YENİLEŞME DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATINDAN…

Şubat 2008 - Yıl 97 - Sayı 246

İnsanın hayatı ve yaşadığı dönemi anlamak, bunu yaparken düşündüklerini diğer insanlarla paylaşmak endişesi ölümsüzlüğün harflerle ifadesi olan edebiyatı vücuda getirdi. Düşünce ve duyguları güzel ve etkili bir şekilde anlatma sanatı olan ve okuyanlarda estetik bir doyum sağlamak amacıyla yazılmış bütün yazılı eserlerin oluşturduğu edebiyat, insan düşüncesinin ve hayatının, tarih içinde değişik dünya görüşlerinin birbirini izleyerek devam etmesinin bir ifadesidir. Tarih boyunca insanların her çağda bilim ve felsefe verilerinden; sosyal, ekonomik ve siyasal gerçeklerden esinlenip ileriye doğru atılımlar yaparak, eskiyen düşünce ve biçimlerin yerine yenilerini koymalarında rehberlik vazifesi görmüş ve “iyiye, güzele ve doğruya” sloganlarıyla insanlığa kılavuzluk etmiştir. Bu çerçevede her toplumun edebiyatında da Sartre’ın ifadesiyle çağının dünyasına sırt çevirmeyen, yaşadığı dönemin gerçeklerinden, çıkmazlarından esinlenerek tavrını ve eylemini belirleyen kendisine özgü milli akımlar, aşamalar vardır. İslam medeniyetinin tesiri altında uzun bir süre cihan devleti olarak varlığını devam ettiren Osmanlı Devleti, Avrupa’da başlayan yenileşme hareketleri karşısında eski sağlam durumunu kaybetmeye başlayınca, bu yeni medeniyete kapılarını açmak yoluna gitmeye çalışmıştır. Bu düşünce ile Osmanlı Devletinde zaman zaman birtakım yenileşme hareketleri belirmiş ve Avrupa medeniyeti örnek tutulmaya başlamıştır. Bu yeni medeniyete ayak uydurabilmenin, Batı’nın esaslarına göre devlet kurumlarının yeni baştan düzenlenmeyle mümkün olabileceği devlet adamları ve aydınları arasında yaygınlaşan fikir olmaya başlamıştır. Batı kültürünün etkisi altında yetişmeye başlayan yeni nesiller, böylece Batı edebiyatının tesiriyle de yeni bir edebiyat çığırı açmaya girişmişlerdir. Böyle bir endişeyi taşıyan ve çağının tanığı olma gayesindeki sanatkârlar arasında Meşrutiyet (1908)’ten sonra memlekette başlayan ve o devirde “Türkçülük” adı verilen milliyet hareketinin ve “edebiyatta millî kaynaklara dönme” düşüncesinin doğmasına yol açmıştır. Toplum hayatının günden güne daha canlı bir durum alması ve milliyet fikrinin yerleşmeye başlaması ile sade Türkçe ile yazma akımı başlamış ve akım, bu yüzyılda en büyük başarısına ulaşmıştır. Cumhuriyetin ilân edilmesinden sonra da Batı edebiyatından alınan yeni nazım şekilleri ve serbest vezinli nazımla, tam anlamı ile millî bir hüviyet taşıyan yeni edebiyat, bütün millete mal olabilecek vasıflar kazanmıştır. Şerif Aktaş’ın “Yenileşme Dönemi Türk Edebiyatı” adını verdiği bu dönemde değişme arayışlarına giren Türk insanının kendi “ben”ini idrakinde, hayat karşısına fert olarak çıkışında, tarihi kaderin adete zemin hazırladığı ve zorladığı Batı ile karşılaşma, hem olayların akışını hızlandırmış, hem de ferdi ve edebi hayatı düzenleyecek değerlerin hazırlanışında son derece önemli rol oynamıştır… (AKTAŞ: 25-26) Berikan Yayınevince yayımlanan ve yirmi altı kitaptan oluşan “Yenileşme Dönemi Türk Edebiyatı/Seçmeler”[3] dizisi, bu dönemin on beş aktörleriyle okuyucuyu baş başa bırakmak amacıyla Mustafa Yücel tarafından hazırlanmış. Titiz bir çalışmanın ürünü olan eserler, araya başka bir unsur girmeden doğrudan okuyucuyu doğruya eserle yüz yüze getirerek onu şair veya yazarla baş başa bırakmak, böylece onun hakkında yapılabilecek yorum, değerlendirme ve eleştiriyi de okuyucunun anlayışına bırakmak arzusuyla hazırlanmış. Söz konusu seçmeler dizisindeki kitaplar, edebiyatımızın ve kültürümüzün bir dönemine damgasını vurmuş olan Ahmet Haşim, Yahya Kemal, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Reşat Nuri Güntekin, Halide Edip Adıvar, Memduh Şevket, Peyami Safa, Ömer Seyfettin, Falih Rıfkı Atay, Sait Faik Abasıyanık, Arif Nihat Asya, Necip Fazıl Kısakürek, Ahmet Hamdi Tanpınar, Cahit Sıtkı Tarancı, Tarık Buğra’nın eserlerinden veya onları ünlendiren metinlerden oluşuyor. Seçmeler dizisinde yer alan kitapların iskeletini esas itibarıyla esere konu olan edebî şahsiyetin hayatı, sanatı ve eserlerinin listesi ile örnek metinler, notlar, sözlük ve kaynaklar bölümleri oluşturuyor. Dizide yer verilen her edebi şahsın hayatı, onun hakkında kaleme alınmış bilimsel bir çalışmadan alınmış ya da aynı hassasiyetle Mustafa Yücel tarafından yazılmıştır. Söz konusu eserlerdeki metinlerin seçiminde değişik edebî tür ve eserlerden örnekler alınmasına sıkı sıkıya bağlı kalınmış. Böyle bir düşünceyle hareket edilirken, edebiyatımızın değerli temsilcilerini tüm özellikleriyle okuyucuya tanıtmak amacıyla hareket edilmiş. Metinlerin düzenlenip sıralanmasında yaratıcısını ünlendiren edebî türler ve kronoloji esas alınmış. Böylece diziye konu olan şair veya yazarın edebi süreçteki çizgisi daha iyi bir biçimde irdelenmiş. Seçmelerde metinlerin aslı esas alınmış, ancak bazı düz yazılarda metnin özüne sadık kalmak kaydıyla metnin sadeleştirilmiş biçimi verilmiştir. Dizinin ilk eseri “Şâir, ne bir hakikat habercisi, ne bir belâgatli insan, ne de bir kanun koyucusudur. Şâirin dili “nesir” gibi anlaşılmak için değil, fakat duyulmak üzere vücut bulmuş, musikî ile söz arasında, sözden ziyade musikîye yakın, orta bir dildir.” diyen “Ahmet Haşim”dir. Yaşadığı dönemin olayları dışında kalıp sanat âleminin büyülü havasında yaşayan Ahmet Haşim, yalnızca şiir alanında değil, düz yazı alanında da mükemmel örnekler vermiştir. YDTE/Seçmeler Ahmet Haşim adlı eserde onun hayat hikâyesi ve sanatı üzerine bir değerlendirme, eserlerinin listesi, kendisiyle Ruşen Eşref Ünaydın’ın yaptığı bir röportaj, şiir ve düz yazılarından seçmeler yer alıyor. Dizide yer alan eserlerden diğeri, XX. yüzyıl Türkiye Türkçesinin en büyük şairlerinden birisi olan ve “Bizi ezelden ebede kadar bir millet hâlinde koruyan, biribirimize bağlayan bu Türkçedir, bu bağ öyle metîn bir bağdır ki vatanın hudutları koptuğu zaman bile kopmaz, hudutlar aşırı yine bize birbirimize bağlı tutar; Türkçenin çekilmediği yerler vatandır, ancak çekildiği yerler vatanlıktan çıkar, vatanın kendi gövde ve rûhu Türkçedir.” diyen Yahya Kemal Beyatlı’ya tahsis edilmiş. Yahya Kemal Beyatlı’nın sadece kendi kuşağına değil, kendinden sonraki kuşaklara da tesir etmiş büyük bir şahsiyet olması, kültür ve uygarlık mirasımızı millî ve batılı bir sanat anlayışıyla birleştiren bir duygu, fikir ve bilgi adamı olmasından kaynaklanır. YDTE/Seçmeler Yahya Kemal Beyatlı adlı eserde onun hayatı, sanatı ve eserleri hakkında bilgi verildikten sonra, onun edebiyatımızdaki yerinin tespiti, kendisiyle yapılmış bir röportaj, şiirlerinden ve nesirlerinden seçmeler yer alıyor. II. Meşrutiyet döneminin önemli temsilcilerinden olan ve sanatlı nesrin en güzel örneklerini veren ve cumhuriyetle birlikte onun ilkelerine de yürekten bağlı olan Yakup Kadri Karaosmanoğlu’na dizide iki kitapla yer verilmiş. Her şeyden önce bir roman ve öykü yazarı olan Yakup Kadri’nin eserlerindeki konu ve fikir zenginliği ile dil çeşitliliği, onu edebiyatımızda saygın bir konuma yükseltmiştir. YDTE/Seçmeler Yakup Kadri Karaosmanoğlu I-II adlı eserlerde onun hayat hikâyesi ve sanatı üzerine bir değerlendirme, eserlerinin listesi, Yaşar Nabi’nin onunla yaptığı bir mülakat; romanlarından, öykülerinden, tiyatro eserlerinden ve mensur şiirlerinden (birinci ciltte); anılarından, monografilerinden, makale, inceleme ve derlemelerinden, diğer yazılarından, mektuplarından ve çevirilerinden seçmeler (ikinci cilt) yer alıyor. Eserlerindeki duru Türkçesi, sorunlara iyimser açıdan çözüm araması, Türk insanının kendine özgün yapısını ve onun sorunlarını ustalıkla ele alıp tahlil etmesi hususlarının yanı sıra Türk insanının en çok okuduğu eser olan Çalıkuşu’nun yazarı Reşat Nuri Güntekin, eserlerinde Anadolu’nun yerli ve millî hayatına geniş yer vererek âdeta bir memleket edebiyatı vücuda getirmiştir. YDTE/Seçmeler Reşat Nuri Güntekin I-II adlı eserlerde Şerif Aktaş’ın Reşat Nuri Güntekin’in hayatı ve sanatı üzerine yazdığı yazı, eserlerinin listesi ve Varlık dergisinin kendisiyle yaptığı röportaj, romanlarından, öykülerinden seçmelerden; tiyatro, gezi ve makalelerinden seçmeler ile çevirilerinden örneklerden oluşuyor. “Anadolu harbinde ne ıztırap, ne de felsefe düşünceleri vardır. Anadolu harbi, bütün bir milletin, bir tek insan gibi beraber işleyen kafası, beraber çarpan kalbiyle ölüme yüzünü çevirmiş, cehenneme gözlerini dikmiş, işkenceye, azaba, sefalete omuzlarını silkmiş, son yurdunun üstünde döğüşen bir millet gazasıdır.” diyen Halide Edip Adıvar’a dizide iki kitap tahsis edilmiş. O, Kurtuluş Savaşının Halide onbaşısı ve roman, öykü, tiyatro yazarı olmanın yanı sıra, bir özgürlük ve uygarlık savaşçısıdır. YDTE/Seçmeler Halide Edip Adıvar I-II adlı eserlerde onun hayatı hikâyesi ve sanatını değerlendirilen bir yazı, Ruşen Eşref Ünaydın’ın onunla yaptığı bir röportaj; romanları, öyküleri, tiyatroları, anıları, yolculuk notları, mensur şiirleri, sohbetleri, mektupları ve çevirileri ile inceleme ve fikir eserlerinden seçmeler yer alıyor. Üç yüzü aşkın öyküsünde, toplumun çağdaşlaşması, dilin sadeleşmesi yolunda güzel örnekler sergileyen ve milletine en büyük hizmeti, aldığı devlet işleriyle değil, yazdığı beş on tiple, beş on öykü ile verebileceğini söyleyen Memduh Şevket Esendal Türk öykücülüğünün temel taşlarından biridir. YDTE/Seçmeler Memduh Şevket Esendal adlı eserde onun hayat hikâyesi, Şerif Aktaş’ın onun sanatını değerlendirdiği yazısı ile eserlerinin listesi ve M. Sunullah Akay’ın Memduh Şevket’le yaptığı röportaj; romanlarından, öykülerinden, anıları ve düz yazılarından, mektuplarından seçmelerde de görüleceği üzere o, bizimle iç içe yaşayan insanımızı yalın bir dille anlatır. Sadece romanlarıyla değil, günlük fıkraları ve fikri eserleriyle de sanat dünyamıza damgasını vurmuş olan Peyami Safa’ya dizide iki kitap tahsis edilmiş. “Bir millet yabancı ve üstün bir medeniyetten her şey alabilir ve almalıdır: İlim, teknik, metod, rejim, kelime, terim, hatta muaşeret, sanat ve hassasiyet. Beşerî ruh böyle teessüs eder. Fakat bu alınan tesirler, bizde olduğu gibi millî ruhun özünü bozacak bir dereceye vardı mı, milliyetçilik şaha kalkmalıdır ve her Türk, garpçı ve medeniyetçi olduğu kadar, hatta daha önce ve daha fazla milliyetçi ve maneviyatçı olmalıdır.” diyen Peyami Safa gerek eserlerindeki ruhsal tahlilleri ve toplumsal birtakım görüşleriyle yüksek bir değere sahiptir. YDTE/Seçmeler Peyami Safa I-II  adlı eserlerde Faruk Kadri Timurtaş ve Ergun Göze’nin kaleminden aldığı onun hayat hikâyesi, edebi ve fikri şahsiyetinin değerlendirmesi, eserlerinin listesi ve Selma Yazıcıoğlu’nun onunla yaptığı bir röportaj; romanlarından öykülerinden ve tiyatrolarından, fikir eserlerinden ve “Objektif” serisinden seçmeler yer alıyor. YDTE/Seçmeler dizisinde Türkiye Türkçesinin bugünkü düzeye gelmesinden büyük gayretler sarf etmiş bir yazarımız olan Ömer Seyfettin’e iki kitap tahsis edilmiş. Başta Ziya Gökalp olmak üzere bir kısım arkadaşlarıyla ortaklaşa yayımladıkları “Yeni Lisan” makalesiyle, “millî edebiyat” anlayışının gerçekleşmesi için çalışan ve edebi faaliyetlerinin yanında Türkçülük akımının da önce gelen temsilcilerinden bir olan Ömer Seyfettin hakkında hazırlanan YDTE/Seçmeler Ömer Seyfeddin I-II adlı eserlerde onun hayat hikâyesi, sanatı üzerine bir değerlendirme, eserlerinin listesi ile yazarın öykü, roman ve tiyatrolarından seçmeler; dil, sanat, edebiyat ve Türklük üzerine yazıları; fıkra, şiir, mensur şiir, çeviri, anı ve mektuplarından seçmeler yer alıyor. Mustafa Kemal Atatürk’e ve onun inkılâplarına yürekten inanmış, onun ilkelerini yılmadan savunmuş, eserlerini görerek ve yaşayarak yazmış olan ve gezdiği ülkelerin yalnızca doğal güzelliklerini değil, o ülkelerdeki çeşitli toplumsal olguları yorumlayıp ülkemizdeki durumla ilgili karşılaştırmalar yapan Falih Rıfkı Atay’a dizide iki kitap tahsis edilmiş. YDTE/Seçmeler Falih Rıfkı Atay I-II adlı eserlerde onun gazete yazılarında ve kitaplarında kullandığı yalın dili ve anlatımıyla Türkçeye hizmetinin örnekleri olan gezi yazıları, monografileri ve romanlarından seçmelerden oluşuyor. Eserlerde bunların yanı sıra onun hayat hikâyesi, sanatı üzerine bir değerlendirme ve kendisiyle yapılan bir röportaj yer alıyor. Cemiyeti düzeltmekten ziyade kendi insanlarıyla birlikte aynı hayatı yaşamak isteyen ve Türk öykücülüğünde bir çığır açmış olan Sait Faik Abasıyanık için hazırlanan eserde onun hayat hikâyesi, eserlerinin listesi, sanatı üzerine bir değerlendirme yazısı yer alıyor. Yazı serüvenine şiirle başlayan Sait Faik’in öykülerinden seçmeler “öyküleri, uyarlama öyküleri ve bitmemiş öyküleri” başlıkları altında verilmiş. Bunların yanı sıra onun şiirlerinden, romanlarından, tiyatrolarından, röportaj, mektup, çeviri ve mektuplarından da seçmeler YDTE/Seçmeler Sait Faik Abasıyanık adlı eserde yer alıyor. Sanatkârın ham insanla meşgul olması gerektiğini düşünen Sait Faik okuruna hem hoşça vakit geçirtmek hem de okuyucusunu olgunlaştırmak endişesindedir. Edebiyatımızda “Bayrak şairi” olarak ünlenen ve millî, fikrî, dinî, tasavvufî hatta günlük konularda bile vezin ve kafiyenin tüm imkânlarından yararlanarak güçlü bir muhteva örgüsü oluşturan Arif Nihat Asya’ya dizide iki kitap tahsis edilmiş. Eserlerinde insanı ve değerlerimizi bütün yönleriyle ele alan bayrak şairimiz, eski dili ve bugünkü dili de büyük bir ustalıkla kullanmıştır. YDTE/Seçmeler Arif Nihat Asya I-II adlı eserlerde şiirin sıcaklığını ve anlatım güzelliğini kattığı, günlük, kültürel ve toplumsal sorunlarla ilgili cesur fikirler ileri sürdüğü düz yazılarının yanı sıra, bir gönül ve duygu adamı olduğunu gösteren milli ve duygusal öğelerle örülmüş şiirlerinden seçmeler yer alıyor. Fikir ve sanat hayatımızda daima şair, mütefekkir ve dava adamı olarak yer alan; sanat hayatının derinliğinin yanı sıra fikir deryasında da bir kaptan olan Necip Fazıl Kısakürek’e dizide üç kitap tahsis edilmiş. YDTE/Seçmeler Necip Fazıl Kısakürek I-II-III adlı eserlerin birinci cildinde Orhan Okay’ın kaleminden onun hayat hikâyesi, sanatı üzerine bir değerlendirme, kendisiyle yapılan bir röportaj, şiirlerinin özünü ortaya koyan poetikasıyla ilgili yazıları ve şiirlerinden seçmeler yer alıyor. İkinci ciltte ise bir düşünce ve inanç adamı olarak topluma yön vermeye çalışan; sanatı kadar dünya görüşüne de bağlı mücadelesiyle kamuoyunun dikkatini üzerine çeken Necip Fazıl Kısakürek’in tiyatrolarından, senaryo romanlarından, anılarından seçmeler yer alıyor. Üçüncü ciltte onun fikir eserlerinden; deneme, inceleme ve monografilerinden; dini ve tasavvufi eserlerinden; hitabe ve konferanslarından; sadeleştirdiği ve özleştirdiği eserlerinden seçmeler yer alıyor. “En büyük meselemiz budur: mazi ile nerede ve nasıl bağlanacağız; hepimiz bir şuur ve benlik buhranının çocuklarıyız; hepimiz Hamlet’ten daha keskin bir “olmak veya olmamak” davası içinde yaşıyoruz.” diyen ve edebiyatımızın her alanında müstesna eserler veren Ahmet Hamdi Tanpınar’a dizide iki kitap tahsis edilmiş. YDTE/Seçmeler Ahmet Hamdi Tanpınar I-II adlı eserlerin birinci cildinde Birol Emil’in kaleme aldığı Tanpınar’ın hayat hikâyesi ile edebî kişiliği ve sanatı üzerine bir değerlendirme, eserlerinin listesi, Şahap Sıtkı’nın onunla yapmış olduğu bir röportaj yer alıyor. İkinci ciltte ise Tanpınar’ın zengin bir kültür ve duygu örgüsüyle edebiyatımıza kazandırdığı ölümsüz eserleri olan roman, öykü, deneme, makale, inceleme, monografileri ile mektupları, derlenmiş yazıları ve ders notlarından seçmeler yer alıyor. Sanatkârın kim olduğunu “Sanatkâr gönül rahatlığıyla çalışabilmek için, bu faaliyetine herhangi bir şekilde müdahale edilmemesini ister; bu da onun en tabiî hakkıdır. Bir sanatkârın herhangi bir şekilde himaye edilmesine taraftar değilim. Sanatkâr, hayat kavgasında yalnız kala kala, mağlûp ola ola kendini olgunlaştırır.” şeklinde izah eden Cahit Sıtkı; yaşama sevincini yakalama peşinde koşan, Cumhuriyet dönemi şairleri içerisinde okurlarca en sevilen şairlerden biridir. YDTE/Seçmeler Cahit Sıtkı Tarancı adlı eserde onun hayat hikâyesi, Ahmet Kabaklı’nın onun şiirleri ile Muzaffer Uyguner’in de onun düz yazıları üzerine yaptığı değerlendirmeler ve eserlerinin listesi; şiir, öykü, çeviri öykü, mektup ve düz yazılarından seçmeler yer alıyor. Cahit Sıtkı Tarancı yaşamındaki tek ihtiras olarak gördüğü şiirde başarıyı hedef almış ve bu uğurda emek sarf etmiş; duru Türkçenin şiirde mükemmel örneğini vermiştir. Roman, öykü, tiyatro, deneme, makale ve fıkralarıyla edebiyat dünyamızın usta temsilcilerinden olan, Türkçenin ifade gücünü ve güzelliğini ortaya koyan Tarık Buğra’ya dizide iki kitap tahsis edilmiş. İnsanımızı, bu toprağın değerlerini, olması gereken gerçekler içinde arayan Tarık Buğra, titiz üslubu sayesinde müstesna bir yere sahiptir. YDTE/Seçmeler Tarık Buğra I-II adlı eserlerde onun hayatı ve sanatı üzerine Fatih Andı’nın değerlendirmesi, eserlerinin listesi, kendisiyle yapılan bir röportaj ile romanlarından, öykülerinden, tiyatro eserlerinden ve senaryolarından; gezi yazıları, deneme, fıkra, makale ve notlarından seçmeler yer alıyor. Yenileşme Dönemi Türk Edebiyatı/ Seçmeler dizisi, yine Mustafa Yücel tarafından hazırlanan “Mehmet Akif”, “Ziya Gökalp”, “Halit Ziya Uşaklıgil”, “Refik Halit Karay” ve “Faruk Nafiz” adlı kitapların yayımlanmasıyla tamamlanacaktır. Eserlerin hazırlanmasındaki okuyucuyla yazarı yüz yüze getirmek ve onları baş başa bırakmak amacını eksiksiz bir şekilde yerine getiren Mustafa Yücel, okuyucuyu okuma ve düşünme süreçlerinin aktörü hâline getiriyor. Masamızın üzerine bıraktığı bu eserlerle bizim de üzerimize bir sorumluluk düştüğünü hatırlatıyor. Mademki böyle bir sorumluğumuz var, o hâlde yapılması gereken bu eserlerde neler olduğunu görmekten, buradakileri ortaya çıkarmaktan ve bunları öğrenip anlamaktan başka nedir ki? Kaynaklar Korkmaz, Ramazan vd., Edebiyat Bilgi ve Kuramları, Anadolu Üniversitesi Yayınları, Eskişehir, 1998. Aktaş, Şerif, Yenileşme Dönemi Türk Şiiri ve Antolojisi, Akçağ Yayınevi, Ankara, 1996. Jean- Paul Sartre, Edebiyat nedir? (çev.: Bertan Onaran), Can Yayınları, İstanbul, 2005.
        

        

Türk Yurdu Şubat 2008
Türk Yurdu Şubat 2008
Şubat 2008 - Yıl 97 - Sayı 246

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele