TÜRKMENİSTAN DEVLET BAŞKANI SAPARMURAT NİYAZOV VEFAT ETTİ

Ocak 2007 - Yıl 96 - Sayı 233

 

TÜRKMENİSTAN DEVLET BAŞKANI SAPARMURAT NİYAZOV VEFAT ETTİ

    Sovyet zulmü altında ezilen Türkmenleri yeniden milli benliğine kavuşturup kısa
sürede ayağa kaldıran, Türklüğe, Türkçe’ye büyük önem veren Türkmenistan Devlet Başkanı Saparmurat Niyazov, geçirdiği kalp krizi sonucu hayata gözlerini yumdu. Türkmenistan devlet televizyonu 66 yaşındaki Niyazov’un ölümünü “Büyük Türkmenbaşı öldü” flaşıyla duyurdu ve Türkmen liderin “Kalbinin aniden durması sonucu öldüğünü” belirtti
    Türkçülük bir neferini kaybetti
    Ülkesini 20 yıldan fazla süre yöneten Türkmenbaşı, 1940 yılında bir işçi ailesinin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babasını 2. Dünya Savaşı’nda, ailesinin diğer üyelerini de 1948 yılında meydana gelen Aşkabat depreminde kaybeden Türkmenbaşı, önceleri bir yetimhanede sonra da uzaktan akrabalarının yanında büyüdü ve Leningrad Teknik Üniversitesinden enerji mühendisi olarak mezun oldu. Komünist Partisi üyesi olan Türkmenbaşı 1985’te Türkmenistan Milletvekilleri Konseyi Başkanlığı’na atandı. Türkmenbaşı, Türkmenistan’ın Moskova’dan bağımsızlığını ilan etmesinden önce 1985 yılından bu yana iktidarda bulunuyordu.
    İsimler Türkçeleştirildi
    Milli değerlere önem veren Türkmenbaşı bir çok yeni uygulamaya da imza atmıştı. Türkmenbaşı’nın isteğiyle, Ağustos 2002’deki 12. Devlet ve Halk Maslahatı toplantısında, eski Sovyetler Birliği döneminden kalma ay ve gün isimleri değiştirildi ve Türkçeleştirildi. Türkmenbaşı, Ocak ayına kendisinin ve nisan ayına annesinin ismini verdi. Türkmenbaşı’nın ismi, Ay’da bir kratere, bir dağın zirvesine, hatta bir meteora verildi. Aylara, Türkmenbaşı (Ocak), Bayrak (Şubat), Nevruz (Mart), Kurbansultan (Nisan), Mahdumkulu (Mayıs), Oğuz (Haziran), Korkutata (Temmuz), Alparslan (Ağustos), Ruhname (Eylül), Garaşsızlık (Ekim), Sultansencer (Kasım) ve Bitaraflık (Aralık) isimleri verildi. Gün isimleri de Başgün (Pazartesi), Yaşgün (Salı), Hoşgün (Çarşamba), Soğapgün (Perşembe), Anna (Cuma), Ruhgün (Cumartesi) ve Dinçgün (Pazar) olarak değiştirildi.
    Puşkin’i yıktı, Karacaoğlan’ı dikti
    Türkmenbaşı, her zaman destek verdiği Türk iş adamlarını ülkesinde yatırım yapmaları için teşvik ediyordu. Sovyet döneminde başkent Aşkabat’ın merkezinde yapılan Puşkin tiyatrosunu yıkarak, yerine Türk ozanı Karacaoğlan’ın heykelini diktirdi. Türkmenbaşı’nın Devlet Başkanlığı sırasında, 1999’da idam cezası kaldırıldı, her yıl Kadir Gecesi’nde, terör ve ağır suçlular ile muhalifler hariç diğer mahkumlar için af ilan edildi. İsimlerin Türkçeleşmesini isteyen Türkmenbaşı, 1999’da Daşhovuz vilayetinin ismini “Dışoğuz” olarak değiştirdi.
    Orta Asya’nın en büyük camisini yaptırdı
    Türkmenistan Devlet Başkanı Saparmurat Türkmenbaşı’nın 7 ayrı kitabı bulunuyor. En çok ses getiren ve 3 yıllık çalışmayla kaleme aldığı “Ruhname” isimli eseri, 2001’de yayımlandı. “Ruhname”, Ekim 2001’de bağımsızlığın 10. yıldönümü kutlamaları sırasında halka dağıtıldı. Kitabıyla ilgili “Türkmenbaşı Ruhname’de kendini peygamber ilan ediyor yorumları yapılsa da Türkmenbaşı, ülkesine ” Orta Asya’nın en büyük camisini “yaptı ve ibadete açtı. 10 bin kişinin aynı anda ibadet edebileceği cami, 113 milyon dolara mal olmuştu.

    20 yılda gelenekler yeniden diriltildi
    İktidarı boyunca ilginç uygulamalara da imza atan Türkmenbaşı, 2005 yılında da playback yapılmasını yasakladı. Türkmenbaşı, yasağın gerekçesini, “Genelge Türkmen ulusunun, müzik ve şarkı söyleme dahil, gerçek kültürünü zararlı yabancı faktörlerin olumsuz etkilerinden korumaya yöneliktir” diye açıkladı.

    Önce ekonomik bağımsızlığı sağladı
    Ekonomik bağımsızlık kazanılmadan, politik bağımsızlığın pek bir şey ifade etmeyeceği gerçeğiyle hareket eden Türkmenbaşı, Türkmenistan’da, Türkmen işadamları ve firmalarının yabancı firmalar ile iş ortaklığı geliştirmesini ve böylece ekonomik reformun başarıya ulaşmasını amaçladı. Bu süreç bilhassa kendini tarımda, ticarette, ulaşım ağında, tekstil, petrol ve doğalgaz endüstrilerinde gösterdi. Türkmenistan, bu politikalar sayesinde Orta Asya cumhuriyetleri içinde en istikrarlı ülkesi oldu.

    ‘Türkiye bizi ihmal etti’
    20 yıllık yönetimi boyunca Türkiye ile iyi ilişkiler kurma peşinde olan Türkmenbaşı’nı en çok etkileyen lider büyük önder Atatürk oldu. Her fırsatta Atatürk’ün inkılaplarını kendisine örnek aldığını söyleyen Türkmenbaşı’nın ülkesinin bağımsızlığından sonraki uygulamalarında, Cumhuriyetimizin ilk yıllarındaki uygulamalarını örnek aldı. Dil, Tarih kurumlarının kurulması, milli iktisadi kalkınma planlarının uygulanması buna örnektir.

    Kardeşlik bayramı
    Türkiye’nin Rusya ve İran’la yaptığı doğalgaz anlaşmalarını da sık sık eleştiren Türkmenbaşı ” Türkmen doğalgazını ben Türkiye’ye daha ucuza verecektim, ama maalesef şimdi Türkiye diğer ülkelerden daha pahalıya alıyor “ diye tepki göstermişti. Yine Türkiye’nin Orta Asya’ya ilgi göstermediği yönündeki açıklamalarıyla da dikkat çeken Türkmenbaşı, 22 Ekim 2001’de kendisini ziyaret eden dönemin Dışişleri Bakanı İsmail Cem’e şu sözleri sarf etmişti: ” Türkiye, Orta Asya’yı ihmal etti. Avrupa’da hâlâ Osmanlı korkusu var. Batı sizin yeniden Osmanlıyı canlandıracağınızdan korkuyor. Avrupa’nın kapısını çalacağınıza doğuya yönelin, onlar kapınızı çalsınlar. “ Aynı ziyarette Cem’e Türkmenistan’ı kaç defa ziyaret ettiğini soran Türkmenbaşı, iki cevabını alması üzerine bu sefer, Cem’e Avrupa’yı kaç defa ziyaret ettiğini sorarak sitemde bulunmuştu.Türkmenbaşı ayrıca, 21 Ocak 2000 tarihini Türkmen-Türk Kardeşlik Bayramı olarak ilan etmişti.

    Ülkesindeki Sovyet izlerini sildi
    Ülkesinde Sovyet döneminin etkilerini kaldırmak isteyen Türkmenbaşı, Rus televizyonlarını kapattı. Çarlık döneminde ve SSCB boyunca yeraltı zenginlikleri hortumlanan Türkmenistan bir asrı aşan bir mahrumiyetin ardından kendi kaynaklarını kendi halkı için kullanmaya başlarken Sovyet kalıntılarını da kısa bir sürede temizledi. Türkmenbaşı, 1997’de kendisiyle yapılan bir röportajda şunları söylemişti : “SSCB ideolojik devlet olarak yaşadı. Halkın durumu pek göz önünde bulundurulmadı. Türkmenistan’dan 17 milyon ton petrol alınıyordu, karşılığında çok az para ödeniyordu. 84 milyar metreküp gaz gönderiyorduk. Bunların dünya piyasalarındaki değeri onlarca milyar dolar tutuyordu. 1 milyon ton pamuk üretimimiz vardı. Onu da bizden 76 kapike (0,76 ruble) alıyorlardı, aynı zamanda Türkmenistan’da hiçbir tesis kurulmadı.”

                                                                                                      Yeniçağ Gazetesi 22 Aralık 2006        

 


Türk Yurdu Ocak 2007
Türk Yurdu Ocak 2007
Ocak 2007 - Yıl 96 - Sayı 233