Makedonya’da Temel Türkçe Dilbilgisi “Gel Türkçeyi Öğrenelim Gel Türkçeyi Sevelim”

Eylül 2015 - Yıl 104 - Sayı 337

         

        Makedonya Türkleri yirminci yüzyılda, dalgalı, fırtınalı, karmakarışık ve çekişmelerle dolu günler yaşadı. Geçen yüzyılın başlarında devletlerinden yoksun kaldılar; Beş yüz yıllık bir egemenlikten sonra özgürlüklerini kaybedip iç acısı bir duruma düştüler. Birinci ve İkinci Balkan Savaşlarında Makedonya'yı ele geçiren milliyetçi komşu devletlerden en büyük darbeyi, bu topraklarda yaşamaya kararlı olan yerli Türkler yedi. Ardından gelen Birinci Dünya Savaşı da, Balkanlardaki öteki Türk toplulukları gibi, Makedonya Türklerinin de canına tak ederek onları perişan duruma düşürdü. Bu yılları Makedonya Türkleri, Nazi Bulgaristan ve Arnavutluk devletlerinin egemenliği altında; işkence, asimile, adaletsizlik, zulüm ve baskılar altında geçirdi. Gelen Türk'e vurarak canına kıydı, giden mal varlığını yağmalayarak kaçtı. 1912'den İkinci Dünya Savaşı'nın bitimine kadar Türklere arka çıkacak, üzerlerine kol kanat olacak biri çıkmadı. Evlâd-ı fâtihan kimi dini özgürlükleri dışında, millî kimliğiyle ilgili hiçbir hak ve özgürlüğe sahip olmadı.

         

        İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra durum hissedilir ölçüde değişti. Yeni kurulan devlette soydaşlarımız, başta derin bir nefes alıp rahatça Türk’üm diyebildi, kimliklerini ortaya attı. Çocuğunu Türk okuluna verme şansını buldu. Millî kültür, gelenek ve göreneklerini geliştirmek imkânlarını yakaladı. Bu topraklarda ilk defa yeni Türk harfleriyle çıkan gazeteye sahip oldu, kitap yayınlama etkinliğine kavuştu. Millî kültür dernekleri ile kültür ve eğitim kurumları çalışmaya başladı. Eğitim ve öğretim alanında kadro yetiştirmek için Üsküp Üniversitesi'nde Türkoloji bölümü açıldı.

         

        Çok şeyin iyiye ve güzele doğru gitmeye yüz tutmaya başladığı bir dönemde, yeniden baş gösteren göçler; Makedonya Türklerinin belini büktü. Buna rağmen ulusal kimliklerini güçlendirmekte, hak ve özgürlüklerini yaşatmakta, eğitim ile kültür alanında gelişmelerini sürdürmekte önemli bir duraklama olmadı. Hatta eğitimde olduğu gibi, kimi alanlarda ileriye doğru yeni adımlar bile atıldı. Yeni dernekler kuruldu, yeni dergiler çıktı, yerli yazarların kitapları daha yoğun olarak yayımlanmaya başladı. Sözün kısası, göçlerle kimi hoşa gitmeyen ve istenilmeyen gelişmelere rağmen, Makedonya Türkleri Balkanlardaki diğer Türk topluluklarına göre daha büyük bir refah içindeydi.

         

        Geçen yüzyılın sonlarına doğru eski Yugoslavya'nın dağılmasıyla başlayan yerli toplumsal-siyasi düzende; bu topraklarda azınlık kavramı eskisinden çok farklı bir anlam ve önem kazanmaya başladı. Aslında, devlette çoğunluğu oluşturan ulusların arasında aşırı milliyetçiliğin ve şovenliğin sivrilmesiyle daha küçük toplulukların hak ve özgürlüklerine gölge düştü. Eski cumhuriyetler arasında artan zıtlaşmalarla ortaya çıkan iç savaşlardan, tarihteki benzer durumlarda olduğu gibi, gene en çok zeval gören Türkler oldu. Tarihi Ohri Çerçeve Anlaşması ise Türkleri büyük ölçüde dışlayarak adeta saf dışı bıraktı. Yeni haklara sahip olmak bir yana, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra elde edilen kimi haklardan da yoksun bıraktı. Türklerin altmış yıllık gazetesi "Birlik"e kilit vuruldu, Türkiye dışında ve özel olarak Balkanlarda çok saygın edebiyat-sanat dergimiz "Sesler" tarihe gömüldü. Yayın etkinliği, başta Türkçe kitap yayımlayacak bir kurum olmadığından dolayı durakladı, yazdıklarını yayımlamak, yazarların kişisel girişimlerine bırakıldı. Ohri Çerçeve Anlaşması’yla öngörülen hakça temsil edilmek, Makedonya Türkleri için büyük ölçüde hayal oldu.

         

        Her şeye rağmen Makedonya Türkleri, kimliklerini yaşatmak, kültürlerini geliştirmek, eğitim sorunlarını çözmek, örf ve adetleri ile millî ve dinî çıkarlarını elde etmek ve korumak için yıllardır yürüttükleri savaşımdan vazgeçmiş değiller. Bulundukları ülkede kiracı gibi değil, atalarının evlerindeymiş gibi hayatlarını sürdürmektedir. Bu yüzden partileriyle, dernekleriyle, kurum ve kuruluşlarıyla yarınlara dönük, dedelerinden miras olan bu ülkede diğer milletlerle birlikte eşit olarak yaşamak, devletlerinin gelişmesi için sadık vatandaş olarak üzerlerine düşen görevi yerine getirerek ocaklarını yeşertmekte kararlılar.

         

              Biz bu yazımızda; Dr. Mariya Leontiç’in yazıp 2014 yılında Makedonya’nın başkenti Üsküp’te kitap olarak yayımladığı “Temel Türkçe Dilbilgisi” adlı kitabını tanıtacağız.

         

             Dr. Mariya Leontiç’in “Temel Türkçe Dilbilgisi” kitabının Makedonya’da Türkçe eğitimi açısından yerini ve önemini konumlandırabilmemiz için önce bu ülkedeki Türkçe dilbilgisi çalışmalarının geçmişine bir bakmamızda fayda var. Bu konuda Fahri Kaya’nın V. Uluslararası Türk Dili Kurultayında sunduğu “İkinci Dünya Savaşı’ndan Günümüze Kadar Mekedonya’da Yayınlanan Türkçe Dilbilgisi Kitapları” başlıklı bildirisinde şu değerlendirme yer alıyor:

         

        “Makedonya'da ilk dil bilgisi kitabı, Türk okullarının açıldığından on yıl sonra yayımlandı. İlk dil bilgisinin yayımlanmasına kadar öğretmenler, ellerinde hiçbir dil bilgisi kitabı olmadığından, Türkçe dersini, Pedagoji kurslarında not ettikleri bilgilerden yararlanarak veriyordu. Bu yüzden emekli öğretmen Hıvzı İdriz ve yazar Şükrü Ramo'nun, 1954 yılında yayımlanan ilk Dil bilgisi[1] kitabının okullarımız için olduğu kadar dönemin öğretmenleri için de, kolay kolay anlatılmayacak büyük bir önemi vardı. Yayımlanan dil bilgisi kitabının, sadece Türkçe dersini veren öğretmenler için değil, Türk okullarında çalışan bütün eğitimciler ve özel olarak yazı ile uğraşanlar için de pahası biçilmez bir değeri vardı. Öğrenciler, öğretmenler ve aydınlarımız on yıl sadece bu dil bilgisi kitabından yararlandı.

         

        1964 yılında, her sınıf için ayrı ayrı olmak üzere sekiz yıllık Türk okulları için Türkçe dil bilgisi kitaplarının hazırlanmasıyla gene biri yazar ötekisi deneyimli Türkçe dersi öğretmeni olan Necati Zekeriya ile Recep Murat-Bugariç uğraşmaya başladı. 1964/65 öğrenim yılında VII. sınıf öğrencileri, Necati Zekeriya ile Recep Murat'ın Dilimiz[2] olarak adlandırdıkları dil bilgisi kitabından yararlanmaya başladı. Aynı yıl Necati Zekeriya ile Recep Murat'ın sekizinci sınıflar için Dilimiz[3] başlıklı dil bilgisi de yayımlandı. Bu dil bilgisi kitabı, 1999 yılına kadar on defa yeniden basıldı. 1968 yılında, Türk okullarının beşinci sınıf öğrencileri Dilimiz[4] başlıklı Türkçe dil bilgisi kitabına sahip oldu. Bu kitap, eski Yugoslavya'da dil uzmanı olarak ad yapmış, Süreyya Yusuf tarafından hazırlanmıştı. Süreyya Yusuf'un grameri, daha sonraları Dil Bilgisi başlığı altında, 1984 yılına kadar kimi küçük değişmelerle beş defa basıldı. Aynı yıl, Necati Zekeriya ile Recep Murat'ın da V. sınıflar için Dilimiz[5] kitabı yayımlandı. Böylece Türkçe ortaokulların beşinci sınıf öğrencileri iki dil bilgisinden birini seçmek olanağına sahipti. Necati Zekeriya ile Recep Murat'ın dil bilgisi kitapları daha uzun ömürlü oldu. Bu kitap, 1995 yılına kadar, sekiz baskı yaptı. 1969 yılında Necati Zekeriya ile Recep Murat'ın VI. Sınıflar için Dilimizi Sevelim[6] başlıklı dil bilgisi kitabı yayımlandı. 1999 yılına kadar dokuz defa basılan bu gramer, 1977 yılından sonra dil bilgisi olarak yayımlandı. Böylece, Türk okullarının beşten sekizinci sınıfa kadar dil bilgisi kitapları tamamlanmış oldu.

         

        1976 yılında daha büyük şehirlerde olan liselerde açılan Türkçe sınıflardaki öğrencilerin gereksinmelerini karşılamak için, Süreyya Yusuf'un Dil Bilgisi[7] kitabı yayımlandı. Genel bir dil bilgisi kitabı niteliğini taşıyan bu kitap, müfredat programına göre liselerdeki bütün sınıflarda kullanılıyordu. Ama Süreyya Yusuf’un bu dil bilgisi kitabı sadece bir defa yayımlandı. Bundan sonra da liseler için başka bir kitap basmadı. Son yıllarda, Makedonya'da lise ve lise ayarında mesleki okullardaki Türkçe sınıflar sayısının çoğaldığı göz önünde bulundurulursa, Süreyya Yusuf'un dil bilgisi kitabına benzer bir dil bilgisi kitabının yokluğu büyük ölçüde hissedilmektedir. Doğrusu liseler için bir dil bilgisi ders kitabının yayımlanmamasının nedenlerini anlamak ya da yorumlamak biraz zor.

         

        Ortaokulun yüksek sınıfları için dilbilgisi kitaplarının tamamlanmasından sonra, ders kitaplarını yayımlamakla yükümlü "Prosvetno Delo" yayınevi ilkokullar için de dil bilgisi kitaplarını yayımlanmaya başladı. 1972 yılında, Necati Zekeriya'nın üçüncü sınıflar için Dilimizi Sevelim[8] adlı grameri yayımlandı. 1998 yılına kadar sekiz baskısı olan bu kitap, 1980 yılındaki 3. baskısından sonra dil bilgisi başlığı altında yayımlanmaya devam etti.

         

        Öğrencilerin gramer kuralları ve edebiyat kuramıyla ilgili bilgilerini pekiştirip zenginleştirmek için, Makedonya Eğitim Bakanlığı'nın yönergesi üzere "Prosvetno Delo" yayınevi sekiz yıllık ilkokullar için Türkçe Alıştırma Defterleri kitaplarını da yayımlamaya başladı. Bu kitapların amacı, kitapta yer alan çeşitli edebi türler üzerine, zaman zaman test yöntemiyle alıştırmalar yapmak ve böylece öğrencilerin dil kurallarıyla ilgili kültürlerini zenginleştirmekti.

         

        1971 yılında Necati Zekeriya'nın, birinci sınıflar için Büyük Güneş, ikinci sınıflar için Büyük Ağaç ve üçüncü sınıflar için hazırladığı Büyük Kuş, Türkçeden alıştırma defterlerinin de okullarımızdaki öğrencilerin en küçük yaşatan daha dil ve edebiyata karşı sevgilerini geliştirmek bakımından büyük katkısı oldu. Aynı yıl, İsmail Zekeriya ile Arif Ago'nun hazırladıkları Büyük Kuş[9] alıştırma defteri de yayımlandı.

         

        Makedonya'da Hıvzi İdriz ile Şükrü Ramo'nun[10] 1954 yılında yayımlanan dil bilgisi kitabından, 1999 yılına kadar Süreyya Yusuf, Necati Zekeriya, Recep Bugariç, Arif Ago ve İsmail Zekeriyatarafından hazırlanmış sekiz dil bilgisi kitabı ve Türkçeden yedi Alıştırma Defteri yayımlanmıştır. Makedonya Okul Kitapları Yayım Kurumu, Avrupa ülkelerinde işçi olarak çalışan Türk vatandaşlarının çocukları için de 1983 yılında, Dilimiz[11] başlıklı iki dil bilgisi yayımlandı. Bu dil bilgisi kitaplarının, Makedonyalı Türk çocukların, bulundukları ülkelerdeki devlet okullarında, serbest ders olarak okudukları ana dili dersinden daha başarılı olabilmeleri bakımından ayrı bir önemi vardır.

         

        Büyük bir gereksinme olduğu yıllarda yayımlanan ve genel bir gramer olarak nitelendirilebilecek Hıvzi İdriz ile Şükrü Ramo tarafından hazırlanan Dil Bilgisi’nin, Makedonya Halk Cumhuriyeti Eğitim Bilim ve Kültür Konseyi'nin kararıyla ortaokullar için bir dil bilgisi olarak onaylanmasına rağmen bu sadece ortaokul öğrencilerinin değil, ortaokullarda Türkçe dersini veren öğretmenlerin kullandıkları biricik dil bilgisi kitabıydı. Bin beş yüz nüsha olarak basılan bu Dil Bilgisi, kitap hâlinde güngörmezden önce "Birlik" gazetesinde tefrika hâlinde yayımlanıyordu. Kitap, yirmi bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, dilin meydana gelmesi ile dillerin tarihi ve diller arasındaki ayrılıklardan başka, var olan dil grupları arasında Türkçenin yeri ve tarih boyunca gelişmesi hakkında geniş bilgiler verilmektedir. Bu bölümde lehçeler ile şivelerden de söz edilmektedir. Kitabın ikinci başlığında, bilim dalı olarak dil bilgisinin ne olduğu anlatılırken yazı dilinin önemi üzerinde duruluyor. Bundan sonraki başlıklarda doğrudan doğruya dil bilgisi kurallarının tanıtımı yapılıyor. Tanıtımlar yapılırken de çok fazla örnek verilmiyor, ama tanıtımlarını yaptıkları dil bilgisi kuralların daha iyi anlaşılmasını ve verilen bilgilerin pekiştirilmesi için her bölümün sonunda sorular soruyor.

         

        Kitabın sonundaki yazarlar, Dil Bilgisi kitabından yararlanacak Türkçe dersi öğretmenlerine yardımcı olmak amacıyla, kitapta yer alan konuların sınıflara göre nasıl bölünmesi gerektiğine dair önerilerde bulunuyor. Hazırladıkları Dil Bilgisi kitabın başta öğrenciler için ne daha başarılı olması için ellerinden geleni yaparak hazırladıklarını vurguluyor yazarlar.

         

        Kitap kusursuz değil ama hazırlandığı dönem ve o dönemdeki koşullar göz önünde bulundurulursa Hıvzi İdriz ile Şükrü Ramo'nun kitabındaki hataların ve boşlukların, bugünkü dil bilgisi anlayışı açısından, üzerinde pek de durulması doğru olmayacak kadar az olduğu söylenebilir. Buna dayanarak genel bir değerlendirme yapılması gerekirse, kitabın çok başarılı bir çalışma olduğu rahatça ileri sürülebilir. Kırk yıl önce yayımlanan bu gramer, bundan sonra dil bilgisi kitapları hazırlayanlar için bir örnek olmuş ve yeni yazarları dil bilgisi üzerinde çalışmalar için yüreklendirmişti.[12]

         

        1964 yılından sonra, ortaokulların her sınıfı için ayrı ayrı basılan dil bilgisi kitapları Eğitim Bakanlığı tarafından onaylanan ders plan ve programlarına göre hazırlanmıştır. Ama yazarlar öngörülen bu programların sonuna kadar tutsağı kalmamış, kitapları Türk okullarındaki durumu göz önünde bulundurarak yazmışlardır. Bu arada, kitapları hazırlayanlar Türkçe dersi öğretmenleriyle görüşmüş, onların kitaplarla ilgili olumlu düşüncelerine karşı gereken saygıyı göstermiştir. Yazarlar, Eğitim Bakanlığının ders programlarında zaman zaman yaptığı değişikliklere de uymak zorunda olduklarından dolayı dilbilgisi kitaplarındaki bazı bölümlerinin kısaltılmış, bazılarını da yeni eklerle genişletilmiş, değiştirilmiş ve düzeltilmiş olarak yayımlamıştır. Ama bu değişiklikler yapılırken ortaokul öğrencilerine Türkçe dil bilgisi kurallarının en iyi bir biçimde sunulmasına son derece dikkat edilmiştir. Örneğin, altıncı sınıflar için Dil Bilgisi kitabın önsözünde yazarlar, diğerleri arasında: "Dilimiz sınıf VI, Dilimiz sınıf V. kitabının devamı, Dilimiz sınıf VII. kitabına bir merdivendir." denmektedir.

         

        Öğrencilerin yazı dili kültürlerinin durumunu ve bunların yaşadıkları bölgede kullanılan ağız özellikleri ile Makedon dilinin etkisi altında yapılan hataları dikkate alarak yazarlar, dil bilgisi kitaplarında alıştırmalar ve açıklamalara bol bol yer vermektedir. Örneklere gelince, bunlar, ilk baskılarda çoğunlukla Türk yazarlarının eserlerinden alınırken daha sonraki baskılarda, yerli yazarların metinlerinden alınan örnekler daha ağır basmaktadır. Böylece, öğrencilere yerli yazar ve bunların yazdıkları eserler hakkında daha geniş bilgilere sahip olma olanağı sağlanmış oluyor.

         

        1999 yılından sonra Makedonya'da Türkçe dil bilgisi kitapları basılmıyor. Bunun nedenini anlamak biraz zor. Artı, böyle bir kararın kimin tarafından alındığı da belli değil. Makedonya Eğitim Bakanlığı olduğu gibi, Okul kitaplarını yayımlamakla sorumlu "Prosvetno Delo" yayınevi de, böyle bir kararın kendileri tarafından alındığını tanımıyor. Basılmayan dil bilgisi kitapları yerine, kitap yayınevinin isteği üzere Okuma Kitaplarını hazırlayan yazarlar dil bilgisiyle ilgili programa çok daha kısaltılmış olarak, Okuma Kitaplarında yer veriyor. Böylece, öğrenciler okuma ile dil bilgisi kitapları yerine, Türkçe ders kitabı olarak adlandırılabilecek tek kitap kullanıyor. Durumun böyle olmasına rağmen, kimi yerlerde, öğretmenler hâlâ eskiden basılmış dil bilgisi kitaplarından yararlanmaya devam ediyor.”(Kaya, , 2015:366–380)

         

        Eşim Yrd. Doç. Dr. Zeki Gürel’in Makedonya’da Üsküp Kiril Metodiy Üniversitesine misafir öğretim üyesi olarak görevlendirilmesi üzerine gittiğimiz Makedonya’da, Türkçe eğitimin en önemli problemlerinin başında Türkçe ders kitaplarının yeterince bulunmaması olduğunu gördük. 2003 ve 2004 yılında yaptığımız çalışmalarda Makedoncadan Türkçeye tercüme edilerek yayımlanan Coğrafya, Biyoloji, Kimya, … gibi kitapların Türkiye Türkçesi açısından düzeltmelerini yaptım. Onlar bu işlemi yapana “lektör” diyorlar. Türkçe ders kitabı eksikleri arasında liselerin Türk Dili ve Edebiyatı ders kitapları da bulunuyordu. Lise 3. sınıfın ders kitabını Prof. Dr. Hamdi Hasan, Yrd. Doç. Dr. Hayati Yavuzer ve Yrd. Doç. Dr. Zeki Gürel birlikte hazırladılar. Bu kitapta “Dilbilgisi” kısmını Hayati Yavuzer yazmıştır. Bundan sonra yayımlanan ve Hamdi Hasan ile Zeki Gürel’in kapakta isimlerinin bulunduğu Lise 4 Türk Dili ve Edebiyatı kitabı ile Benim, Zeki Gürel ile birlikte hazırladığımız Lise 3 Türk Dili ve Edebiyatı ders kitaplarında “Türkçe Dilbilgisi” kısımlarını ben yazmıştım. Lise 1 Türk Dili ve Edebiyatı ders kitabı ise hâlâ yayınlanabilmiş değil(!) Bu kitapların yayımlanmasında söz konusu kitapların korektörlüğünü de yapan Vildan Hacımuharrem’i de burada rahmetle anmak isterim.

         

        Makedonya’da Türkçe Eğitim, Ohri Çerceve Antlaşması ve devletin anayasasıyla garanti altına alınmıştır. Makedonya’da Türkçe eğitimde Türkiye Türkçesi esas alınmıştır. Latin Harfli Türk Alfabesi kullanılmaktadır. Makedonya’da ilköğretim ve lise düzeyinde Türkçe eğitim olduğu gibi Makedonya’da üniversitelerde de Türkoloji bölümlerinde eğitim dili ağırlıklı olarak Türkçedir. Makedonya’da Türklerin dışında diğer halkların da Türkiye Türkçesine karşı ilgi ve merakı gözlemlerimiz arasındadır. Bu merakı karşılamak için; bizim orada bulunduğumuz süreçte şahısların verdiği özel kursların yanı sıra sivil toplum örgütlerinden bazılarının da Türkçe kursları düzenlediklerini belirtmeliyiz. Son zamanlarda Yunus Emre Türk Kültür Merkezi’nin açtığı Türkiye Türkçesi kurslarının çok rağbet gördüğü de malum. İşte böyle bir süreçte Makedonya’da Türkçe Dilbilgisi kitabı önemli bir ihtiyaç olarak ortadadır. Dr. Mariya Leontiç’in; “Gel Türkçeyi öğrenelim gel Türkçeyi sevelim,” temennisini de kapağına alarak yayımladığı Temel Türkçe Dilbilgisi kitabı böyle bir süreçte ortaya çıkmıştır…

         

        Mariya Leontiç, 1992’de Üsküp Aziz Kiril Metodiy Üniversitesi Blaje Koneski Filoloji Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun olduktan sonra aynı üniversitede “Makedon Adlar ve Soyadlarında Türkçe Elemanlar” adlı master teziyle bilim uzmanı (2003), “Makedon Dilinin Patronomisinde ve Toponomisinde Türkçe Ekler” adlı doktora teziyle de doktor unvanını kullanmaya hak kazanmış (2009). Türk ve Türkçe dostu bir bilim insanıdır. Hâlen İştip Gotse Delçev Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde öğretim üyesi olarak vazife yapmaktadır.

         

        Dr. Mariya Leontiç’in Türkçeyle ilgili çalışmaları bunlarla da sınırlı değil. O, Türk Dili ve Edebiyatı alanında ilmî yazılar yayımladı, sempozyum ve kongrelerde Türkçe ile ilgili bildiriler sundu. Türk edebiyatının ve Türkçenin Makedonya’da ve Makedon edebiyatının da Türkiye’de karşılıklı olarak daha iyi tanınması için Türkçeden Makedoncaya ve Makedoncadan Türkçeye edebî çeviriler yaparak bunların yayımlanmasını sağladı. Ali Akbaş, Ataol Behramoğlu, Atilla İlhan, Ayten Mutlu, Biba İsmail, Cahit Külebi, Cahit Sıtkı Tarancı, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Mehmet Kansu, Melih Cevdet Anday, Nazım Hikmet, Orhan Veli, Osman Baymak, Özdemir Asaf, Özcan Karabulut, Sezai Karakoç, Yalvaç Ural, Yahya Kemal Beyatlı, Ziya Osman Saba gibi Türk yazar ve şairlerinin eserlerinden örnekleri Makedoncaya çevirerek Makedon okurla buluşturdu.

         

        Şimdiye kadar 20 çeviri kitabı yayımlanmış olan Mariya Leontiç; “Türkçe-Makedonca Konuşma Kılavuzu” (2012), “Makedonca-Türkçe Konuşma Kılavuzu” (2013) kitaplarını ve Nehat Selman ile birlikte hazırladıkları “Temel Türkçe-Makedonca Sözlük”ü de yayımladı (2013).

         

        Dr. Mariya Leontiç, “Temel Türkçe Dilbilgisi” kitabına şöyle bir teşekkürle başlamış: “Farklı uluslarda ve dillerde farklı adları (…) olmasına rağmen dünyada tek ve ortak olan ve bu kitabı tamamlamak için bana sağlık, sabır ve ilham veren Yaratan’a” (s.10)

         

        Bu kitabın ortaya çıkış hikâyesini ise önsözde anlatıyor: “İştip Gotse Delçev Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde Türkiye’de yayımlanan alanla ilgili kitabı tavsiye etmeme rağmen, öğrencilerde temel bilgiler içeren ve sade bir dille yazılmış dilbilgisi kitabına ihtiyaç belirdi. Böylece Üsküp Aziz Kiril Metodiy Üniversitesi Blaje Koneski Filoloji Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde ve İştip Gotse Delçev Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde yıllarca edindiğim bilgiden ve tecrübeden yararlanarak kitap hazırlamaya karar verdim. Yıllarca okuduğum kitapları tekrar okumaya, yeni dilbilgisi kitaplarını araştırmaya ve yıllarca hazırladığım dilbilgisi notlarını ve çizelgelerimi sadeleştirmeye başladım.

         

        Bir dilin inceliklerini fark etmek için bazen bir ömür bile yetmez. Makedonya’da “Temel Türkçe Dilbilgisi”ni hazırlamak benim için büyük bir sorumluluktu” (s.11–12)

        Dr. Mariya Leontiç, bu kitabını Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Özbay’a ithaf etmiş. Hüseyin Özbay, 1996–2000 yıllarında Üsküp Aziz Kiril Metodiy Üniversitesi Blaje Koneski Filoloji Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde misafir öğretim üyesi olarak morfoloji ve sentaks dersleri vermiş. Mariya Leontiç de asistan olmasına rağmen öğrencilerle birlikte bu dersleri takip etmiş ve bu derslerin alıştırmalarına girmiş. Kendi ifadesine göre “Bu derslerin sayesinde Türkçeyi işletmek için gramerin ne kadar önemli olduğunu” anlamış.

         

        Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Özbay’ın bir “Takdim” yazısı kaleme aldığı “Temel Türkçe Dilbilgisi” kitabı, önce bu kitabı kullanacaklar için “Temel Türkçe Dilbilgisinin Kullanılmasıyla İlgili Açıklamalar” ile başlıyor (s.14–15). Yazar burada Türk Dil Kurumunun “Yazım Kılavuzu”nun 2005 baskısındaki kurallara uyduğunu öncelikle belirtiyor. Ardından da eserini hazırlarken uyguladığı metot ve takip ettiği yolları anlatıyor.

         

        Kitap, “Ekler” dâhil altı bölümden oluşuyor:

        I.Türkçe ile İlgili Temel Bilgiler (s. 17–24)

        II. Fonetik, Morfoloji ve Sentaksın Lengüistiğin İçindeki Yeri (s. 25–27)

        III. Ses Bilgisi (Fonetik) (s.28–60)

        IV. Biçim Bilgisi (Morfoloji) (s. 61–192)

        V. Söz Dizimi (Cümle Bilgisi, Sentaks) (s. 193–228)

        VI. Ekler (s. 229–362)

         

        Dr. Mariya Leontiç, bu genel başlıkların altındaki alt başlıklarla Türkçenin dünya dilleri arasındaki yerinden başlayarak, tarihî çağlarını, kullandıkları alfabeleri anlattıktan sonra bir dilbilgisi kitabında bulunması gereken bütün başlıkları tek tek ele almış ve örneklerin zenginliğiyle anlatmıştır. Pedagojik endişeyle yapıldığına inandığımız çizelgeler, tablolar ve şemalar ise anlatıma zenginlik kattığı gibi anlamayı da kolaylaştıracak nitelikte kullanılmıştır. Kitabın kapağında dört farklı kare içinde semazen bir çocuk fotoğrafı bulunmaktadır. Fotoğrafın hemen altında da “Gel Türkçeyi öğrenelim, gel Türkçeyi sevelim” ifadeleri dikkat çekmektedir. Kitapta vefa örneği bir fotoğraf ve ses ve ses yolları konusunda dikkati çeken iki de resim kullanılmıştır. Keşke Türkçenin yayılma alanları anlatılırken burada bir de harita ile konu desteklenseydi diyoruz.

         

        Yazar, bir akademisyen olarak hazırcılığa konarak derslerinde mevcut dilbilgisi kitaplarından birini kullanmak yerine kendisi bir kitap yazarak talebelerinin karşısına çıkmayı tercih etmiştir. Sadece bu çaba bile takdire şayandır. Yazarın bir akademisyen olarak Makedonya’da Türkçe dilbilgisinin anlatılması ve öğretilmesi husussundaki gözlemleri ve tecrübeleri elbette bu kitaba yansımıştır. Bu durum, bu kitabı benzerlerinden farklı kılan en önemli özelliklerden biri olsa gerektir. Türkiye’de Türklere Türkçe dilbilgisi anlatmakla Makedonya’da Türkçe dilbilgisi anlatmanın ne denli zorlukları olduğunu ve farklı bir tecrübeyi, mahareti gerektirdiğini ancak bunu yaşayanlar bilir.

         

        Ekler kısmı kitaba ayrı bir zenginlik katmıştır. Dizinlerden oluşan bu bölümde sırasıyla:

         

  1. Türkçe Kelimelerde Uzun Ünlü Dizini (s. 231–234)
  2. Türkçede Orta Hece Ünlüsü Düşen Kelimeler Dizini (s. 235–237)
  3. Fiiller Dizini (s.238–248)
  4. Yardımcı Fiillerle Oluşmuş Birleşik Fiiller Dizini (249–252)
  5. Türk Atasözleri Dizini (s.253–258)
  6. Türk Kişi Adları Dizini (s. 259–262)

         

                 Dr. Mariya Leontiç, Türkçe Dilbilgisi kitabını hazırlarken; “dil”in bir kültür unsuru olduğu ve aynı zamanda da bir kültür taşıyıcısı olduğu gerçeğini hiçbir zaman göz ardı etmemiş. Mesela bu kitapta örnekler verilirken Türk atalar sözü hazinesinden; bizim saydığımız kadarıyla 421 farklı atasözümüzü kullanmıştır. Bu şu demektir: “Türkçe Temel Dilbilgisi” kitabı, toplumun kültürel değerlerini, dünya algısını ortaya koyan atasözleriyle de desteklenmiştir. Bunu yaparken yazarın gerekçesini yine atasözlerimizle anlatması da enteresandır: “Atalar sözü, sözlerin özüdür.”, “Halkın hazinesi eski sözdür.”

         

               Yine bu kitap hazırlanırken yazarının Türk kişi adlarını bilinçli olarak örneklerde çok zengin tuttuğuna şahit olmaktayız. Bu kitapta bizim sayabildiğimiz kadarıyla 363 erkek adı, 523 kadın adı kullanılmıştır. Bir dilin ve kültürün önemli parçası olan kadın ve erkek kişi adlarının mümkün olduğunca farklı adlar olmasına dikkat edilmiş olması bu kitabı hazırlayanın hareket noktasındaki hassasiyetini gösterdiği kadar bu kitabın bir başka zenginliğini göstermesi bakımından önemlidir diye düşünüyoruz.

         

        Dr. Mariya Leontiç’in hazırladığı “Temel Türkçe Dilbilgisi” kitabının çok geniş bir kaynakçası var. Bu kaynakçada künyeleri verilmiş olan eserlerin bu kitap hazırlanırken bizzat kullanılmış olması da önemli.

         

        Makedonya’da 1999 yılından önce yayımlanan Türkçe dilbilgisi kitaplarında olduğu gibi bu kitapta da Türk Dil Kurumunun imlâ kılavuzu ve sözlüklerinin hareket noktası olduğunu görmek Türkiye Türkçesinin yayılma alanları açısından önemli bir husustur. 1999 yılı öncesi yayınlanan Türkçe dilbilgisi kitaplarını hazırlayanlar genellikle Necmettin Onan'ın, Beşir Göğüş ile Baha Dürder'in dil bilgisi kitaplarındanTahsin Banguoğlu'nun Türkçe Grameri, Tahir Nejat Gencan'ın Dilbilgisi, Kemal Demiray'ın Temel Dilbilgisi, Prof. Dr. Muharrem Ergin'in Türk Dilbilgisi, Ahmet Göklügillerin İlk Okul Dilbilgisi, Haydar Ediskun’un Dilbilgisi ile Prof. Dr.Vecihe Hatipoğlu'nun Türkçenin sözdizimi üzerine yayımladığı çalışmalardan yararlandıklarını kaydetmektedirler.

         

        Dr. Mariya Leontiç’in bu kitabı hazırlarken kullandığı kaynaklar bunlara ilaveten çok daha zengindir ve günceldir. Ancak, Makedonya’da daha önce Türkçe Dilbilgisi kitabı hazırlayıp yayımlayanların eserlerinden hiç birini kaynakça da göremedik. Kitabın yeni baskıları hazırlanırken bu yerel çalışmalardan da istifade edilmesinde fayda olduğu kanaatindeyiz.

         

        Bu eser, Makedonya Türkoloji’si için olduğu kadar Türkçe öğrenmek isteyen Makedonlara, Makedonya’da üniversitelerin Türkoloji bölümlerinde okuyan talebelere, Makedonya’da eğitimin her kademesinde Türkçe öğreten öğretmenlere, öğrencilere, Makedonya’da Türkçeye ilgi duyan her kurum ve herkes için faydalanılabilecek bir kaynak niteliğindedir. Makedonya’da bir boşluğu doldurmuştur.

         

        Dr. Mariya Leontiç’i bu anlamlı çalışmasından dolayı kutluyor ve kendisine teşekkür ediyoruz. Türkçe sevdalısı bu akademisyen dostumuza elinde kalemi ile hayırlı, huzurlu ve bereketli bir ömür diliyoruz.

         


        


        

        [1] Hıvzi İdriz, Şükrü Ramo, Dil bilgisi, Prosvetno Delo, Üsküp.l954 y.164 sayfa.


        

        [2] Necati Zekeriya, Recep Murat, Dilimiz, VII. sınıflar için, Prosvetno Delo Üsküp, 1964 yılı sayfa 96.


        

        [3] Necati Zekeriya, Recep Murat, Dilimiz. Prosvetno Delo, Üsküp,I964,sayfa 98.


        

        [4]Süreyya Yusuf, Dilimiz, Prosvetno Delo, Üsküp, 1968 yılı. Sayfa 84.


        

        [5] Necati Zekeriya, Recep Murat. Dilimiz, Prosvetno delo, Üsküp. 1968 yılı. Sayfa 84.


        

        [6] Necati Zekeriya, Recep Murat, Dilimizi Sevelim. Sınıf VI. Prosvetno Delo Üsküp, 1969 yıl, sayfa 84.


        

        [7] Süreyya Yusuf, Dil bilgisi, Prosvetno Delo Üsküp, 1976 yılı. Sayfa 100.


        

        [8] Necati Zekeriya, Dilimizi Sevelim, Prosvetno Delo, Üsküp. 1972 yılı. Sayfa 88.


        

        [9] 1999 yılından sonra Prosvetno Delo bu Alıştırma Defterini yayınlamıyor.


        

        [10] Necati Zekeriya'nın bu üç Alıştırma Defteri, her biri 2.500 tirajda, 1971 yılında Üsküp Prosvetno Delo tarafından yayımlanmıştır.


        

        [11]Arif Ago, Zekeriya İsmail, Recep Bugariç, Dilimiz 1. ve 2.Kitap Prosvetno Delo Üsküp, 1983 yılı. Her kitabın 76 sayfası var.


        

        [12] Necati Zekeriya ile Recep Murat, VIII. sınıflar için hazırladıkları Dil Bilgisinin önsözünde kitabı hazırlarken Hıvzı İdriz ve Şükrü Ramo'nun gramerinden yararlandıklarını yazmaktadır.


Türk Yurdu Eylül 2015
Türk Yurdu Eylül 2015
Eylül 2015 - Yıl 104 - Sayı 337

Basılı: 10 TL

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele