Bıçak ve Kalem Üstadı Cevat Heyet

Ağustos 2014 - Yıl 103 - Sayı 324

        [gid]200[/gid]

         

        Türk milleti tarihin farklı dönemlerinde, değişik coğrafyalarda ve çeşitli alanlarda insanlığa ve dünya medeniyetine çok değerli şahsiyetler armağan etmiştir. Eski çağlarda Farabi, İbni Sina, Kaşgarlı Mahmut vs. gibi birçok ilke imza atan bilgin ve düşünürler yetiştiren Türkler, günümüzde de bilim, kültür ve siyaset alanında çok sayıda şahsiyet topluma sunmuştu. Bu önemli düşünürlerden biri de; “İran-Azerbaycan Türklerinin Manevi Atası”, “İki Azerbaycan’ın Aksakalı”, “Çağımızın Dede Korkut’u”, “Asrımızın Promete’si”, “Bilge Dede” lakaplarıyla tanınan Prof. Dr. Cevat Heyet’tir.

         

        Cevat Heyet, İran’da yaklaşık bin yıllık Türk hakimiyetinin sona erdiği ve Fars Pehlevi rejiminin iş başına geldiği 1925 yılında seçkin bir ailede doğdu. Büyük bir din ve siyaset adamı olan babası Ali Heyet, Kacar veliahdının danışmanıydı. Osmanlılarla birlikte İttihad-i İslam Cemiyeti’ni kurmuş ve Anadolu Türkleriyle yakın bir ilişki içendeydi. Meşrutiyet Fermanını Necef’ten Tahran’a götüren heyetin başında olduğu için Heyet soyadını almıştı. Türkçü düşünceleri ve Anadolu Türkleriyle olan yakın ilişkisi yeni kurulan rejimin hoşuna gitmese de hukuk alanındaki bilgisi ve deneyimi nedeniyle İran Yüksek Yargı Organı Başkanlığı ve Adalet Bakanlığına kadar yükselmişti.

         

        Cevat Heyet babasının mesleğinden dolayı ilkokul, ortaokul ve liseyi Tebriz, Hemedan ve Tahran gibi farklı kentlerde tamamladı. Okulu birincilikle bitiren Cevat, 1941 yılında Tahran Üniversitesi Tıp Fakültesini kazandı. Orada üç yıl eğitim aldıktan sonra, İran’dan Türkiye’ye gönderilen ilk öğrenci gurubuyla birlikte İstanbul’a gelip 1946 yılında tıp doktoru oldu. Cevat Heyet’in İstanbul’a gelmesinde babasının önemli rolü vardı. Çünkü genç Cevat, o dönemin en ünlü üniversitelerinden olan Beyrut Üniversitesi’nde okumak istiyordu. Fakat babası “Oğlum, ben seni İstanbul’a gönderiyorum ki, tıbbın yanı sıra dilimizi, tarihimizi ve kültürümüzü de öğrenesin. Bunları öğrendikten sonra istediğin ülkeye gidebilirsin” diye Beyrut’a gitmesine karşı çıkmıştı. İstanbul’da ayrıca üç yıl uzmanlık eğitimi alan Cevat Heyet, ihtisasını tamamlamak için üç yıl da Paris’e gitti ve 1952’de Tahran’a döndü. Amacı insanlara hizmet olan genç cerrah Cevat Heyet, dönemin kısıtlı imkanlarına rağmen, cerrahi ameliyatlara başladı. Genel cerrahiyle birlikte kalp ameliyatlarını da yapan Heyet, 1967 yılında İran’da ilk açık kalp ameliyatını başarıyla gerçekleştirdi. Ardından kalp kapağını değiştirme ve Tahran’da ilk defa böbrek nakli ameliyatlarını başarıyla hayata geçirerek, dünyada büyük ün kazandı.

         

        Cerrahi ameliyatlarla birlikte bilimsel araştırmalarını da sürdüren Dr. Cevat Heyet, 12 yıl boyunca “Tıp Bilimi” dergisini yayımladı. Uluslararası tıp kurultaylarında, dünya tıp bilimine yenilikler getiren onlarca bildiri sundu. 1963 yılında Dünya Cerrahlar Cemiyeti ve 1983 yılında ise Fransa Cerrahi Akademisi’ne üye seçildi ve 1988’den itibaren yıllarca cerrahi profesörü olarak üniversitede çalıştı.

         

        Prof. Dr. Cevat Heyet’in İran’da eğitim aldığı yıllarda ana dili olan Türkçe rejim tarafından yasaklanmış ve bu dilde herhangi bir kitap okumak, bulundurmak veya eser üretmek büyük bir suç sayılırdı. Babasından aldığı Türklük bilinci ve İstanbul’da Türk dili ve kültürüyle ilgili öğrendikleri, Cevat Heyet’i bir mücadele adamına çevirmişti. O, bütün baskılara rağmen Tahran’daki evinde Türkçe- Farsça şiir meclisleri düzenleyerek, Türk dilinde yazmayı teşvik ediyordu. Hatta bu amaçla büyük şair Şehriyar’ı ailesiyle birlikte Tahran’a çağırarak, kendi evinde misafir edip onu da tekrar Türkçe şiirler yazmaya heveslendirirdi. Cevat Heyet bir yandan hastaları tedavi etmek yoluyla halka hizmet ederken, öte yandan tıp alanında elde ettiği şöhreti bir kalkan olarak kullanarak, kendi millî kültürünü ayakta tutmaya ve yaymaya çalışıyordu.

         

         Dr. Cevat Heyet’in Türklükle ilgili bilgileri yalnız okuduğu kitaplarla sınırlı değildi. O Türkiye’de tıp öğrencisiyken; Zeki Velidi Togan, Fuat Köprülü ve Hamdullah Suphi gibi dönemin büyük şahsiyetleriyle yakından görüşüp, bilgi ve bilincini genişletiyordu. Bütün bir ilmi ve manevi birikim, aynı zamanda mücadele ruhu, Cevat Heyet’in 1979 İran devriminin hemen ardından açık kültürel faaliyete başlamasına zemin teşkil ediyordu. İran devrimi sonucunda Fars milliyetçiliği üzerinde kurulmuş olan Pehlevi rejimi yıkılmış ve yerini İslami bir devlete bırakmıştı. Bu değişikliği ve yeni koşulları değerlendiren Cevat Heyet, kollarını sıvayarak, İran’da ilk defa bir Türkoloji dergisi yayımlamaya karar verdi. Bu alanda bilgi sahibi olan araştırmacı ve aydınları işbirliğine çağırdı. İran’da Türklerin varlığı inkar edildiği için dergiye “Varlık” adı seçildi. Cevat Heyet artık yalnız bir tıp doktoru değil, aynı zamanda arkadaşlarıyla birlikte, halkının yasaklanmış dilinin ve kültürünün koruyucusu ve kurtarıcısı gibi de ağır bir sorumluluk üstlenmişti.

         

        Zamanla bir mektep, bir ekol ve gayr-ı resmi bir akademi hâline gelen Varlık dergisi, İran’da Türklerin bilinçlenmesinde, Türk kültürünün yayılmasında ve uzun yıllar yasaklanmış bir dilin yeniden canlanmasında çok önemli bir rol oynadı ve böylece, dünya Türkoloji biliminin önemli dergilerinden biri olarak literatüre geçti.

         

        Cerrahi alanında birçok önemli kuruma üye seçilen Cevat Heyet, Türkoloji alanındaki hizmetlerinden dolayı da birçok ödüle ve onursal unvanlara layık görülmüştür. Azerbaycan Cumhuriyeti’nde ister tıp, ister Türkoloji alanında birçok üniversitenin fahri doktoru ve profesörü unvanını alan Cevat Heyet, Türkiye’de de Türk Dil Kurumunun şeref üyesi, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinin de fahri doktorudur. O, aynı zamanda Türk Ocaklarının kuruluşunun 100. yıldönümü münasebetiyle düzenlenen törende ödüllendirilmiştir.

         

        İlmi faaliyetleriyle birlikte İran, Türkiye ve Azerbaycan arasında dostluk köprülerinin kurulması ve kültürel ilişkilerin doğru bir mecrada yoğunlaşması için büyük hizmetleri olan Prof. Dr. Cevat Heyet, devlet liderleri tarafından da her zaman saygıyla karşılanmıştır.

         

        Ömrünü insanların tedavisi ve Türk kültürüne hizmete adayan büyük düşünür Prof. Dr. Cevat Heyet, şu anda Bakü’de tedavi görmektedir. Allahtan kendisine sağlık ve uzun ömür diliyoruz.

         


Türk Yurdu Ağustos 2014
Türk Yurdu Ağustos 2014
Ağustos 2014 - Yıl 103 - Sayı 324

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele