2015 Milletvekili Genel Seçimleri: Fareli Köyün Sazcısından Başkanlık Sistemine

Temmuz 2015 - Yıl 104 - Sayı 335



         

        2015 Milletvekilliği Genel Seçimleri, her seçim döneminde olduğu gibi bu seçim döneminde de tarihi bir seçim sloganıyla yapıldı. Ancak bu seçim Türk siyasetinde demokrasinin pekiştiğini göstermesi açısından önemliydi, zira demokrasilerde iktidar kan dökülmeden el değiştirir ve bunu sağlayan araç da seçimlerdir. 13 yıllık bir iktidarın sona erdiğini (en azından tek başına sürdürülemeyeceğini) göstermesi açısından 2015 milletvekili genel seçimleri de ayrı bir anlama sahiptir çünkü bu seçimler, iktidarın el değiştirebilme olasılığının işaretini verdiği için önemlidir.

         

        Bu seçimlerin bir başka önemli özelliği seçime katılım oranının yüksekliğidir. 2007-2011 ve 2015 seçimlerinde katılım oranının %83-%84 oranında olduğu görülmektedir. Bu yüksek oran Türk halkının demokrasiyi ne ölçüde içselleştirdiğini göstermesi açısından anlamlıdır. Çünkü demokratik geçmişleri daha eskilere dayanan Batılı ülkelerde seçimlere katılım oranlarının %50-60’lar düzeyinde seyretmesi insanların giderek daha apolitikleşmeye başladığı şeklinde yorumlanmaktadır. Gerçi bu durum siyasi partilerin insanların karşı karşıya kaldıkları sorunları çözme konusundaki acziyetlerine işaret etme olarak da yorumlanmaktadır. 

         

        Bu seçimlerin ve seçim döneminin bir başka özelliği, daha çok ekonomik vaatlerin ve sosyal devlet vurgusunun ön plana çıktığı bir seçim süreci olmasıdır. Bu seçim döneminde cumhuriyetin kazanımlarının kaybedilmesi, farkına varılmayan tehlike, irtica, şeriat, türban vb. gibi toplumsal enerjiyi boşa çıkaran tartışmalar yerine partiler daha çok ekonomik programlar üzerinden mücadele vermişlerdir. Bu açıdan Türkiye’de demokrasinin pekiştiği söylenebilir. Ancak (ne verirlerse iki katı türünden) ekonomik vaatler üzerine kurulu bir popülizme dayanan seçim programının demokratik olgunlaşmaya yapacağı katkı da tartışılmalıdır.

         

        Daha önceki seçimlerde de ‘oneminute’ çıkışı gibi dış politika alanında meydana gelen gelişmeler seçimler üzerinde kısmen etkili olmuştu, ancak bu seçimlerde Türkiye’nin dışında Suriye’deki Ayn-el Arab’da (Kobane) PKK’nın Suriye kolu PYD ile IŞİD arasında meydana gelen çatışmaların Türk siyasetine doğrudan etki yaptığı söylenebilir. HDP’nin oylarının artmasına gösterilen nedenlerden biri de cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı “Kobane düştü düşecek” açıklaması olarak gösterilir. Erdoğan’ın yaptığı açıklamalar Kürtlerin dindarlarının bile AK Parti’den ayrılıp HDP’ye doğru kaymasına neden olmuş ve böylece Türkiye’nin sınırlarının dışında meydana gelen bir gelişme Türk siyaseti üzerinde (dolayısıyla doğrudan Kürt siyasal tercihi üzerine) etki bırakmıştır.

         

         

        2015 Genel Seçimlerinin Partiler Açısından Anlamı ve Yorumu

        2015 Milletvekili Genel Seçimleri ne 1983 ne de 2002 seçimleri gibi Türk siyasi hayatına yeni bir parti katmamıştır. Seçim barajını aşarak meclise giren HDP zaten günlük siyasi hayatta hacminden fazla yer kaplayıp ses çıkarmakta olan bir partidir. Onun dışında küçük partilerin büyümedikleri gibi gelecekte de büyüyebileceklerine dair bir işaretin olmadığı görülmüştür. Seçime giren tüm partilerin hedefleri kendilerinin de samimi olarak inandıkları şüpheli görülen iktidarı elde etmektir, ancak tek başına iktidar hiçbir partiye nasip olmamıştır.