Üç Tarz-ı Dindarlıktan Birisi Olarak Türk Müslümanlığı

Haziran 2017 - Yıl 106 - Sayı 358


        İslam dünyasında dinî alandaki fikir ayrılıklarının her geçen gün daha da derinleştiğine ve “Müslümanım.” diyen insanların birbirini inancı, mezhebi ve meşrebi yüzünden öldürebildiğine şahit olmaktayız. Din, asıl görevi olan birleştirici ve güven verici unsur olmaktan çıkmış; mezhepçi ve siyasi dil kullanan, ayrıştırıcı ve bölücü bir hüviyete büründürülmüştür. Günümüzün en büyük fitnesi hâline gelen mezhepçilik, tarihte görülmedik kanlı çatışmalara sebep olmaktadır. Bu çatışmanın baş aktörleri, şiddet yanlısı Şii ve Selefî ulema (!) ve onların etrafında toplanan örgütlerdir. Klasik kaynaklarda etnik, dinî veya siyasi kutuplaşma ve çatışmalara zemin hazırlayacak fikirler, hiçbir eleştiri ve sorgulamaya tabi tutulmadan aynen benimsenmekte ve onlar üzerinden şiddet üretilmektedir. 

        Müslümanlar arasında yaşanan dinî, siyasi ve toplumsal sorunların çözümünde, temelde “Akılcı”, “Zahirî” ve “Batınî” olmak üç türlü çözüm yolu takip edilmektedir. Milletlerin kültürel ve ahla...
Yazının devamını okumak için üye olun, abone üye için tıklayınız.

Türk Yurdu Haziran 2017
Türk Yurdu Haziran 2017
Haziran 2017 - Yıl 106 - Sayı 358

Basılı: 12 TL

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele