Türklük Tehdit Altında

Ekim 2017 - Yıl 106 - Sayı 362


        Bir ülkenin milliyetçileri, mensup oldukları milletin varoluş mücadelesinin öncüleridir. Mücadele ancak topyekûn bir seferberlik ve birlik içinde yapılırsa başarılı olur. Milletin bütün sorunlarını bir grup milliyetçi çözemez. Sadece toplumsal duyarlılığı artırıp toplumu harekete geçirebilir, özellikle ülkeyi yönetenlerin millî çıkarlarımız doğrultusunda millî politikalar takip etmeleri için uyarı ve baskı unsuru oluşturabilir. Türkiye, maalesef milliyetçilik söylemleri arasında gerçek anlamda milliyetçilik şuuru geliştiremiyor. Bir grup Türk milliyetçisi, samimi bir çırpınış içinde oradan oraya koşturuyor. Ama toplumun çoğunluğu ve yönetici elitler, yeterince duyarlılık ve millî şuur göstermiyor. Bu durum, ülkeyi çok ciddi tehlikelere düşürüyor. FETÖ, PKK, Suriye ve Irak ile ilgili olumsuz gelişmeler, bu şuursuzluğun ürünü olarak karşımıza büyük bir millî güvenlik tehdidi oluşturmuş durumda. Bunun üstesinden gelmek için canını dişine takarak mücadele eden fedakâr güvenlik güçlerimiz tek tesellimiz. Bu mücadelede canlarını ortaya koyan kahramanlarımıza olan borcumuz, gün geçtikçe artıyor. Özellikle şehit ve gazilerimize karşı göstereceğimiz hassasiyet, toplumun bir insan yığını değil bir millet olduğunu gösterir. 

        Türklüğün kültür ve coğrafya sınırı çok geniş. Türkiye Cumhuriyeti, bu geniş alanın içinde bizim için merkez konumda. Kurulduğu günden beri hem Türklere hem Müslümanlara hem de mazlum milletlere bir ümit ışığı durumunda. Türklerin tarihî görev ve sorumluluğu, mağdur ve mazlumun yanında yer almaları, şer güçlere karşı canlarını ortaya koyarak mücadele etmeleridir. Dolayısıyla genç Cumhuriyet de ilk kuruluş yıllarından beri çevresinden bu beklentiyi görmektedir.  Osmanlı Devleti, Balkanlardaki egemenliğini kaybettiğinde, oradaki Türklerin gideceği tek yer Türkiye’dir. 1917 Ekim Devrimi adı verilen Bolşevik Devrimi, Türklerin yaşadığı büyük bir coğrafyayı etkilediğinde sığınılan liman Türkiye’dir. Çin’in zulmü arttığında Doğu Türkistanlı Türklerin yüzlerini çevirdiği yer yine aynıdır. Son zamanlarda Türklüğün kanayan yarası Irak ve Suriye Türkleridir. Bu bölgedeki gelişmeler hem oradaki Türkleri hem de Türkiye Cumhuriyeti’ni doğrudan tehdit etmektedir. Türk Yurdu olarak her sayımızda bu konularla ilgili analizler sunmaya çalışıyoruz. Ekim sayımızda özel bir dosya çalışması yerine Türklüğün önemli problemleriyle ilgili bilimsel çalışmalara yer verdik. İlgiyle okuyacağınızı ve çevrenizle paylaşacağınızı düşünüyoruz. 

        Gelecek sayımızda buluşmak üzere sağlıcakla kalın… 

Türk Yurdu Ekim 2017
Türk Yurdu Ekim 2017
Ekim 2017 - Yıl 106 - Sayı 362

Basılı: 12 TL

E-Dergi: 10 TL

Sayının Makaleleri İncele