Dünya Siyasetinde Küresel Yansımalar ve Türkler

Şubat 2015 - Yıl 104 - Sayı 330


        Son aylarda gündemimizi İslam ve Orta Doğu merkezli çatışma ve mağduriyetler işgal ediyor. “Arap Baharı” adıyla başlayan halk ayaklanmaları, mevcut yönetimleri sarstı. Bazıları yıkıldı, bazıları direndi. Ama son olarak Suriye’deki ayaklanma, zor bir duvarla karşılaştı. Diğer ülkelerde rejimlere karşı ayaklanmaları destekleyen Batı güçleri, sıra Esat rejimine gelince geri durdu. Başlangıçta önemli başarılar gösteren Özgür Suriye Ordusu, yetersiz kaldı ve ülke bir kargaşaya sürüklendi. Bundan, başta Türkmenler olmak üzere Suriye halkı büyük zarar gördü. Dünya için gittikçe büyüyen bir tehlike hâline gelen terör örgütleri, burayı kendileri için uygun bir zemine dönüştürdüler. Bir taraftan PKK’nin Suriye kolu PYD toprak kapma derdine düştü diğer yandan IŞİD yeni bir küresel terör örgütü olma yolunda İslam adına vahşi operasyonlarla adını duyurdu. IŞİD örgütüne Batı dünyasından da çok sayıda militanın katılması, dünyanın dikkatini buraya çekti. Avrupa’daki Müslüman varlığı, gün geçtikçe tehdit olarak algılanmaya başlandı. İslam karşıtı hareketlerde ciddi yükselmeler görüldü. Bunları tahrik edecek eylem ve yayınlar sıklaştı. Sonunda Paris’te, beklenen eylem yaşandı. İslam Peygamberine hakaret eden karikatürler yayımlayan mizah dergisine yapılan saldırıda 12 kişi öldürüldü. Bu olay, yeni bir dönüm noktası olarak yorumlandı. Hep birlikte bunun sonuçlarını takip edeceğiz. Konuyla ilgili değerlendirmeleri dergimizin sayfalarında okuyabilirsiniz. 

         

         

        Türk Yurdu, varlığımızın ve kimliğimizin kültürel köklerini ortaya koymaya devam ediyor. Bilimsel yöntemlerle yapılan araştırmalar, bizlere Türk varlığının farklı boyutlarını gösteriyor. Türk varlığının en somut yansıması dilimiz Türkçemiz. Dursun Yıldırım hocamız “Beş bin yıllık medeniyet tarihimi, tarihteki izlerimi yüksünmeden bin yıllar boyu günümüze eriştiren dilim.” ifadesiyle hepimizin duygusuna tercüman oluyor. Süleyman Eryiğit, bu coğrafyada Türkçenin gücüne ve Türkçe ile yeniden iman tazelemenin gereğine işaret ediyor.  Azerbaycan‘dan Mübariz Göyüşlü, beşeriyete ve Türklüğe karşı işlenmiş en büyük suçlardan biri olan “Hocalı Katliamı”nı hatırlatıyor. Özbay Güven, kültürümüzün bir başka yönüne, Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ın hikâyesine dikkat çekiyor. Oktay Berber, bengü taşların dilini anlatırken millet olarak varlığımızın en önemli belgelerini tekrar gözler önüne seriyor. Bu sayıdan seçtiğimiz az sayıdaki örnek yazıda olduğu gibi Türk Yurdu, Türk milletinin varlık dünyasından yazılarla yansımada bulunmaya devam ediyor. Türk milleti gerçekliği bizim hareket noktamız. Aynı zamanda Türk milletinin korunması ve yükseltilmesi ahlaki görevimiz, sorumluluğumuz. Bunu okuyucularımızla birlikte yapıyoruz, çünkü Türk Yurdu, Türk milletine gönül vermiş insanlardan oluşan bir ailenin ismi aynı zamanda. 

         

         

        Dergimizin her yaştan Türk okuyucusuna hitap edebilmesi en büyük temennimiz. Özellikle gençler, bizim için çok kıymetli. Her şeyi bildiğini zanneden gençler değil, öğrenmeye ve kendisini geliştirmeye çalışan gençler, milletimizin istikbalini parlatacaklar. Öğrenme, her yaşta ve her zeminde devam ediyor. Kendimizi iyi tanırsak neyi ne kadar bildiğimizi de fark ederiz. Öğreneceğimiz çok şey olduğunu o zaman daha iyi anlarız. Dergiler birer okul gibidir ve Türk Yurdu, 104 yıldır bu görevi özenle yapmaya gayret ediyor. Sizlerin ilgisi ve katkısıyla bu okulun ışığını daha da parlatmak istiyoruz. İlginizi dergimizin üzerinden esirgemeyin ve daha fazla kişiye ulaşmamıza vesile olun. Hep birlikte üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir zorluk yoktur. 

         

        Yeni sayılarımızda buluşmak üzere sağlıcakla ve hoşça kalın.

Türk Yurdu Şubat 2015
Türk Yurdu Şubat 2015
Şubat 2015 - Yıl 104 - Sayı 330

Basılı: 10 TL

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele