ÖSS’nin Ölçtüğü Beceriler

Nisan 2009 - Yıl 98 - Sayı 260

        Neden bazı insanlar yaşamlarında karşılaştıkları problemlerle kolayca baş ederken, bazıları büyük zorluklar çeker ve mutsuz olurlar? Bütün insanlar yaşamlarını yürütebilmek ve kolaylaştırmak adına bir takım temel kavram, bilgi ve becerilere sahip olmak zorundadırlar. Bu temel kavram, bilgi ve becerilere sahip oluşları nispetinde bireyler kaliteli yaşam standartlarına kavuşur ve yaşamlarını kolaylaştırırlar. Bunu bir örnekle açıklarsak, bir yere gidileceğini ve bir adresin arandığını varsayalım. Bazı insanlar harita ve yön bilgilerini kullanarak gidecekleri yere çok kısa sürede ulaşabilirler. Bu onların sosyal bilimlerle ilgili temel kavram ve bilgilere hâkim olduğunu ve bu kavram ve bilgileri sorunlarının çözümü için etkin bir biçimde kullandıklarını gösterir. Bazı insanlar, gidecekleri yeri, başka insanlara sorarken çok iyi tanımlarlar ve tarif ederler, başka insanların tariflerini kolayca anlayabilir ve gidecekleri yeri kolayca bulabilirler. Bu onların bir olayı ifade etmede, anlama ve anlatmada dili çok iyi kullandıklarını gösterir. Bazı insanlar ise daha yola çıkmadan umutsuzluğa kapılır ve başka insanlara ihtiyaç duyar, muhtaç olurlar. Bu insanlar arasındaki temel fark, bazılarının temel bilgi ve kavramlara hâkim olması ve sorunlarının çözümünde bunları etkili bir biçimde kullanabilmesi, bazılarının dili etkili ve etkin bir iletişim aracı olarak kullanabilmesi ve sorunlarının üstesinden gelmesi, bazılarının ise temel kavram, bilgi, beceri ve dili etkin kullanmaktan yoksun olmaları ve güçlük yaşamalarıdır.

         

         

        Tüm eğitim sistemleri ve buna bağlı birimler, bireylerin çevrelerine ve dünyaya uyum sağlamalarını bu yolla yaşamlarını kolaylaştırmaları ve yaşam kalitelerini artırmalarını sağlamak için gerekli bilgi ve beceri ile donatmakla yükümlüdür. Zira Türk Milli eğitiminin de en temel amacı, çevresiyle sağlıklı ve dengeli iletişim kuracak yurttaşlar yetiştirmektir. Doğal ve toplumsal çevre ile sağlıklı bir denge kurabilmek için bireylerin hem kendilerini hem de çevrelerini tanıması gerekir. Bireylerin bu dengeyi kurabilmek için gerekli olan temel kavram, bilgi ve becerilerle donanık olması gerekir. Aksi takdirde bireyler yaşamlarını idame ettirmekte ve yaşamları boyunca karşılaştıkları problemleri çözmekte zorlanacak ve sıkıntı çekeceklerdir. Bireyler problemlerini çözmek için sahip oldukları temel kavram ve bilgilerini ve düşünme yeteneklerini kullanırlar. Problemlerine en etkili çözümleri ve çözüm yollarını bulmaları bu kavram ve bilgilere ne derece sahip olduklarına ve bunları kullanarak ne derece etkin düşünebildiklerine bağlıdır. Günlük hayatta olduğu gibi eğitimin her aşamasında da başarılı olabilmek için bu becerilere sahip olabilmek oldukça önemlidir. Bu becerilerden en önemlisi temel kavram ve bilgilerle düşünebilme gücüdür. Yukarıda da bahsedildiği üzere bir birey gerek günlük yaşantısında gerekse eğitim hayatı boyunca temel kavram ve bilgilere hâkim olma ve bunları kullanarak düşünebildiği ölçüde başarılı olacak veya problemlerinin üstesinden gelecektir. İşte ÖSS’’de yoklanmak istenen becerilerde yaşam için gereken bu temel becerilerden başka bir şey değildir. ÖSS testlerinin kapsamı belirlenirken genel olarak Türk Milli Eğitiminin göz önüne alındığı görülmektedir. Burada kapsanan amaçlarda daha çok temel yurttaşlık görevlerini yerine getirme (çevre ve dış dünya ile uyum sağlama) ve bir sonraki eğitim kademesinde başarılı olmaya katkıda bulunacak temel zihinsel beceriler ağırlık taşımaktadır.

         

         

        Eğitim sürecinde ve öğrenmede değişik türde kaynaklardan yararlanma ve bireyler arasındaki düşünce alışverişi büyük önem taşır. Gerek kaynaklardan yararlanma, gerekse düşünce alış verişini sağlamak dile dayalıdır ve dille sağlanır. Bunun için eğitim süreci içerisinde dili etkili ve ustalıkla kullanmak son derece önemlidir. Düşünce alışverişinde, dil ve matematik gibi başlıca iki kaynaktan yararlanılır. Türkçe ve matematik insanların kendilerini ve çevrelerini tanımada kullanabilecekleri güçlü araçlardır. Her ne tür bilgi olursa olsun ifadesi bu iki lisana bağlıdır ve bu iki lisan aracılığıyla diğer bireylere aktarılabilir.  Bir bilgi bir bağıntı yardımıyla (matematiksel) veya sözel olarak (dile dayalı) ifade edilebilir.

         

         

        İşte ÖSS’de buraya kadar sözü edilen Türk milli eğitiminin temel amaçları doğrultusunda bireyin kendisini tanıması ve çevresine uyum sağlaması için gereken temel beceriler yoklanmak istenmektedir. Bu beceriler çeşitli alanlarla ilişkilendirilirse şu şekilde ifade edilebilir:  

         

         

 

Türkçeyi Kullanma Gücü

         

        Türkçeyi iyi kullanabilen bir kişi, bu dilde sunulmuş olan düşünceleri anlayabilen ve kendi düşüncelerini bu dilde anlatabilen kişidir. Kişinin bir dili kullanmadaki ustalığı anlama ve anlatmadaki yetkinliğine bağlıdır. Bir dili ustalıkla kullanabilmek demek, özellikle yazılı iletişim söz konusu olduğunda, anlama ve anlatmada bu üç ögeden (kavram, cümle ve paragraf) etkili bir biçimde yararlanmayı gerektirir.

         

         

         

Sosyal Bilimlerdeki Temel Kavram ve İlkelerle Düşünme Gücü

         

         

        Temel kavram ve ilkelerle düşünme; Varlık, olay ve durumlar hakkında bilgi edinirken kavram ve ilkelerden etkili bir biçimde yararlanmak demektir. Bu yolla bireyler, kendini ve çevresini daha iyi tanıyabilir, çevresiyle daha iyi iletişim kurabilir. Varlık, olay ve durumlar hakkında bilgi edinirken, sosyal bilimlerdeki temel, ilke ve kavramlardan yararlanan bir kişinin en azından;

         

        A-      İnsanı, çevreyi, insan-çevre ilişkilerini konu alan temel kavram ve ilkeler ile bunlar hakkında bilgi edinme yollarını anlaması ve örnekleyebilmesi.

        B-      İnsanı, çevreyi, insan-çevre ilişkilerini konu alan temel kavram ve ilkelerden yararlanarak;

         

        1) Değişik olay ve durumlar arasında ilişki kurabilmesi.

         

        2) Olay ve durumların değişik yer ve zamanlardaki örneklerini (görünümlerini) bulabilmesi.

         

         

        3) Olay ve durumların sorun yaratabilecek yönlerini görebilmesi

         

        4) Olay ve durumların gidişinden geleceğini kestirebilmesi beklenir.

         

         

        C-      İnsanın, insan-toplum ve doğa ilişkilerinde, gereksinimlerini sağlıklı bir biçimde karşılamasına yardımcı olacak öneriler ortaya koyabilmesi beklenir.

         

         

         

 

Sayısal Bölüm

         

         

         

        Matematiksel İlişkilerden Yararlanma Gücü

         

         

        Matematiği düşünce alış verişinde bir anlama ve anlatma aracı olarak kullanmadaki ustalık demektir. Bu alış veriş matematiksel düşünme sistem ve biçimlerini de içermektedir. Düşünce alış verişi matematiğin sağladığı olanaklarla daha kısa öz ve açık biçimde olabilir. Matematiğin sağladığı kavram ve bağıntılar düşünce alış verişinde önemli rol oynar. “Varlık, olay ve durumların değişik yönleri bu kavramlarla etkili bir biçimde betimlenip açıklanabilir.” Örneğin; maddeler için sıcaklık ve hacim, ısı ile sıcaklık; canlılar için geçen zaman ile büyüme, çalışma süresi ile öğrenme, yorgunluk ile verim, geçen zaman ile ortamda üreyen bakteri sayısı; insan yaşamı için sağlanan kazançla yaşam biçimi göstergeleri ve daha akla gelebilecek birçok nitelik arasındaki ilişkiler değişik bağıntılar yardımıyla kısa, öz ve açık bir biçimde açıklanabilir. Şüphesiz; dil yardımıyla da bunlar açıklanabilir. Fakat matematiğin sağladığı bağıntılar neyin ne kadar yapılırsa, ne olacağı hakkında bilgi verir ve somut bir tabanı vardır. Buna dayanarak insanlar geleceğe dayalı kestirimler ve planlar yapabilir ve bu yolla yaşamlarını kontrol altında tutarak yaşam kalitelerini artırabilirler. Sağlanan kazancın kişi yaşamı üzerindeki etkilerini sözcüklerle anlatmak sayfalar tutabilir. Oysa sağlanan kazanç miktarının yaşam biçimi göstergelerine etkileri bir fonksiyonla daha kısa ve işlevsel ifade edilebilir.

         

        Matematikten yararlanabilmek, matematiksel kavram ve ilişkilerle sunulmuş olan düşünceleri, düşünme yolunu doğru ve tam olarak anlayabilmek ve düşünülenleri bu kavram ve ilişkilerle başkalarına anlatabilmek ve bu düşünce yollarını kullanabilmek demektir.

         

        Matematiksel kavram ve ilişkilerden yararlanabilme, bunları anlama ve anlatmada kullanabilme biçiminde ortaya çıkmaktadır.

         

         

         

        Fen Bilimlerindeki Temel Kavram ve ilkelerle Düşünme Gücü

         

        Fen bilimlerindeki temel kavram ve ilkelerle düşünme, doğal varlık, olay ve durumlar üzerinde bilgi edinirken bu kavram ve ilkelerden etkili bir biçimde yararlanma demektir. Yeni bilgiler edinme amacıyla bunlardan yararlanan bir insan, biyolojik yönleriyle kendini çok iyi tanıyabilir ve çevresiyle sağlıklı bir denge kurabilir.

         

         Fen bilimlerindeki kavram ve ilkeler yardımıyla, Fiziksel, kimyasal ve biyolojik donanımını anlayan ve çevresini tanıyabilen bir kişi yaşamını en iyi şekilde sürdürebilmek için ne yapması gerektiğine, kendine uygun yaşam alanları seçmesine, yaşam tarzını belirlemesine yardımcı olabilir. Buda onun yaşam kalitesini ve mutluluğunu artıracaktır.

         

         

Kaynaklar

         

        Tezbaşaran, A., A. (1994).ÖSYS Testlerinde Yoklanmak İstenen Bilişsel Davranışlar  Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 10, 79-84.

        Tezbaşaran, A., A. (1988). ÖSYS Testlerinde Yoklanmak İstenen Beceriler. 14-18 Mart, Ankara: ÖSYM Seminer Raporu.

        Tezbaşaran, A. A. (1993). ÖSYS Testlerinde Yoklanan Davranışlar. T.C. MEB "Üniversite Giriş Sınavları ve ProgramTercihleri" 23 - 27 Ağustos, Ankara: Seminer Raporu.

         

         

         


Türk Yurdu Nisan 2009
Türk Yurdu Nisan 2009
Nisan 2009 - Yıl 98 - Sayı 260

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele