Türklüğü Besleyen Kültür Kökleri

Mart 2017 - Yıl 106 - Sayı 355


        
        
        Türklük, bir sosyal gerçeklik olarak tarih içinde oluşmuş ve hayatını sürdürmekte olan dinamik bir varlıktır. Bu varlığın bir parçası insanlarsa daha büyük parçası, bu insanların yaşadıkları ve yarattıklarıdır. Tarih ve kültür birikimimiz bunun göstergesidir. Türk milliyetçiliği, bu zemin üzerinde yükselir. Türklük gerçekliğini öncelikli hareket noktası olarak kabul etmeyi bir dünya görüşü olarak benimsemek milliyetçiliktir. Böyle bir milliyetçilik, mensubu olduğumuz millete karşı ahlaki bir görevdir ve her Türk, buna göre davranmak zorundadır; tıpkı ahlak bakımından dürüst ve namuslu olmak gibi. Bu anlamda Türk milliyetçiliği, belli bir zümre veya fırkanın tekelindeki bir görev değil; bütün milletin ortak davasıdır. Bu davaya hizmet etmek için milletin bütün fertleri seferber olmak ve mücadeleye katılmak zorundadır. Bu mücadele, bütün alanlarda “millî olmak” düsturu içinde sürdürülmelidir. Eğitimde, bilimde, sanatta, siyasette millî olmak, bizi büyük başarılara götürür. Bu başarıların en üst seviyesine “kızıl elma” ülküsünü koyduğunuz zaman üstesinden gelemeyeceğiniz güçlük yoktur. Bunu besleyecek kaynak ise tarih boyunca yarattığımız eserlerdir. Bunlar destanlar, yazıtlar, türküler, yazılı ve sözlü kaynaklar, mimari eserler, kurumlar gibi çok çeşitli ve zengin bir kültür mirası oluşturmaktadır. Bundan dolayı Mart sayımızda “Kültür Mirasımız ve Ahlat” konusunu bir dosya hâlinde sunmak istedik. Buna, Ahlat Kaymakamlığının hazırladığı bir tanıtım projesi vesile oldu. Kaymakam Sayın Bülent Tekbıyıkoğlu’nun yönetiminde hazırlanan proje sonunda, Türklüğün övünç kaynağı kültür mirasımız Ahlat hakkında iki ayrı prestij kitap ve kaliteli bir tanıtım filmi kazancımız oldu. Bunları sizlerle paylaşmak istedik. Sayın Tekbıyıkoğlu’nun ifadesiyle “Gelecek nesillere bütüncül bir tarih şuuru verebilmemiz açısından tıpkı kurtuluşumuza vesile olan Çanakkale şehri gibi kuruluşumuza vesile olan Ahlat şehrinin milletimize tanıtımının önemli bir görev olduğunu” kabul ediyoruz. Bu kapsamda fotoğrafları ve yazılarıyla katkıda bulunan değerli dostlara teşekkür ederiz. Özellikle tarihî köklerimizle bizi tanıştırmaya büyük çaba sarf eden ve bu yolda hayatını kaybeden Servet Somuncuoğlu ile vefatından önce Can Tankut Esmen’in yaptığı söyleşi, bizim için kıymetli bir katkı oldu. Vesile olanlara teşekkür ederiz. Kültür kaynakları, aynı zamanda bilimsel araştırma konularıdır ve milliyetçi bilim insanları, kendilerini bu konulara âdeta vakfetmiş bir şekilde çalışmaktadır. Dergimiz, bu çalışmalarıan bilinmesi ve okunması için bir vitrin görevi ifa etmektedir. Elimizden geldiği kadarıyla yeni bilimsel çalışmalara ve yayınlara yer vermeye özen gösteriyoruz. Siz değerli okuyucularımızın ve yazarlarımızın bu konuda bize katkı sağlamanız zenginliğimizi artıracaktır. 

        Yeni sayılarımızda buluşuncaya kadar sağlıcakla kalın… 

Türk Yurdu Mart 2017
Türk Yurdu Mart 2017
Mart 2017 - Yıl 106 - Sayı 355

Basılı: 12 TL

E-Dergi: 5 TL

Sayının Makaleleri İncele