Eğitim Meselesi – 300 Yıldır Çözemediğimiz Temel Sorunumuz

Ocak 2014 - Yıl 103 - Sayı 317



        Dr. Refik Saydam, 1939 yılında Sağlık Bakanı olarak görev yaparken ülkemizin içinde bulunduğu şartları anlatmak maksadıyla çok anlamlı bir ifade kullanmıştı: “Her şey A’sından Z’sine kadar bozuk.

         

        Bu tespit günümüzde Türkiye’nin eğitim meselesi için rahatlıkla kullanılabilir. Kökleri XVII. yüzyıla kadar uzanan, Osmanlı’nın özellikle XIX. yüzyılda sorunları görüp çözüm yolları aradığı bu konu, Cumhuriyet döneminde de 90 yıldır çözüme ulaşılmadan gündemimizin ilk sırasında duruyor. Bu beceriksizliğin hiçbir gerekçe ile tevir edilmesi, görmezlikten gelinmesi mümkün değildir.

         

        Türkiye’nin bugünkü eğitim kalitesiyle kıyasıya yürütülen küresel rekabet ortamında ön sıralara yükselmesi mümkün değildir. En değerli hazinemiz olduğunda hemen herkesin hemfikir olduğu genç nüfusumuzu iyi eğitemediğimizden verimli kılamıyoruz; devreye sokamıyoruz. Tam tersine büyük kısmını yıllardır kaybetmeye devam ediyoruz. Kendimize model aldığımız Avrupa Birliği ülkeleri ile eğitime yapılan yatırımda büyük farklılıklar ortaya çıkıyor. Son yıllarda genel bütçeden eğitim ve sağlığa ayrılan tahsisat önemli ölçüde artmış olmasına rağmen, oluşan farkı kapatamıyoruz. Avrupa Birliği genelinde GSMH’nın % 5,5’i eğitime ayrılırken, Türkiye’de % 3,5’i ayrılmaktadır. Öğrenci başına o ülkelerde yılda ortalama 6.000 dolar harcama yapılırken, Türkiye’de bu rakam 700 doların altındadır. Kısacası insan kaynaklarına yapılan yatırım hususunda AB ülkeleri Türkiye’den on kat fazla tahsisat ayırabilmektedir.