TÜRKÇEYE EN YAKIN DİL HANGİSİDİR?

Aralık 2008 - Yıl 97 - Sayı 256

 

         

Her ne kadar farklı görüşler bulunsa da Türkçe, Moğolca, Mançuca, Tunguzca, Korece ve Japonca aynı dil ailesinde yer almaktadır. Bu dil ailesine de Altay Dilleri ailesi denir. Önceleri Türkçe, Moğolca, Mançuca ve Tunguzcanın aynı dil ailesinde bulunduğu kabul edilirken sonradan bu aileye Japonca ve Korece de eklenmiştir. Bu diller arasında Türkçeye en yakın dil de Moğolcadır. İki dil arasında pek çok ses, ek ve kelime benzerlikleri vardır. Bunun yanında söz dizimindeki benzerlikler de hemen dikkati çekmektedir.

Moğolcanın ilk yazılı metinleri 12. yüzyıla aittir. 1940’lı yıllara kadar köken bakımından Uygur alfabesine dayanan Moğol alfabesini kullanan Moğollar, 1940’tan itibaren Kiril alfabesini kullanmaya başlamışlardır. Günümüzde yaklaşık 8 milyon kişi Moğolca konuşmaktadır.

İki dil arasındaki karşılaştırmalı çalışmalar önce ses denklikleri ile başlamış, daha sonra iki dilin söz varlığı üzerinde durulmuştur. Aşağıda iki dil arasında ortak olan bazı kelimeler verilmiştir:

altın – alt(an), av – an; batur – baatar, bayram – bayar, biz – bid, buğday – buuday, bütün – büten, bars – bars, böbrek – böör, bacanak – baca, bay – bayan, bulak – bulag; çiçek – tsetseg, çeri – tsereg, çağ – tsag, çöl – tsöl; deve – temee, damga – tamga; elma – alim, em – em, er – er, elçi – elç, erdem – erdem; gerek – hereg, gök – höh; han – haan, hakan – hagan; kuyu – hudag, kaburga – havirga, koyun – honi, kuzu – hurga, kesik – heseg; narin – nariyn; oymak – aymag; öç – ös; sakal – sahal, soğan – songino, serin – serüün, süt – süü, sürü – süreg, su – us, seyrek – siyreg; tümen – tümen, tanı- – tani-; ulus – uls; üzüm – üzem; yıl – cil, yüz – züs.

İki dil arasında pek çok ortak ek de vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:

Türkçe: -cı, -ci, -cu, -cü -çı, -çi, -çu, -çü: ekmek-çi  

Moğolca: -çı, -çi: em-ç(i) ‘doktor’

Türkçe: -ki: yukarı-ki

Moğolca: -h, -hi: deer-h ‘yukarıki’

Türkçe: -lık, -lik, -luk, -lük: zengin-lik

Moğolca: -lag, -leg, -log, -lög: baya-lag ‘zenginlik’

Türkçe: -m: biç-i-m

Moğolca: alha-m ‘adım’

Türkçe: -da-: al-da-(t)-

Moğolca: -da-: utas-da- ‘telefon etmek’

Türkçe: -la, -le: taş-la-

Moğolca: -la, -le, -lo, -lö: nayz-la- ‘arkadaş ol-‘ 

Türkiye ve Moğolistan arasındaki mesafe sebebiyle iki dil arasındaki karşılaştırmalı çalışmalar istenen düzeyde ve çoklukta değildir. Dil alanında Türkiye’den Moğolistan’a gidip Moğolca öğrenip yüksek lisans ve doktora yapan hiç kimse yoktur. Moğollardan ise sadece iki Moğol bilim adamı Türkiye’ye gelip burada doktora yapmışlardır. Rus ve Batılı araştırıcılar iki dil üzerinde daha fazla araştırma yapmışlardır. İki dildeki benzerliklerin daha iyi araştırılması için ülkeler arasında kültürel ilişkiler daha fazla artırılmalı, araştırmacılara bu konuda daha fazla imkân sağlanmalıdır.      

      

Pastırma Türkçe mi Yunanca mı?

Sevan Nişanyan, 2002 yılında Sözlerin Soyağacı adlı baştan aşağı yanlışlarla dolu bir etimolojik sözlük yayımladı. Ona göre Türkçede söz yok! Türkçedeki sözlerin % 80’i başka dillerden alınmış. Bir kelime Türkçeden başka bir dilde de varsa Nişanyan bu kelimeyi hemen Türkçenin aldığını savunuveriyor. Pastırma da bunlardan birisi. Nişanyan’a göre pastırma Yunanca pásti (bulama) kelimesinden gelmekte imiş. Türkçe bastırmak fiiliyle ilişkisi yokmuş. Tuncer Gülensoy, bu düşüncenin temelden yanlış olduğunu ifade ediyor. Hasan Eren de bu kelimenin Türkçe olduğunu savunuyor. Pastırma kelimesinin etimolojisi ‘bas – tır – ma’ şeklindedir ve bu kelime özbeöz Türkçedir.    

 


         

 


Türk Yurdu Aralık 2008
Türk Yurdu Aralık 2008
Aralık 2008 - Yıl 97 - Sayı 256

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele