AZERBAYCAN'DA DİVANÜ LÜGATİ’T TÜRK VE EMİN ABİD

Aralık 2008 - Yıl 97 - Sayı 256

 

 

Azerbaycan'da Divanü Lügati’t Türk hakkında değerli bilgi veren araştırıcılardan biri de Emin Abid’dir. Onun direk bu konuda araştırmalarına rastlamadık. Çok ciltlik Azerbaycan edebiyatı tarihi eserinde ve şu konudaki makalelerinde Divanü Lügati’t Türk’ü kaynak gibi göstermiş ve oradan örnekler vermiştir. Şunlar hem de “Divan”dan ilk çevirmelerdir.

Emin Abid’in Divan’la ilgili basındaki ilk kaydına 1927 yılda Bakı’daki Maarif işçisi dergisinde yayınlattığı “Hece vezninin tarihi” makalesinde rastlıyoruz. O, ilk hece numunelerini Orhun yazıtlarında ve Divanü Lügati’t Türk’te arıyor. Araştırıcıya göre hece vezninin formalaşğı ilk zamandan günümüze dek en geniş yayılan türü yediliktir. Bu da kendini iki şekilde gösteriyor. Yeddi hece çok zaman altı heceli ile karma işlenir. Gah yeddi heceli dörtlüklerin üçüncü mısrası altı heceli olup, gah da altı heceli dörtlüklerin dördüncü mısrası yeddi heceli olup Yazara göre yeddi heceli vezin inkişaf itse de altı ve sekiz hecelileri de aradan çıkarmamıştı.

Onun fikrince, kısa vezinlerde taravetli sesler az duyulur. Dil inkişaf ettikçe uzun vezinler formalaşır. Bu da şiirin bedii değerini artırır. İspat için Kaşgarlı Mahmud "Divan"ına nazar salarak yazır ki, manzum parçaların çoğu kısa vezinde-esasen yeddi hecelidir. Uzun vezinli beyitler ise azdır. Bundan anlaşılır ki, 950 il önce Türk edebiyatında hece vezninin birçok türü varmış. Zaman öttükçe onlardan az kısmı aradan çıkmış, kalanlarsa tekmilleşerek daha da cilalanmıştır.

Emin Abid "Divan"dakı 13 ve 15 heceli şiirlerin duraklarını gözden geçirerek üzerinde 13 hecelide yedinci heceden sonra bir durak olduğu halda, 15 heceli şiirlerde dört durak olduğunu, bu duraklıların üçünün dört heceli, sonuncunun ise üç heceli olduğunu yazıyor. O,  "Divan"dakı 6’dan 15 heceye dek olan şiir parçalarını araştırarak aşağıdaki kanaate gelir: "Bu gün çok inkişaf eden on bir heceliya hiç bir numune yoktur. Demek on bir vezin bu zamanlarda henüz çok tatbik edilmemiştir".(Abid, 1927:50, sayı 3)

Emin Abidin "Türk halkları edebiyatında mani nevi ve Azerbaycan bayatilerinin hususiyetleri" adlı araştırmasına hece vezninin tarihinin öğrenilmesinin davamı kimi bakmak olar. "Azerbaycan Tetkik ve Tetöbbe Cemiyetinin yayına hazırladığı "Bayatılar" kitabına "ön söz" gibi düşünülmüş bu makalesinde Emin Abid yalnız Azerbaycan bayatı(mani) türünü araştırmıyor. Bu türün inkişaf yolunu izliyor.  Turfan, Altay, Özbek, Mişar, Kazan, Kırım, Anadolu, Gagauz, Dağıstan, İran Türkleri arasında geniş yayılmış hece vezninde 7 heceli, 4 mısralı beş bin dörtlüyü karşılaştırır, meraklı ilmi neticeleri ortaya koyur. 1928 yılın Ekiminde bitirdiği araştırmada Emin Abid esasen metin üzerinde çalışmalar aparıp. (Abid, 1930:50, sayı 4-5)  

Tarihi geçmişimize başvurup Orhan abidelerindeki 7 heceli nazım parçalarının mani-bayatlılarımızın inkişafında rolüne nazar salıp. O, "Divanü Lugati’t Türk"ü, "Kutadgubilig"i vb. kaynakları gözden geçirerek yazır: "Her halda mani türünün Orta Asya halkları arasında Altay’a kader geniş bir sahada "Divanü Lugati’t Türk"ün yazılış tarihinden çok önce yaşadığı hakkında Kovalski gibi bizden çok daha salahiyetdar bir mutetebbinin fikri ayrıca dikkat edilecek bir nüktedir".(Abid, 1930:50, sayı 4-5)  

Rubainin, tuyugun bir tür gibi formalaşmasında manilerin esas rolü olmadığı fikirle razılaşan Emin Abid "Divanü Lugati’t Türk"deki yeddi heceli manzumelerin bayatlılarımızla farklı cihetlerinin olmasını tabii sayır ve oradaki koşma manasında işletilen koşuk sözünün bu gün bizim bildiğimiz hece vezinli bir şiir şekli değil, umumiyetle şiir, kaside, recaz manasında işletildiğini gösteriyor.

Kaynaklardan aldığı numuneleri yalnız formalarına, hecesinin sayına göre değil dahili kuruluşuna göre de karşılaştırır. Bu kanaate gelir ki, Hoca Ahmed Yasevinin "Divani Hikmet"indeki yeddi heceli şiirlerde mısralar 3-4 duraklısı ile verildiğine göre "Divanü Lugati’t Türk"deki şiir parçalarına daha yakındır.

Emi Abid kimdir ve neden eserlerinde “Divan”a  önem veriyordu?

İlim aleminde Emin Abid gibi tanınan araştırıcının adı Zeynalabdin, babasının adı Mütellib, soyadı Ahmedovdur.(Şamıl, 1999: 23, sayı 21) 1898 yılında Bakû’de doğmuştur. Taş işlemecisi olan bir aileye mensuptur. (AMEA RHA, fond 39:6) İlk tahsilini anası Molla Reyhan’ın evinde hanımlar ve çocuklar için açtığı Kur’an-ı Kerim okutma kursunda almış, sonra şehir belediyesine ait III. Aleksandr Erkek Gimnazyumu’nda devam ettirmiştir.

Onun milliyetçi bir ruh ile büyümesinde ailesinin, özellikle de ağabeyi Aliabbas Müznib’in (1882-1938) rolü büyük olmuştur. O, mizahi şiirler,  makaleler yazar, millî şuur uyandıracak eserleri dilimize çevirerek yayınlatır. Türklük, İslamlık aleyhtarlarına karşı sert tepkisi hakim dairelerin hoşuna gitmez. Onun baş yazar olduğu Hilal gazetesi ve Şehabi Sağib dergisi Rus çarlarının sömürgecilik siyasetinin aleyhine makaleler yayınladığı için 1911 yılında kapatılır ve kendi de Sibirya’ya sürgün edilir. 1913 yılda Rus Çarları Romanovların hakimiyete gelmesinin 300 yıllığı için verilen afi-ümumi(aminisya) onun sürgünden kurtulup Bakı’ya dönmesini ve yeniden yayıncılığa başlamasına sebep oluyor.

Emin Abid’in 1914-18 yılında Kafkasya’da basılan Kelniyyat, Mekteb, Lek-lek, Mezeli, Dirilik, Babayi-Emir, Molla Nesreddin, Övraği-Nefise dergilerinde; İgbal, Yeni İgbal, Besiret, Sovgat, Azerbaycan gazetelerinde Abid, Abid Mütellib oğlu, Abid Mütellibzade, Gozkurab bey vb. imzalarla 40 formadan çok tercümeleri, şiirleri, öyküleri, ilmi makaleleri, düzyazıları yayınlanmıştır. (Şamil, 1999:7). "Cihanda ali makam tutmak üçün gaflet etmeyip ayağa kalkarak düşmenden intikam al!"(Dirilik, 1914:67, sayı 5) diye haykıranda onun 16 yaşı vardı.

O, Türkiye’de okuduğu yıllarda İnci, Syus, Hizmet-i Umumiye, Yarın İstanbul, Şebab, Yeni Kafkasya vb. dergilerde şiirleri ve makaleleri yayımlanmıştır. Edebiyat tarihi ile ilgili ilk ilmi makalelerini de Türkiye’deki Türk yurdu, Servet-i Fünun, ve Hayat dergilerinde yayınlatıp. (AMEA RHA, Ahmedov E.A., dosyası, font 39:12)

İstanbul’da okurken Gültekin mahlasıyla 28 Mayıs 1924’te yayınlattığı “Bayrağım ve İstiklalim” şiirinden şöyle haykırmaktadır:

Kaldıkça Ruslarda Vatanım benim,

İntikam!” olacak şüuarım benim!

(Gültekin- Emin Abid,1999:25)  

Emin Abid İstanbul Üniversitesinde okurken muhacerette yaşayan Memmedemin Resulzade ile sık irtibatta olur, onların yayınlattığı vb. dergilerde Sovyetler Birliğinin aleyhine Gültekin imzasıyla şiirler yayımlatıyor. Sonradan bu şiirler İstanbul’da 1928 yılda yayınlanan “İstiklal uğrunda” toplusunda ve 1948 yılda yayımlanan “Buzlu cehennem” kitabında basılır.

 Mehmet Fuat Köprlüzade’nin rehberliği altında çok ciltlik “Azerbaycan Türklerinin Edebiyat Tarihi”ni yazmaya başlıyor.  İstanbul Darülfünunda okurken orada ve Vena, Budapeşt, Gazvin kütüphanelerinde araştırmaları için belgeler toplamıştır Emin Abid böylece Avrupa metotları ile Azerbaycan Türklerinin edebiyatı tarihini yazmaya başlamıştır. (Şahbazov, 1926:9 Ocak) 

Kendinden bir sınıf aşağıda okuyan, 1903 yılında Yanya’da doğmuş Nafiye Ahmet Şükrü kızı (Belgelerde o babalığının soyadını Tevfik Tanur kabul etmiştir - A.Ş.) ile 1923 yılında evlenmiş, onunla 1927 yılında Bakû’ye gelmiştir. (Şamil, 1998:72)

1934-37. yıllarda SSCB İlimler Akademisi Azerbaycan Şubesinde ilmi işçi gibi çalışan Emin Abid’in dokümanları hazırlanıp Leningrad’a (Sank Peterbursg)  gönderilir ki, ona ilmi derece versinler. KGB dikkatinde olan, hükümet için tehlikeli sayılan Emin Abid’e ilmi ad vermek o yana kalsın 1937’de işten atılıyor 1938. yıl 14 Haziranda İsmayıllı rayonunun Yenikend köyünde göz altına alıyorlar. (A MTNA, E. A. Ahmedov’un dosyası 32796)

Nafie Abid imzası ile şiirler, hikayeler yayınlayan hanımı ise repressiyadan kurtulmak için Türkiye’ye dönmeye çalışıyor. O yılın 11 Ağustosunda Batum’dakı Türkiye konsolosundan vize almak isterken göz altına alıp Bakı’ya gönderirler.

 Emin Abid’in sorgulanması o kadar da uzun sürmüyor. 5-6 defa sorgulandıktan sonra vatana hıyanette suçlayıp 1938. yılın 21 Ekiminde saat 21.30 kurşuna diziyorlar.

Hanımı hakkında bulduğumuz son belge 1940. yılın 19 Temmuzunda görevini ve rütbesini göstermeyen KGB memurunun yazdığı şu cümledir: "Ahmedova Nafie Şükri kızı çok tehlikeli element (unsur) gibi ıslah-emek düşergesinde (ceza evinde) saklansın. Ceza müddeti 1938. yıl 11 Ağustostan hesaplansın". (AMTNA, Nafie Tevfik Taner kızı Ahmedova’nın dosyası, 39657).

Emin Abid İstanbul’da okurken “Divan”la ilgilenmiş ve ondan parçalar Azerbaycan Türkçesine çevirmiştir. Bakı’ya dönerken Azerbaycan Eğitim Bakanı Ruhulla Ahundova basılmak için verdiyi kitabın ilaveler bölmesinde “Divan”dan kendinin çevirdiği parçalar vardır.

Şunular onu gösteriyor ki, Emin Abid “Divan”ı Azerbaycan Türkçesine çevirmek isteğinde olmayıp, araştırma konusu ile ilgili parçaları çevirmiştir.       

 

Kaynaklar

  1. Abid Emin.(1927). Hece vezninin tarihi (Edebiyat teorisi hakkında), Maarif işçisi dergisi, , sayı 3, 4, 6-7.
  2. Abid Emin.(1930). Türk halkları edebiyatında mani nevi ve Azerbaycan bayatılarının hususiyetleri, Azerbaycan’ı öğrenme yolu dergisi,  sayı 4-5.
  3. Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi Riyaset Heyetinin Arşivi (AMEA RHA), fond 39, siyahı 374, Ahmedov Emin Abidin dosyası.
  4. Azerbaycan Milli Tehlikesizlik Nazirliyinin (İstihbarat Bakanlığının)  Arşivi, Ahmedov Emin Abid Mütellib oğlunun dosyası 32796.
  5. Azerbaycan Milli Tehlikesizlik Nazirliyinin (İstihbarat Bakanlığının)  Arşivi. Ahmedova Nafie Tevfik Taner (hem de Şükri Ahmed) kızının dosyası 39657.
  6. Hüseyinoğlu Ali Şamil. (2002). Türk edebiyatı araştırmacısı Emin Abid. Türk dünyası (Dil ve Edebiyat dergisi) (Ankara), Güz, sayı 14.
  7. Azerbaycan MEA El yazmalar Enstitüsü . Aliabbas Müznib fondu, 37 (G.Z. 53) fond 1, siyahı 1, saklama vahidi 55.
  8. Gültekin-Emin Abid (1999). Buzlu cehennem (Tertip eden ve ön söz müellifi Ali Şamil), “Güneş” neşriyatı, Bakı.
  9. Şahbazov Ali. (1926).İstanbul Darülfünunda Azeri edebiyatı tarihi. (Türkiye mektupları). Yeni fikir gazetesi, Tiflis, ,9 Yanvar.
  10. Şamil Ali. (1999). Emin Abidin hayat hikayesi ile ilgili kesin çizgiler. “Bilge” (Ankara) dergisi,  sayı 21.
  11. Şamilov Ali. (1986). Emin Abidin “Edebiyat tarihi”. “Edebiyat ve İncesenet” gazetesi, 12 Aralık, sayı 50 (2237)..
  12.  Şemsizade  Nizameddin. (1998). Azerbaycan edebiyatşünaslığı, Bakı.

 

*Azerbaycan’da “Divan”ı ilk tanıtanlardan birinin acı taleyi başğı ile gelen makaleye özünde müdahale edilmemiş ve yaygın Türk Yurdu okuyucusu için düzenleme yapılmıştır.

         

 


Türk Yurdu Aralık 2008
Türk Yurdu Aralık 2008
Aralık 2008 - Yıl 97 - Sayı 256

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele