ÇİN KAYNAKLARINDA GÖKTÜRKLERİN MENŞEİ

Mayıs 2008 - Yıl 97 - Sayı 249

 

Yunusjan ELİ*

        Göktürklerin menşei meselisi Orta Asya Türk Tarihi araştırmalarındaki önemli meselelerin biri olup, bu konuyla ilgili şimdiye kadar çeşitli araştırmalar yapılmış ve bazı kanaatler ileri sürülmüştür. Ancak Göktürklerin menşei ile ilgili olarak Çin kaynaklarının dışında yeterli derecede kaynak bilgilerinin olmamasından dolayı araştırmacıların dikkati ister istemez Çin yıllıklarındaki Göktürklerin menşei ile ilgili olan bilgiler üzerinde yoğunlaşş ve bu bilgilerden yararlanarak yapılan araştırmalar sonucu farklı kanaatler oluşmuştur.

       Çeşitli Çin kaynaklarında Göktürklerin menşei ile ilgili beş rivayet bulunmakta olup bunlar aşağıdakilerden ibaret:

        1. “Göktürklerin Hunların soyundan olan Aşina kabilesinden  çıktığına dair rivayet”.Bu rivayet Chou-shu (Chou Hanedanlığı Yıllığı) adlı Çin yıllığının 50.bölümünde bulunmakta olup, söz konusu rivayete göre:”Göktürkler, Hunların ayrı soyundan gelmekte olup, bu soy Aşina adındaki bir kabileden çıkmıştır.Daha sonraki zamanlarda Aşina kabilesi komşu bir ilin saldırısı sonucu ağır yenilgiye uğramış ve kabile halkının çoğu öldürülmüş, fakat onların içinden 10 yaşındaki bir erkek çocuk sağ kalmış.Düşman askerleri çocuk henüz küçük yaşta olduğu için onu öldürmemiş ancak kolu ve bacağını kestikten sonra bir bataklığa bırakmış.Düşman ekserleri uzaklaştıktan sonra buraya (Tanrı iradesiyle)bir dişi kurt gelmiş çocuğa sahiplenerek  emzirmiş ve büyütmüş.Sonra dişi kurt çocuktan hamile kalmış.Bir müddet sonra o çocuğun hâlâ hayatta olduğunu öğrenen komşu ilin hükümdarı tekrar asker göndererek çocuğu öldürtmüş.Çocuğu öldürmek için gelen askerler çocuğun yanındaki hamile dişi kurdu da öldürmek istemiş.Ancak kurt oradan kaçarak Koçu’nun(Kao-ch’ang) kuzeyindeki etrafı dağlarla çevrili bol sulu ve otlaklı bir vadiye gelmiş[1].Dişi kurt buraya yerleşmiş ve çok geçmeden 10 erkek çocuk doğurmuş. Bu çocuklar burada büyümüşler ve sonra evlenme yaşına geldiğinde vadinin dışında yaşayan kabilelerden kız getirip evlenmişler. Kızlar bu evlilikten sonra hamile kalmışlar. Sonra hepsi birer oğlan çocuk doğurmuşlar. Çocuklar annelerinin soyadını taşıyorlarmış. Çocukların en küçüğünün annesinin soy ismi Aşinaşır imiş dolaysıyla onun oğlu da Aşinaşır soy ismini taşımış. Daha sonra onlar da büyümüş ve evlenmişler. Bir kaç nesil geçtikten sonra onlar çok kalabalıklaşarak vadiye sığmaz olmuşlar ve vadiden çıkıp Altay Dağlarının  güney eteklerine yerleşerek Juan-juanların demircileri olmuşlar.Onların yerleştiği dağlık bölgenin şekli miğfere (dabulga) benzediği  için miğfer anlamına gelen Tu-chüeh ismiyle anmışlardır”.

        2.”Göktürklerin ecdatlarının eski Sek (Suo) ülkesinin halkı olduğuna ve bu ülkenin Hun Devleti’nin kuzeyinde olduğuna dair rivayet”.Bu rivayet de Chou-shu’da bulunmakta olup, söz konusu rivayete göre Göktürkler eski Sek ülkesin asli unsurlarından olan halkın neslinden gelmekte olup, bu ülke Hun Devleti’nin kuzeyinde imiş.Onların önderi Apa Beg (A-Pang-pu) isminde biri imiş.Onlar büyük-küçük 17 kardeş imiş.Apa Beg ve diğer kardeşleri devletini iyi yönetemedikleri için devleti yıkılmış.Bunların içindeki İti’et Nişatur(Ni-shih-tou) keramet sahibi biri olup, o rüzgar estirip yağmur yağdırabiliyormuş.O yaz Tanrısı ile Kış Tanrısı’nın kızları ile evlenmiş.Onun eşlerinden biri 4 erkek oğlan çocuk doğurmuş.Bu çocuklardan biri beyaz yabanı kaza dönüşş.Bu oğullardan birinin devleti Abakan Nehri ile Kem Nehri’nin arasında imiş ve devletinin halkına “Kırgız” (Chien-ku) deniliyormuş.Diğer oğullardan birinin devleti Çıvakım (Ch’u-che)Deryası vadisinde imiş.Oğulların büyüğü  Çıvakımış Dağını koruyormuş.Bu dağın arasında Apa Beg’in soyundan olan diğer kimseler de yaşıyormuş.Çok soğuk olduğunda  büyük oğul ateş yakarak dağdakileri soğuktan koruduğu için kabile halkı onu kendilerinin hükümdarı yapmışlar ve ona “Göktürk” namını vermişler.Onun ismi Nardilek Şad (Na-tou-liu) olup, o da 10 kız ile evlenmiş.Geleneğe göre doğan çocukların hepsi kendi annelerinin soyadını alırdı.Aşinaşır ise en küçük karısından çocuk imiş.Nardilek Şad ölünce onun 10 karısından doğan çocukların arasından birini hükümdar seçmek için anneler ve oğullar arasında istişare toplantısı yapılmış ve toplantıda bir karar almışlar.Karara göre ağaca tırmanma yarışı düzenlenecek, ağaca tırmanma yarışında kazanan oğul babasının yerine hükümdar olacak.Aşinaşır aralarında yaşı en küçük olmasına rağmen ağaca tırmanma yarışında kazanır ve tahta geçer.Ona “Akın Şad” (A-hsien) unvanı verildi.Onun soyundan gelen halkın  sayısı hızlı çoğaldı ve sonra “Göktürkler” olarak tarih sahnesine çıktı.

        3.”Göktürklerin ecdadının Ping-lianglı (Kuzey Liangli) Karışık Guzlar olduğu ve bunların soyundan gelenlere Aşina dendiğine dair rivayet”.Bu rivayet Çin’in T’ang İmparatorluğu döneminde yaşayan tarihçilerden Wei-cheng tarafından kaleme alınan Sui-shu (Sui İmparatorluğu Yıllığı) adlı Çin kaynağının 84.Bölümünde yer almakta olup, söz konusu rivayete göre:”Göktürklerin ecdatlarının Ping-lianglı Karışık Guzlar olup, bunların kabilesinin adı Aşina idi. Sonra Wei T’ai-tzu[2] Curçi kabilesindekileri yok ettiğinde Aşina Kabilesinden 500 kadar aile Juan-juanların hakimiyeti altındaki topraklara göç etti.Onlar uzun zamana kadar Altın Dağ’da demircilik yaparak yaşadılar.Göktürklerin yaşadığı Altın Dağ’ın şekli miğfere benzediği için onlara Çincede miğfer anlamına gelen “Tu-chüeh” ismi verilmiştir.

        4.”Göktürklerin eskiden Batı Denizi’nin batısında kendi başlarına bağımsız olarak yaşayan bir kabile olduğunu dair rivayet”.Bu rivayet T’ang İmparatorluğu döneminde yaşayan tarihçi Li Yen-shou tarafından kaleme alınan Bei-shi  (Kuzey Sülaleler Tarihi) adlı Çin yıllığının 99.bölümünde yer almaktadır. Söz konusu rivayete göre: “Göktürkler eskiden Batı Denizi’nin* (Xi-hai) batısında kendi başlarına bağımsız yaşayan bir kabile imişler. Onlar Hunların ayrı bir kabilesi olup, bu kabilenin adı Aşina imiş. Sonra bunlar komşu ilin saldırısına uğrayarak yok edilmiş. Fakat 10 yaşındaki bir erkek çocuğu sağ kalmış.Düşman askerleri çocuk henüz küçük olduğu için onu öldürmeden kol ve bacaklarını kesip bir bataklığa atmış.O çocuk (Tanrı tarafından gönderilmiş) bir dişi kurdun beslemesiyle büyümüş.Sonra dişi kurtla çiftleşerek onu hamile bırakmış.Komşu ilin hanı çocuğun hala yaşadığını öğrendikten sonra tekrar asker göndererek çocuğu öldürtmüş.Askerler çocuğun yanında duran hamile kurdu da öldürmeye kalkınca tam o sırada ilahi bir güç dişi kurdu düşman askerlerinden kaçırarak Batı Denizi’nin doğusundaki Koçu ilinin kuzey batısındaki bir dağa götürmüş.O dağda bir mağara varmış.Mağaranın içinde yüz ölçümü kaç yüz metre kere olan, etrafı dağlarla çevrili yem-yeşil bir vadiye gelmiş.Kurt bu vadinin içinde 10 erkek çocuk doğurmuş.10 oğul büyüyünce dışardan kız getirip evlenmişler.Eşleri hamile kalmış ve hepsi birer oğlan çocuk doğurmuş.Aşinaşır onlardan biri olup, o diğer oğullardan çok akıllı ve bilgili olduğu için kabile reisi olarak seçilmiş.O  soyunun unutulmaması için çadırının kapısına kurt  resimli sancağı asmış.Onun kabilesi gün geçtikçe çoğalarak birkaç yüz aile olmuş.Bir kaç nesil sonra Akın Şad adlı reisin dönemine geldiğinde vadiden çıkarak Juan-juanların hakimiyeti altında yaşamışlar.Büyük Yabgu’nun (Bumin olduğu tahmin ediliyor) döneminde gittikçe güçlenmişler”.

        5.”Göktürklerin ecdatlarının Ping-lianglı karışık Guzlar olduğu ve Hunların ayı bir kabilesi olan Guzların adının Aşina olduğuna dair rivayet”.Bu rivayet T’ang İmparatorluğu döneminde yaşayan Tu-yü tarafından 801’de kaleme alınan T’ong-dian (Kanunlar Kamusu) adlı kaynağın 197.bölümünde yer almaktadır. Söz konusu rivayete göre:”Göktürklerin ecdatları Ping-liangli karışık Guzlar olup, onlar Hunların bir kabilesidir.Bu kabilenin adı Aşina idi.Sonra bu kabile Kuzey Wei İmparatorluğunun hükümdarı T’ai-wu Curçi kabilesine saldırdığında Aşina kabilesinden 500 kadar aile Juan-juanların hakimiyeti altındaki Altın Dağ’a gelip  yerleşti.Göktürklerin yaşadığı Altın Dağ’ının şekli miğfere benzediği için Göktürklere Çince “Miğfer” anlamına gelen “T’u-chüeh” dendi ve bu isim daha sonra  bir milletin adı olarak  kullanıldı”.

        Göktürklerin menşei ile ilgili olarak Çin kaynaklarında anlatılan yukarıdaki beş rivayet şekil  ve anlatım biçimi bakımından farklı görünse de gerçekte bu rivayetlerin hepsinde tartışılmaz bir ortaklık vardır. Özellikle Göktürklerin menşei ile ilgili olan halklarla Göktürklerin tarih sahnesine çıktığı yaşadığı ve yayıldığı coğrafya ile ilgili olan bilgiler birbirine benzemektedir. Japon tarihçisi Matsioda Hisao’nun Göktürklerin menşei ile ilgili olan rivayetler üzerinde yaptığ


Türk Yurdu Mayıs 2008
Türk Yurdu Mayıs 2008
Mayıs 2008 - Yıl 97 - Sayı 249

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele