Tuvalde Akışan Sular

Ocak 2017 - Yıl 106 - Sayı 353

Ahmet Yakupoğlu’nu ziyaretten mülhem…


        Duvardaki bir resmi eliyle işaret etti.

        Yatağının üzerine oturmuş, elleri dizlerinde, soluk benizli, ak sakallı, sarıklı, gözlerinin feri sönmüş yaşlı bir adam. Üzerinde entariye benzer bir elbise var, ama bu giysinin entari olup olmadığı çok da belli değil. Göründüğü kadarıyla “eski bir din adamı” portresiyle karşı karşıyayız.

        Yanına gittiğimde yatağında acıdan kıvranıyordu. Gördüğüm manzara beni sarstı. Portresini yapmak istediğimi söyledim. Beni kırmadı ve teklifimi kabul etti. Bu, en az üç saat demekti. Yatağının üzerine oturmasını rica ettim. Giyindi ve yatağının üzerine oturdu. Elleri dizlerinde tam üç saat gözlerini dahi kırpmadan bana baktı. Çalışmam esnasında acı çeken insandan eser yoktu. Resim bitince tekrar pijamalarını giydi, yattı ve yine kıvranmaya başladı.

        İnanılacak gibi değildi. Şaşırmıştım. İnleyen bir insan üç saat acılarını nasıl bastırırdı? Hiçbir şeyi yokmuş gibi kıpırdamadan nasıl ot...
Yazının devamını okumak için üye olun, abone üye için tıklayınız.

Türk Yurdu Ocak 2017
Türk Yurdu Ocak 2017
Ocak 2017 - Yıl 106 - Sayı 353

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele