Çapandaz

Eylül 2012 - Yıl 101 - Sayı 301

        Çapandaz; kökpar, köpkarı, buzkaşi ve oğlak gibi adlarla bilinen, at üstünde oynanan ve tamamen bilek gücüne dayanan oyunu oynayan, oğlağı rakiplerinin elinden çekip alan ve yarışı bitiren oyuncuya verilen isimdir. Türkler, cihanda atı en iyi kullanan, onun hızından istifade ederek at üzerinde dünyadan sadece bir örneği bulunan ‘Bozkır Kültürü’nü ortaya koymuşlardır. Afganistan hudutları içinde kalan Güney Türkistan’da Anthoy’da 21 Şubat 1927 yılında doğan Özbek Türkü Ergeş Uçkun, at üzerinde spor yapanlara verilen mahalli isim Çapandaz’ı şahsıyla özdeşleştirmiştir. İlk ve orta öğrenimini doğduğu topraklarda yapmış, 1950-1952 arasında Kabil Üniversitesi’nde kimya ve biyoloji okumuş, öğretmenlik ve lise müdürlüğü yapmıştır. Afgan hükümetinin Türkleri tasfiye siyaseti çerçevesinde can güvenliğinin kalmaması üzerine, Pakistan ve İran üzerinden 1957’de Türkiye’ye gelmiştir. Türkiye’de evlenmiş, Adana’da ilkokul öğretmenliği, Mersin Ataş Rafinerisi’nde laborantlık yapmıştır. 1974’de Amerika’ya giderek Princeton’da Mobil Oil’de teknik eleman olarak çalışmıştır. Otuz yıla yakın bu ülkede yaşadıktan sonra yeniden Türkiye’ye dönerek Silifke’de yerleşmiştir. 2003 sonlarında felç geçirerek konuşma yeteneğini kaybeden Ergeş Uçkun, ömür çizgisini 25 Mayıs 2009’da Silifke’de noktalamıştır.

         

        Doğduğu topraklar etnik olarak karışık bir yapıya sahipti. Eğitim ve iktisadi bakımdan oldukça geri kalan Afganistan’da, günümüzde olduğu gibi geçmişte de yabancı güçler çıkarlarını devam ettirmek için iç huzuru daima bozmuşlar ve insanları birbirine düşman haline getirmişlerdir. Böyle bir ortamda doğan, hadiseleri ve etrafında cereyan edenleri anlamaya başlayan Uçkun, mensubiyet duygusuyla Türkçü bir dünya görüşüne sahip oldu. Doğduğu toprakların gördüğü acıları, Sovyetlerin dağılmasından sonra yeşeren ümitlerin solmasına tanık oldu. Hassas yapısıyla duygularını şiir haline getirdi. Turan şairi olarak nitelendirildi. Türkiye’de, Amerika’da yaşadığı dönemlerde kendisi gibi düşünenlerle çok yakın alaka kurmaya özen gösterdi. Çıkardığı gazete ve dergileri Türk dünyasına, Afganistan’a ulaştırmaya çalıştı. Şiirleri kitap olarak basıldı. Şiirleriyle ve yazılarıyla Türk milletini uyandırmak, birleştirmek istiyordu. Elinin kalem tuttuğu dönemde çok insanla haberleşti, yazıştı. Kâğıdın etkisinin azalmasından sonra elektronik ortamda faaliyette bulunan sitelere devamlı olarak yazmak suretiyle daha geniş kitlelere ulaşmak imkânı buldu. Bilhassa bine yakın üyenin takip ettiği bir yazışma topluluğu olan TGT-Türk Gazete Topluluğu, onun sesini duyurabildiği etkili bir ortam olmuştur. Burada Türk dünyasını ilgilendiren bütün konularda kalem oynattı.

         

        Onun vefatından sonra, hakkında sağlığında da makaleler yazmış olan Aslan Küçükyıldız, dostunun yazdıklarının matbu hale getirilerek kalıcı olmasını sağlamak gibi bir görevi üstlenmiştir. Çapandaz adı ile neşredilen eser, yoğun bir emek ürünüdür.[1] Giriş bölümüyle birlikte on bölümden oluşmuştur. Küçükyıldız, Uçkun’un ailesinin yardımı ile onun kaleminden çıkan ve TGT’de dağılan ürünlerini sistematik olarak düzenlemiştir. Bunlar mektup, şiir ve makalelerdir. Uçgun’un ürünleri, Türklerin yaşadığı doğu ve batı bölgelerini iyi bilmesi, Türkçenin bu bölgelerdeki kelime zenginliğini ihtiva etmesi bakımından da önemlidir. Herhalde böyle geniş bir alanı iyi bilen bir kalem erbabı yakın zamanda kolay kolay ortaya çıkmayacaktır. Yaşadığımız hayat böyle kişilerin yetişmesine imkân verecek, duyguların ağır bastığı, hasretin ruhlara işlediği bir ortam olmaktan çıkmıştır. Daha önce yayımlanan kitaplarındaki bazı şiirlerine kitapta yer verilmiştir. Ondan söz eden dostlarının şiir ve yazıları da kitaba alınmıştır.

         

        Uçgun’la karşılaşmadık. Yazdıkları, kullandığı mektup kâğıdının başına koyduğu buzkaşi oynayan atlı grubunu ihtiva eden görsel, mektuplarının kıyısına köşesine vurduğu at nalı biçimindeki kaşe duygu adamı olduğunu gösteriyor.

         

        Güzel bir kapak, temiz bir baskı ve güzel bir düzenleme ile böyle eseri ortaya koyan Küçükyıldız’ı, kadirşinaslığıyla ayrıca tebrik etmek gerekiyor.

         


        


        

        [1]Çapandaz, Ankara 2012, 495 s. Bengü Yayınları.


Türk Yurdu Eylül  2012
Türk Yurdu Eylül 2012
Eylül 2012 - Yıl 101 - Sayı 301

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele