Medeniyetin Yolu Şehirlerden Geçer

Mart 2014 - Yıl 103 - Sayı 319

        Tarih boyunca, Türkler için yurt tutmanın ağır bedelleri olmuştur. Tarih sahnesine millet olarak çıktığımız asırlardan beri coğrafyayı vatan yapmak için, vatan yaptığımız topraklara sahip çıkabilmek için büyük mücadeleler verilmiştir. Dergimizi baskıya hazırladığımız günlerde Ukrayna’da meydana gelen olaylar, Türk yurdu Kırım için yeni bir tehlikenin geldiğini gösterdi. Biliyoruz ki Türk, güçlü olmadığı müddetçe Türk yurtları her daim tehlikede. Türk’ün güçlü olabileceği merkez ise şüphesiz Türkiye’dir. Bundan dolayı herhangi bir Türk yurdunda tehlike belirdiğinde bütün gözler Türkiye’ye çevriliyor. Dostlar ümitle yüzlerini Türkiye’ye çeviriyor, düşmanlar merak ve endişeyle… Türkiye ise hâlâ milliyetçilikle olan imtihanını veremiyor ve nesillerini millî şuurdan uzak yetiştiriyor. Can Kırım’ın feryadını ve derdini yine Türk milliyetçileri derinden hissediyor. Türk yurtlarını unutmamak ve unutturmamak bize düşüyor.

         

        Ülkemizde mart ayının sonundaki mahallî idareler seçimi vesilesiyle dergimizin bu ayki dosya konusu “Şehircilik ve Belediyecilik” oldu. Modern toplum olmanın bir sonucu olarak hayatımızın içine giren belediyecilik, artık hepimizin refahını doğrudan etkiliyor. Cumhuriyet’in ilk yıllarında köylerde yaşayan nüfusumuzun büyük çoğunluğu, bugün şehirlerde yaşıyor. Şehirde kamu alanı olarak kabul edilen sınırlar içinde insanlar, hizmeti belediyelerden almak zorunda. Şehirler, aynı zamanda toplumların gelişmişlik düzeyini gösteren özelliklere sahiptir. Tarihte medeniyet yaratan toplumların rafine kültür değerleri şehirlerde üretilmiştir ve bu zengin kültür, insanlığın gelişmesine önemli katkılar sağlamıştır. Türklerin, 19. yüzyılda, Frenkçe “civilization” yerine Arapça “medine”/şehir kelimesinden türettiği medeniyet kelimesi ve kavramının özünde “temeddün” yani şehirleşme yatar. Bu, sadece daha büyük bir yerleşme yerini değil, ilmi, kültürü, estetiği, sanatı, yönetim yapısı ile bir bütün olarak şehirliliği, İbn Haldun’un ifadesiyle hadarî umran’ı ifade eder. Türk Yurdu, bu sayısında bu önemli sorununun doğru anlaşılması ve doğru çözümler geliştirilmesi bakımından alan uzmanlarının görüşlerini sizlere sunmaktadır.

         

        Şehircilik ve belediyecilik, kamuyu ilgilendirdiği kadar bireyleri de doğrudan ilgilendirmektedir. Güçlü devletlerin sorun çözme yetenekleri, konulara akılcı yaklaşımları ve katılımcı halk iradesi ile gelişmektedir. Türkiye, henüz bu çağdaş uygulamaları yakalayabilmiş değildir. Hükümetler meseleye estetik medeniyet kurma kaygısı dışında, günübirlik çıkar amacıyla yaklaştıkları müddetçe kapak fotoğrafımızdaki abes ve çirkin manzaralar çoğalır. Bu vesileyle meseleyi bir fotoğraf karesinde çok çarpıcı bir şekilde ortaya koyan değerli fotoğraf sanatçımız Tuna Akçay’a teşekkür ederiz. Dosya bölümümüzde de kıymetli fotoğraflarıyla dergimize renk katan Tuna Akçay, Türk Yurdu’nun fotoğraf danışmanı olarak katkısını sürdürecektir.

         

        Çağdaş Türk medeniyetinin öncüsü olacak şehirlere kavuşmak dileğiyle…


Türk Yurdu Mart 2014
Türk Yurdu Mart 2014
Mart 2014 - Yıl 103 - Sayı 319

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele