Devlet ve Anayasa: Ahlaktan Hukuka

Nisan 2017 - Yıl 106 - Sayı 356


        Türkiye’de göreli olarak uzunca bir zamandır anayasa değişikliği meselesini konuşuluyor. “Konuşuluyor” yüklemini bilinçli olarak tercih ettik. Çünkü gerçekten sadece konuşuluyor. Elbette konuşma önemli bir meziyet. İnsana has bir nitelik, lakin çok çeşitli konuşma biçimleri var. Akıllı uslu konuşan var, boş konuşan var, doğru konuşan var, yanlış konuşan var… Elbet insan olan konuşur. İnsanlar konuşa konuşa anlaşır. Bunda yadırganacak bir durum yok. Tuhaf olan, Türk insanının içine düştüğü garabet, tamamen insani bir durum olan “akıllı uslu konuşabilme” becerisini, maalesef,  gittikçe kaybetmesi. Konuşamaz hâle gelmesi, getirilmesi. Gerçekten konuşamıyoruz. Konuşunca da birbirimiz anlamıyoruz, anlayamıyoruz. Ne oluyor bize? İnsanca konuşmamız gerekirken, sadece bağırıyoruz, çığırıyoruz, gürültü çıkartıyoruz… Bu gidişat, en hayati meselelerde konuşmayı bilenleri susmaya sevk ediyor. Oysa devletlerin yaşamasında hayati önemi olan anayasanın yenilenmesi veya düzenlenmesi gibi bir...
Yazının devamını okumak için üye olun, abone üye için tıklayınız.

Türk Yurdu Nisan 2017
Türk Yurdu Nisan 2017
Nisan 2017 - Yıl 106 - Sayı 356

Basılı: 12 TL

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele