Belgeselde Sanatsal Kaygı

Ocak 2015 - Yıl 104 - Sayı 329

        Belgeseller, adı üstünde belge temelli ürünlerdir ve amaç olarak da belge olmayı hedeflemelidirler. Bu hiç tartışılmayacak temel bilginin (ama temel kural değil) yanında ortaya çıkan ürünün görsel bir ürün olduğu gerçeğinin de unutulmaması gerekiyor. İşte bu noktadan itibaren genel adını “sanatsal kaygı” koyabileceğimiz hususlar ortaya çıkmaya başlıyor.

         

        Bu konuda genel teknik post prodüksiyon işlemleri ile yürütülebilecek çalışmalar yapılabilir. Bunu teknik temelli artistik işlemler olarak değerlendirebiliriz. İkinci grupta ise senaryo, kamera kullanımı, üst ses ve üst sese can verecek kişinin seçimi, görüntü seçimi, lirik, epik ya da düz görüntü dili kullanımı gibi sanatsal seyirler yer almaktadır.

         

        Esas itibarıyla belgeselin tarzı ve türü bu konularda temel belirleyici olmaktadır. Yine de ortaya çıkan ürünün belirli temel kuralları izlemesi, seyredilebilir olması, zaman ayırmaya değer özellikler taşıması gerekmektedir. Seçilen tür ve tarz ne olursa olsun oranları ve şekli değişkenlik arz edebilmekle birlikte belli bir sanatsal kaygının ürüne yansıtılması gerekmektedir.

         

        Bu durum, belgeselin “belge” ya da “belgesel” olma süreciyle ilgilidir. Buna bir de “eser” şıkkı eklenebilir. Eser olma durumu kişiden kişiye farklılık arz etse de genel anlamda teknik ve artistik anlamda üzerinde çalışılmış, emek harcanmış çalışma anlamına gelmektedir. Çalışmanın bütünlüğü, görüntülerin dizilişi ve bağlanışı, konunun tutarlılığı, bakış açısının olup olmadığı ve var ise gereği kadar yansıtılıp yansıtılamadığı gibi.

         

        Görüntüsü alınan her unsur belge niteliği taşır. En basitinden en gelişmişine kadar bu böyledir. Seyredilebilir, arz edilebilir, talep edilebilir ve geri dönüş alınabilir hâle getirilmesi ise ürünün konumlanmasını sağlar. Hazırlanan belgeselin bir festival belgeseli olması veya olmaması, satışa yönelik kaygılar taşıyıp taşımaması, belgesel için ayrılan bütçenin yeterli olup olmaması ve bütçeye ayrılan miktarın geri dönüşünün beklenip beklenmemesi gibi hususlar belgeselin amacına bağlı olarak gündeme gelebilecektir.

         

        Bir otobüs durağının üç gün üst üste aynı saatte alınmış sabit görüntülerinin birleştirilmesinden basit ama tutarlı bir belgesel ortaya çıkarılabilir. Durağa gelen kişilerin aynı kişiler olup olmadığı, aynı kişilerse bir gün önceki davranışlarını tekrar edip etmedikleri ya da benzeri diğer ayrıntılar durakla ilgili bu küçük çalışmayı beklenmedik konumlara taşıyabilir.

         

        “Tesadüf” bir belgeselin belki de en temel unsurudur. Çekim yaptığınız anda hava açıkken birden yağmurun başlaması, ardından havanın tekrar açması ve belki bir de gökkuşağının belirmesi sizin önceden tasarlayabileceğiniz şeyler olamaz.

         

        Bir yer veya kişiyle ilgili kapalı hava ve açık hava görüntüleriniz varsa belgeseliniz için gerekli malzemeyi tam olarak topladınız demektir. Bunlardan sadece biri varsa bunun da işinizi göreceği söylenebilir. Lakin bir kişi veya yer ile ilgili sadece yağmurlu hava görüntüleriniz varsa bu belgeseliniz için yeterli olmayacaktır. Elinizdeki görüntü belgedir, ama çok kısa kullanabilirsiniz. Bunun anlamı çekim sürenizin uzamasıdır.

         

        Sanatsal kaygı göreceli bir kavramdır ve yönetmenin istediği şekliyle belgesele yansır. Filmi seyreden kişinin anlayışı, yönetmenin yaklaşımı ne olursa olsun belirleyici unsurdur. Yani belgeselin eser olup olmadığına filmi seyredenler karar verir. Bilinen anlamdaki seyircinin ölçütü seyredilebilirlik ile sınırlıdır. Eleştirmen ya da bir festival jürisinin görevi ise emeğin yanında sanatsal kaygının esere yansıtılıp yansıtılmadığını da gözlemlemektir.

         

        Görüntü, görüntü dili, senaryo, ses, üst ses, müzik ve post prodüksiyon uygulamalarının kombinasyonu sanatsal kaygının temel unsurlarını oluşturur. Adı geçen unsurların dengeli kullanımı ise belirleyici konumundadır.

         

        Her kurmaca; oyuncuları, senaryosu ve yönetmeni var, diye sanat eseri olma kimliği kazanamaz. Ama bir belgesel, belge temelli olduğundan dolayı her şartta belgesel konumundadır. Belgeselin hiç bir zaman sanat eseri olma gibi bir kaygısı yoktur. Bunun yanında sanatsal bir kaygıya sahip olması belgesele artı bir değer kazandırır ve bilinirliğini artırır.

         

        Gelecek Bölüm: Belgeselde Uzunluk Kısalık ve Zaman Kullanımı

         


Türk Yurdu Ocak 2015
Türk Yurdu Ocak 2015
Ocak 2015 - Yıl 104 - Sayı 329

Basılı: 10 TL

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele