10. Yılına Doğru Türk Keneşi (Konseyi) Zirvesi

Ekim 2018 - Yıl 107 - Sayı 374



        Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Konseyi/TDİK), Türk dili konuşan ülkeler arasında kapsamlı iş birliğini teşvik etmek amacı ile uluslararası bir teşkilat olarak 2009 yılında Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye arasında Nahçıvan’da imzalanan anlaşma ile kurulmuştur. 

        Türk Konseyi’nin temel belgeleri olan 3 Ekim 2009 tarihli Nahçıvan Anlaşması ve 16 Eylül 2010 tarihli İstanbul Bildirisi’ne göre, TDİK üyesi ülkeler, Birleşmiş Milletler Anlaşması’nın amaçları ve ilkelerinin yanı sıra uluslararası hukukun diğer evrensel olarak tanınan ilkelerini benimsemiştir. Barış ve güvenliğin korunması ile iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesine ilişkin uluslararası normlar, Türk Konseyi çatısı altında yürütülecek iş birliğinin zeminini oluşturmaktadır. 

        Türk Konseyi, 1992 yılından beri toplanan, Türkçe Konuşan Devletler Devlet Başkanları Zirveleri sonucunda ortaya çıkan ortak siyasi iradeyi kurumsallaştırmak amacıyla kurulmuştur. Bu zamana kadar 10 Zirve gerçekleşmiş olup, bunlardan İstanbul’da düzenlenen 16 Eylül 2010 tarihli son Zirvede TDİK’nın kuruluşu resmen ilan edilmiş, öncelikleri ve yol haritası ortaya konulmuştur. Türk Konseyi’nin daimi bir yapı olarak kurulmasıyla birlikte yapılan Zirveler, Türk Konseyi Zirveleri olarak yeniden adlandırılmıştır (www.turkkon.org.tr).  

        Türk Keneşi’nin çerçevesini oluşturan Nahçıvan Anlaşmanın önsözünde; “Üye devletler, Birleşmiş Milletler Anlaşması’nın amaç ve ilkelerine bağlılıklarını teyit ederek, Türk Konseyi’nin temel amacını, Türk Dili Konuşan devletler arasında kapsamlı iş birliğini derinleştirmek, bölgesel ve küresel barış ile istikrara katkıda bulunmak olarak tanımlamışlardır. Üye ülkeler ayrıca, demokrasi, insan haklarına saygı, hukukun üstünlüğü ve iyi yönetişim gibi temel ilkelere bağlılıklarını ifade etmişlerdir. Türk Konseyi kapsamındaki iş birliği, üye ülkeler arasındaki ortak tarih, kültür, kimlik ve Türk dili konuşan halkların dil birliğinden kaynaklanan özel dayanışma temelinde inşa edilmektedir” amacına yer verilmektedir(www.turkkon. org.tr). 

        Yukarıda ifade edilen amacı gerçekleştirmek üzere konseyin kuruluşundan itibaren bu yıl altıncısı yapılan Türk Keneşi (Konseyi) zirveleri toplandı. Geçtiğimiz beş zirvede alınan kararlardan hayata geçirilenler olduğu gibi çeşitli nedenlerle uygulama imkânı olmayan kararlar da oldu. Buna rağmen Türkçe Konuşan Devlet Başkanları zirvesinin 3 Ekim 2009 Nahçıvan Anlaşmasıyla kurumsal bir kimlik kazanması Türk Devletleri arasındaki ilişkilere daha sağlıklı yapı kazandırmıştır. 

        Türk Konseyi 6. zirvesi, Gençlik ve Ulusal Sporlar temasıyla, Kırgızistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov’un ev sahipliğinde 3 Eylül 2018 tarihinde Çolpan Ata’da gerçekleştirildi. Zirveye Türkiye, Azerbaycan ve Kazakistan devlet başkanları düzeyinde katılırken, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile Macaristan Başbakanı Sayın Viktor Orbán da evsahibi ülkenin konuğu olarak katılmıştır. Görev süresi dolan ve zirvede görevini devreden Türk Konseyi Genel Sekreteri Ramil Hasanov da Zirve’ye katıldı. Özbekistan devlet başkanı 17 yıl aradan sonra eski adıyla Türk Dili Konuşan Devlet Başkanları hâlihazırdaki ismiyle kısaca Türk Konseyi’ne iştirak etti. 

        Zirveye ev sahipliği yapan Kırgızistan Cumhurbaşkanı Ceenbekov, Üçüncü Dünya Göçebe Oyunlarının düzenlendiği Çolpan-Ata’da Devlet Başkanlarını ağırlamaktan, duyduğu memnuniyeti ifade etmiş ve beşinci zirveden bu yana başarılı çalışmalarından dolayı Türk Konseyini kutlamıştır. Ayrıca Ceenbekov Türkmenistan’ın da Türk Keneşi’ne katılması için çağrıda bulundu. Daha sonra söz alan devlet başkanları Türk Konseyi’nin mevcut durumu ve yeni dönem çalışmaları hakkında çeşitli mesajlar vermiştir. 

        Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Türk Konseyi’nin mevcut ve ilgili kuruluşlarına ve üye ülkelerin ilgili yetkililerine danışarak hazırlanıp, Türk Konseyi 7. Zirvesi`ne sunulacak bir Kavram Kağıdına dayanan bir mimari ile Türk dünyasının bütünleşmesinin ilerletilmesinin önemini vurgulamıştır. Türk Konseyi’nin kurumsallaşmasında da önemli bir rol üstlenen Nazarbayev’in, Sovyetlerin dağılmasından bu yana Türk Devletleri arasındaki iş birliği için yapmış olduğu, gerek fikri anlamda gerekse fiilen yapmış olduğu katkı takdiri hak etmektedir. Türk Dünyasının aksakallarından olan Nazarbayev bu sıfatı layıkıyla hak etmektedir. 

        Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Türk Konseyi üyesi devletlerdeki BTC, TANAP, Bakü-Tiflis-Kars demiryolu projelerine benzer ulaşım ve enerji projelerinin öneminin altını çizerek bu projelerin bölgesel iş birliğini güçlendirmek için yarattığı etkiye vurgu yapmıştır. Türkiye, Azerbaycan ve Kazakistan arasındaki bu iş birliğine diğer Türk devletleri de en kısa zamanda ortak edilmelidir. 

        Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bu projelere değinerek Türk Konseyi’nin Türk Dili Konuşan Ülkeler arasındaki kurumsal iş birliğini artırmadaki hayati rolünü vurgulamıştır. Erdoğan’ın Türk devletleri arasındaki iş birliğinin her alanda derinleştirilmesi, ticaret hacminin geliştirilmesi ve ulusal para birimi üzerinden ticaret yapılması teklifleri önceki zirvelere teklifleriyle damga vuran Nazarbayev’in somut tekliflerini bir adım ileriye taşımaktadır. 

        On yedi yıl aradan sonra Özbekistan adına zirveye davetli misafir olarak katılan Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Türk Konseyi’nin toplantılarına ve projelerine katılma konusundaki isteklerine dikkat çekerek, Türk Konseyi Modern İpek Yolu Ortak Tur Paketi Projesi`ne değinerek, söz konusu ortak pakete Buhara ve Hive gibi tarihi şehirleri dahil etmeye hazır olduklarını ifade etmiştir. Mirziyoyev’in bu teklifi Yeni İpek Yolu’nun canlandırılması projelerinde Türkistan’ın potansiyelini harekete geçirmek bakımından stratejik önem taşımaktadır. 

        Zirveye gözlemci olarak ilk defa Macaristan’da katılım sağladı. Başbakan Viktor Orban, Türk Devletleriyle ortak kültürel ve tarihi bağlara atıfta bulunarak Türk Konseyi ile yakın iş birliği içinde çalışmak istediklerini belirtmiş ve Macaristan’ın gözlemci statüsü konusunu değerlendiren Cumhurbaşkanlarına, konu ile ilgili olarak duyduğu memnuniyeti dile getirmiştir. 

        Zirvenin gündem maddelerinden birini Türk Konseyi’nin 2014 yılından beri Genel Sekreterliğini yürüten Büyükelçi Ramil Hasanov’un görevini Baghdad Amreyev’e devir teslimi oluşturmuştur. Türk Keneş’i Genel Sekreteri Büyükelçi Hasanov, zirvedeki devlet başkanlarına hitaben yaptığı konuşmasında, kendisinin görev süresi boyunca Türk Konseyi tarafından uygulanan projeler ve üstlenilen çalışmaları da içeren faaliyetler hakkında değerlendirme yapmış ve Türk Konseyi’nin dört yıllık faaliyet raporunu Cumhurbaşkanlarına sunmuştur. Zirveye katılan Cumhurbaşkanları da Hasanov’un görev süresini içeren 2014-2018 yılları arasında Türk Keneşi Sekretaryası’nın çalışmalarına yapmış olduğu katkılardan ötürü kendisine teşekkür etmiş ve yeni Genel Sekreter Baghdad Amreyev’e başarı dileklerini ifade etmişlerdir. 

        6. Zirvede yeni dönem başkanlığı Kırgızistan’a geçti. Cumhurbaşkanları, önümüzdeki dönemde Türk Konseyi Dönem Başkanlığını üstlenecek olan Kırgızistan Cumhurbaşkanı`na da başarı dileklerini sunmuştur. Zirvede öne çıkan başlıklardan bir tanesi üye ülkelerin ilgili makamlarına talimat vererek Türk Konseyi’nin Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda gözlemci statüsü elde etme çabalarını güçlendirme isteğidir. 

        Zirvenin sonunda Türk Konseyi 6. Zirvesi Çolpan-Ata Deklarasyonunu imzalanmıştır. Üye ülkelerin Cumhurbaşkanları Nazarbayev’in teklif ettiği Türk Dili Konuşan Ülkelerin Entegrasyonuna ilişkin Kavram Kağıdını kabul etmişler ve üye ülkelerin ilgili makamlarına bahse konu Kavram Kağıdının  Türk Konseyi Sekreteryası koordinasyonunda uygulanması talimatını vermişlerdir. Ayrıca, Kırgızistan’ın büyük edebiyatçısı merhum Cengiz Aytmatov`un 90. doğum yıl dönümü vesilesiyle Ortak Bildiri ile gençlik ve millî sporlar alanında iş birliğinin geliştirilmesine ilişkin Ortak Bildiriyi de kabul etmişlerdir. 

        Türk Keneşi 6. Zirvesine iştirak eden Cumhurbaşkanları, Macaristan’ın Türk dünyası iş birliği teşkilatları ile yakın bir şekilde çalışma arzusunu memnuniyetle karşılayarak, Macaristan’a Türk Konseyine gözlemci statüsü verme kararını imzalamışlardır. Böylece Türk Keneşi ülkeleri ile ortak geçmiş ve kültüre sahip olan bir AB devletinin de Türk Konseyi’nin bünyesine dâhil edilmesi için ortak bir irade ortaya koymuşlardır. 

        Zirvede ayrıca, Türk Konseyi Genel Sekreteri Büyükelçi Baghdad Amreyev, Türk Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Ömer Kocaman ve Türk Akademisi Başkanı Darkhan Kydyrali`nin yeni dönem için atamaları Cumhurbaşkanları tarafından imzalanmıştır. 

        Zirvede Türk Keneşi ülkeleri dışişleri bakanları da bir zirve gerçekleştirdi. Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Konseyi) Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı Kırgız Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Erlan Abdyldaev ev sahipliğinde ve Türk Konseyi 6. Zirvesi çerçevesinde 2 Eylül 2018 tarihinde başkent Bişkek’te düzenlendi. Toplantıya Kazakistan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Kairat Abdrakhmanov, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Azerbaycan Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Ramiz Hasanov ve Türk Konseyi Genel Sekreteri Büyükelçi Ramil Hasanov iştirak etmiştir. Macaristan Dışişleri ve Ticaret Bakanı Péter Szijjártó da toplantıya konuk olarak katılmıştır. Türk Keneşi üye ülkeleri Dışişleri Bakanları, Türk Dili Konuşan Ülkeler arasındaki mevcut iş birliğinin artarak devam etmesine yönelik atılacak adımları ele almıştır. Issık-Göl’de açılışı 2 Eylül akşamı gerçekleştirilen Üçüncü Dünya Göçebe Oyunlarına ilişkin Kırgız tarafına başarılar dileyen Bakanlar, geleneksel Türk sporlarının desteklenmesinin önemini vurgulamışlar ve gençlik alanında sekretaryanın verimli çalışmalarının devam etmesi yönünde görüş bildirmişlerdir. Türk Konseyi çatısı altında ulaştırma, ekonomi, ticaret ve turizm sahalarında mevcut iş birliğinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çeken Bakanlar, Konseyin Birleşmiş Milletler Genel Kurulunu nezdinde gözlemcilik statüsü elde etmesine ilişkin çabalarının devam edeceğini belirtmişlerdir. Bu çaba zirvenin sonuç deklarasyonuna da yansımıştır. 

        Zirvenin en önemli çıktılarından birini Modern İpek Yolu Tur Paketi oluşturmaktadır. Dışişleri bakanları toplantısının sonunda, Türk Konseyi Sekreteryası koordinasyonunda TRT Avaz tarafından hazırlanan Türk Konseyi Modern İpek Yolu Ortak Tur Paketi’nin Tanıtım Filminin galası yapılmıştır. Türk Konseyi Üye Ülkelerini ilk defa ortak bir turla birleştiren ve İpek Yolu üzerindeki zengin kültürel ve tarihi mirası Türk halklarına ve tüm dünyaya tanıtmayı hedefleyen Modern İpek Yolu Ortak Tur Paketi Projesi 2018 yılında faaliyete geçmiştir. Bu çerçevede, toplantıda Bakanlar, söz konusu projenin geldiği aşamaya yönelik memnuniyetlerini ifade etmiş ve projenin daha geniş kitlelere ulaşabilmesi için destek vermeye devam edeceklerini deklare etmişlerdir. 

        Sonuç olarak, 2009 Nahçıvan anlaşmasıyla kurulma kararı alınan ve 2010 yılında resmen kurulan Türk Keneşi (Konseyi), kurulma kararının üzerinden 9 yıl geçmesine rağmen hâlâ beklenen seviyede etkin bir Türk Dünyası teşkilatı hâline gelememiştir. Bunda Küresel ve bölgesel aktörler tarafından Türkistan ve Hazar Havzasında konumlandırılan jeopolitik denklemin belirleyici olduğu söylenebilir. Bölgede Rusya Federasyonu’nun öncülüğünde kurulan Bağımsız Devletler Topluluğu, Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü, Şangay İşbirliği Örgütü gibi uluslararası örgütlerin, genelinde Avrasya özelde ise Hazar Havzası ve Türkistan Bölgesi ile ilgili takip ettiği siyaset Türk Konseyi’nin bu örgütlerin gölgesinde kalmasında temel etken olmuştur. Mevcut durumdaki bu dezavantaja rağmen Türk Konseyi’ni oluşturan ülkeler arasındaki ortak tarih, kültür ve soy gibi unsurlar uluslararası ilişkilerin dinamiğini belirleyen çıkar ilişkilerinin üstünde bir öneme sahiptir. Özellikle Azerbaycan ve Türkiye (kısmen de Kazakistan) arasındaki iş birliğinin önemli sonuçlarından biri olan BTC ham petrol boru hattı, 2017 Bakü-Tiflis-Kars demiryolu ve 2018 yılında hayata geçirilen Trans Anadolu Doğal Gaz Boru hattı (TANAP) projesi ile yeni bir ivme kazanmıştır. 6. Türk Konseyi Zirvesinde ele alınan Modern İpek Yolu Tur Paketi bu zincirin son halkası özelliği göstermektedir. Zirveye katılan Cumhurbaşkanları ve dışişleri bakanlarının da önemle üzerinde durduğu husus bu projelerin sayıca artırılması ve geliştirilmesi gerektiğidir. Post Sovyet dönemde yönünü batıya çevirerek 2004 yılında AB üyesi olan Macaristan’ın 6. Türk Keneşi zirvesine davet edilmesi ve zirve sonunda gözlemci statüsünün tescil edilmesi Türk Keneşi adına önemli kazanımlardan biri olarak gelecek adına ümit verici bir gelişmedir.