TÜRK OCAKLARI TARİHİNDEN… BİR ERGENEKON BAYRAMI/ YENİ GÜN (NEVRUZ) KUTLAMASI

Mart 2008 - Yıl 97 - Sayı 247

Meşrutiyet sonrası gelişen fikir akımlarından Türkçülük düşüncesi, toplumda millî şuuru kuvvetlendirmek amacıyla bir takım sembolleri ön plana çıkarmaya çalışmış ve bu arada Nevruz kutlamaları menşeini aldığı “Ergenekon” destanından hareketle “Ergenekon Günü” olarak kutlanmaya başlanmıştır. Hatta,1914- 1915 yıllarında dönemin iktidar partisi olan İttihat ve Terakki, bu bayramı bütün ülkede devlet erkanının da katıldığı bir resmî tören haline getirmiştir. Bu yıllarda Kastamonu’da resmî düzeyde kutlanmıştır. Bu dönemde Kastamonu dışında da resmî kutlamalara örnekler verilebilir. Örneğin 1918 yılında Konya’da Alaaddin Tepesi’nde yapılan Nevruz törenlerini Türk Ocağı organize etmiş ve Kastamonu’daki gibi millî bir bayram olarak kutlanmış, bu kutlamalarda “Ergenekon bestesi” okunmuş ve günün önemine ait konuşmalar yapılmıştır. Kastamonu’da Birinci Dünya Savaşı yıllarında ülkenin içerisinde bulunduğu şartlar içerisinde kutlanan İttihat ve Terakki şubesinin desteklemesi ve Türk Gücü Derneği’nin organize etmesi ayrı bir anlam kazanır. Konu ile ilgili olarak Kastamonu’daki kutlamalar yalnız 1914 ve 1915 yıllarında mahalli basında yer almaktadır.             19. yüzyılın ikinci yarısı ile 20. yüzyılın başlarında Osmanlı Devleti; Avrupa, Asya ve Afrika’daki topraklarını bir bir kaybedip 20’yi aşkın yeni devlet kurulurken, Osmanlı aydın ve devlet yöneticilerinin nihayet akılları başlarına geldi. Devletin kurucularının ve ayakta tutucu temel milletin Türkler olduğunu hatırladılar. II. Meşrutiyetten sonra Türkçülük akımı güçlendi. Edebiyatta Genç Kalemler akımı başladı. Dilde sadeleşmeye ağırlık verildi. İşte bu ortamda; İttihat ve Terakki Partisi, Nevruz’un devlet görevlilerinin katılımıyla resmi törenle “Ergenekon Bayramı” olarak kutlanmasını kararlaştırdı. Çünkü Türkler Ergenekon’dan bir Nevruz günü kurtulup tekrar dünyaya egemen olmuşlardı. Bu karar sonucu, önceleri halkın kutladığı Nevruz, resmî bir kimlik daha kazandı. Kamu yönetiminde de yer aldı. Osmanlı döneminde, Ergenekon Bayramı’nda öğrenciler, başlarında öğretmenleri oldukları halde kırlara yürüyüş düzenliyor, yanlarında getirdikleri yiyecekleri yiyorlardı. Mola yerinde jimnastik hareketleri yapılıyor, halk oyunları oynanıp türküler söyleniyordu. Kastamonu ve Konya kutlamaları basına da yansımıştı. Ergenekon- Nevruz Bayramı konusunda ilk araştırma yazısını da Genç Kalemler’den Ömer Seyfettin yazmış ve Tanin gazetesinin 18 Mart 1330/ 1914 tarihli baskısında yayımlamıştı. Kastamonu’da yayınlanan Köroğlu Gazetesi’nde Nevruz kutlamalarına geniş yer ayrılmış, 2 Nisan 1330/1914 tarih ve 254 numaralı sayısında “Millî Bir Bayram” başlığı ile kutlamalar manşetten verilmiştir. 27 Mart sene 330 tarihli Türk Gücü’nün bildirisi de gazetede neşrolunmuştur. Köroğlu Gazetesinde, Kastamonu halkının, Sultanî Mektebi, Rüştiye Mektebi ve Dârü’l- Muallimîn öğrencilerinin de katılımı ile gerçekleştirilen törenler hakkında şu bilgiler verilmektedir: “İşbu ilan üzerine halk, saat sekiz buçukta Güç dairesi önünde tecemmüe (toplanmağa) başlamış ve bir kısım zevat da daireye teşrif etmişti. Kezalik Fırka Kumandanımız Ali Bey tarafından gönderilen bir müfreze feyfere ve trampetçi efrad Güç’de hazır bulunmuş idiler. Saat sekiz buçukta merasime iştirak eden Mekteb-i Sultanî, ve Dârülmuallimîn ve Mekteb-i Rüştiye talebesi önde hareket eden feyfereci takımını takip ederek Güç’ün idman meydanına doğru gidiyorlardı. Fakat bu muntazam kafile trampet ve fülüt terennümleri ile Yeni Çarşı’dan halk arasından geçip giderken hissiyat üzerinde tatlı ve gâsi edici bir neşe uyandırıyordu. İdman yerine varıldıkta zâbitan (subaylar), memurîn (memurlar) ve meşâyî ve hacegân (şeyhler ve hocalar) ve sair efrad ahali(diğer halktan kimseler) ve talebe efendilerden binlerce halk muntazaman ahz-ı mevki etmişler (düzenli olarak yerlerini almışlar), intizar ediyorlardı (bekliyorlardı). Bu sırada Mekteb-i Sultanî sekizinci sınıf talebesinden Kastamonu şairi- Safranbolulu Tahir Karauğuz Efendi- kendi tarafından yazılan aşağıdaki şiir – hitabet için hazırlanan yüksek mevkie çıkarak- huzura karşı okundu.” YENİ GÜN Kutlayın Türk erleri bu günü! Bu gün, Türk’ün en ulu bir düğünü. Dünyaları alt üst eden, titreten Türkler bütün sağdan soldan yüklenen Düşmanlarla çok çarpıştı, savaştı. Senelerce ercesine uğraştı. Dağlar, taşlar kızıl kana boyandı; Çoluk, çocuk, kadın, yiğit doğrandı. Yalnız “Nohuz, Kayan” iki kız ile, Kurtuldular, hemen verip elele Bir sarp dağa tırmandılar gizlice Yürüdüler gece gündüz… bir ince İz göründü, önlerine bir ala- Geyik çıktı, doğruldular bu yola. Yol uzadı uzadıkça en sonra Rast geldiler birden dikçe bir yara; Aşıp yarı, baktılar ki pek geniş Bir yeşil dağ, dağlar ile çevrilmiş “Ergenekon” denir idi bu yurda; Kaldılar üç, dört yüz sene burada. Çoğaldılar geyikler de üredi… Türk’ten sağlam, güçlü bir soy türedi! “Bir gün bir kurt peyda oldu” bir çoban Görüp bunu takip etti ardından. -Taşmıştı yiğitlerin sevinci- Bir delikten çıktı o kurt… Demirci, Ocağı yaktı, örs işledi, uğraştı… Ve en sonra genişçe bir yol açtı. Türkler buradan kavuştular Turan’a! Saldırdılar yine artık her yana… Demirciye “Bozkurt” adı verildi; Kaan oldu, altın taç giydirildi. Kutlayın Türk erleri bu günü! Bu gün Türk’ün en ulu bir düğünü.             Bu anlamlı şiirin okunmasından sonra alkışlar arasında yine Mekteb-i Sultani öğrencilerinden Çankırı icra memurunun oğlu olan Emin Efendi günün önemini belirten bir konuşma yapmıştır. Emin Efendi’nin konuşmasının hemen sonrasında Mekteb-i Sultanî on birinci sınıf öğrencilerinden İstinaf Mahkemesi Reisi Hami Bey’in oğlu söz alarak “Dedelerimizin sevinçli günlerinden birisini yaşatmak için bayram yapıldığını ve Türklüğün yükselmesi…” hakkında bir giriş konuşmasından sonra SEN EY MİLLETİM şiirini okumuştur. Konuşma ve şiirlerin okunmasından sonra Ergenekon Bayramı kutlamalarının sportif faaliyetler ve resmî geçit kısmına geçilmiş olup Köroğlu Gazetesinde etkinlikler genişçe ifade edilmektedir. Dönemin Kastamonu Valisi bulunan Reşit Paşa, bu günün bayramından ve tezahürattan çok fazla memnun olarak törenin yapıldığı günün akşamüzeri Jandarma Alay Komutanı İzzet Bey ile Binbaşı Cemal Beyleri Türk Gücü Derneği’ne göndermiş ve bu yolla Türk Gücü üyelerini tebrik etmiştir. Reşit Paşa’nın “Ekber-i Encümîn işleri ile bu gün fazla işgalim olmasa idi bizzat gidecektim.” Sözlerine karşılık Türk Gücü üyeleri adına Güç Kâtibi tarafından teşekkürü, arza gelen heyete bildirilmiştir. Kastamonu’da 1915 yılı Nevruz törenleri yine “Ergenekon Bayramı” adı altında yapılmış olup törenlerle ilgili bilgileri Kastamonu basınında bulabilmekteyiz. Bu törenlerin yine Türk Gücü Derneği tarafından organize edildiği ve yerel basında “Yarın Ergenekon Günümüz” ve “Kastamonu’da Ergenekon Bayramı” manşetleriyle yer aldığı görülmektedir. (Geniş bilgi için: Mehmet Serhat Yılmaz, “ Kastamonu’da Ergenekon Bayramı/ Nevruz 1914- 1915” Bilge Dergisi, Sayı:40, s.13) 

Türk Yurdu Mart 2008
Türk Yurdu Mart 2008
Mart 2008 - Yıl 97 - Sayı 247

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele