Osmanlı Tarih Sözlüğü

Mayıs 2012 - Yıl 101 - Sayı 297

        Tarih profesörü ve yılların hocası Mehmet Ali Ünal’ın “Osmanlı Tarih Sözlüğü”** çıktığında, onun eski bir öğrencisi, bu sözlük hakkında bir kitap sitesinde şöyle bir yorum yazmış: “Yoğun bir emek ürünü”. Hocayı yakinen tanıyan biri olarak söyleyebilirim ki; bu çok doğru bir tespit. Ünal’ın son zamanlarının akademik uğraşısı bu sözlük oldu. M. Ali Ünal da son altı yedi yılını sadece bu çalışmaya ayırdığını “Takdim” kısmında özellikle belirtmiş. Yani çoktandır verdiği Osmanlıca dersi ve anlattığı Osmanlı tarihindeki birikiminin bir ürünü olarak çıktı bu sözlük.

         

        Sözlük yazmak kolay değildir. Az kelimeyle çok şey anlatmayı hedeflerlersiniz. Çünkü okuyucu önce bu sözlükte bulacakları ile kavramları tanır; sonra eğer ihtiyaç duyarsa ileri okumalar yapar. Bu yüzden sözlükteki her bir kelime seçilir; doğru ve etkili kelimelerle madde başlıkları tanımlanır. Sözlük hazırlayan kişi, alana ne kadar hâkim olursa olsun; bilgilerini yeni baştan hiç bilmiyorcasına kontrol eder, bazı konularda yine araştırma yapar. M. Ali Ünal’ın da bu sözlük çalışması için, üniversitedeki dersler dışındaki mesaisi evindeki çalışma odasında geçti. Osmanlı dönemi kronikleri, seyahatnameleri ve diğer eserlerinin önemli bir kısmı tekraren ve bazıları yeni baştan okunmuş; hem teberrüken, hem de “kelime avcısı” olarak… Bundan başka, Osmanlı kanunnameleri başta olmak üzere Osmanlı sosyo-ekonomisine dair inceleme eserlerin neredeyse hepsinden tabiî ki yararlanılmış.

         

         

        “Osmanlı Tarih Sözlüğü”nün hazırlığı, mevcut diğer sözlüklerin eleştirel okunmasını zorunlu kılmış. Örneğin, M. Zeki Pakalın’ın “Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü” zengin bir başvuru eseri, ama yöntem sorunları içeriyor Ünal Hoca’ya göre. Keza Kâmil Kepeci’nin “Tarih Lügati” de yararlı ama yetersiz. “Osmanlı Tarih Lügati”nin yazarı Mithat Sertoğlu ise Kepeci’nin sözlüğünden önemli ölçüde yararlanmış. Daha da önemlisi, yukarıda zikredilen üç sözlüğün temel kaynağı, İ. Hakkı Uzunçarşılı’nın Osmanlı tarihi ve Osmanlı müesseseleri hakkında yazdıkları olmuş. Dolayısıyla, Ünal’ın sözlüğü, yeni bir çalışma olarak güncel Osmanlı çalışmalarına ışık tutacak, bu konudaki ihtiyacı karşılayacak bir başvuru eseri olarak öne çıkıyor.

         

         

        Ünal’ın “Osmanlı Tarih Sözlüğü”nün, yine mevcut Osmanlıca sözlüklerinden farklı olduğunu belirtmemiz gerekir. Aklımıza hemen geliveren Ferit Develioğlu’nun Osmanlıca-Türkçe Sözlüğü, bir sürü kelimenin sadece kelime kökenini ve çıplak anlamını verir. Ancak bu eserde, terim ve kavram boyutuna girilerek açıklanan o maddenin Osmanlı tarihindeki yeri, ilişkisi iyice belli edilir. Bunu çok basit bir örnekle açıklayalım. Sözlüğün ilk kavramı olan “A’mâ” için, diğer Osmanlıca sözlüklerinde “gözleri görmeyen, kör” diye karşılık verilirken; burada hem bu açıklama yer alır; hem de körlerin Osmanlı devrinde “vergiden muaf tutuldukları” belirtilir. “Osmanlı Tarih Sözlüğü”nde çoğu kavram bir paragraf boyutunda açıklanmaya çalışılır, ama bazı kavramlarda bu açıklama bir sütun ve hatta bir sayfayı geçer. Örneğin, müsâdere, mühimme defteri, sarıca, toprağa bağlılık prensibi, vakıf, kadı, akıncı ocağı gibi…

         

         

        Türkiye dışında da son yıllarda artan ilgiyle Osmanlı çalışmalarının çoğaldığı gözlenmektedir. Bu durumun çeşitli sebepleri vardır. Bu ilgiye karşılık verebilecek akademik bilgileri edinmek isteyeceklerin ilk başvuracağı bir eser olmayı hak ediyor, Osmanlı Tarih Sözlüğü. Başta tarihçilere ve dahi meraklılara hararetle tavsiye ederiz.

         

         


        


        

        ** Osmanlı Tarih Sözlüğü, Paradigma Yayıncılık, İstanbul 2011, 758 s. 


Türk Yurdu Mayıs 2012
Türk Yurdu Mayıs 2012
Mayıs 2012 - Yıl 101 - Sayı 297

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele