Başarılı Yönetim ve Kurumsallaşma

Haziran 2016 - Yıl 105 - Sayı 346

        Başarılı Yönetim ve Kurumsallaşma

        Türkler, tarihteki en yüksek ve kurumsal başarıyı Osmanlı Devleti ile yakaladılar. Osmanlı öncesinde ve Osmanlı dışında karşımıza çıkan Türk devletleri belli dönemlerde çok güçlenseler de başarılarını uzun süre devam ettirememiştir. Timur Devleti bunlardan birisidir. Tarihte başka pek çok örnek gösterilebilir. Osmanlı’nın farklılığı ve başarısı iyi analiz edilmelidir. İtalyan düşünür Makyavelli 16. yüzyılda bu analizi yapmaya çalışır. Sorguladığı temel konu: “Türkler neden başarılı ve biz neden başarısızız?” Bu sorgulama 19. yüzyılın sonunda bizim aleyhimize dönecektir. Bu defa bizim aydınlarımız “Batı neden ileri, biz neden geriyiz?” sorusunun cevabını arayacaklardır. Yaklaşık iki asırdır bunun doğru cevabını bulamadığımız için ülkemizi yap-boz tahtasına çevirdiğimizi görürüz. Siyasetten eğitime kadar birçok alanda sürekli değişimi temel felsefe olarak kabul etmiş gibi davranıyoruz. Bunu önemli bir maharet zannediyoruz. Hâlbuki değişimin yeri ayrıdır, kurumsallaşmanın yeri ayrıdır. Başarı disiplin, ilke ve istikrar üzerinde gelişir.

        Sağlam temelleri, ilkeleri ve hedefleri olmayan değişimler, toplumların problemlerine çözüm değil karmaşa getirmektedir. Ülkemiz bunun sıkıntısını sürekli yaşamaktadır. Milli eğitimde bunun çok çarpıcı örnekleri görülmektedir. Son zamanlarda konuyla ilgili olan herkes, Türkiye’nin eğitiminde sağlıklı bir sistem kalmadığını görmektedir. Mevcut hükümetin iktidar olduğu süreçte, sürekli değişim adına sistemi bozduğu ve istikrarsızlık yarattığı ortadadır. Bir ülke için insan yetiştirme sisteminin bozulması her şeyin bozulmasına sebep olur. Ortada ciddi bir kurumsallaşma problemi vardır. İkinci önemli tartışma alanı siyasal yapı meselesidir. Yönetim sistemi üzerinde Türkiye’de bir türlü mutabakat sağlanamamıştır. Son dönemde başkanlık ve anayasa tartışmalarının tekrar alevlenmesi bunun göstergesidir. Bazıları bir sihirli değnek dokunuşu ile adeta memleketin bütün problemlerini çözeceklerini düşünmektedir. Sistem ve kurumsal yapı geliştirmek yerine, eskidiğini düşündüklerini çöpe atmayı tercih etmektedirler. Hâlbuki konuyla ilgili uzman bilim ve düşünce insanları her yönüyle tartışması gerekir. Eleştiri ve sorgulama ile meselenin olumlu ve olumsuz bütün yönleri önce düşünce temelinde ortaya konmalıdır. Türk Ocakları bu amaçla bir panel düzenleyerek konuyla ilgili bilim adamlarının görüşlerine başvurmuştur. Türk Yurdu olarak bu konuyu haziran sayımızda bir “Dosya” olarak sizlerle paylaşmak istedik. Dosya editörlüğünü Prof. Dr. Mehmet Şahingöz hocamız üstlendi ve okuyucularımızın istifadesine sunmamıza vesile oldu. Kendisine ve yazılarıyla katkı sağlayan hocalarımıza teşekkür ediyoruz.

        Bu sayımızda “Anayasa ve Başkanlık Sistemi” dosyası dışında çok değerli yazılar yer almaktadır. Her sayımızda okuyucularımız için ilgi çekici ve kıymetli makalelere yer vermeye çalışıyoruz. Sizlerin beğenisi ve takdiri Türk Yurdu’nun güçlenmesi ve canlı kalmasında önemli bir değerdir. Bizlere eleştiri ve önerilerinizi ulaştırırsanız daha iyi bir dergi için katkı sağlamış olursunuz.

        Daha güzel Türk Yurdu sayılarında buluşmak üzere sağlıcakla kalın…


Türk Yurdu Haziran 2016
Türk Yurdu Haziran 2016
Haziran 2016 - Yıl 105 - Sayı 346

Basılı: 12 TL

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele