Rize Türk Ocağı (1924-1931)

Mayıs 2013 - Yıl 102 - Sayı 309



                    II. Meşrutiyet döneminde gelişmeye başlayan “Türk milliyetçiliği” anlayışı, 25 Mart 1912 tarihinde Türk Ocağı’nı ortaya çıkartmıştır. Türkiye’nin yakın tarihi açısından çok önemli olan bu kuruluş, milliyetçilik akımının biçimlendirilmesini sağlamış ve diğer unsurların kurmuş oldukları milliyetçi derneklere karşı da ağırlık oluşturmuştur. Ayrıca Türkçülük ideolojisini temel alan Türk Ocağı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin düşünce tohumlarının atıldığı muhitlerden birisi olmuştur.[1]

         

                    1912 yılında Hamdullah Suphi’nin başkanlığı ile birlikte faaliyetlerini ve teşkilatlanmasını hızlandıran Türk Ocağı’nın, Mütareke dönemine kadar yurt genelinde 28 şubesi açılmış[2] ve birisi 1913 yılında diğeri 1918 yılında olmak üzere Milli Mücadele dönemine kadar iki kongresi toplanmıştır. Mondros Mütarekesi sonrası, işgalcilere ve Osmanlı Hükümeti’ne karşı tavır alan Türk Ocakları, faaliyetlerini daha çok siyasi alanlara kaydırmışlardır.[3] Milli Mücadele’nin başarıya ulaşması ve zaferin kazanılmasının ardından yönetimin de desteği ile tekrar Türk Ocaklarının yurt genelinde şubeleri açılmaya başlamıştır. İlk olarak 23 Nisan 1923 tarihinde Ankara’da Genel Merkezin ardından 1 Haziran 1923 tarihinde İstanbul Türk Ocağı Şubesi faaliyete başlamıştır. 1925 yılına kadar Türk Ocağı şubeleri ağırlıklı olarak Adana-Trabzon çizgisinin batısında yer alan il ve ilçe merkezlerinde faaliyete geçmişlerdir.[4] 1 Ekim 1924 tarihinde de İstanbul’un işgali ile yayın hayatına son veren Türk Yurdu dergisi yeniden yayımlanmaya başlamıştır. 1924 yılında genel kurulunu yapan Türk Ocağı’nın, 1928 yılına gelindiğinde şube sayısı 260’a yükselmiştir.[5] 1925 yılına kadar açılan Ocaklar, ağırlıklı olarak Adana-Trabzon çizgisinin batısında yer alan il ve ilçe merkezlerindedir.[6] Bu dönemde faaliyete başlayan ocaklardan birisi de Rize Türk Ocağı’dır.

         

        Cumhuriyetin ilk yıllarında yeni rejimin savunuculuğunu yapan Türk Ocağı, yönetimle yeni ideolojinin yayılması için işbirliği yapmış, hatta devlet yönetiminin Türk Ocaklarına giderek artan ilgisi sonucu, Cumhuriyet Halk Fırkası ile bütünleşme sürecine girmiştir. Fakat Cumhuriyet Halk Fırkası’nın Türk Ocaklarını denetimine alma arzusu sonucu 1927 sonrası iktidar partisinin bir kültür şubesi haline getirilen Türk Ocakları, bir devlet kuruluşu gibi muamele görmüştür. 10 Nisan 1931 tarihinde alınan bir kararla kapatılan Türk Ocağının tüm menkul ve gayr-i menkulleri Cumhuriyet Halk Fırkası’na devredilmiş ve her vilayette, devir işlemlerini gerçekleştirmesi amacıyla heyetler oluşturulmuştur.

         

         

        Rize Türk Ocağı’nın Faaliyetleri

         

        1924 yılı içerisinde açılan Rize Türk Ocağı, 1925 yılının Ocak ayında faaliyette bulunan Ocaklar arasındadır.[7] 1925-31 arasında Rize çevresinde merkez dışında Hopa ve Atina (Pazar)’da faaliyet göstermişlerdir.

         

        Rize Türk Ocağı’nıfaaliyet bakımından, özellikle Türk Yurdu dergisinin “Şuun” bölümünü temel alarak değerlendirdiğimizde, etkin olmayan şubelerden birisi olduğunu söyleyebiliriz. Yurt genelindeki tüm Ocakların faaliyetlerinin genel merkeze bildirildiği ve bunların duyurulduğu “Şuun” bölümünde Rize Türk Ocağı birkaç haber dışında yer almaz. 1925–1931 arası Rize Ocağı ile ilgili en önemli bilgilerden birisi Ziya Gökalp’in ölümü vesilesi ile yayımladığı şu taziye mesajıdır.[8]

         

        “Rize 4 Teşrînisânî- Türk’ün büyük mütefekkiri ve millî mürşidi Ziya Gökalp’in ufûl-i ebedisi bir tîr-i zehreyn gibi yüreklerimize saplanmıştır. Memleketimizde derin bir ilim ve fazilet boşluğu daha açan bu elim ziyadan dolayı bütün Türkleri muhtaç-ı taziye görürüz. Yekdiğerlerimizi teselliye takat var mı?”

         

        1926 yılında Rize Türk Ocağı’nda müsamereler düzenlenmiş ve musiki dersleri verilmiştir.[9] Türk Ocakları toplumun kültür seviyesini yükseltmek için sanat faaliyetlerine büyük önem vermişlerdir. Rize Türk Ocağı da bu alandaki faaliyetlere 1927 yılında vermiş olduğu balo ile iştirak etmiştir.[10] Türk Ocaklarının en başarılı olduğu alanlardan birisi kütüphaneciliktir. Rize Türk Ocağı’nın da 1926 yılında oluşturmaya başladığı bir kütüphanesi vardır.[11] 15-16 Haziran 1926 tarihinde İzler mecmuasında “Rize’de Hayat” başlığı ile yayınlanan habere göre Rize Türk Ocağı’nın kütüphanesi kurulduktan sonra genç-ihtiyar birçok kişi burada mütalaalar yapıyordu.[12] Hopa Türk Ocağı’nın da kendi bünyesinde bir kütüphanesi mevcuttu.[13] Cumhuriyet’in kültür alanındaki inkılâplarından en önemlilerinden birisi şüphesiz harf devrimidir. Harf devrimi ardından Millet Mektepleri açılarak tüm yurtta okuma yazma seferberliği başlatılmıştı. Türk Ocakları da bu hususta üzerine düşen görevi yapmış ve yurttaki bütün Ocak şubelerine okuma ve yazma kursları açılması bildirilmiştir. Fakat Of, Sürmene, Ordu, Giresun, Trabzon vb. bölgedeki hemen hemen bütün Ocaklarda okuma yazma kursları açıldığı halde Rize Ocağı’nın bu yöndeki bir faaliyeti merkeze bildirilmemiş ve merkez tarafından açıklanmamıştır.[14] Ayrıca Rize’deki Türk Ocaklarının hiçbirisinin spor şubesi yoktur.[15]

         

        Merkez Heyeti, yurt genelindeki şubeleri müfettişler aracılığı ile teftişe tabi tutmuştur. Rize Türk Ocağı bu teftiş mıntıkaları içerisinde şimal mıntıkasında yer alıyordu.[16] 1928 yılının Şubat ayında derneklerini toplayarak merkezi haberdar eden Ocaklar arasında Hopa Ocağı bulunurken, Rize Türk Ocağı bu yönde bir faaliyetini Genel Merkeze bildirmemiştir.[17]

         

                    Rize Ocağı’nın 1928 yılında Merkez İdare Heyeti seçimi yapılmış ve bu seçim sonucunda İdare Heyeti şu üyelerden oluşmuştur: Reis: Vali Cemil Bey, Kâtip: Alay 7 Tabur 3 Tabibi Galib Kenan Bey, Murahhas: Eczacı Tevfik Bey, Muhasip: Şehbenderoğlu Behçet Bey, Veznedar: Kolçakoğlu Sabri, Azâ: Mataracı Mehmet ve Kazancıoğlu İbrahim Beyler. Rize Türk Ocağı’nın merkez kurultayına katılan murahhasları arasında 1927 yılında Ali Bey’in adı bulunmaktadır.[18] Rize Ocağı’nın bir şubesi durumunda olan Hopa Ocağı’nın da 1928 yılındaki İdari Heyeti şu şekilde oluşturulmuştur: Reis: Tüccardan Osmanağaoğlu Nuri, Kâtip: Sabık Sıhhiye Merkezi Muhasip ve Veznedarı Seyfeddin, Murahhas: Tüccardan Osmanağaoğlu Cemal, Muhasip: Tüccardan Ali Efendioğlu Nusret, Veznedar: Tayyare Cemiyeti Muhasibi Ziya, Azâ: Tüccardan Dağıstanlıoğlu Hamdi ve Lise mezunlarından Şevket Beyler.[19]Artvin Ocağı’nın 1925 tarihinde seçilmiş İdare Heyeti ise şu isimlerden oluşuyordu: Reis: Leyli Mektep Müdürü Vehbi Bey, Kâtip: Tahrirat Müsevvidi Refik Efendi, Murahhas: Muhasebeci İsa Mansur Bey, Muhasebeci: Merkez İlk Erkek Mektebi Müdürü Salâhaddin Bey, Veznedar: Mahkeme-i Asliye Aza Mülazımı Fahri Bey, Encümen-i Vilayet azasından Servet Bey.[20]

         

         

        Rize Türk Ocağı’nın Menkul ve Gayrimenkulleri

         

        Ankara Türk Ocağı’na emvâl-i metrûkeden (terk edilmiş mallardan) bina temini için Aralık 1923’de 164 mebus tarafından TBMM Başkanlığına bir takrir verilmiştir.[21] 1 Nisan 1925 tarihinde de emvâl-i metrûkeden olan bazı bina, arsa ve emlak Türk Ocaklarının mülkü haline getirilmiştir. Bu konuya ilişkin çıkartılan kararnamede, Türk Ocaklarının yararlılığı dile getirilmiş ve takdir edilen bedeller üzerinden emvâl-i metrûkeden bina, arsa ve emlâkin Türk Ocaklarının mülkü haline getirilmesine karar verilmiştir.[22] Çıkartılan bu kararnamede, hangi Ocağa hangi emvâl-i metrûkenin tahsis edileceği ayrıntılı bir listeyle belirtilmiştir. Rize Türk Ocağı’na bedeli mukabilinde bir bina ve[23] Hopa Ocağı’na üzerine fırka binası yaptırılması şartı ile Umumi Meclisten teberru kararı alınmış, değeri 250,00 TL olan bir arsa verilmiştir.[24]

         

        Türk Ocaklarının kapanmasının ardından bütün menkul, gayrimenkulleri ve borçları, CHF’na geçmiştir. Rize dâhilinde yapılan sayım sonucu bu mıntıkadaki Türk Ocaklarının bina, gelir ve borçlarının olmadığını söyleyebiliriz.[25] Rize Türk Ocağı ve Rize’ye bağlı merkezlerdeki şubelerde yapılan ilk tahkikatlar sonucunda Hopa Ocağı’nın 283 lirası bina kirası, 105 lirası hademe ücreti olmak üzere toplam 456 liralık borcu bulunduğu tespit edilmiştir. [26] Fakat daha sonra CHP Genel Merkezi’ne verilen bilgi, Hopa Ocağı’nın bina kirası ve eşya bedellerinin toplamı olarak 243 liralık borcu bulunduğu şeklindedir.[27] Hopa Türk Ocağı’ndan kalan eşyaların bedeli 1.270 liradır ve bu eşyaların bir kısmı Cumhuriyet Halk Fırkası’nın binasında kullanılmıştır.[28] Hopa Ocağı’ndan CHF’na kalan eşyalar arasında radyo, 14 takım sinema filmi ve makinesi, 54 lira değerinde kitap ve bir kütüphane, yazıhane, sandalye, masa, asma saat, kumaş perde vardır.[29] Hopa Türk Ocağı’nın bir arsası vardı fakat bu arsa tapuya Ocak adına kaydedilmediği için Cumhuriyet Halk Fırkası’na geçişinde sorun olmuştur. Yapılan girişimler sonucunda Vilayet Meclisi kararı ile arsa, üzerinde parti binası yapılmak üzere Cumhuriyet Halk Fırkası’na teberru edilmiştir.[30]

         

        Rize Türk Ocağı’nın borcu olmadığı gibi 56 lira tutarında kasa mevcudu vardı. Bu para, CHF binasının inşaatında kullanıldığı için Genel Merkeze gönderilememiştir. Rize merkezdeki Türk Ocağı’ndan Cumhuriyet Halk Fırkası’na geçen eşyaların bedeli toplam 366 liradır. Bu eşyalar arasında tenis takımı, gramofon, radyo cihazı, lamba, sandalye, saat, masa, perde bulunmaktaydı. Eşyalar, Türk Ocakları kapandıktan sonra Rize Halk Fırkası binasında kullanılmıştır.[31]

         

        Pazar Türk Ocağı’nın 125 liralık bir geliri ve 92 liralık eşya bedeli olduğu tespit edilmiştir.[32] Pazar Türk Ocağı’nda bulunan başlıca eşyalar arasında gramofon, sandalye, masa, saat, yazıhane, yazı takımı, perde bibileri vardır. Ocağın toplam 763 liralık bir alacağı vardır ve bunun 548 lirası Ocak üyelerinin borcudur. Geri kalan 125 lira özel idarenin, yardım amaçlı koyduğu ödenektir. Pazar Ocağı’nın borç olarak 75 liralık kira ve 85 liralık hademe ücreti vardır.[33]

         

        Ocakların etkin faaliyette bulunduklarına dair en önemli işaretlerden birisi de bütçeleridir. Mart 1928 yılında merkezin yayımladığı yurt genelindeki Ocak bütçelerinde Rize Ocağı’nın 1927 bütçesi 2.300 TL ve Hopa Ocağı’nın 2.025 TL’dir. Diğer Ocak bütçeleriyle karşılaştırdığımızda örneğin Samsun 1.1631 TL, Giresun 5.871 TL, Trabzon 1927’de 2.361 TL ve 1928’de 5.200 TL’dir. Rize Ocağı bütçesi, görüldüğü gibi Karadeniz sahil şeridindeki illerin bütçelerinden daha düşüktür. Hatta bütçesi ilçe Ocağı olan Sürmene Türk Ocağı’nın bütçesi ile neredeyse aynıdır. Nitekim Sürmene Ocağı’nın 1927 yılı bütçesi 2.250 TL ve 1928 yılı bütçesi 2.523 TL’dir.[34]

         

        Sonuç

         

        1924-31 arası dönemde Rize’de; Merkez, Hopa ve Pazar olmak üzere üç Türk Ocağı şubesi vardır. Rize Türk Ocağı’nın, il merkezinde olmasına rağmen etkili çalışmaları olmamıştır. Özellikle bulunduğu bölge itibarıyla bakıldığında, mesela Trabzon Türk Ocağı’nın aynı dönemlerde milli bilinci uyandırmak için yaptığı çalışmalar göz önüne alınırsa, oldukça yetersizdir. Trabzon Ocağı’nın milli bilinci uyandırma çalışmalarının bir bölümünü, Rize ve Trabzon havalisini kapsayan “Laz” kelimesini reddeden beyanname ve bu yönde faaliyetler oluşturmuştur.[35] 1926 yılında yayımlanan Türk Ocakları Mesai Programı’nda bütün ocaklara, bulunduğu merkezde ülkenin milli ekonomi anlayışını aşılamak görevi verilmiştir. Fakat Rize Türk Ocağı’nın bu yönde de faaliyetine rastlanmaz. Kısacası 1924-31 yılları arsında Rize Türk Ocağı’nı değerlendirdiğimizde, balo, müsamere ve kütüphane oluşturulması dışında kayda değer bir faaliyeti olmadığını söyleyebiliriz.

         

        1931 yılında Türk Ocaklarının feshi ile birlikte, yurt genelindeki bütün şubelerin menkul ve gayrimenkulleri Cumhuriyet Halk Fırkası’na devredilmiştir. Rize çevresindeki Türk Ocaklarının mülkiyetinde bina bulunmuyordu. Sadece Hopa Türk Ocağı’nın bir arsası vardı, fakat bu arsa da Ocağın mülkiyetine geçirilmemişti. Bu Ocakların alacak ve borç durumlarını değerlendirdiğimizde, borçlu olarak Cumhuriyet Halk Fırkası’na devredilmedikleri görülür.

         

         Rize Türk Ocağı ve Reşadiye İskelesi


        


        

        [1]Zehra Arslan, Trabzon Türk Ocağı (1924-1931), Yüksek Lisans Tezi, KTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, Trabzon 2007, s. 1-4.


        

        [2] Kenan Akyüz, “Türk Ocakları”, Türk Yurdu Neşriyatı,Ankara 1993, s.109.


        

        [3] İzmir’in işgali üzerine İstanbul’da yapılan Fatih ve Sultan Ahmet mitinglerinin düzenlenmesinde öncü rol üstlenen Türk Ocakları, Kuvayı Milliye hareketini de desteklemişlerdir. Rıfkı Yazıcı, “Tarihin Aydınlığında Türk Ocağı ve Türk Ocaklılar”, Türk Yurdu, 17/115, Mart 1997, s.7-8.


        

        [4] Yusuf Sarınay, Türk Milliyetçiliğinin Tarihi Gelişimi ve Türk Ocakları (1912–1931),  İstanbul 2004, s.276.


        

        [5] Akyüz, a.g.m., s. 109-111.


        

        [6] Yusuf Sarınay, Türk Milliyetçiliğinin Tarihi Gelişimi ve Türk Ocakları (1912–1931), İstanbul 2004, s.276.


        

        [7] “Türk Ocakları Şunu”, Türk Yurdu, Yeni Seri, Cilt:15-1, Sayı 165-4, Ocak 1925, s.166; Hüseyin Tuncer; Yücel Hacaloğlu, Türk Ocakları Tarihi (Açıklamalı Kronolojili 1912-1931), Cilt: I, Ankara 1998,s.135.


        

        [8] “Taziyetler”, Türk Yurdu, Yeni Seri,  Cilt:15, Sayı:164-3, Aralık 1924, s.166.


        

        [9] İbrahim Karaer, Türk Ocakları (1912-1931), Türk Yurdu Yayınları, Ankara 1992, s.94-99.


        

        [10] İbrahim Karaer, Türk Ocakları (1912-1931), Ankara 1992, s.171.


        

        [11] Tuncer, a.g.e. s.185.


        

        [12] Tuncer, a.g.e., s.145.


        

        [13] B.C.A., CHP Evrakı, 490.01/65.246.1, 12.06.1931.


        

        [14] “Bir Aylık Ocak Haberleri”, Türk Yurdu, Yeni Seri, Cilt:22-8, Sayı:203-42, Eylül 1928, s.138-143.


        

        [15] B.C.A., 490.01/65.246.1, 21.04.1931.


        

        [16] “Ocak Müfettişleri ve Mıntıkaları”, Türk Yurdu, 21-7/199-38, s.292.


        

        [17] “Bir Aylık Ocak Haberleri”, Türk Yurdu, Yeni seri, Cilt:21-7, Sayı:196-35, Şubat 1928, s.124.


        

        [18] Tuncer ve Hacaloğlu, a.g.e.,s.214.


        

        [19] “Bir Aylık Ocak Haberleri”, Türk Yurdu, Yeni Seri, Cilt:21-7, Sayı:199-38, Mayıs 1928, s.294-295.


        

        [20] “Şuun”, Türk Yurdu, XV/164-3, s.125.


        

        [21] Karaer, a.g.e., s.24.


        

        [22] B.C.A., C.H.P Evrakı, 030.18.01.01/ 013.27.20, 1.4.1925.


        

        [23] Karaer, a.g.e., s.25.


        

        [24] Türk Yurdu, Sayı:301, Aralık 1963, s.62.


        

        [25] B.C.A., CHP Evrakı, 490.01/65.246.1, 24.08.1931.


        

        [26] B.C.A., CHP Evrakı, 490.01/65.246.1, 12.06.1931.


        

        [27] B.C.A., C.H.P Evrakı, 490.01/67.254.2, 14.07.1934.


        

        [28] B.C.A., CHP Evrakı, 490.01/65.246.1, 06.08.1931.


        

        [29] B.C.A., CHP Evrakı, 490.01/65.246.1, 12.06.1931.


        

        [30] B.C.A., CHP Evrakı, 490.01/65.246.1, 25.04.1932.


        

        [31] B.C.A., CHP Evrakı, 490.01/65.246.1, 1, 12.06.1931.


        

        [32] B.C.A., CHP Evrakı, 490.01/65.246.1, 13.04.1932.


        

        [33] B.C.A., CHP Evrakı, 490.01/65.246.1, 12.06.1931.


        

        [34] “Ocakların Bütçeleri”, Türk Yurdu, Yeni Seri, Cilt:21-7, Sayı:197-36, Mart 1928, s.180-183.


        

        [35][35] Zehra Arslan, “Trabzon Türk Ocağı’nın Sosyal ve Kültürel Faaliyetleri”, Türk Dünyası Araştırmaları Dergisi, Sayı:178, Şubat 2009, s.128.