İran Türklüğünün Kasım 2015 Ayaklanması

Aralık 2015 - Yıl 104 - Sayı 340

         

        İran nüfusunun önemli bölümünü Türkler oluşturmaktadır. İran’ın iç siyasi nedenlerinden dolayı devlet, bugüne kadar etnik eksenli nüfus sayımı yapmamış ve İran’ın gerçek demografik haritası devletin özel birimlerinde gizli tutulmuştur. Buna rağmen sosyal bilimciler, bazı yöntemlerle İran’da yaşayan etniklerin nüfusunu belirlemeye çalışmışlardır. Bu araştırmalar, İran’da yaşayan Türklerin nüfusunu %16-%40 arasını gösteriyor. Fakat İran’da yaşayan Azerbaycan Türklerini araştıranlar, bu rakamın %40’tan fazla olduğu kanaatindeler. Tam sayı bilinmese bile Türklerin İran’da yoğun bir nüfusa sahip olduğu aşikârdır. İran’ın kuzey batısı (Güney Azerbaycan), kuzey doğusu (Güney Türkmenistan) ve merkezinde (Kaşkay) Türkler yaşamaktadır. İran Anayasası’na göre Farsça, İran’ın resmî dilidir.

         

         

        [1] Farsçanın İran’da resmî dil olma geçmişi, 1924 yılında İngiltere darbesiyle iktidara gelen Pehlevi Krallığı’na dayanmaktadır. 1924 yılından itibaren Farsçanın İran’da resmî dil olmasıyla beraber merkezî iktidar, Fars olmayan etnikleri Farslaştırmak istemiş ve özellikle Türk dili ve edebiyatı alanında bireysel kültürel çalışmalara bile kısıtlama getirmiştir. 1979 İran İslam Devrimi’nden sonra bu süreç devam etmiş ve İran’da yaşayan Türklere herhangi bir resmî kültürel hak tanınmamıştır. Geçen yüzyılda İran Türklerinde Türklük doğrultusunda millî uyanış başlamış ve İran’ı yönettiği yüzlerce yıl süresince Fars etniğine herhangi bir kültürel baskıda bulunmayan, hatta Fars edebiyatının gelişmesine yardımcı olan Türkler, Farsların iktidarından sonra düştükleri duruma itiraza kalkmıştır. Bu itirazlar, yakın tarihte defalarca gerçekleşmiş ve her defasında merkezî yönetim tarafından sert bir şekilde bastırılmıştır. İran’da yaşayan Azerbaycan Türkleri, Kasım 2015’te bir hafta boyunca İran’ın çeşitli kentlerinde, “Türklere karşı ırkçılık siyasetlerinizi durdurun.” diyerek İran yönetimine itirazda bulundular. Bu yazıda, Kasım 2015’te İran Türklerinin ayaklanması, nedeni, etkileri, gelen tepkiler ve uluslararası basında yansıması ele alınmıştır.

         

         

        İran Türkleri Neye İtiraz Ettiler?

         

        İran Radyo Televizyon Kurumuna bağlı TV2 Kanalı, 6 Kasım 2015 Cuma günü, “Fitile” adıyla yayımlanan çocuk programında, Azerbaycan Türkçesiyle konuşan bir baba-oğul, otelin pis kokmasından şikâyetçi olur. Resepsiyon görevlisi, çocuğun ağzının koktuğunu söyler ve çocuk da dişlerini tuvalet fırçasıyla fırçaladığını söyleyerek onu haklı çıkarır. Böylece İran’daki Azerbaycan Türkleri, diş fırçası ile tuvalet fırçası arasındaki farkı bilmeyecek kadar cahil olarak gösterilmiştir. İran’daki TV programlarında böyle aşağılamalar yeni değildi ve geçmişte defalarca benzeri görülmüş ve İran Türkleri, çeşitli yollarla itirazlarını dile getirmiştir. İran yönetimi, İran’da yaşayan Türkleri Farslaştırmak için son yüzyılda, onları barbar ve cahil olarak göstermeye çalışmaktadır. Böylece Azerbaycan Türkü, millî özgüvenini kaybederek Fars kimliği içinde kolayca eriyecektir. Bundan dolayı İran’daki Azerbaycan Türkleri, özellikle sosyal medya kullanıcıları, bu hakaret ve programa sanal ortamda itiraz etti ve sokak gösterileri yaptı.

         

         

        Bir Hafta Süren Protestolar

         

        İran Türkleri, sosyal medyada bu programa tepkilerine gösterdikten sonra bazı Güney Azerbaycan milletvekilleri, İran Meclisinde Radyo TV kurumuna itirazda bulundular. Sosyal medya tepkisi ve Güney Azerbaycanlı yetkililerin itirazı neticesinde bu çocuk programı yayından kaldırıldı ve TV2 Kanalı yayın müdürü görevden alındı. Bütün bu girişimler, Güney Azerbaycan Türklerini tatmin etmedi. Çünkü itirazlar, yalnız bir çocuk programıyla sınırlı değildi. Güney Azerbaycan Türkleri, genel bir siyasete itirazda bulunmuşlardı. Yüz yılı aşkındır İran’da süregelen Türk kimliğinin aşağılanması ve Farsçı zihniyet sonucunda ortaya çıkan ırkçı siyasetler, Güney Azerbaycan Türklerinin itiraz konusu hâline gelmişti ve bu program yalnız ateşi yakan çakmak rolünü oynadı. Güney Azerbaycan kimliğini taşıyan çeşitli siyasi ve toplumsal kuruluşlar, Güney Azerbaycan’ın sesini dünya kamuoyuna ulaştırmak için halkı, sokakta sakin şekilde ırkçılığa karşı protestolara davet ettiler. Bu davet, sosyal medyada hızla yayıldı. 9 Kasım 2015, protesto tarihi olarak belirlendi. Protesto haberi kulaktan kulağa duyulunca resmî yetkililerden, özellikle valiliklerden açıklamalar geldi. Açıklamalara göre İran Devleti herhangi bir gösteriye izin vermemiş ve dışarıya çıkanlar suç işlemiş olacaklardı. 9 Kasım günü gelince protestolar, Güney Azerbaycan’ın iki büyük üniversitesi yani Urmiye ve Tebriz Üniversitelerinde başladı. Urmiye Üniversitesi başta olmak üzere yüzlerce genç öğle yemeği ardından üniversite yerleşkesinde toplandı ve “Biz Türk’üz!”, “Türklere Karşı Irkçılığı Durdurun!”, “Türk Dilinde Okul İstiyoruz!” gibi pankart ve sloganlarla yürümeye başladılar. Urmiye Üniversitesi öğrencileri, rektörlük binası önünde toplanıp itirazlarını basın açıklamasıyla dile getirdiler. Bu Üniversite’de İran Meclisi Millî Güvenlik Komisyonu sözcüsü ve Urmiye milletvekili Cevat Cehangirzade hazır bulundu ve öğrencilere isteklerinin resmî yollarla takipçisi olacağına söz verdi. 9 Kasım’da, saat 16.00’ya yaklaşınca İran’ın çeşitli şehirleri, Türklerin ayaklanmasına tanık oldu. Urmiye, Tebriz, Zencan, Erdebil, Tahran, Marağa, Sulduz ve Merend gibi şehirlerde on binlerce insan sokağa çıktı ve İran’da mevcut ırkçı siyaset ve zihniyeti protesto etti. Güney Azerbaycanlılar, ellerinde “Türklere Karşı Irkçılığı Durdurun!”, “Haray Haray, Ben Türküm!” ve “Türk Dilinde Okul!”; dillerinde ise “Azerbaycan Milleti Çekemez Bu Zilleti!” ve “Azerbaycan Eğilmez, Türkün Beli Bükülmez!” sözleriyle itirazlarını gösterdiler. İtirazlar büyüyünce İran polisi müdahil oldu ve göstericileri göz yaşartıcı bombalar, cop ve bazen plastik mermilerle dağıtmağa çalıştı. İran polisi müdahalesinde yüzden fazla vatandaş gözaltına alındı. 9 Kasım tarihinde başlayan itirazlar, başka şehirlere sıçradı ve beş gün boyunca devam etti. Bu beş gün içinde Erdebil Üniversitesi, Marağa Üniversitesi, tekrar Tebriz Üniversitesi ve birkaç diğer üniversite ile beraber Eher ve Kum kentleri halkın itirazına sahne oldu. Bu arada dikkat edilmesi gereken konu, İran merkezinde yaşayan Kaşkay Türklerinin bu gösterilere destek vermesidir. İran’ın Fars eyaletinde bir grup Kaşkay Türkü, Güney Azerbaycan Türklerine destek için valilik binası önüne toplandı ve “Haray Haray Ben Türküm!” pankartı açtı. İran içinde sınır olarak ayrı bölgelerde yaşayan bu iki Türk topluluğundan daha önce böyle bir duygu birliği görülmemişti.

         

        İran resmî yetkilileri, halkın tepkisini görünce paniğe kapılıp ve İran Radyo TV Kurumu Başkanı, bir özür mektubu yayınladı. İran’ın bütün devlet radyo ve TV kanalları bu özrü yayımladı ve çeşitli programlarla halkı ikna etmeye çalıştılar. Ancak itirazlara devam edileceği sezilince İran İstihbaratı ve İran Emniyet güçleri gece vakti özellikle öğrenci evlerine baskın yapıp birçok Güney Azerbaycan Türkü gözaltına alındı. Şehirler ise askerî görüntüye büründü Güney Azerbaycan’ın büyük kentlerinin merkez caddelerine İran Özel Hareket Polisleri çıktı. Bu caddelerde gençlerin üç kişiden fazla yürümelerine izin verilmedi ve şehirler âdeta askerî kamp hâline geldi.

         

         

        İtirazların Yansıması

         

        İran Türklüğü, İran’daki Fars ırkçılığını ilk defa protesto etmiyordu. Mayıs 2006’da buna benzer ve hatta Kasım 2015 ayaklanmasından daha şiddetlisine Güney Azerbaycan caddeleri tanıklık etmişti. Fakat bu defa haber sahasında önemli gelişmeler oldu. Geçmişte Güney Azerbaycan Türklerinin itirazlarına duyarsız kalan Türk ve Dünya basını, İran’daki olayları geniş biçimde yansıttı. Güney Azerbaycan Türklerinin ayaklanması, önemli haber ajansları ve TV kanallarında yer aldı. Türk Ocakları Genel Merkezi, bir bildiriyle Güney Azerbaycan Türklerinin yanında olduğunu açıkladı. Ülkü Ocakları, geniş çaplı bir kampanya başlattı. Ülkü Ocaklarının girişimiyle Ankara merkez olmak üzere Türkiye’nin birçok kentinde, Güney Azerbaycan’a destek yürüyüşleri gerçekleştirildi ve bazı sivil toplum kuruluşları, İran’ın Ankara Büyükelçiliği ve İstanbul Başkonsolosluğu önünde gösteri yaptı. Azerbaycan Cumhuriyeti ve Avrupa’nın birkaç ülkesinde benzer mitingler gerçekleşti ve Amerika’da yaşayan Güney Azerbaycanlılar, 14 Kasım 2015 tarihinde Beyaz Saray önünde İran’ın ırkçı siyasetini protesto etti.

         

         

        İtirazların Getirisi

         

        İran’ın neredeyse %50’ye yakın nüfusuna sahip olan Türklere yönelik asimilasyon çabalarına dayanan Fars zihniyetinin uyguladığı en somut ve önemli siyaset, “Azeri” kelimesi üzerinden yürütülmektedir. Bu siyaset anlayışına göre İran’da Türkçe konuşan Güney Azerbaycanlılar Türk değil belki Aryan ırkı mensubu Azeri kavmidir. Bu sebeple Azeriliklerine yani Farslıklarına dönmelidirler. Bu itirazların en önemli getirisi, halkın kendisini Türk olarak tanımlaması ve bunun için protesto yapması oldu. Yani artık İran Türkleri Türk sözcüğünden başka herhangi bir sözcükle anılmak istemiyorlar. Bu itirazlar neticesinde BBC Farsça genel müdürü, bundan sonra İran’da yaşayan Azerbaycan Türkleri için “Türk” sözcüğünü kullanacaklarını söyledi. Ayrıca İran’ın konuyla ilgili resmî açıklamalarında, “Türk” sözcüğü İran Azerbaycan’ındakiler için kullanıldı.

         

        Güney Azerbaycan’daki Kasım 2015 Ayaklanması, uluslararası basına geniş seviyede yansıdı. İran içinde ise Güney Azerbaycan Türklerinin istekleri resmî makamlarda dile getirildi. Güney Azerbaycan’ın bazı milletvekilleri, İran Meclisinde Türkçe şiirler okuyarak Türkçenin serbest bırakılmasını istediler ve yapılan hakareti kınadılar. Bu ayaklanmanın en önemli getirisi, Güney Azerbaycan Türklüğünü siyasi olarak ortaya koyan “Güney Azerbaycan Millî Hareketi” söyleminin, Güney Azerbaycan sınırları içinde baskın söylem olduğunun kanıtlanması oldu. Böylece artık İran siyaseti ile ilgilenen herhangi bir düşünce, ülke ve amaç bu bölgede başarılı olmak için Güney Azerbaycan Türklüğünü görmezden gelemeyecektir.     

         

         


        


        

        [1] Fars etniği, İran nüfusunun %50’sini teşkil ediyor. İran’da Türklerden başka Arap, Kürt, Beluç ve Lor etnikleri yaşamaktadır.


Türk Yurdu Aralık 2015
Türk Yurdu Aralık 2015
Aralık 2015 - Yıl 104 - Sayı 340

Basılı: 10 TL

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele