Ölüm Yıldönümünde Cinuçen Tanrıkorur

Haziran 2012 - Yıl 101 - Sayı 298

        Her ayın ilk pazar günü Ankara’da Aşağı Ayrancı kapalı pazar yerinde antika pazarı kurulur. Kışın soğuk havaya rağmen meraklılar sabah erken saatte tezgahların başına doluşurlar. Böyle bir günde satıcı tezgahına düşen, Zonguldak E.K.İ. İnşaat Müdürü Müfid Kuraner’in şahsi evrakının bir bölümü içinde bulunan bir zarfı satın aldım. Zarf klâsik mûsikîmizin nazariyatına olan hâkimiyeti, besteleri ve nihayet icracılığı ile tanınan Cinuçen Tanrıkorur (1938-28.6.2000) tarafından gönderilmiş, adres kesik uçlu kalem veya divitle güzel bir kaligrafi ile yazılmıştı. Bir dostuna yazdığı mektupta babasının lise yıllarından kalma tahrir yazılarını okudukça böyle bir ele sahip olabilmek için dua ettiğini belirtmişti.[1]

         

        Keskin ve güzel bir el yazısına sahip olduğuna bir dostu da işaret etmişti.[2]Yazısının mükemmelliği duasının kabul edildiğini gösteriyordu. İttihatçı dedesinin Şân-ı Zafer adını koyduğu babası da oğluna öz Türkçe bir ad koymuş: Cinuçen. Galip, muzaffer anlamına gelen yenuçen/yenici kelimesinin aldığı biçimdir. Önce Bir Dede, Bir Baba, Bir Torun’ başlığını koyduğu hatıraları daha sonra Saz ü Söz Arasında’ adıyla neşredilmiştir.[3]

         

        İtalyan Lisesi ve DGSA Mimarlık Bölümü’nü bitirmişti. Kütahyalı ressam Ahmet Yakupoğlu onu günümüz Türk mûsikîsinin Dede Efendisi olarak görmekte idi.[4] Müzik kariyerine aile içinde ses eğitimiyle başlamış, daha sonra kendi kendine nota okumasını, beste yapmasını ve ud çalmasını öğrenmişti. Şedd-i Saba isminde terkibi yeni bir makam bularak bu makamla 6 parçadan oluşan klasik bir ‘Takım’ bestelemişti ve çeşitli formlarda 400 civarında söz ve saz eseri bulunuyordu. Arpçı Şirin Pancaroğlu, Klasik Batı Müziği’ni de çok iyi bildiğini, sahne kültürünü ondan öğrendiğini, konserlerde sahneye çıkışı, çalarken oturuş biçimi, izleyiciyle diyaloğu, selamlama şeklinin çok özel olduğunu belirtiyor.[5]

         

        Tanrıkorur, bestelerinin güftelerini seçmede büyük titizlik göstermiştir. Bu sebeple bestekar, icracı, müzikolog Müfid Kuraner’in iznini alarak bazı şiirlerini bestelemiştir. Elimizdeki üç mektubun muhtevası bu vadidedir. Kuraner, görevli bulunduğu Zonguldak’ta solfej, nota, nazariyat-makam, bestekârlık dersleri veren, TRT arşivine giren, çok sayıda bestesi bulunan bir sanat adamıdır.

         

        Ölüm yıldönümünde, küreselleşmenin kültürel baskısına direnen Türk kültürünün ana unsurlarından olan Türk mûsikîsine büyük hizmetler eden, üreten ve yaşayan bu seçkin insanın yattığı yerin nur olmasını temenni ederim.

         

         

         

         

         

        EK-1

        Cinuçen Tanrıkorur

        Şair Nedim Sok. 26/4

        Aş. Ayrancı –Ankara

        (Tel: 38 39 13)

         

        Pek muhterem efendim,                                                                  Ankara,29 Eylül 1985

         

        MIZRAP dergisinin Eylûl 1985 sayısında neşrolunan ‘SONBAHAR GÜLÜ’ adlı şiiriniz için pek nâçiz tebrik ve teşekkürlerimi arz ile, bu güzel şiiri besteleme müsaadelerinizi istirham ederim.

         

        Müsaade buyurduğunuz takdirde, cevap yazmak zahmetine lûtfen girmeyiniz; cevap almazsam izniniz olduğunu anlar, yapacağım nâçiz besteyi size yine dergi eliyle ulaştırırım. Herhangi bir sebeple müsaadeniz yok ise, o zaman lûtfedip bildiriniz.

         

        Malûmatınıza peşinen arz edeyim ki, ben şiirlerinizi TRT Repertuar Kurulu’nun tedkik ve tasvîbine arz etmek üzere değil, yurtiçi ve yurtdışı konserlerimde kendim okumak üzere bestelemek istiyorum. Bu durumda, TRT’den yayınlanmama keyfiyeti sizin için bir mahzur tevlid ediyorsa, lûtfen bu konuda da iş’ar buyurunuz.

         

        Teşekkür, hürmet ve muhabbetle, sıhhat afiyet temennilerimi arz ederim, efendim.

         

                                                                                                                                                             İmza

         

        H. Şiirinizin 2. Kıt’a ikinci mısra sonundaki ‘geçişinde’ kelimesinin ‘geçişimde’ yerine yanlışlıkla ‘n’ ile yazıldığını zannediyorum, ama yanılıyor olabilirim.

         

         

        EK-2

         

        Cinuçen Tanrıkorur

        Şair Nedim Sok. 26/4

        A. Ayrancı-ANKARA

        (Tel: 38 39 13)

         

         

        Çok muhterem sanatkâr Müfit Beyefendi,                                                      Ankara, 10 Ocak 1986

         

         

        Bir müddet evvel MIZRAP dergisinde yayımlanan güzel şiirinizi bestelemem için lûtfettiğiniz nâzik müsaade üzerine ettiğim niyazın cevabı ‘Uşşâk’dan geldi. Şiirinizin müzikalitesini ön planda tutmağa ettiğim nâçiz bestemin notasını ekli olarak arz ediyorum.

         

        Her mısra için 7 aksak ölçüsü içinde gelen melodinin 4. ile 5. Ölçüleri arasındaki 5 sekizlik boşluğu, güftenin mânâ bütünlüğünü bozmadığını tahmîn ettiğim, ‘bakınız’, ‘sarı bir’, ‘ne hazîn’ vb. ‘feilün’ vezninde sözlerle kapatmağa çalıştım. Bu ilâveler melodiye karar gücü ve istirahat duygusu kazandırırken, güzelliğine doyamadığım mısralarınızın son kısımlarını tekrarlayarak bitirme imkânını da verdi. İnşallah siz de beğenirsiniz.

         

        Bu vesîle ile bir kere daha teşekkürlerimi sunar, sıhhat âfiyet ve huzur içinde, bol ilhamlı yeni bir yıl için aşk u niyâz ederim efendim.

         

                                                                                                                          Cinuçen Tanrıkorur

         

         

        H. Şarkının MIZRAP’ta neşri muvafık görülürse notasını Hulki Beyef. ye gönderebilirim.

         

         

        EK-3

         

        Fevzipaşa Mah.

        Gökçebayır Sok. 2/11

        42060 KONYA

         

         Çok muhterem Müfid beyefendi,                                                 Konya, 5 Şubat 1988

         

        Epeydir MIZRAP’ta şiirinizi görmedim. İnşallah gözümden kaçmış değildir.

         

        Size bu mektup ekinde ki bestemin notasını takdim ederken, sağlık ve afiyetinize dualarımla sevgi ve saygılarımı gönderirim efendim.

         

                                                                                                                            imza           

         

        

         

         

        

                   


        


        

        [1] Bir Mektup Cinuçen Tanrıkorur’un Mektubu, Kubbealtı Akademi Mecmuası, sayı 4, Ekim 2000,s.29


        

        [2] Cem Behar, Cinuçen Bey, Zaman,14.7.2000


        

        [3] İsmail Kara, Hatıraların da Hatırası Var, Dergah, sayı 127,Eylül 2000,s.22


        

        [4] Ahmet Güner Sayar, Cinuçen Tanrıkorur İçin, Kubbealtı Akademi Mecmuası, sayı 3,Temmuz 2002, s. 64


        

        [5] Hürriyet Cumartesi,15.7.2000,s.7


Türk Yurdu Haziran 2012
Türk Yurdu Haziran 2012
Haziran 2012 - Yıl 101 - Sayı 298

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele