NASIL DAHA İYİ BİR CÜMLE KURABİLİRİZ II

Kasım 2008 - Yıl 97 - Sayı 255

 

Sadece gazete yazarları değil doktorlar, mühendisler, öğretmenler, tercümanlar, müdürler, sekreterler, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri hatta akademisyenler bile cümle kurarken zaman zaman hata yapabilmektedirler. Cümlelerde görülen hatalar ya bilgi eksikliğinden veya dikkatsizlik, acele etme gibi sebeplerden kaynaklanmaktadır. Dili iyi kullanan yazarları ve şairleri okumamak veya az kitap okumak da düzgün cümle kuramamanın sebepleri arasında yer alır. Şimdi üniversite ve yüksek lisans öğrencilerinin cümle kurarken yaptıkları hataları örnekler üzerinde inceleyelim:      

1. Günümüz eserlerinde birinci unsuru iki kelime olan bazı kullanımların deyim şeklinde kullanıldığı görülmüştür. Bu cümlede ögelerin yükleme bağlanmasında bir yanlışlık yoktur. Buradaki yanlışlık ilk bakışta aynı kelimenin bir cümlede iki kere kullanılması gibi görünmektedir. Fakat bazen bir kelimenin farklı eklerle cümlede iki defa kullanılabilmesi mümkündür. Buradaki asıl hata aynı kelime ile kullanımların… kullanıldığı şeklinde tamlama yapılmasıdır. Bu cümle şöyle kurulursa daha doğru bir cümle olur: Günümüz eserlerinde birinci unsuru iki kelime olan bazı yapıların deyimlerden oluştukları görülmüştür.

2. Bu durum edebiyatçılarımızın yüzyıl içinde Türkçe kelime kullanmaya özen gösterdiklerinin göstergesidir. Burada da göstermek kelimeleri bir tamlama şeklinde kullanıldığı için anlatım bozukluğu meydana gelmiştir. Özen göstermek yerine gayret etmek, çaba sarf etmek, dikkat etmek…; göstergesidir kelimesi yerine de işaretidir, belirtisidir… Gibi kelimeler tercih edilirse cümledeki bozukluk giderilmiş olur. Bu cümle şu şekilde yeniden kurulabilir: Bu durum edebiyatçılarımızın yüzyıl içerisinde daha fazla Türkçe kelime kullanmaya çaba sarf ettiklerinin göstergesidir.

3. Onun on beş tane şiir kitabı vardır. Bu cümlede de tane kelimesi gereksiz yere kullanılmıştır. Çünkü cümledeki on beş sayısı aynı zamanda tane anlamını da içermektedir. On beş şiir kitabı bir sıfat tamlamasıdır. Sıfatı, sayı adı olan bu tür tamlamalarda araya tane kelimesi getirilmemelidir. Sayı adından sonra tane kelimesi getirildiğinde bu kelimeden sonra bir ad getirilemez. Yani on beş tane denir ama on beş tane kitap denilemez. Cümlenin doğru şekli şudur: Onun on beş şiir kitabı vardır.         

4. Eserlerinde isim unsurunun iki kelimeden oluşan birleşik fiillerin kullanım oranı %11,2’dir. Bu cümlede unsurunun kelimesinin oluşan kelimesi ile bağlanmamasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır. Unsurunun kelimesindeki –nun eki oluşan kelimesinin sonundaki –an eki ile birleşmez. Bu iki kelime ancak unsurunun iki kelimeden oluştuğu veya unsuru iki kelimeden oluşan biçiminde kullanılırsa cümledeki bozukluk giderilmiş olur: Eserlerinde isim unsurunun iki kelimeden oluştuğu/isim unsuru iki kelimeden oluşan birleşik fiillerin kullanım oranı %11,2’dir.

5. Buradan hareketle geçen yüzyıl içinde birleşik fiil yapımında kullandığımız kelimelerin değiştiğini söyleyebiliriz. Bir yüksek lisans tezinden alınan bu cümlede bir anlatım bozukluğu yoktur. Fakat bu tür bilimsel çalışmalarda biz anlatımından çok edilgen anlatım tercih edilmelidir. Cümledeki kullandığımız kelimesinin yerine kullanılan, söyleyebiliriz yerine söylenebilir kelimeleri getirildiğinde biraz daha akademik üslup sergilenmiş olur. Hatta söylenebilir kelimesinin yerine söyleyebilirim kelimesinin getirilmesi tezi hazırlayanın düşüncesinin daha kesin olduğunu gösterir.       

Geçen sayıda cümledeki ögelerin yükleme nasıl bağlanmaları gerektiği üzerinde durmuştuk. Yukarıdaki örnekler ise cümledeki ögelerin birbirleri ile yanlış bağlanmalarının görüldüğü örneklerdir. Demek ki kelimelerin uygun çekim ekleri ile yükleme bağlanmamaları, aynı kelimelerin tamlama oluşturacak şekilde kullanılması, gereksiz kelime kullanımı, kelime gruplarının yanlış eklerle kurulması gibi ana sebepler cümlenin anlamını doğrudan etkilemektedir. Cümle, bir milletin düşünce sistemini gösterir ve dilde yargı bildiren en küçük birimdir. Bu yüzden cümlelerimiz ne kadar sağlam olursa karşımızdakine söylemek istediklerimiz o kadar açık olur. Yazdığımız yazıları dilimizi iyi kullandığını düşündüğümüz kişilere okutmak da hataların görülmesini sağlayacaktır. Daha da önemlisi hepimizin "Kurduğum cümleler acaba doğru mu?" diye bir endişesi olması gerekmektedir.       

         


Türk Yurdu Kasım 2008
Türk Yurdu Kasım 2008
Kasım 2008 - Yıl 97 - Sayı 255

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele