Dr. Fethi Tevetoğlu’nun Ahmet Hikmet Müftüoğlu Eseri Hakkında

Aralık 2010 - Yıl 99 - Sayı 280

                    Türk siyaset ve fikir hayatının unutulmaz isimlerinden büyük Türkçü, araştırmacı Dr. Fethi Tevetoğlu (İstanbul 1916-Ankara 29.11.1989), gençlik yıllarından itibaren Türkçülüğe hizmet edenler hakkında makale ve kitaplar neşretmiştir.1944 Milliyetçilik Olayı’nın kahramanlarından biri olan Tevetoğlu, askerlikten ayrılıp serbest hayata ve siyasete atıldıktan sonra Türkçülük tarihi yanında o dönemlerde Türkiye’yi tehdit altında tutan komünizmin gerçek yüzünün geniş kitleler tarafından iyi öğrenilmesi için bir seri kitap da neşretmiştir.[1]  

         

                    Dr. Fethi Tevetoğlu,1939 yılında Kastamonu Lisesi’nde arkadaşı olan Cemal Tigin’in sahip ve neşriyat müdürlüğü altında, Kopuz isimli aylık bir dergi neşretmeye başlamıştır. Derginin yazışma adresi İstanbul olmasına rağmen basım izni Kastamonu’dan alınmış olmalı ki idare merkezi olarak bu şehir gösterilmiştir. Dergi milli fikirlerin işlendiği bir yayın organı olarak faaliyetini bir süre sürdürmüştür. Tevetoğlu’nun, ‘Türklük İçin Sanat’ ismiyle hazırlamayı düşündüğü kitapta Türklük için sanat yapan, sanatı yüksek idealleri için kullanan Türkçülerin hayatlarını, eserlerinin tahlil ve örneklerini vermek istediği anlaşılıyor. Bu tasavvurunu gerçekleştirememiş, sonraki yıllarda tanınmış Türkçülerden bazılarının hayatlarını müstakil kitaplar halinde kaleme alarak neşretmiştir.

         

                    Tevetoğlu, neşretmeyi düşündüğü kitabının hazırlığı çerçevesinde çok değer verdiği Müftüoğlu Ahmet Hikmet ile ilgili yazdıklarını aralıklı da olsa gazete ve dergilerde neşretmiştir. Bu yazılarının ilki, dergisi Kopuz’da çıkmıştır.[2] Tevetoğlu, Müftüoğlu ile ilgili araştırmalarını devam ettirmiştir.[3]

         

                    1950 yılında Demokrat Parti iktidara geldikten sonra geçmiş tek parti yönetimini eleştirdiği konular arasında bulunan dünya klasiklerinin neşredilmesine mukabil olmak üzere Türk kültürüyle ilgili eserlerin basılması için bir çalışma başlattı. Bu düşünceyi gerçekleştirmek üzere Milli Eğitim Bakanlığı dönemin tanınmış fikir ve kültür adamlarından komisyonlar teşkil ederek, belirlenen eserlerin basılması için hazırlıklar yaptı. Tevetoğlu, 1937 yılından beri üzerinde çalıştığı Ahmet Hikmet Müftüoğlu hakkında hazırladığı eseri basılmak üzere bakanlığa göndermiştir. Öğrencilik döneminde tanıdığı ve ağabey diye hitap ettiği Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri ile eserin basılması hususunu önceden görüşmüş olmalıdır. Bakanlığa hitaben yazdığı 19.02.1951 tarihli dilekçe ile Müftüoğlu’nun Türk dili, edebiyatı ve milliyetçiliğe hizmetlerini incelediği eserinin lise müfredatına yardımcı olmaktan başka Türk edebiyatı ve Türk milliyetçiliği tarihi bakımından taşıdığı değer de nazara alınarak basılmasını talep etmiştir. Bakanlık Yayım Müdürlüğü bu dilekçeyi 26.02.1951 tarihinde Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’na göndererek Müftüoğlu Ahmet Hikmet Hayatı ve Eserleri isimli taslak eserin liseler için yardımcı ders kitabı olarak bastırılmasının uygun olup olmadığı hususunda görüşlerinin bildirilmesini istemiştir.

         

                    Talim ve Terbiye Kurulu söz konusu taslak eserin;

         

                    “1-Kitap, dil bakımından müellifçe bir defa daha gözden geçirilmelidir.

         

                    2-‘Bir örnek zikretmek gerekirse’ sözleriyle başlayan paragrafta(s.116), esas itibariyle, İsmail Habip Sevük’ün ‘Yeğenim monoloğunda, Avrupa’ya tahsile giden, Türklüğünü ve milletini unutarak avdetinde bir züppe simasıyla görülen bir gençle alay edilmektedir. Hâlbuki garpçılığı şiar edinen Servet-i Fünuncular bunu iddialarına aykırı buldukları için, Mehmet Rauf’un kalemiyle, Yeğenim monoloğuna şiddetli surette hücum etmişlerdi,(Edebi Yeniliğimiz, s.422-423) sözleri alınmış, biraz ilerde aynı ibare, mehaz gösterilmek suretiyle tekrarlanmıştır.(s.121). Bu gibi tekrarlar giderilmelidir.

         

         

                    3-İkdamcı Ahmet Cevdet Bey’in gazetesinde yayımlanan makaleleri (s.125) umumi ifadeleriyle alınmalı; mevzu ile alakasız ve ‘Şunu da söylemeyi hakşinaslık levazımından addederim ki bazı hemşerilerimiz nasyonalizm tesiriyle en büyük hakikati inkâr ediyorlar. Bu hakikat, Türklerin hars ve medeniyette ilk muallim ve rehberleri İraniler olduğudur. Biz İran medeniyeti tesiri altına girdikten sonra eski kaba saba putperestliğimizi terk ile medeniyete ilk adımı attık. Şükran ile itiraf edelim ki birinci muallimlerimiz İranilerdir”(s.130) gibi ifadeler çıkartılmalıdır.

         

                    4-Resmi bir makam tarafından neşredilecek kitaplarda şahsi kalem mücadelesini tahrik edecek hususlar bulunmamalıdır.

         

                    5-‘Beğ’ (s.4 v.s) kelimesinin imlası düzeltilmelidir.

         

                    Not: Doğrudan doğruya Ahmet Hikmet’ten alınan metinler, Yayım Müdürlüğü’nce, telif hakları kanununa göre mütalaa edilmelidir.

         

                    Biçiminde açıklamalarla 6 Nisan 1951 tarih ve 33 sayılı kararı ile basılmasını uygun görmüştür. Kurul kararı Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri tarafından tasdik edilerek yürürlüğe girmiştir.

         

                    Dr. Fethi Tevetoğlu, Kurulun taslak eser üzerinde yapılmasını talep ettiği düzeltmeleri yerine getirdikten sonra 10.04.1951 tarihli dilekçe ile taslak eserin son halini yeniden Yayım Müdürlüğü’ne takdim etmiştir. Yayım Müdürlüğü aynı gün 5034 sayılı yazı ile tashih ve tadillerin yapıldığı müsvedde nüshayı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’na incelenmek üzere göndermiştir. Müsveddeyi inceleyen Talim ve Terbiye Kurulu 11.04.1951 tarih ve 958 sayılı yazı ile taslak eserde gerekli düzeltmelerin yapıldığını Yayım Müdürlüğü’ne bildirmiştir. Taslak eser kurul kararında belirtildiğinden farklı olarak Milli Eğitim Bakanlığı Türk Kültür Eserleri Serisi’nde Büyük Türkçü Müftüoğlu Ahmed Hikmet ismiyle aynı yıl içinde basılmıştır.[4] Eser sonraki yıllarda Kültür Bakanlığı yayınları arasında yeniden basılmıştır. Taslak eserin imlasını kurulun işareti doğrultusunda düzeltmekle birlikte resmi kurumlar tarafından basılan eserlerinin dışında kalan yayınlarında kendine has imlayı vefatına kadar kullanmaya özen göstermiştir. Bu husus onun kendine has özelliklerinin başında gelmektedir.

         

                    Tevetoğlu’nun eserinin bakanlık yayınları arasında basılması CHP organı Ulus gazetesinde adı fazla tanınmayan, müstear olması muhtemel bir yazar tarafından dolaylı olarak eleştirilmiştir. Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri yayınladığı bir genelge ile 1944 Milliyetçilik Olayları’ndan sonra basında çıkan ve CHP’nin görüşlerini aksettiren yazıların toplandığı Irkçılık-Turancılık isimli bütün eğitim kurumlarına gönderilen resmi yayının toplanmasını istemiştir. Ulus’ta bu genelge eleştirilirken 1944 hadiselerinin mazlumlarından Tevetoğlu’nun eserinin de resmi yayınlar içine alınmasına temas edilmiştir.[5] Buna mukabil 1944 hadiselerinde birlikte hapis yattığı Hüseyin Namık Orkun eser hakkında bir tanıtma yazısı neşretmiştir.[6]

         

                    İlgili birimler arasında işlemlerin süratli yürümesinde ve eserin basımının hızlandırılmasında Tevetoğlu’nun İleri’ye olan yakınlığının tesiri olduğu düşünülebilir. Talim ve Terbiye Kurulu, daha önceki uygulamalarında taslak eser üzerinde gerekli düzeltmeler yapılıp basıma hazır hale getirilmesinden sonra kurul kararının alınması gerçekleştirilmekte idi. Bu eser için bu yolu takip etmemiş düzeltilmesi şartıyla basılmasına karar alınmıştır. Tevfik İleri (1912-31.12.1961) 1950-1960 yılları arasında Samsun milletvekili olarak parlamentoda bulunmuş, TBMM Başkanvekilliği, Ulaştırma, Milli Eğitim, Bayındırlık, Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı görevlerinde bulunmuştur. Tevetoğlu ailesi de Samsun’da ikamet etmiştir. Çok partili siyasi hayatın başladığı 1946 seçimlerde önce Demokrat Parti’nin Samsun adayları arasında Tevetoğlu’nun İskenderun İthalat Gümrüğü Müdürlüğü görevinde bulunan ağabeyi Fehmi Tevetoğlu’nun da adı geçmiştir.[7]

         

                    Tevetoğlu, yakın mücadele ve 1944 hadiselerinde hapishane arkadaşı olan Nejdet Sançar’ın ölümünden sonra kaleme aldığı yazıda, yazmayı tasavvur ettiği ve sağlığında hangi seviyeye getirebildiğini bilmediğimiz, o tarihte vefat etmiş olan Tevfik İleri, Adnan Ötüken, Nihat Sami Banarlı, Arif Nihat Asya ve Nejdet Sançar’ı, ‘Mefkûre ve Mücadele Arkadaşlarım’ ismiyle çıkarmayı düşündüğü hacimli bir kitabında ele alacağını belirtmiştir.[8] Tevfik İleri, Tevetoğlu’na karşı sevgisini hatıralarında, 27 Mayıs sonrası yeniden siyasi faaliyetlere izin verilmesi üzerine yeni kurulan Adalet Partisi’nin teşkilatlanma çalışmaları ile gelişmeleri, ‘Bizim Fethi Tevetoğlu’da Samsun’da kuruyormuş, hayırlısı olsun...’ biçiminde kaydetmiştir. [9] Tevetoğlu, 27 Mayıs sonrasında ki yargılamalarda hassas yapısı dolayısıyla oldukça sıkıntılı günler geçiren ve genç sayılabilecek yaşta hastalanarak vefat eden Tevfik İleri’ye hürmet ve sevgi duymuş, Samsun senatörü olarak parlamentoya girdiği için farklı bir ruh haletiyle toprağa verilmesi esnasında hazır bulunarak kefeninin başucundan tutmuştur. Kaybından dolayı duyduğu üzüntüyü ve duygularını yazılı hale getirmiştir.[10]

         

         

         

        


         

        

        


        

        [1] Tevetoğlu’nun ilk eserleri şiir alanında olup kitaplarını ülkü arkadaşı Atsız’a duyduğu sevgiden dolayı Atsız’a Yoldaş mahlası ile neşretmiştir. Yarın Turan Benimdir(şiir, İstanbul 1934), Bir Bayrak Altında(şiir, İstanbul 1936),Türklüğe Kurban(İstanbul 1943). Diğer eserleri Fethi Tevet, Dr. Tevetoğlu, Dr. Fethi Tevetoğlu imzalarıyla basılmıştır. Enis Behiç Koryürek(Ankara 1951),Ömer Naci(Ankara 1973), Süleyman Paşa(Ankara 1988), Mehmet Emin Yurdakul(Ankara 1988), Hamdullah Suphi Tanrıöver(Ankara 1986),Faşist Yok Komünist Var!(Ankara 1962), Politika Görüşümüz(Ankara 1963),Milletlere Işık Tutan İki Beyanname(Ankara 1963),Yirminci Yüzyılın Utanç Duvarı(Ankara 1964), Açıklıyorum. Vesikalar ve Fotokopilerle Moskova Yetiştirmesi Yerli Kızılların İçyüzü(Ankara 1965), Kıbrıs ve Komünizm(Ankara 1966)Milli Mücadele Yıllarındaki Kuruluşlar(Ankara 1988), Atatürk’le Samsun’a Çıkarlar(Ankara 1971), Mukaddes topraklar (M. Zeki Sofuoğlu ile birlikte, Ankara 1965),Mukaddes Topraklardan Geçen Yol(Ankara 1967), Türkiye’de Komünist ve Sosyalist Faaliyetler(Ankara 1967), Benim Gördüğüm Bugünkü Rusya(Ankara 1968).


        

        [2] Fethi Tevet, Ahmet Hikmet, Kopuz, sayı 2,15 Mayıs 1939,s.48-52


        

        [3] Dr. Tevetoğlu, Büyük Türkçü Müftüoğlu Ahmet Hikmet, Tasvir,19.5.1949,s.2


        

        [4] Dr. Fethi Tevetoğlu, Büyük Türkçü Müftüoğlu Ahmed Hikmet, Ankara 1951


        

        [5] Haydar Ertunca, Menedilen Kitap, Ulus,1.5.1952,s.2


        

        [6] Kudret, Ankara,25.8.1951,s.2


        

        [7] Tasvir,3.7.1946,s.3


        

        [8]Fethi Tevetoğlu, Nejdet Sançar, Ötüken, sayı 138,Haziran 1975,s.10


        

        [9] Tevfik İleri, Yassıada ve Kayseri Günlükleri, Yayına Haz. Cahide İleri (Aksoy),İstanbul 2003,s.204


        

        [10] Dr. Fethi Tevetoğlu, Ağabeyimin Ardından-Bir Gerçek Vatanseverin Son Yurt Gezisi, Düşünen Adam, sayı 54,11.1.1962.s.11


Türk Yurdu Aralık 2010
Türk Yurdu Aralık 2010
Aralık 2010 - Yıl 99 - Sayı 280

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele