Akira Kurosava, Yuri Nagibin

         

        Yapımcı: Yoichi Matsue, Nikolai Sizov

         

        Yapım: 1975  -  Sovyetler Birliği / Japonya 

         

        Tür: Kurmaca 

         

        Süre:141 dakika

         

        Siz hiç adını bilmediğiniz, yüzünü görmediğiniz, bir kez bile konuşma fırsatı bulamadığınız insanlar için karşılıksız bir iyilik yapmak istediniz mi? İşte bu kahramanımız, tam da böyle bir insan... "İnsan" kelimesinin içini nasıl doldurduğunuza bağlı olarak, "Adam gibi adam."

         

        Kahramanımız Dersu, ormanda yaşayan, geçimini avcılıktan sağlayan, paraya önem vermeyen, hatta diğer insanların nasıl olur da bu kadar paragöz olduğuna şaşan, anlam arayışını tamamlamış biri... Filmde, yolu Rus askerlerle kesişir ve hikâye başlar... Kaptanla çok güzel bir dostlukları olur. Dersu tam karikatürlük bir tip ve ben çok beğendim. Güneşten rengi değişmiş elmacık kemikleri bir insana bu kadar mı yakışır? Ve "Kapitan" kelimesi. Onun ağzından duymalısınız bunu.

         

        Dersu ormanda yaşamaya öylesine alışmıştır ki, doğanın dilinden ana dili gibi anlar. Gökyüzüne baktığında ne zaman yağmur yağacağından tutun da yakın zamanda hangi hayvan çevrelerinden geçmiş, bir ayak izine göre o şey büyük mü küçük mü kaç yaşında hepsini bilebiliyor. Ormanda karşısına çıkan bir kaplanı öldürmek yerine onunla konuşmaya çalışması onun ne kadar yüce gönüllü olduğuna örnektir. Ya da atış talimi yapan askerlere "Siz var neden şişeye vurmak, ormanda şişeyi nerden bulmak?" şeklinde çıkışması takdire şayandır. Yokluk görmüş ve bunu değerlendirmesini bilen bir insandır.

         

        Yüzbaşının rolü de ayrıca güzeldir. Çok konuşmaktan sakınan ve gözlem yapan bir insan. Böyle biri yanlış yapmaktan kaçar ve daha az hata yapar. İnsan psikolojisi, ancak gözlemle çözümlenmez mi?

         

        Filmdeki en güzel sahnelerden biri de fotoğraf sahnesi. Siyah beyaz fotoğraflar kılık kıyafetten çok insanların yüz ifadelerine odaklanmamızı sağlıyor ve Dersu'da biraz utangaçlık biraz mahcubiyet biraz mutluluk görüyoruz.

         

        Filmde kızdığım sevmediğim tek nokta iş konusunda Dersu'ya kimsenin yardım etmemesi. Adeta hizmetçi gibi tüm zor işleri kendi yapmaya çalışıyor. Hâlbuki ona yardım etmeleri gerekir, sonuçta kendi için değil onların işlerinin yolunda gitmesi için yapıyor tüm bunları.

         

        İnsan psikolojisi üzerinde fikir sahibi olmak isteyen, iyi-kötü arasındaki ilişkiyi anlamak isteyen, insanların doğada nasıl eridiğini görmek isteyen insanlar bu filmi izlemeli...

         

        Filmi izlerken rahmetli dedem geldi aklıma, bakalım siz kimleri hatırlayacaksınız?

         

         


Türk Yurdu Ekim 2014
Türk Yurdu Ekim 2014
Ekim 2014 - Yıl 103 - Sayı 326

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele