Adnan Cahit Ötüken

Kasım 2015 - Yıl 104 - Sayı 339

         

        İlerlemiş yaşı,rahatsızlığı sebebiyle evinden çıkamayan Necmeddin Sefercioğlu,her gün Türkiye’nin yaşadıklarını gördükçe kahrolmasına rağmen bilgi birikimini değişik konularda kitaplaştırmaya devam etmektedir.Gün ışığına çıkan son eseri meslektaşı,hocası, Türk milliyetçiliğinin öncü isimlerinden,hayatının son yıllarını Türk dilinin yozlaştırılmasına karşı mücadele ile geçiren Adnan Cahit Ötüken hakkındadır.[1] Türk Dil Kurumunun siparişi üzerine yıllar önce hazırlanan, kurumun izah edilmesi güç ürkekliğiyle basımı geciken eserini almış, gözden geçirmiş, Ankara Üniversitesi’nin kadirbilirliğiyle basılmıştır. 1911’de Manastır’da doğan Ötüken, I. Dünya Savaşı’nda Kafkas cephesinde şehit olan askerî doktor Ali Naşit Beğ’in oğludur. 1931’de Edebiyat Fakültesi ve Yüksek Muallim Mektebi’ne girmiş, Türk Dili ve Edebiyatı okumuştur. Türk kültürüne büyük hizmetleri bulunan Nejdet Sançar, Fevziye Abdullah Tansel, Dr. Selim Refik Refioğlu yatılı okul arkadaşlarıdır. Tevfik İleri’nin başkanı olduğu Millî Türk Talebe Birliği’nde yönetim kurulu üyesi olarak, Çanakkale şehitleri için anıt yaptırılması kampanyasının başlatılması, Birlik ve yüksek okul öğrencilerinin şapkalarına “Bozkurt”un amblem seçilmesi gibi önemli hizmetleri olmuştur. MTTB’nin yayın organı Birlik’in ilkyazı işleri müdürlüğü görevini üstlenmiştir. Öğrencilik döneminde gelecekte büyük hizmetlerde bulunacağı kütüphanecilik mesleğiyle ilgilendiğinin işaretini Birlik’te neşrettiği makalesiyle vermiştir.[2] “Wagon-Lits” ve Razgrad yürüyüşü, sevk ve idaresinde bulunduğu önemli siyasi olaylardır. Türkçe konuşan bir memurun azarlandığının duyulması üzerine çok sayıda öğrenci, yabancı sermayeli bir kuruluş olan Wagon-Lits yöneticisini protesto etmek üzere şirketin iki binası önünde toplanmıştı. Yol geçirmek bahanesiyle Bulgaristan’ın Razgrad şehrindeki Müslüman mezarlığının tahrip edilmesi üzerine Bulgar mezarlığına çelenk koymak için toplanan öğrenciler ile emniyet görevlileri arasında sürtüşmeler olmuş, MTTB yöneticileri Tevfik İleri, Abidin Nesimioğlu, Adnan Ötüken ile bazı öğrenciler tutuklanmış ve bir süre hapiste kalmışlardır.[3] 1935’te mezun olduğunda kütüphanecilik tahsili için Almanya’ya gönderilmiştir. 1939’da dönüşünde Edebiyat Fakültesi’ne asistan tayin edilmiş, askerlik görevinden sonra Milli Eğitim Bakanlığı Neşriyat Müdürü olmuştur. Yoğun bir çalışma ile kısa sürede çok sayıda Batı ve Doğu klasikleri neşredilmiştir. Niyazi Berkes, Yurt ve Dünya dergisinin bakanlıkça satın alınmasında güçlük çıkarttığından şikâyet ediyor.[4] Bu işi yanında Millî Kütüphane’nin kurulması çalışmasına başlamıştır. Bu gayesini gerçekleştirmek üzere kendisini, alt derecede bir göreve nakletmiş, sıkı takipçiliği sonucu 29 Mart 1950’de kurumun kanunu çıkmıştır. DTCF’de kütüphanecilik dersleri vermiştir. 1957-1960’da Almanya’da Kültür Ataşesi ve Öğrenci Müfettişliği, 1965-1967 yılları arasında ilk defa kurulan ve Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olan Kültür Müsteşarlığı yapmıştır. Bu dönemde önemli hizmetler ifa etmiştir. Pek çok milliyetçi neşriyat okul kütüphanelerine dağıtılmak suretiyle millî eğitim tarihinde eşine az rastlanır bir hareketi gerçekleştirmiştir. Devlet tiyatrolarını kızıl eserlerin sahnelendiği yer olmaktan çıkarmıştır. Bunu sahneleyecek eserleri seçecek heyetin yarıdan bir fazlasının kızıl hastalığa yakalanmamış kimselerden teşkil etmekle sağlamıştır. Çok önemli hizmetlerinden biri de basından derlenmiş komünizm aleyhindeki yazılardan meydana gelen ciltler hâlindeki kitapların neşredilmesidir. Komünizme ve Komünistlere Karşı Türk Basını adını taşıyan bu kitaplar, 10 cilt olarak dönemin özel teşebbüsün şemsiye örgütünün finansmanıyla basılıp dağıtılmıştır.[5] Bu hizmetlerinden rahatsız olanlar gazete ve dergilerde uzun zaman aleyhinde saldırılarda bulunmuşlardır. Bu saldırıların malzemesinin ekseriyeti Millî Kütüphane’de vazifeli ve onun yetiştirmelerince temin edilmiştir. Millî hassasiyeti, dikkati yüzünden dönemin Millî Eğitim Bakanı İlhami Ertem ile anlaşamadığından görevinden alınmış, mesleğin sonunda sınıfa gönderilmiştir. İktidarda bulunan Adalet Partisi’nin üst kademelerinde, millî meselelerin her şeyin üstünde tutulması zihniyeti olsaydı bu tasarrufun, başbakana, komünistleri bayram havasına bürüyen kararı kabul ettirmesinin mümkün olmayacağı ifade edilmiştir.[6] Bu davranışa maruz kalmaktan yüksünmemiş, emekli olduğu 1971 tarihine kadar severek öğretmenlik yapmıştır. Erken emekliliğinin başında 2 Mart 1972’de vefat etmiştir. Vefatı hizmetlerine vâkıf olanlar arasında büyük üzüntü yaratmıştır. 1966 yılında Macar İhtilali’nin 10. yıldönümünde kapağı Macar bayrağının üç rengini ihtiva eden bir broşür neşretmesi, vefatında hatırlanmasına vesile olmuştur.[7]

         

        Sefercioğlu, akademik bir kurumun ölçülerine uygun ve muhtasar tuttuğu çalışmasını; “Önsöz, İçindekiler, Giriş-Özgeçmişi, Kurum Oluşturuculuğu, Meslek Oluşturuluculuğu, Eğitimciliği, Yazarlık ve Yayıncılığı, Toplum Etkinlikleri, Mücadeleciliği, Türk Diline İlişkin Etkinlikleri, Sonuç, Yazılarından İki Örnek, Hakkında Yazılanlar’dan, Kaynakça” ana başlıkları altında öz ama etkin biçimde tamamlamıştır.

         

        Ötüken, idari faaliyeti döneminde MEB bünyesinde çok sayıda kitap neşri ile Türk ve İslam Ansiklopedilerinin neşriyatını düzenli hâle getirmiş, kütüphanecilikle ilgili telif ve yönlendirici olarak önemli sayıda kitap bastırmıştır. Atsız mecmuada çıkan ilk kültür yazıları sonraki yıllarda devam etmiştir. MTTB’den Türkçü arkadaşı Dr. Rüknettin Fethi’nin ani ölümünde hissiyatını yazıya dökmüştür.[8] R. Fethi, kısa ömrünü Türk milletinin refahı için mücadele ile geçirmiş, değişik dergilerde makaleler, müstakil kitaplar yazmıştı. MTTB’nin yönetiminde görev almış, dernek teşkilatlanmasında “Dâhiliye Şefliği” görevini üstlenmiştir. Bu görevi çerçevesinde dönemin Türk toplumunun nüfusunun büyük ekseriyetinin ikâmet etmekte olduğu köy yerleşim biriminin gelişmesini sağlamak, meselelerine çözüm yolu bulmak üzere MTTB bünyesinde 15 Mayıs 1934 tarihinde I. Köy Kurultayını düzenlemişti.[9]Yine gençliği binlerce şehidimizin yatmakta olduğu ve hatıraları oldukça yeni olan Çanakkale muharebelerine çekmek üzere Birlik’te bir makale neşrederek, MTTB önderliğinde büyük bir anıt dikilmesi için yardım kampanyası açılması teklifinde bulunmuştur.[10]Hayatının en ateşli yazılarını 1967-1968’de Ankara’da önce Akşam gazetesiolan, sonra sabahları çıkan ve Türkiye’de dağıtımı yapılan Son Baskı’da neşretmiştir.Eserde bu yazıların dökümü verilmiştir. Dr.Fethi Tevetoğlu’nun başyazarıolduğu,başbakanla gittiği Rusya seyahati gözlemlerinin tefrika edildiği gazete, kısa süren bu neşriyat döneminde dikkatle takip edilmiştir.Yazamadığı hatıraları günümüzde çok tartışılan yakın dönem siyasi hayatımızın örtülü yanlarının ortaya çıkmasını vesile olacaktı.Sefercioğlu’nu tebrik eder, yeni çalışmalarının gözlendiğini iletmek isteriz.

         

         

        Adnan Cahit Ötüken  N. Sefercioğlu

         

         

        

        Masada Oturanlardan Solda Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri, Ayaktakilerden Soldan İkinci Pro. Yavuz Abadan, altıncısı Peyami Sefa, Yedincisi Adnan Ötüken

         

         

        

        Sağdaki Adnan Ötüken

         


        


        

        [1] Necmeddin Sefercioğlu, Türk Milli Kütüphanesi’nin ve Çağdaş Kütüphaneciliğin Kurucusu Adnan Cahit Ötüken, Ankara 2015,114 s., Ankara Üniversitesi Yayınları.


        

        [2] Adnan Cahit, Üniversite İnkılâbında Göz önünde Tutulacak Bir Dert Daha: İstanbul Kütüphaneleri, Birlik, sayı 9, 1 Mart 1934, s.6, 7.


        

        [3]Hâkimiyeti Milliye, 21.04.1933; Cumhuriyet,23.4.1933.


        

        [4] Niyazi Berkes, Unutulan Yıllar, Yayına Haz. :Ruşen Sezer, İstanbul 1997,s.271.


        

        [5]Nejdet Sançar, Adnan Ötüken ve Mücadeleciliği, Ötüken, sayı 100, Nisan 1972,s.8.


        

        [6] Sançar, a.g.m., s.8.


        

        [7] Prof. Şövalye İmreToth, “Macar Dostu Adnan Ötüken”, Ötüken, sayı 100, Nisan 1972, s.9.


        

        [8] A. C. Ötüken, “Vakitsiz Ölümü Dolayısiyle Dr. Rüknettin Fethi Olcaytuğ”, Ulus, 23.3.1944, s.2.


        

        [9]Birlik, sayı 12, 5.6.1934,s.7.


        

        [10]Rüknettin Fethi, “66 Bin Türk Şehidinin Taşsız yattığı Diyar ve Yine Ayni Sözler: Unutmadık Aziz Şehit Sen Kalbimizde Yaşıyorsun”, Birlik, sayı 14, 04.08.1934, s.1,2.


Türk Yurdu Kasım 2015
Türk Yurdu Kasım 2015
Kasım 2015 - Yıl 104 - Sayı 339

Basılı: 10 TL

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele