Türk Ocaklarının 104. Yılını Kutlama Toplantısı Açış Konuşması

Nisan 2016 - Yıl 105 - Sayı 344

        TÜRK OCAKLARININ 104. YILINI KUTLAMA TOPLANTISI AÇIŞ KONUŞMASI

        Aziz Türk Ocaklılar, Muhterem Gönüldaşlarım, Sevgili Gençler, Değerli Basın Mensupları, Hanımefendiler, Beyefendiler!

        Bu toprakların en köklü ve gerçek anlamda gönüllü kuruluşu olan Türk Ocaklarının 104. Kuruluş yıldönümü vesilesiyle tertip ettiğimiz toplantıya hepiniz hoş geldiniz, safa geldiniz, şeref verdiniz!

        Bundan tam 104 yıl önce, 190 Tıbbiyeli öğrenci, Türklüğün makûs talihini yenmek için kafa yoran Türk milliyetçisi aydınlara mektuplar yazdılar. Onlar da bu aziz millete hizmet için Türk Ocaklarını kurdular. Altı asırlık yüce devletimiz parçalanmakta, büyük güçler Osmanlı mirasının paylaşılması için planlar yapmaktaydılar. Türk Ocaklılar; Balkan Savaşları, Birinci Dünya Savaşı ve Millî Mücadele’nin yaşandığı on yıllık savaş döneminde, sadece fikrî önderlik yapmadılar; cephelerde fiilen savaştılar; Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda öncülük yaptılar.

        Bugün, tıpkı o zaman olduğu gibi İslam âlemi parçalanmak, Türklük boğulmak isteniyor. Türk dünyasının ve İslam âleminin sahip olduğu muazzam kaynaklarla, yeniden kendi medeniyetimizi inşa etme ve dünyaya nizam verme idealimizi ihya etmemiz ihtimalinden ürkenler, İslam ülkelerinin sınırlarını yeniden çiziyorlar. Etnik ve mezhebî farkları kaşıyor, yeni fitnelerin tohumlarını ekiyorlar. 100 yıllık Sykes-Picot düzenini kendi çıkarları doğrultusunda yeniden tanzim ediyorlar. İslam dünyası da maalesef birlikten uzak, birbirini kâfirlikle suçlayan aşırı gruplar tarafından rehin alınmış durumda… İçeride ise Türk kimliğine düşman, millî değerlerden habersiz kozmopolit anlayışlar hüküm sürüyor.

        Ülkemiz, bir yandan Irak ve Suriye’de yaşanan bölünmenin yol açtığı tehditlerle bir yandan da otuz yılı aşkın bir süredir bizi uğraştıran etnik fitne ile uğraşıyor. Vatanın birliğini korumak için, bir hilal uğruna nice güneşler, alınlarından vurularak uzanmış yatıyor. Küresel güçlerin başlatıp başrol oynadığı ve onların taşeronluğunu yapan, başta PKK / PYD ve IŞİD olmak üzere terörist örgütler vasıtasıyla yürütülen örtülü “Üçüncü Dünya Savaşı”nda, yine beka mücadelesi veriyoruz.

        Dün olduğu gibi bugün de Türk Ocakları; Türk milletinin birliği ve Türk devletinin bekası için çalışmaya devam ediyor; vatanlarında öksüz bırakılan Irak ve Suriye Türklüğünün, Uygur Türklerinin, Kırım Tatar Türklerinin sesini duyuruyor; Türk dünyasını birliğe, İslam âlemini dayanışmaya çağırıyor.

        Zor günlerden geçiyoruz ama bizleri karamsarlığa sürüklemek, ümitsizlik girdabına sokarak zaafa uğratmak isteyenlerin tuzağına düşmeyeceğiz. Kanlarımız ve kaynaklarımız üzerinden yürütülen bu kirli savaşa karşı adalete ve merhamete dayalı medeniyetimizi yeniden inşa edeceğiz. Türklüğün önderliğinde yeni bir cihan nizamının kurulması için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Bir millî ülkü mektebi olarak kurulan Türk Ocakları, sekseni aşkın şubesiyle, asrın idrakini esas alan bir istikamette; bilim, eğitim ve kültür alanlarında yeni bir nesil yetiştiriyor ve bütün hain planlara karşı millî şuuru ayakta tutuyor.

        Devletimizin ebed-müddet devam edeceğine ve Türklük ateşinin dünya durdukça sönmeyeceğine yürekten iman ediyoruz. Etnik köken ve mezhep ayırımı yapmadan bütün milletimizi “Biz Hep Birlikte Türk Milletiyiz” anlayışıyla kucaklayan, kapsayıcı millet ve milliyetçilik anlayışımız temelinde hizmet etmeye devam edeceğiz.

        Bu vesileyle, vatan için canlarını feda eden, bayrağımıza al rengini veren aziz şehitlerimizi, Türk milletine hizmet eden Bilge Kağan’dan Atatürk’e bütün geçmiş büyüklerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Bu Ocak’ın temeline harcını koyan kurucularımızı, Ocak’a hizmeti geçip dar-ı bekaya irtihal eden bütün mensuplarımızı saygı ve rahmetle anıyorum. Yine bu vesileyle, Türk milliyetçiliği davasına siyasi platformda büyük emekler vermiş olan ve yedi yıl önce bugün kaybettiğimiz şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nu, on dokuz yıl önce Hakk’a yürüyen merhum Alparslan Türkeş’i minnet ve rahmetle anıyorum. Yine iki gün önce vefat eden büyük dava insanı Yılmaz Saka’ya da Tanrı’dan rahmet diliyorum.

        Bu toplantımızda, Türk Ocakları 2015 Yılı Armağanları sahiplerine verilecektir. Türk ilmine, irfanına, sanatına, düşüncesine velhasıl bir bütün olarak Türk dünyasına hizmet eden bilim, düşünce, sanat ve siyaset adamlarımıza tebrik ve teşekkürlerimi sunuyorum. Teşrif ettiğiniz için hepinizi en içten muhabbet ve hürmetlerimle selamlıyorum.

        Türk Ocaklarının 104. yılı kutlu olsun! Allah, yâr ve yardımcımız olsun!

        Ne Mutlu Türk’üm Diyene!


Türk Yurdu Nisan 2016
Türk Yurdu Nisan 2016
Nisan 2016 - Yıl 105 - Sayı 344

Basılı: 12 TL

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele