Karagöz’ün Gözünden Çanakkale Savaşı

Mart 2015 - Yıl 104 - Sayı 331

        Son yıllarda tarih yazımı ve öğretimindeki yeni yaklaşımlar, farklı kaynaklara yönelme olgusunu da beraberinde getirmiştir. Bu nedenledir ki, daha önceden edebiyat tarihçilerine ve kısmen etnologlara bırakılan mizah araştırmaları, tarihçilerin de ilgi alanına girmeye başlamıştır. Kültürel kodların ve geçmişin duyarlılıklarının anahtarı olarak görülen mizah, tarih araştırmaları açısından yazılı kaynakları tamamlayan ve farklı bakış açıları sunan eşsiz bir kaynak niteliğindedir(Özdiş, 2010, s.17). Düşünme, yorumlama ve ifade aracı olarak mizah, aynı zamanda dikkat çekici, ilgi uyandırıcı, bireylerin mesaja odaklanmasına yardımcı bir iletişim biçimidir(Fırlar ve Çelik, 2010). Mizahın güçlü temsilcilerinden biri olan karikatür ise gülümseme ile birlikte düşünceyi harekete geçiren, sanatsal yönü kadar düşünsel yönü de güçlü bir iletişim aracıdır (Dumlupınar, 2011).

        
Tarihsel karikatürler, yapıldığı zamanın toplumsal ve siyasi atmosferini yansıtan ve bunu yansıtırken mizah ile eleştiriyi harmanlayan özgün tarihsel tanıklardır. Karikatürde özelliği güncelliğin oluşturduğu (Koloğlu, 2005) düşüncesinden hareketle karikatürlerin tüm eleştirilere rağmen çizildiği dönemin ruh hâlini yansıtan birinci elden kaynaklar olduğu inkâr edilmemelidir. Bu anlamda imgelerin geçmişe ilişkin tanıklıkları gerçekten değer taşır, yazılı belgelerin sunduğu kanıtları desteklemenin yanı sıra onları tamamlar (Burke, 2003).

        
Yazı ile anlatılması çok güç olan pek çok konunun anlatımında oldukça başarılı olan karikatürler,farklı kültürlere ilişkin konuları ve farklı toplumları ele aldıklarında, karikatürcünün bakış açısıyla üyesi olduğu toplumun diğer toplumlara bakış açısını da çok net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu durum, geçmişte sürekli olarak mücadele hâlinde olan farklı medeniyet havzasına mensup karikatürcüler ve konular arasında olursa, ortaya çok daha ilginç değerlendirmeler ve sonuçlar çıkmaktadır. Bu karikatürler sosyal tarihçilik ve kültür tarihçiliği için çok kıymetli veriler sunmaktadır(Alkan, 2006,s.14-15).
Farklı medeniyet dairelerine mensup karikatüristlerin bakış açılarını gözlemleyebileceğimiz önemli olaylardan bir tanesi de savaşlardır. Savaş dönemlerinde askerlerin cephede silahla verdiği mücadeleyi karikatüristler kalemleriyle cephe gerisinde vermekte, bu çabalarıyla halkının moralini yüksek tutmaya ve rakibe psikolojik üstünlük kurmaya katkı sağlamaya çalışmaktadırlar. Yapısı itibarıyla hem sanatsal hem tarihsel değer taşıyan karikatürler, özellikle savaş dönemleri gibi insanların gülümsemeye çokça ihtiyaç duydukları zamanlarda halkın moralini yüksek tutmasına katkı sağlamıştır.
Savaş moral ve propaganda işidir. Savaşı kazanmak için milletin moralinin yerinde olması, halkın ve ordunun zaferden eminolması gerekmektedir. Bunun temini de savaş konusunda sürekli merak içinde olan halkı bilgilendirmekten geçer (Avcı, 2006, s.7). Bu bilgilendirme 20. yüzyılın başlarında teknolojinin sunduğu imkânlardüşünüldüğünde ağırlıklı olarak gazeteler ve mecmualar aracılığıyla gerçekleştirilmiştir.

        
Harp, kuvvetlerin; mizah da zekâların çarpışarak üstün gelme mücadelesidir (Kılınç, 2007, s.55). Dünya Şavaş tarihinde çok önemli bir yeri olan Çanakkale Savaşı tarafların silahları ile birlikte zekâlarını da çarpıştırdıkları bir üstünlük mücadelesidir.

        
Bu çalışmada Çanakkale Savaşı’nın Osmanlı mizah basınının en önemli temsilcisi olan Karagözdergisi tarafından nasıl ele alındığı analiz edilmeye çalışılacaktır.

        
Karagöz Dergisi

        
Karagözdergisi 8 Ağustos 1908’de (R. 26 Temmuz 1324) kurulmuştur. İlk sayısı -hem de iki baskı yaparak- 10 Ağustos 1908’de (R. 28 Temmuz 1324) çıkan Karagöz mizah dergisi (Kocabaşoğlu, 1987), 10.08.1908 ile 26.01.1935 tarihleri arasında 2803 sayı yayımlanmıştır.İstanbul’da yayımlanmakta olan Karagöz haftada iki kez çıkmaktadır. Karagöz’ün ilk sahibi, kurucusu, başyazarı ve çizeri Ali Fuad Bey’dir. Ali Fuad Bey’in sağlığında, Mahmud Nedim, Baha Tevfik, Aka Gündüz, Burhan Cahid (Morkaya) gibi isimlerin yöneticilik ve “sermuharrirlik” yaptıkları Karagöz’ün yazar kadrosunda; M.Rıfat, Mahmut Sadık, Ahmet Nebil, A.Rıfkı, Fuat Samih, Ali Haydar, Baha Kâmil, Osman Cemal (Kaygılı) gibi isimler yer alırken, karikatürcü kadrosunu ise Ali Fuat Bey, Halit (Naci) Bey, (Mehmet) Baha Bey, Togo Bey, D. Mazlum, Ratip Tahir (Burak) oluşturmaktadır (Çeviker, 1988, s.136; Kocabaşoğlu, 1987,s.227).I. Dünya Savaşı başladığında Osmanlı Devleti’nde mizah basının temsilcileri olarak Karagöz, Leylak, Köylü, Feylesof ve Karikatür yayımlanmaktaydı.1915 yılında ise sadece Karagöz yayın hayatını sürdürebildi.Karagöz,I. Dünya Savaşı’nıOsmanlı mizah basınının bakış açısıyla gözlemleyebileceğimiz, savaşın tamamına tanıklık eden tek mizah dergisi olması sebebiyle önem arz etmektedir.

        
Karagöz Dergisinin Çanakkale Savaşı’na Yönelik Söylemi

        
İngiltere ve Fransa I. Dünya Savaşı’nda galip gelmek ve sömürgeci politikalarını daha geniş coğrafyalara yaymak amacıyla Çanakkale Boğazı’nı geçip, İstanbul’u ele geçirmek, Osmanlı Devleti’ni savaş içinde çökertmek, Rusya’ya yardımda bulunmak, silah ve cephane sağlamak, Rusya’dan da gıda maddesi temin etmek amacını taşıyorlardı. İtilaf Devletleri yetkililerinin düşüncesine göre, Boğazları geçip İstanbul’u ele geçirirlerse, Osmanlı Saltanatı sona erecek, Süveyş Kanalı ve Hind yolu üzerindeki Osmanlı baskısı kalkacak, Balkan Devletlerinin İttifak Devletleri yanında yer almaları önlenecek, mümkün olursa İtilaf Devletleri yanında savaşa girmeleri sağlanacaktı (Turan, vd., 2005, s.59). Bu amacı gerçekleştirmek için ortak bir İngiliz-Fransız donanması,19 Şubat 1915’ten itibaren Çanakkale Boğazı’nın her iki tarafındaki Türk tabyalarını bombardımana başladılar. Bu durum, 18 Mart’a kadar devam etti. 18 Mart 1915 günü, müttefik donanması Çanakkale Boğazı’na girerek, boğazı geçme teşebbüsünde bulundu.18 Mart 1915’te Boğazı geçmeye çalışan İngiliz-Fransız ortak donanması ağır kayıplara uğrayarak geri çekildi. İngiliz ve Fransız donanması, Nusret mayın gemisinin döktüğü mayınlar ve topçu ateşi ile yedi zırhlısını kaybetmişti. Dünyanın en güçlü armadasına sahip olan İtilaf Devletleri,Çanakkale Savaşı’nın deniz harekâtında büyük bir hezimete uğradı.

        
Karagözdergisinin Çanakkale Savaşı süresince ele aldığı konu başlıklarından bir tanesi, İtilaf Devletleri donanmasının Çanakkale’de yaşadığı hezimettir. Karagöz dergisinin 20 Mart 1915 tarihli sayısında Çanakkale Boğazı’nda batırılan İtilaf Devletleri donanmasının hâline atıfta bulunulurken, bununla birlikte doymak bilmeyen sömürgeci zihniyetleride dile getirilmiştir.

        
Karagözdergisinin Çanakkale Savaşı boyunca en sıkça ele aldığı temalardan biri Türk halkının işgal güçlerine karşı yekvücut oluşudur. Karagöz, 12 Nisan 1915 tarihli sayısında Türk halkının İngiliz ve Fransızlara karşı tek yürek olup mücadele ettiğini bu sebeple düşmanlarının bu güce karşı koyamayacağını aktarmaktadır.

        
Deniz harekâtında başarılı olamayan müttefikler,25 Nisan 1915’te kara harekâtına başladılar. 25 Nisan 1915’te Arıburnu’na çıkan düşman kuvvetlerini, Mustafa Kemal’in komuta ettiği birlik Conkbayırı’nda durdurdu.

        
General Harrington komutasındaki İngiliz birlikleri 6-7 Ağustos 1915’te tekrar taarruz etti. Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal ve askerleri 9-10 Ağustos 1915’te müttefik kuvvetlere karşı büyük bir başarı sağladı. Bu zaferi, 17 Ağustos’ta Kireçtepe, 21 Ağustos’ta 2. Anafartalar zaferleri takip etti.

        
Kara harekâtında da başarılı olamayan müttefik kuvvetler 19-20 Aralık 1915’te Anafartalar ve Arıburnu’ndan, 8-9 Ocak 1916’da Seddülbahir’den kesin olarak çekildiler. Böylece Çanakkale Savaşları emsalsiz bir zafer olarak tarihe geçmiştir (Turan vd., 2005, s.60).

        
Karagözdergisinin Çanakkale Savaşı’nın kara harekâtı süresince ön plan çıkardığı temalardan bir tanesi de Türk askerinin savaş kabiliyeti ve zafere olan inancıdır. Karagöz, 3 Mayıs 1915 tarihli sayısında kara harekâtında müttefik kuvvetlere karşı mücadele eden Türk askerinin savaş sanatı konusundaki tecrübesine atıfta bulunmaktadır.

        
Karagöz’ün Çanakkale Savaşı boyunca gerçekleştirdiği en önemli vazife, Türk halkının işgal girişimine karşı hep birlikte vereceği mücadeleye olan inancını sayfalarında defalarca yansıtması, oluşturduğu bu kamuoyu ile halka moral vererek zafere olan inancı canlı tutmasıdır.

        
Karagöz Dergisi, bu amaca hizmet eden pek çok karikatüründen bir tanesine 23 Temmuz 1915 tarihli sayısında yer vermiş, bu karikatürle Türk halkının istiklalini gasp etmeye yönelik hareketlere karşı topuyla tüfeğiyle karşı koyacağını dile getirmiştir.

        
Karagözdergisi Çanakkale Savaşı’nın gerek deniz harekâtı döneminde gerekse kara savaşlarının en zor günlerinde umutsuzluğa kapılmadan Türk ordusunu desteklemeye devam etmiştir. Dünyanın en güçlü devletlerine karşı verilen mücadelenin başarıya ulaşacağından emin bir tavırla çizgileri ve cümleleriyle bu güçlere karşı savaşını vermiş, verdiği bu savaşla Türk halkında yedi düvele karşı verilen mücadelenin zaferle sonuçlanacağına dair inancı artırmıştır.

        
Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’na girmesi konusunda İttihat ve Terakki yöneticilerine yönelik suçlamalar yer almasına rağmen Karagözdergisindeki karikatürlerde, Çanakkale Savaşı’nın devam ettiği süre zarfında Osmanlı Devleti’nin yöneticileri aleyhine karikatürlere rastlanmamıştır.

        
I.Dünya Savaşı boyunca İtilaf Devletleri halklarının desteğini almak amacıyla çok fazla sayıda karikatür, propaganda kartı, afiş yayımlamıştır. Çanakkale Savaşı’nın İtilaf Devletleri açısından taşıdığı öneme binaen bu cephedeki savaşın kazanılması için gerekli halk desteği için de çok sayıda propaganda materyali oluşturulmuştur. Osmanlı Devleti’nde ise Çanakkale Savaşı boyunca İtilaf Devletlerinin oluşturduğu görsel propagandaya karşılık verecek tek mizah dergisi Karagöz olmuştur.Çanakkale Savaşı esnasında halkın moralini yükselterek savaşın olumsuz havasını ortadan kaldırmak ve zafere inancı artırma görevini Karagözdergisi üstlenmiştir.

        
Çanakkale Savaşı sadece denizde, havada ve karada gerçekleşmemiş, yazılı ve görsel basınının satırları ve çizgileri arasında da hayat bulmuştur. Yazılı ve görsel basında kalem ve kâğıtla verilen savaş yeri geldiğinde top ve tüfekten daha etkili olmuştur(Avcı, 2006, s.8).

        
Sonuç

        
Karagöz dergisinin Çanakkale Savaşı’nınsürdüğü dönemdeki sayılarında yer alan karikatürler incelendiğinde, İtilaf Devletlerine yönelik sert ve alaycı ifadeler yer alırken, Türk ordusuna, Osmanlı Devleti ve müttefiklerine yönelik övgü dolu, bazen de abartılı tasvirler yer almıştır.

        
Dünyanın farklı bölgelerini yıllardır sömüren fakat açlığı bir türlü bitmeyen İngiltere ve Fransa’nın (Kikirikler ve Tangolar) Çanakkale Savaşı’nın deniz harekâtı bölümünde yaşadığı hezimet, dünyanın en güçlü armadasının boğazın serin sularında yok oluşu, tüm dünyanın korktuğu İngiliz ve Fransız deniz gücünün Çanakkale Boğazı’ndaki balıklara yem oluşu Karagöz’ün karikatürlerinde alaycı bir tavırla ele alınmıştır.

        
Deniz harekâtında başarılı olamayan müttefik kuvvetlerin kara harekâtındaki başarısızlığı, çok büyük bir ordu toplamasına rağmen iyi idare edilemeyişi ve harekât kabiliyetinin zayıflığı, çok uzun sürede Türk topraklarında çok kısa mesafe ilerleyebilmesi Karagöz’ün karikatüristlerinin düşüncelerinden ve çizgilerinden nasibini almıştır.

        
Karagöz dergisi Çanakkale Savaşı boyunca Türk halkının bilgi kaynaklarından biri olmasının yanında, en önemli moral kaynağı olması hasebiyle önem taşımaktadır.

        
Karagöz, Çanakkale Savaşı boyunca Türk halkının ve ordusunun istiklaline düşkünlüğünü, sömürgeci güçlere karşı hep birlikte hareket edeceğini, bu toprakları kimseye terk etmeyeceğini, zorluklara karşı mücadele edeceğini çok sayıda karikatürde dile getirmiştir. Sömürgeci güçlerin askerlerinin beceriksizlikleri ile alay eden Karagöz, Türk askerinin savaş sanatı konusundaki mahirane tavrını da çizgileri ve cümleleriyle ortaya koymuştur.

        
Çanakkale Savaşı boyunca karikatürün sanatsal boyutunu göz ardı ederek halkçı bir tutum sergileyen Karagöz dergisi Türk askerini ve halkını yücelten pek çok karikatüre yer vermiştir.

        
Cephedeki askerleri ve gerisindeki halkı yılgınlıktan uzaklaştırmaya çalışan ve bu konuda oldukça başarılı olan Karagözdergisi, dönemin güç koşullarında bütün ülkede kurduğu özel yerel dağıtım ağıyla satışını yirmi binlere ulaştırmayı başarmış, I. Dünya Savaşı boyunca Türk halkının hislerine tercüman olmuş ve kamuoyu oluşturmuştur (Çeviker, 2010, s.21).Türk halkının en temel ihtiyaçlarını bile karşılama konusunda büyük sıkıntılar yaşadığı bu dönemde Karagözdergisinin ulaştığı satış rakamları, halkın psikolojisini yansıtması bakımından dikkate değerdir.

        
Münir Süleyman Çapanoğlu’nun ifadesiyle halk tarzı mizah anlayışını benimseyen Karagözdergisi,Türk ordusunun yedi düvele karşı mücadele ettiği Çanakkale Savaşı boyunca da Türk ordusunun mücadele ettiği rakipleri aşağılayan, onlarla dalga geçen, zayıflıklarını ön plana çıkaran tavrıyla Türk halkının moral ve bilgi kaynağı olmuştur.

        
I. Dünya Savaşı’nın siyasi boyutunun yanında cephenin gerisindeki sosyal ve kültürel boyutuna yönelik söylemiyle de Karagözdergisi, dönemin sosyal tarihini inceleyen tarihçilere de önemli veriler sunmaktadır. Osmanlı halkının gündelik yaşamına savaşın etkileri,Karagözdergisindeki tarihsel karikatürler vasıtasıyla analiz edilebilmektedir. Dergideki karikatürler sanatsal yönünün yanında tarih yazımı ve öğretimi için birinci elden kaynak olma özelliğiyle dönemin olayları ve düşünce yapıları hakkında yazılı kaynaklarda sunulmayan farklı bakış açılarını barındırmaktadır.

         

        Kaynaklar

        Alkan, N. (2006). Avrupa Karikatüründe II. Abdülhamid ve Osmanlı İmajı. İstanbul: Selis Kitaplar.
Avcı, H.E. (2006). Çanakkale Savaşı Karikatürleri.İstanbul: Truva.
Burke, P. (2003). Tarihin Görgü Tanıkları. Çev. Z. Yelçe, İstanbul: Kitap Yayınevi.
Çeviker, T. (1988). Gelişim Sürecinde Türk Karikatürü 2. İstanbul: Adam.
Çeviker, T.(2010). Karikatürkiye Karikatürlerle Türkiye Cumhuriyeti Tarihi 1923-2008. C.I. İstanbul: NTV Yayınları.
Dumlupınar, S. (2011). Tek Parti ve Mizah. İstanbul: Akademi Titiz Yayınları.
Fırlar, F.B., Çelik, M. (2010). Gazete Reklâmlarında Mizah: Türk Mizah Reklâmlarına İlişkin Tarihsel Bir Analiz. Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, 3(12), 164-177.
Kılınç, A. (2007).Üstünlük Kuramı Bağlamında Harp ve Mizah. Milli Folklor, 73, 55-60.
Kocabaşoğlu, U. (1987). Hayal Perdesinden Gazete Sayfalarına Karagöz. Tarih ve Toplum, 46, 227-228.
Koloğlu, O. (2005). Türkiye Karikatür Tarihi. İstanbul: Bileşim Yayınevi.
Özdiş, H. (2010). Osmanlı Mizah Basınında Batılılaşma ve Siyaset (1870-1877). İstanbul: Libra Kitapçılık.
Turan, R. (2005). Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi. Ankara: Gazi Kitabevi.


Türk Yurdu Mart 2015
Türk Yurdu Mart 2015
Mart 2015 - Yıl 104 - Sayı 331

Basılı: 10 TL

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele