Demokrasi ve Millî Egemenlik

Nisan 2017 - Yıl 106 - Sayı 356


        Nisan ayı, TBMM’nin kuruluşu dolayısıyla zihinlerimizde “Demokrasi ve Millî Egemenlik” çağrışımı yapar. 23 Nisan 1920 tarihinde, Mustafa Kemal ve silah arkadaşları, işgal altındaki vatan topraklarını kurtarabilmek için bir meşruiyet zemini olarak Milli Meclis’i kurdular. Osmanlı Hükûmeti, İşgal altındaki İstanbul’da meşruiyetini ve işlevini kaybetmişti. İstiklal Savaşı yapabilmek için bir meşru dayanak gücüne ihtiyaç vardı. Bu güç, ancak milletin kendisi olacaktı. “Hâkimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir.” ilkesi böylece yeni Türk devletinin temeli oldu. Kozmopolit zihniyetler bundan rahatsız olsa da millî siyasetimizin hareket noktasını oluşturacak asli gerçek belirlenmiş oldu. Böylece milliyetçilik, doğal bir görev ve sorumluluk hâlinde Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini oluşturdu. Bu Nisan ayında ülkenin yönetim tarzını değiştirecek olan Anayasa değişikliği referandumu konusunda herkes sözünü söyledi ve söz millete bırakıldı. Demokrasi, seçim yoluyla millî iradenin yönetime yansıması imkânı verdiğine göre sonuca herkesin razı olması gerekir. Biz de sonucun milletimiz için hayırlı olmasını dileriz. 

        Bu sayımızda ilginizi çekecek çok sayıda makaleye yer verdik. Bilindiği gibi bu yıl, Türk milliyetçiliğini siyasi alanda vakurla temsil eden Başbuğ Alparslan Türkeş’in 100. doğum ve Nisan ayı 20. ölüm yıldönümüdür. Nasrullah Uzman’ın Arşiv kayıtlarından Türkeş biyografisine katkı sağlayacak çalışması, inşallah başlangıç olacaktır. Yılın son aylarında daha geniş bir dosya ile “Alparslan Türkeş ve Milliyetçi Hareket” konusunu ele almak istiyoruz. Bu konuda akademik çalışma yapanların katkıda bulunmasını bekliyoruz. Düşünceler bölümünde Hasan Bacanlı Hoca’mızın eğitim yazıları devam ediyor. Son yıllarda Suriye iç savaşı ile birlikte yeni ve önemli sorunlarımız doğdu. Hilmi Demir Hoca’mızın Teröre giden yol olarak radikalizmi analiz eden yazısı, Kenan Palalı arkadaşımızın Orta Doğu kıskacında Türkiye ve İran ilişkisini ele aldığı yazısı ufuk açıcı nitelikte. Süleyman Dönmez Hoca’mız ise günümüzün güncel meselelerinin ahlak yönünü tahlil etmeye devam ediyor. Sizlerin ilgi ve desteğiyle dergimiz sosyal medya aracılığı ile yeni okuyuculara ulaşıyor. Türk Yurdu artık dünyanın her köşesinden ulaşılabilir durumda. Sadece bazı yeni teknik çalışmalara daha ihtiyacımız var ve bunu da önümüzdeki günlerde inşallah tamamlayabiliriz. Gayret bizden takdir ve tevfik Allah’tandır.

        Yeni sayılarımızda buluşuncaya kadar sağlıcakla kalın… 

Türk Yurdu Nisan 2017
Türk Yurdu Nisan 2017
Nisan 2017 - Yıl 106 - Sayı 356

Basılı: 12 TL

E-Dergi: 10 TL

Sayının Makaleleri İncele